Çocuk Öldürmeye İzin Veren Hz. Muhammed ?!

Sa’b diyor ki;

– Peygamber’e (sav) müşriklerden gece baskınına uğrayan zürriyetlerin(kadın ve çocuklarının) hükmü soruldu. Bu suretle müslümanlar onların kadınları­na ve çocuklarına isabet ediyorlardı. Peygamber (sav):

– Onlar onlardandır, buyurdular.

Başka versiyon:

– Onlar babalarındandır, buyurdular.

[Buhari, Cihad, 145 – Muslim, Cihad, 1745]

 

Sa’b’ı da, ELÇİ’yi de, beni ve tüm yaratılmışları yaratan Çalab’ımız Yüce Allah diyor ki;

Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Allah, adaleti ayakta tutanları sever.
[Mumtehine – 8]

 

Buhari ve Muslim’deki SAHİH(?!?!?) fetvaya göre, savaşta kadınlar ve çocuklar öldürülüyor. Hem de tek cümleyle;

– Onlar onlardandır…

Ancak ne hikmettir ki Kur’an’ı tebliğ ile görevli bir Elçi, kendisinin tebliğini yaptığı kitaba ters davranmıştır. Şimdi denebilir ki;

– Elçi burada ‘olabilir’ demiştir, ölüm işlemini ‘yapmamıştır’?!

O zaman da deriz ki;

Kim bir iyiliğe aracılık ederse, ondan bir payı olur. Kim bir kötülüğe aracılık ederse, onun da bundan bir vebali olur. Allah ise her şeyi görüp gözetmektedir.
[Nisa – 85]

Yani ölüm yolunu açan ELÇİ, yapmış gibidir.

Allah’ın son ELÇİ’sine bu vebali kim yüklemiştir?

Ben mi?

Yoksa Roma’yı yakan Şaban mı?

Kim olduğu elbette açıktır ancak kişioğulları nankör olduğundan bunu itiraf edememişlerdir.

Bu yazıyı neden yazıyorum?

Son zamanlardaki savaş oyunlarına ve özellikle ALLAH için MÜCAHEDE(!?) eden bazı arkadaşlar, kadın ve çocuk öldürüyor. Mesela intihar saldırıları…

Bu tür bir kitlesel ölüm fetvasını nereden bulabilirler sizce?

İftiracı Buharalı’dan veya diğer eş koşulanlardan tabi ki.

Allah yalnız kendisine kulluk etmemizi emrederken ve kainata rahmet saçması için Araplardan son ELÇİ’sini seçerken, kimliğinde İSLAM ibaresi bulunanlar, bu ELÇİ’yi, zebanilerden beter hale getirmişler, insanların gözünde; ‘elinde kılıç, adam/kadın/çocuk doğrayan ve başlarını keserken de ALLAHU AKBAR!’ diyen biri olarak göstermektedirler.

Bu ELÇİ’ye Allah demiştir ki;

Sana vahyetmiş olduğumuz kitaptan oku ve namazı gözet. Çünkü namaz, iğrenç ve kötü şeylerden vazgeçirir. Allah’ı (namaz yoluyla) anmak en önemlidir. Allah ne yaptığınızı bilir.
[Ankebut – 45]

Kendisi melekler tarafından korunmuşken, şeytandan uzaklaştırılmışken, ELÇİ’ye bu emredilmişse, bizler n’apıyoruz?

Okuyor muyuz? Şeyhciğimizi mi dinliyoruz?

