Şirki Bilmemek…

Çevremde üzülerek şahit olduğum bir şey var ki, bazı insanların şirk kelimesini bilmemesi hatta daha önce hiç duymadıklarını söylemeleri… Evet ciddiyim. “Allah’ın affetmediği tek günah şirktir”, dediğim zaman, “şirk mi ne demek o yani?” diyen çok insanla karşılaştım. Ne kadar acı bir durum değil mi? Hem de bu insanlar da, dini inancın ne diye sorulduğunda hiç düşünmeden müslümanım diyen kişiler.

Ben hiç anlayamıyorum gerçekten. İnsan hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyden nasıl korunabilir ki. Bu mümkün olabilir mi! Bu insanların, şirkin ne olduğunu bilmemeleri gösteriyor ki, ne aile temelinde İslam anlatılmış ne de bu kişi, hiç Kuranı alıp anlamaya çalışarak okumuş. Gerçekten de böyle. Ben üniversite arkadaşlarımda bu durumu çok daha iyi gözlemledim. Üniversite diyorum çünkü eğitimden yoksun kalmamış iyi bir seviyeye ulaşmış insanlar sonuçta bunlar… Okuma yazması gayet iyi olan, teknolojiyi kullanabilen, istediği bilgiye kolaylıkla ulaşma imkânı olan insanlar. Allah bu kadar imkânı bahşetmişken Allah hakkında bu kadar cahil kalabilmek… Çok yazık değil mi gerçekten. Bu durum da tam bir nankörlük değil mi?

Ben içinde bulunduğum dünyayı şu şekilde düşünüyorum aslında.

Bir çöldeyim sanki mayınlarla döşeli bir çöl… Ve ben çölü geçmeliyim. Geçmeliyim ki yeşilliklerle dolu, insana huzur veren çok güzel bir yurda ulaşayım. Ama korkuyorum! Her an bir mayına basabilirim. Sonrası malum, hüsran son… Ya sakat kalmak ya da büyük ihtimal kötü bir ölüm! Oysa ben çölü geçmek ve o güzelliklerle dolu yurda ulaşmak istiyorum. Bunun için ihtiyacım olan tek şey mayınların yerini tespit edebilen bir cihaz… Detektör! Evet, beni mayınlardan koruyacak ve ulaşmak istediğim o yere götürecek tek şey bir adet detektör.

Aynen böyle işte… Bu dünyayı ve yaşadığım hayatı bu şekilde düşünüyorum.

Mayınlar=Şirk,  Detektör=Kur’an.

Yaşadığım dünya şirk pisliği ile dolu ve ben bu şirklere bulaşmadan dünyadan geçmek için mücadele veriyorum. Sonunda ebedi ahiret yurdu olan güzelliklerle dolu cennete ulaşabilmek için. Ve beni bu şirklerden koruyacak tek silahım Allah’ın biz kullarına gönderdiği tek hidayet rehberi olan KUR’AN. Evet, Kuran beni, mayınlardan koruyacak olan detektörüm!

Eğer ki ben mayının ne olduğunu bilmesem, bir detektöre ihtiyacım olduğunu da bilemem. Şirkin ne olduğunu bilmeyen insanlar bu yüzden Kuran gibi büyük bir nimetten yararlanmıyorlar. Şirkin ne olduğunu bilseler Kuran’ı hayat kitabı yaparlardı. Ama şirk demek onların kimine göre, Allah’ı inkâr etmek kimine göreyse geçmiş kavimlerin heykellere/putlara tapmaları… Nasılsa kendileri bu durumda olmadıkları için içleri rahat, şirk içinde değiller zannediyorlar. Gerçekte şirkin ne olduğunu bilmedikleri için de hayatlarına rahat bir şekilde devam ediyorlar. Keşke akledebilseler durumlarını.

Çok şükür ki Rabbimiz, şirkten korunmamız için bizlere Kuran’ı göndermiş ve kendisini kitabında çok iyi tanıtmış. Tanıtmış diyorum çünkü, Allah’ı doğru tanıyalım ki Allah ile birlikte başka ilahlar edinmeyelim istiyor. Yani yalnız kendisine has sıfatlarını başkalarına vermeyelim istiyor.

