Yazıklar Olsun ki Bize, Değer Verip Okumuyoruz!

Belki bir gün tüm insanlar Rablerinden kendilerine büyük bir lütüfla gönderilen mesajı ana dillerinde okurlar ve Şükrederler…

Belki de alttaki linkten izleyeceğiniz videodaki yarışma tüm dünyada yapılır hale gelir ve insanların farkındalığı arttırılır.

Değerli Allah dostları, biz kendi çabamızda bir başlangıç yaptık,sizlerde bu fikri tüm dostlarınıza ulaştırırsanız belkide hep birlikte yeni bir……Bizi yaratıp değer veren Allah’ın rızasını kazanmaktan daha önemli ne olabilir.

O bizi sevdi ve hak etmediğimiz halde değer verdi,biz ise nankörlükten başka ne yapıyoruz?…

yazıklar olsun bizlere ,Rabbimiz için gönülden ne yapıyoruz….Sevap kazanmak için anlamadan Kuran okumak mı..yazıklar olsun bizlere…

Belki bir an ,bir kez sadece, bir saniye, kendi menfaatimiz olmadan karşılıksız sevebilsek ve sadece sevilmek için secdeye kapandığımızda kendi dilimizle ,yüreğimizin en derinliklerinden gelerek

”Beni yoktan var eden yüce Rabbim! Ben sana inandım ,sana güvendim.Sen benim bu dünyada ,ahirette de sahibimsin…Bana verdiğin can için ve tüm emanetlerin için ve herşeyden değerli hidayetin için  Şükürler olsun……hiç şüphe yokki sen Sen her türlü kusurdan ve eksiklikten uzaksın.Alemlerin Rabbi olan Allah’ın Şanı yüceler yücesidir.”

diyebilsek

Bize bilmediğimiz herşeyi öğreten Rabbimize Şükürler olsun.

Bize bir hiçken değer verip Peygamberler gönderen ,mesajlar gönderen Rabbimize Sonsuz Şükürler olsun…

http://www.youtube.com/watch?v=iPQhGKNE-rQ&feature=youtu.be

Temel Akçay
23.08.2014


About the Author
Author

din

Comments (7)
  • Avatar

    Salih Sep 17 2014 - 11:36 Reply

    Selam.
    Videonuzu seyrettim, güzel bir faaliyet, hayırlı olsun.
    Ancak bir şey dikkatimi çekti, hanımların hepsinin başı örtülü, neden acaba?
    Yoksa Kur’an okumak için başın örtülü olmasının şart olduğunu mu sanıyorlar?
    Böyle bir şart yoktur. Kur’an’da başın örtülmesini emreden hiç bir ayet yoktur.
    Kur’an okumak için şeytanın şerrinden Allah’a sığınma niyeti yeterlidir.
    Din emri olmadığı bilinerek sadece kültürel örf olarak başörtüsü kullanılıyorsa amenna.
    Türban şeklinde baş bağlamanın Türk ve Anadolu kültüründe olmadığını da bilmek gerekir.
    Türk kültüründe yazma vardır, eşarp vardır, tülbent vardır ama türban yoktur.
    Selametle..