Yoksa onun bunun uyduruklarına mı kanıyoruz. Ayrıca şunu da belirteyim ki, uydurukçular, her uydurdukları sözün neredeyse tamamında da zıddıını uydurmuşlardır. Biraz önce çocuk öldürülmesine onay veren BUHARALI soytarının kafasındaki ELÇİ, bakın sonra ne diyor;

Abdullah ibn Ömer(Dünya’nın neredeyse yarısına İslam’ı ulaştıran, efsane Başkan Ömer’in oğlu) şöyle haber vermiştir;

– Peygamber’in gazvelerinden birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulundu da RasulUllah (S) kadınların ve çocukların öldürülmesini çirkin gördü.
[Buhari, Cihad, 146]

Evet…

Bir dediği, diğerini tutmayan BUHARİ’nin ELÇİSİ…

Allah bu gibi iftiralardan Hanifleri uzak tutsun, bu iftiraları onaylayanları da Allah kahretsin![69/4]

Sizleri ELÇİ’nin bile okumakla emredildiği Kitab’a, Allah’ın hadislerinin/sözlerinin/kelamının/kelime ve cümlelerinin olduğu KUR’AN’a davet ediyorum.

Bırakın, Göğü Direksiz Olarak Havada Tutan Ulu ve Yüce ALLAH, sizinle konuşsun…

Esenlikler…

 


About the Author
Author

Eski Wahhabi

Comments (7)
  • Avatar

    serdar cengizhan Jul 8 2014 - 05:01 Reply

    üstadım,keske bu gibi iftiralardan Allah hanefileri uzak tutsun yazmak yerine mezheplerin tamamından muaf sadece Allah ve kitabına bağlı müslümanlar olmayı nasip eylesin diye dua etseydin,zira bütün bu saçmalıkların asıl kaynağı zaten mezhebcilik..ayrıca buhariye veya diğerlerine sevmesen dahi aşağılayıcı ve hakaret içeren sözcükler yazmanı hiç yakıştıramadım,tamam ben ve bu sayfaları okuyan hemen hiçbir insan uydurma hadislere ve mezheplere itibar etmez,lakin bu ne bize nede size ölmüş birilerinin arkasından kötü konuşma hakkı vermez,yaptıkları şeyler yanlış ve yanlı olsalar dahil..sizi yazdıklarınızın büyük çoğunluğuna katılmış olsamda bunlardan dolayı kınıyorum..esen kalın..

  • Avatar

    Eski Wahhabi Jul 8 2014 - 17:17 Reply

    Esenlikler.

    Kardeşim, HANEFİLER değil, Allah’a teslim olmuş ve asla şirk koşmayan HANİFLER yazar, yazıda. Dikkat edersen görürsün umuyorum.

    Bölünmüşlüğün neden mezhepler, ULAMALAR, elçiye nispet edilen sözler vs.. bunda ben de sana katılıyorum. Öyle ya ‘dini parça parça bölenlerle’ hiçbir bağımız olamaz çok şükür.

    Hakaret konusuna gelir isek, ben de burada sana katılmıyorum maalesef.
    – Elçi’nin bir gecede 9 eşini birden gezdiğini,
    – eşleriyle yatıp sonra unuttuğunu ve tekrar dönüp, tekrar yattığını,
    – dışarda alımlı bir kadın görünce hemen eve gidip eşiyle yattıktan sonra ‘güzel kadın görürseniz hemen eşinizle birleşin, zira onda olan evdekinde de var’ dediğini,
    – 6 yaşındaki kızla nişan yapıp, 9 yaşındayken gerdeğe girdiğini,
    – çocuk ve kadınların öldürülmesini normal karşıladığını,
    – sure okurken şeytanın karıştırması ile 3 puta secde ettiğini,
    – çobanların veya hırsızların, gözünü, kulağını kesip, süs eşyası yaptırdığını ve daha nice İFTİRALARI SON ELÇİ’ye nispet eden bu soytarı köpeklere, kimse kusura bakmasın ben saygılı veya suskun duramam, durulmasını da normal karşılamam.
    Şuan kimse doğruda sabit kalamıyorsa, bu iftiracılar yüzündendir. Allah bunları kahretsin.[69/4]

  • Avatar

    Ayşe Jul 9 2014 - 09:26 Reply

    Sayın yazar

    buhari konusundaki düşüncelerinize canı gönülden katılıyorum.az bile söylemişsin.
    ama
    şu yazına asla katılmam
    Allah bu gibi iftiralardan Hanifleri uzak tutsun, bu iftiraları onaylayanları da Allah kahretsin![69/4]

    bu iftiraları en çok hanifiler savunur.buhariye en fazla saygıyı hanifiler yapar.nerdeyse tapar hale gelmişler sizde tutmuşsunuz.mezepcilik yapıyorsunuz.
    benim atam iyi atam.mantığı hiç bu sözleriniz kurana uyuyormu bir sorgulayın.