Kuran’da açıklanan, şirke neden olacak durumlardan biraz bahsetmek gerekirse; mesela Allah, Aziz olduğunu bildiriyor ki şüphesiz şahidiz buna! Mutlak güç sahibi olan, her şeyi işiten, gören, şifa veren, her zaman her yerde hazır olan, kalplerde geçeni bilen vs. yalnız Allah’ın olduğuna inanmak ve bu sıfatları Allah’tan başkasına yakıştırmamak gerektiğini anlıyoruz Kuran’dan.

Yine aynı şekilde, Hâkim=Hüküm koyucu (haram-helal-farz) belirleyici yalnız Allah olduğunu görüyoruz kuranda.

Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeylerde bilgisizce konuşmamak gerektiğini çünkü bilmeden Allah’a iftira atabileceğimizi de anlıyoruz kurandan.

Yani Rabbimiz bizi şirke götürecek her detayı açıklıyor KUR’AN’da.

Ama ne yazık ki birçok insan bu sıfatları başka şeylere, kişilere yüklüyorlar. Mesela Allah’ın haram diye bildirmediği bir şeyi sırf din hocası haram dedi diye haram kabul ediyor.  İşte bu kişiyi şirke sürüklüyor. Çünkü ortada bir hüküm var ama bu hükmü Allah koymamış, bir beşer veriyor hükmü ve biz bu hükmü kabul ettiğimiz an, Allah’ın: Hüküm koyma yetkisi yalnız benimdir, demesini inkâr etmiş oluyoruz.

İşte bu yüzden bize düşen, Kurandan şirkin ne olduğunu iyi kavrayıp, şirk pisliğine bulaşmamaktır. Unutmayalım ki Allah’ın affetmeyeceği tek günah ŞİRKtir!


Nisa süresi
48. Ayet: Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.

 

yazan: Buket


About the Author
Author

huda--nur

Comments (2)
  • Avatar

    demet Jan 22 2013 - 18:09 Reply

    A’râf, 33. Ayet: De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” ışte bu kadar açık ayeti içeren kuran i okumadığımız için oluyor bütün bunlar keşke kuran ışığında yol alsa her müslüman ama olmuyor ışte tek dua yol almaya çalışanları şaşırtmasin Allahim inşallolmuşah . güzel yazı olmuş masallah..

  • Avatar

    tugrul Jan 23 2013 - 10:54 Reply

    Geçen gün ismini ilk kez duyduğum ve çok duyduğuma çok memnun olduğum bir ilahiyatçının söyleşisini okudum. Hakkını helal etsin, kelimesi kelimesine aklımda değil ama özetle diyor ki ; Dinin tüm hissesi Allah’a ait olmasına rağmen, inananları tarafından yeni yeni hissedarlar türetilmiş ve Kuran masada en köşeye itilmiş, hatta hissesi elinden alınmış. Dine Kurandan başka herşey daha hakim, dolayısıyla yeryüzünde aslında gerçek İslam dini değilde insan tarafından dejenere edilmiş hali var. Bundan sonrası benim düşündüklerim; Din adı altında yaşanan şeyler öylesine akıl zorlayıcı ve gerçek halinden uzak ki o yüzden dünyanın 3/2 si bu dine mesafeli, korkuyor, anlamakta zorlanıyor. Çünkü anlaması için, inananları tarafından kaldırılarak üzerine indirilmiş tozu temizlemesi lazım(yeryüzünde İslam coğrafyasına egemen olan şu anki görüntü). Bitmedi; tozdan sonra karşısına genelde siyah renkli olan veya rengi tutturamasamda saç bitiminden yerlere değen bir örtü çıkıyor (kadınların devre dışı bırakılması) onuda kaldırması lazım. Bitmedi sayın yolcular; ilave olarak dünyanın en sağlam kapısına sahip olmasına rağen (Kuran) olmasına rağmen inananlarının vesvesinden dolayı ilave kilitleri (hurafe, bidat, hadis uydurmaları) sökmesi lazım. He bunu başardığında gerçek ışıltıya kavuşuyor, başaramadığında müslüman olmuyor ve bizimkilere göre cehenneme malzeme oluyor. Ama şirkin gölgesinde ki kendisi acaba cennette ne kadar yer hakediyor?

Leave a reply

Name (required)

Website