    • Avatar

      temel akçay Sep 20 2014 - 13:43 Reply

      Allah dostu Salih,

      Allah insanların barış içinde ,birbirine saygı duyarak yaşamasını öğütler.
      İslam,Allah’ın dini, güzellikler dinidir.
      Siz anadilde Kuran okuyan bir insansınız…ne mutlu size ki Rabbim size Kuran’ı okumayı ve anlamayı nasib etmiş.Unutmayın ki…Allah bunu size insanlar arasında kargaşa ,huzursuzluk ve şüphe çıkarasınız diye yapmadı.Size Kuran’ı anlamayı nasib etti ve sizi bir çok kulundan ayırdı.sizin sınavınızı kolaylaştırdı,sizi kendine yaklaştırdı.Siz yorumlarda yazdıklarınızı nereden öğrendiniz?….Kuran’dan değilmi!….onu okudunuz değilmi?….
      Yüce Kur’an bilinenin aksine herkesin ortak kitabı değildir…O herkesin şahsına isim isim gönderilmiş çok özel bir mesajdır.Kişi kendisine gönderilen mesajı okur ve ne anladıysa onunla ibadet eder,hayatına yön verir.Mesajı anlamak ve yorumlamak için Başkasının verdiği aklada,açıklamayada ihtiyaçı yoktur.Çünkü o Rabbime’’Ya Rabbi ,Peygamberinle bana gönderdiğin mesajını aldım. Ben senin aciz bir kulunum.Benim kendi başıma kendime hiçbir faydam dokunamaz.senden gelecek her türlü yardıma muhtacım.Bana measjını gereği gibi okumayı ve anladığımla ibadet etmeyi nasib et.
      Ben senin bana öğrettiklerin dışında bir şey bilmem,Herşeyi gerçek mahiyetiyle bilen ancak sensin.
      Bana ,çocuklarıma ,anneme,babama verdiğin nimetlere şükretmeyi ve senin razı olacağın Salih ameller işlemeyi nasib et’’diye yalvarır.Bundan sonra Rahman istediğini istediği şekilde hidayedine erdirir.
      Bizler başkası adına Kuran’ı yorumlamaya başlarsak Hanefiden,Şafiden,hacılardan ,hocalardan ne farkımız kalır.Yeni mezhebler doğar ve buda Allah’ın dini bölmekten başka bir işe yaramaz.
      Kuranda baş örtüsü yoktur..
      Abdest böyle alınır…
      Namaz 5 değil 3 vakittir…
      Bayram namzı yoktur….
      O haramdır,bu helaldir….
      Bizler peygambermiyizki Allah adına fetva veriyoruz…ya yanılıyorsak…bunun bedelini nasıl öderiz…insan yaşarken öğrenir.20 yaşından bir insanın Kuran’ı okuyup yorumlaması başkadır,60 yaşından okuyan birinin yorumlaması bambaşka.Şeytanla niye dans edelim…
      Biz okutalım ,herkes ne anladıysa onla ibadet etsin…..onu yargılayacakta ,af edecekte Allah’tır.
      Değerli Allah dostu,ne siz nede ben insanların hidayetinden sorumlu değiliz.Biz kendi yaptıklarımızdan sorumluyuz.Bu dünya sizin sınavınız veya benim sınavım.Kainattaki tüm insanlar çıplak dolaşsa bu beni cehenneme götürmez,veya tüm insanlar baş örtüsü kullansa bu beni cennete götürmez.Rahman beni kendi yaptıklarımdan sizide kendi yaptıklarınızdan sorumlu tutar. Siz Kuran’ı ana dilde okudunuz ve başınızı örtmenize gerek olmadığına karar verdiyseniz bana düşüen size saygı duymak ve Rabbim’den hepimizn günahlarının bağışlanmasını dilemektir.yok hayır,siz baş örtüsü Allah’ın emridir dediniz,bunu ana dilde okuduğunuz Kuran’dan yorumladınız.Artık bana düşen size saygı duymaktır.
      Siz bugün bir Ataist olabilirsiniz,yine bana düşen size saygı duymak ve sizi Allah’ın selamıyla selamlamaktır.Unutmayın Allah’tan umut asla kesilmez.Bugün ataist olan biri yarın hepimizden daha fazla müslüman olabilir.Buna Rabbim karar verir.Bize düşen kim olursa olsun saygı duymaktır.Biz saygı duyarız çünkü biz sınavda olduğumuzu ve bununda bir sınav sorusu olduğunu asla unutmayız.
      İnsanlarla tartışarak veya kavga ederek fikirlerimizi kabul ettiremeyiz.örnek olmak başka…..
      Bir tartışmada kimse kazanamaz;siz kaybederseniz zaten kaybetmişsinizdir,yok hayır siz kazanırsanız bu seferde karşınızdaki kaybedersiniz.

      Başını örtende,çıplak gezende,içki içende ,içmeyende Allah’ın kuludur.Rahman dilediğini ,istediği zaman hidayetine erdirir.Bize düşen sadece insanları Kuran’dan haberdar etmektir.Biz sadece Kuran’ın ana dilde okunmasına destek ve yardımcı olabiliriz,onu kuluna anlatmak ve yorumlatmak Allah’ a aittir.

      Sizde hatırlarsınız Rahman mesajında peygamberini’’sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin,Allah istediklerini hidayetine erdirir’’diye uyarır.
      Sizde hatırlarsınız Allah’ın en sevgili peygamberlerinden İbrahim peygamber babasını hidayete erdirememişti ve kurtaramamıştı.
      Yine hatırlarsınız Nuh peygamber sevdiklerini kurtarmak için Allah ‘a istekte bulunmuş ve bunun için azarlanmıştı.’’Ey Nuh…….kendini bilmezlerden olma.’’

      Peygamberlerde ,bizlerde insanların hidayetinden sorumlu değiliz.

      Bilmiyorum beklide yanlış düşünüyorum ama bize düşen Sadece ama sadece insanların Kur’an’ı ana dilde okumasını sağlamaktır.
      İslam kavga ve kargaşa dini değildir diye düşünüyorum.Ben mesajı böyle algılıyorum.
      Peygamberimizde o dönemde insanlara sert davransaydı,Allan’ın ifadesiyle ‘’biz senin kalbine sabir ve merhamet vermeseydik ve sende onlara sert davransaydın ,çevrenden dağılıp giderlerdi’’.