  • Avatar

    Eski Wahhabi Jul 10 2014 - 14:15 Reply

    Ayşe Hanım esenlikler.

    Yukarıdaki arkadaşa yazdığım yorumda da belirttiğim gibi, yazıda H-A-N-İ-F-L-E-R yazıyor. İbrahim as’ın sıfatı yani şirk koşmadan TESLİM olan, demektir.
    H-A-N-İ-F-İ-L-E-R yazmıyor?!
    Nasıl okuyorsunuz hem de kopyalayıp yapıştırmanıza rağmen yanlış okuyorsunuz?!
    Olacak iş değil.

    Kur’an’a davet eden biri nasıl olur da MEZHEPÇİLİK yapabilir?
    Yaşar Nuri ÖZTÜRK ile karıştırmayın lütfen, bir yandan Kur’an deyip, diğer yandan İMAM-I AZAM EBU HANİFE adıyla kitap yazan adamla…
    Allah’ın dininde kanunu Allah koyar. Buna rağmen EBU HANİFE’ye taparcasına bağlı bir kitap, hem de KUR’AN MÜMİNİ adını kullanan biri…

    Bu gibi tezatlıktan Allah’a sığınırım ve lütfen siz okuyucular da dikkatli okusunlar.
    Allah buyurur ki:

    De ki:
    – Allah doğru söylemiştir.
    Öyleyse, HANİF olan İbrahim’in dinine/yoluna uyun!
    O, müşriklerden değildi. [Al-i İmran: 95]

  • Avatar

    Ayşe Jul 10 2014 - 20:27 Reply

    çok özür dilerim.
    uyarınız için teşekkür ederim.
    yanlış okumuşum.
    saygılar

  • Avatar

    recep Jul 11 2014 - 05:20 Reply

    Yazıdaki fikirlere katılıyorum ama arkadaşların da dediği gibi HAKARAT vari kindar psikoloji insanı yanlışa götürebilir ya da men dakka dukka….Üstelik uydurmalar “Buharalı”ya ait değil o duyduklarını yazmış….onu uyduranlara hangi sıfatı zikretseydin yanında olurdum ama unutma yüzbinler içinden kendince doğru olanları almış “buharalı”….Kimse hatasız olamaz unutmayalım…

  • Avatar

    GIFFARI Jul 14 2014 - 22:27 Reply

    Bu nakilci kitlesinin zulmunden en cok çekenlerin basinda da hiç kuskusuz Numan bin sabit (ebu hanife) gelir.kendi devrinin sôzde otorite sahibi alimleri hadislerin (hasa) Kurani neshedebilecegini utanmadan vaaz ederken ebu hanife hukumler hususunda hadislerin baz alinamayacagini sôylemistir. karmasik bir devredir ebu hanifenin devri saltanatin ululandigi ve statukonun muhafazasi ugruna hadis uretim fabrikalarinin kuruldugu bir devre…ne kadar cok hadis o kadar yuksek mevkii…ama ebu hanife hanifligi yani yukarda ayeti ôrnek veren yazar arkadasimizin ifade ettigi hanifligi savunan bir Kuran asigi…kendisine devrin muktedirleri tarafindan uygulanan zulmlere ragmen Kurandan vaz gecmemis bir hanif…neticede gôrdûgû iskenceler sonucu sehid olmustur…halk arasinda muteber bir sahsiyet oldugunu bilen devrin muktedirleri olusabilecek infialleri berteraf etmek gayesiyle onun adina mezheb icat etmisler adinada “hanefilik” demislerdir (yani bu olusumdan ebu hanifenin haberi bile olmamistir, olsaydi zaten bu sapik ekolû ilk terkeden ve aleyhte propaganda yapan kisi olurdu) asagiya içlerinde buharali soytarinin hocasi dahil devrin sôzde alimlerinin ebu hanife hakkinda sarf ettikleri (sôzûm ona) degerli dûsûncelerini kopyeliyorum bu sôzler sanirim ebu hanife gibi devasa bir ilim adaminin neden sevilmedigini neden hakkinda hep çekememezlik yapildigi bize acik sekilde gôsterecektir…

    Ebuşşeyh Tabakat
    Dedi ki: Asım b. Yezid’i şöyle derken işittim Sufyan es-Sevri söyledi ki: Ebu Hanife hem sapık hemde saptırıcı idi.(Ebuşşeyh Tabakat 2/110)

    Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel
    Sufyan es-Sevri: Ebu Hanife’nin iki kere tevbeye davet edildiğini nakleder. (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)

    Kadı Şerik b Abdillah Şerik:Kufe’nin her köşesinin merkeple dolmasının orada Ebu Hanife’nin görüşünde birisinin bulunmasından daha hayırlı olacağını söyler.(Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)

    Kadı Şerik b Abdillah: Şerik’e sorulur Ebu Hanife’yi neden dolayı tevbeye davet ettiniz Şerik şöyle cevap verdi Küfürden (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/224)

    Malik b.Enes: Ebu Hanife az kalsın dini yıkacaktı der. (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)

    Hammad bin Seleme: Ebu Hanife bir şeytandı: Hz Peygamber’in sözlerini kendi görüşlerine dayanarak reddederdi (İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical.8/239)(Ahmed b.Hanbel İlel II/68/428
    II/246/1775)

    Abdullah b.İdris Malik b.Enes’e: bizim yanımızda Alkame ve Esved var diyecek olur.Bunun
    üzerine Malik –Ebu Hanife’yi kastederek-sizin yanınızda işi ters yüz eden var der.Ahmed b.Hanbel bunu söylerken elini ters yüz eder.(Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.I/194(1036)

    Abdullah b.Mubarek vefatından kısa bir süre önce Ebu Hanife’nin sözlerini kaldırıp atmıştır (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/242/1749)

    Ahmed b.Hanbel Evzai’nin Ebu Hanife’den hiç rivayet almadığını çünkü bu konuda onu ayıpladığını söyler (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel II/202)

    Eş’ari.el-İbane
    Ebu’l-Hasan el-Eş’ari: Sufyan es-Sevri İmam Ebu Hanife’nin hocası Hammad bin Ebu Süleyman’dan şu sözü nakletmiştir: O Müşrik Ebu Hanife’ye söyle ben ondan tamamen beriyim onunla hiçbir ilişkim yoktur (Eş’ari.el-İbane.77)

    İmam Buhari et-Tarihul-Kebir
    İmam Buhari: Ebu Hanife Murcii’dir rey ve hadisleri terk edilmiştir (Buhari et-Tarihu’l-Kebir VIII.81)

    İmam Müslim b Hacac Kitabul Kuna vel Esma
    İmam Müslim şöyle der: Ebu Hanife Numan b Sabit rey sahibidir Hadisi muztaribtir ve fazla sahih hadisi yoktur (İmam Müslim b Hacac Kitabul Kuna vel Esma .31)

    İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical
    İmam Malik: Ebu Hanife dini mahveden hastalıklardan biridir.(İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical.8/237)

    İbn Ebi Davud:Ebu Hanife’ye saldırı ve onu itham, İslam ümmetinin icma noktalarından biridir: Basra’nın fıkıh imamı Eyyüb es-Sahtiyani onun aleyhinde konuşmuştur.Küfe’nin imamı Süfyan es-Sevri öyle Hicaz bölgesinin imamı Malik bin Enes öyle Mısır’ın imamı Leys bin Sa’d öyle Şam’ın imamı Evzai öyle Horasan’ın imamı Abdullah bin Mübarek öyle Kısacası yeryüzünün her yanındaki İslam uleması onun hakkındaki kanaati menfidir.(İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical.8/241)