      Allah dostu,İnsanlar bize sorsunlar’’ neden böyle yapıyorsun?’’
      Bizlerde ‘’BİZ KURAN’DA BUNU BULDUK ,SİZ NE BULDUNUZ?…’’diyelim…

      SONRA …sonra ,çok zor biliyorum ama insanların hepsini sevelim…Kendimizinde bir sınavda olduğunu unutmayalım…Yanlış yolda olduklarını düşündüğümüz insanlara saldırmak yerine onlar için Allah’tan yardım dileyelim…

      Rahman insanlardan cennet karşılığında canlarını ve malarını satın almıştır. Bu hiç kaybı olmayan ne güzel bir ticaretir.

      Allah’a tam bir teslimiyetle bağlı olanlar,kendilerine bir kötülük dokunduğunda bunun Allah’tan bir sınama olduğu çok iyi bilirler.Kötülüğe aynı miktar kötülükle cevap verme hakkı verilmiş olsada onlar Af ederler ,onlar kötülüğü güzellikle savarlar;ve sadece SELAM SİZE derler…

      Ademin oğullarını anlatan Kuran ayetlerini hatırlarsınız.Kardeşlerden biri diğerini öldürmeye yeltendiğinde öbür kardeş’’sen beni öldürmek için elini kaldırsanda ,ben sana elimi kaldırmayacağım ‘’demişti.Ve kardeşi onu öldürmüştü….düşündürücü değilmi?…inancın büyüklüğüne bakınız.Zaten malını ve canını Allah’a satmış birinin kaybedecek neyi olabilir ki!…

      Bunlar benim Allah’ın mesajından anladıklarım…Doğrusu Rabbim bilir…
      Umut ederim ki Rabbim bizi doğru yola iletir ve sevdiği kullarının arasına kadar

      Temel Akçay
      20.09.2014

    • Avatar

      temel akçay Sep 20 2014 - 13:55 Reply

      Değerli Allah dostu,
      Kuldan korkup adınızı gizlemeyiniz…Fikirler ve görüşler arkasındaki veya altındaki imza ile değerlidir.
      Kuran’dan Allah’ın ifadesiyle”Allah korkulmaya daha layıktır”
      selametle…
      Temel akçay
      20.10.2014

    • Avatar

      temel akçay Sep 20 2014 - 14:25 Reply

      Değerli Allah dostu,
      şimdi ne oldu biliyormusunuz…..anlatayım..

      size yukarıdaki cevapları yazarken televizyonda PEPE adında bir bebek programı başladı.
      konuları SİRK lerdi.
      PEPE dediki ”ben sirkleri hiç sevmem ,sirke gidenleri de hiç sevmem.çünkü sirklerdeki hayvanlar insanların eğlencesi için doğal yaşam alanlarından alınıp,zor şartlarda yaşamaya mahkum edilip ,hapis ediliyorlar.Bu çok kötü..ve birileri eğlenmek için bunları izliyor.
      eğer hiç kimse sirklere gitmese sirkler var olamaz ve hayvanlar kurtulur.”

      Bir an başımdan aşağı sıcak sular boşaldı.Çünkü ben iki küçük kızımı da iki kez sirke götürmüştüm. geçen yıl ve ondan önceki yıl.
      düşünüyorumda sirklerin zararının farkında olan insanlar beni o sirke girerken gördüklerinde benim hakkımda kimbilir ne düşündüler;belkide vicdansızlıkla suçladılar,hayvan düşmanı olarak bana baktılar……..
      Rabbim şahittir…ben ne yaptığımın farkında değildim.Şu dakika PEPEDEN duyduklarımı yıllar önce duymuş olsaydım ,asla sirke gitmezdim.
      Bugün bunun farkına vardım.Rabbim beni af etsin…

      çok düşündürücü değilmi…..
      Temel akçay

    • Avatar

      temel akçay Sep 20 2014 - 14:45 Reply

      Değerli Allah dostu Salih,
      videodaki bayanlar baş örtülü doğru söylüyorsunuz…belkide onlar Kuran’ı ilk defa ana dillerinde okudular.
      Ben onlara Kuran’da baş örtüsü yok ,çıkartın deseydim.Hepsi oradan uzaklaşır giderdi.
      o gün isra süresini okudular ve fatihayı ve Yasin süresi.Bir başlangıç yaptılar.
      Bir gun elbette baş örtüsü ve örtünme ile ilgili ayetlere de gelecekler ve işte o zaman hiç dıştan zorlama olmadan durup düşünecekler;hocaları mı doğru söylüyor ,yoksa Kuran’mı.
      Belki de hayatlarında ilk defa kendilerine anlatılanlarla ,Kuran’da yazanların farklı olduğunu görecekler.Ve Şüpheye düşecekler…Hocalarına gidecekler soracaklar,sonra büyüklerine ,sonra mahallenin en yaşlı hacı teyzesine gidecekler…soracaklar….ve sonra şüpheler içinde akşam yataklarına uzanacaklar.Ve işte o an başları yastıkta ve gözleri tavana kitlenmişken,caresizlik içinde Allah’tan yardım isteyecekler;Rabbim ben şimdi ne yapayım,nedir bu işin doğrusu!…bana yardım et….”
      Bundan sonrasına Rabbim karar verip ,onu istediği yola ilecek…sizde ,bizde ona saygı duyacağız.