    İbrahim bin Eş’as: Yeryüzünün her yanında hayırla anılan fakihlerin tümü Ebu Hanife’yi kötülemiştir (İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical.8/238)

    İbn Abdilber Camiu Beyani’l-ilm
    İmam Malik: Ebu Hanife bu ümmetin karşısına kılıçla çıksaydı şu kıyas ve re’y yoluyla verdiği zarardan daha az zarar verirdi.(İbn Abdilber Camiu Beyani’l-ilm 2/1079)

    İbn Abdilberr el-İntika
    Sufyan bin Uyeyne: Allah ona lanet etsin: İslam’ın can damarlarını bir bir kopardı Müslümanlar arasında ondan daha şerir biri doğmamıştır.(İbn Abdilberr el-İntika/149-150)

    İbnül-Carud: Müslüman olup olmadığı tartışmalıdır.( İbn Abdilberr el-İntika.150)

    Abdullah bin Mübarek şöyle diyor: Biz önceleri onu tanımıyorduk ve sohbetlerine devam ediyorduk.Ne zamanki onu yakından tanıdık kendisini terk ettik.( İbn Abdilberr el-İntika./151)

    Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad
    Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad’da şöyle der: Onun hakkında dinin hem esaslarına hem de fürüatına ilişkin şenaatleri yüzünden çok sözler söylenmiştir.Gerçek şu ki Ebu Hanife bütün ilmi kudretine rağmen bizim bu eserimizde tanıttığımız ulema gibi örnek alınacak bir insan değildir
    (Hatib el-Bağdadi 13/371-372)

    İbn Ebi Şeybe: Sanıyorum Ebu Hanife Yahudi idi (Hatib 13/413)

    Sufyan es-Sevri:Zındıklığından dönmesi için iki kez kafirliğinden dönmesi içinse defalarca tövbeye çağrıldı.(Hatib el-Bağdadi 13/382-383)

    Ebu Davud Süleyman es-Sicistani şöyle diyor: İmam Malik Şafii ve İbn Hanbel Ebu Hanife’nin dalalet içinde olduğunda ittifak etmişlerdir.(Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad 13/383-384)

    Kadı Şerik: Ebu Hanife Allah’ın kitabından iki ayeti inkar etti: Ebu Hanife imanın artıp eksilmeyeceğini iddia etti. Ve o namazın Allah’ın dininden bir parça olmadığını savundu. (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/372)

    Sufyan es-Sevri: İslam bünyesine Ebu Hanife’nin yerleştirdiği şerden daha büyük bir şer yerleşmemiştir (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/397)

    Sufyan es-Sevri Ebu Hanife’nin ölüm haberini alınca şunları söyledi: Toplumun büyük bir kesimine musallat olan bir beladan bizi kurtaran Allah’a hamd olsun Ümmetin fitne kaynağı yok oldu. (Hatib
    el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/4239)

    Evza’i:Ebu Hanife İslam’ın can damarlarına musallat oldu ve onları birer birer parçaladı.Evzai Ebu Hanife’nin ölüm haberini alınca şöyle dedi:Elhamdülillah Yok olup gitti Yaşamaya devam etseydi İslam’ın can damarlarını parçalamaya devam edecekti. (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/398)

    İmam Malik: Benim için Ebu Hanife’nin sözüyle hayvan pisliği arasında hiçbir fark yoktur. (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/411)

    Abdullah b.Mübarek şöyle diyor: Ne müçtehidi o buna layık biri değildi Sabahtan yatsıya kadar keyif çatardı Müçtehid olmaya nereden vakit bulacaktı ( Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/406)