      selametle
      Temel akçay
      20.09.2014

  • Avatar

    çiğdem Sep 17 2014 - 16:55 Reply

    Çok güzel bir yazı. Belki çok söz sarfetmemişsiniz ama söylenmesi gerekeni çok net söylemişsiniz. Böyle insanlarla görmeden bile olsa karşılaşmak ne güzel…Rabbimiz bizleri salih kullarıyla karşılaştırsın bu dünyada da ahirette de.

  • Avatar

    Salih Sep 28 2014 - 16:32 Reply

    Selam..

    ‘‘Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi. Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar”
    ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın
    sıvazlanması söyenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır.
    Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın (örtünün) başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir…..
    Hımar kelimesi sırf başörtüsü manasına gelseydi bile bu ayetten başı örtmek değil, yine “yaka dekoltesi”ni kapatmak anlaşılacaktı. Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak; “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmektedir. Böylece ayet, “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okunacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille, örtünün “yaka açığına konulması” yani “yaka açığının kapatılması” anlatılır. Kuran’da “salsınlar, indirsinler” manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanmaz mıydı? Bu örnek bize, gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir….”
    (Kur’an Araştırmaları Gurubu- Uydurulan Din ve Kur’an’daki Din)

    Ragıb Isfahani’ “el-Müfredat” isimli eserinde HIMAR kelimesinin örtü anlamına geldiğini söyledikten sonra Arapların bu kelimeyi başı örtmekte olan örtünün adı olarak kulandıklarını belirtir.
    Günümüzün hızlı başörtüsü savunucuları da HIMAR kelimesinin anlamının ÖRTÜ olduğunu söyler ve ‘‘Hımar örtü demektir. Ama, lugatlar bunu başörtüsü olarak açıklarlar’’derler . (Süleyman Ateş- Vatan Gazetesi-19.12.2010) Böylece asırlar önce lugatlarda-sözlüklerde yazılanları, yani beşer yorumlarını Kur’an ayetinin geçek anlamının üstüne çıkartırlar. Örtü kelimesini, başörtüsü olarak çevirirler. Lugatlardaki, tefsirlerdeki beşer yorumlarını kanıt göstererek, Allah’ın ayetlerinin anlamını saptırmaya çalışırlar. Müslüman ümmetin arasına ayrılık, fitne, fesat sokmaya çalışan dincilerin, siyasi akımların ve Haçlı emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürerler.

    Yüce Allah hükümlerini, emir ve yasaklarını bizlere hep muhkem ayetlerle-anlamı açık, anlaşılır ayetlerle bildirmiştir. Bir çok surenin ilk ayetinde ve bir çok ayetin son cümlesinde Kur’an’ın açık,
    detaylı, anlaşılır olduğu vurgulanır. Kur’an hiçbir zaman zımni; dolambaçlı, dolaylı, üstü kapalı anlatımlara baş vurmamıştır. Yüce Allah Müslüman hanımların başlarını sarıp sarmalamalarını,
    saçlarını kimselere göstermemelerini isteseydi bunu açık anlaşılır bir ayetle bildirirdi.

    Müslüman kadınların saçlarını, başlarını örtmeleri gerektiğini söyleyen başörtüsü-türban savunucularına, Kuran’ın ‘‘başınızı, saçınızı örtün emri hangi ayetle bildirilmiştir” diye sormak gerekir. Hiçbir sure adı veya ayet numarası söyleyemeyeceklerdir. ‘‘Bu şekilde bildirilen açık bir emir, bir ayet yok ama’’ diyerek söze başlayacaklardır. Buradaki ‘‘AMA’’ dan sonra söyleyecekleri her şey
    kişisel düşünce, beşeri yorum olacaktır. Nur suresi 31. ayetinden zımnen başın örtülmesi gerektiği anlamının çıktığını iddia edeceklerdir. Beşeri düşünceler, yoruma dayalı çıkarılan zımnen-dolaylı anlamlar İslam’ın emri, gereği, vecibesi olmaz, asla olamaz….

    Saygılar..

Leave a reply

Name (required)

Website