    Abdurrahman bin Mehdi: Ebu Hanife ile hak arasına bir perde gerilmiştir.( Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/406)

    İbn Hibban Kitabul-Mecruhin
    Kendisinden başka kimsenin rivayet etmediği 130 hadis rivayet etti.Bunların yüz yirmi tanesinde yanlışlar yapmıştır ya senetlerini karıştırmış yahut da farkında olmadan metinleri değiştirmiştir
    Hatası doğrularına galp gelince de hadisleri delil olarak kullanmaktan tümüyle vazgeçme yoluna gitmiştir. Ebu Hanife’yi din konusunda delil yapmak caiz değildir Çünkü o Mürcie mezhebi’nin davetçisi idi.Bid’ata davetçilik edenlerin dinkonusunda asla kanıt olmayacağı ise imamlarımızın ortak kanaatidir.Müslümanların önderi imamlar bu kişi hakkında bütün bölgelerde eleştiriler yapmış onu tek tek reddetmişlerdir.(İbn Hibban Kitabul-Mecruhin.s.405-213)

    1-Küfür’den iki defa tevbeye davet edildi (Sevri’den naklen)
    2-Kur’an Mahluktur diyor
    3-Bu Ümmetin fitnecisi (Sevri’den naklen)
    4-Muhammed s a v dinini değiştiren
    5-Hz Peygamberin bir hadisine heyezan diyor
    6-Hz Peygamberin bir hadisine hurafe diyor
    7-Sufyan es-Sevri sika ve emin değildir
    8-Abdullah b Mübarek Ebu Hanife hadiste yetim idi
    9-Domuz eti yiyen bir kimse hakkın da ne dersin Diye sonran birisine bir şey gerekmez diyor
    10-Allah’a yakınlık maksadıyla bir katıra ibadet eden kimsenin bu davranışında bir beis
    görmüyor.(İbn Hibban Kitabu’l-Mecruhı’n III/61-73)

    Nesai Duafa ve’l-Metrukın
    İmam Nesai: Numan bin Sabit Ebu Hanife bağdatta 150 senesinde öldü Kur’an mahluk derdi sözünden tevbe ettirildi bir çok defa çok hata eder ve yanılırdı (Nesai Duafa ve’l-Metrukın.s.100)

    İmam Nesai: Ebu Hanife leyse bi’l-kaviyyi fi’l-hadis- Ebu Hanife hadiste kuvvetli değildir (Nesai Ebu Abdurrahman Ahmed Kitabu’d-Duafa ve’l-metrukın .s.240)

    Ebu Nuaym Esbahani Duafa
    Ebu Nuaym Esbahani: Hadiste kuvvetli değildir (Duafa.s.154)

    Tarihçi İbn Sad et-Tabakat
    Tarihçi İbn Sad: Ebu Hanife hadiste zayıftır o rey sahibi idi (İbn Sa’d et-Tabakat VI,368-369.VII.321)

    İbnü’l-Cevzi Kitabud-Duafa
    İbnu’l-Cevzi’nin naklettiğine göre Sufyan şöyle demiştir Ebu Hanife sika ve emin bir kimse
    değildir.(İbnu-l-Cevzi Kitabud-Duafa III/163)

    Ebu Zur’a er-Razi Kitabud-Duafa
    Ebu Zur’a er-Razi: Ebu Hanife hadiste zayıftır (Ebu Zur’a er-Razi Kitabud-Duafa III/664)

    Darekutni Sünen
    Darekutni: Ebu Hanife hadis yönünden zayıftır (Darekutni Sünen I/323)

    YAZIYA ŞU AYET İLE SON VERMEK İSTİYORUM:
    “Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. KENDİ ARALARINDAKİ ÇARPIŞMALARI İSE PEK ŞİDDETLİDİR. SEN ONLARI BİRLİK SANIRSIN, OYSA KALPLERİ PARAMPARÇADIR.
    Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir. !”
    (Haşr Suresi, 14.Ayet)

Leave a reply

Name (required)

Website