“Her şeyde bir hayır vardır” demek her durumda ve şartta doğru mudur?

Selam aleyküm. Hemen hemen herkesin ağzında dolaşan ve genel itibariyle çoğu kimselerce kabul gören “Her şeyde hayır (iyilik) vardır” inancını hiç sorgulamayı düşündük mü? Acaba bu inanç, Kuran’a uygun mudur yoksa Kuran’daki bazı ayetlerle çelişme gösterip sadece bir avuntu göstergesini mi ifade ediyor? Allah’ın bizlere yolladığı ve dinin tek kaynağı olan Kuran’ın yol göstericiliğinden faydalanıp bu konuyu Allah’ın izniyle sizle paylaşacağım. Kuran’dan mealen:

Sana iyilikten her ne gelirse Allah`tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter (4: 79). (Dini Yazilar Editör tarafından düzeltilmiştir)

Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor (42: 30).

Görüldüğü gibi bize gelen her musibet Allah tarafından olmayıp bizzat kendi ellerimizin yaptığından dolayıdır. Kendi ellerimizle yapıp bize gelen musibetler için bunda da vardır bir hayır ( iyilik) vardır demek ve bize gelen musibeti Allah’a yüklemek ne derece Kuran’ın yukarıdaki ayetleriyle uyuşmaktadır?

Bize gelen musibetler için Allah’tan af ve yardım dileyeceğimiz yerde bunda da bir hayır vardır deyip ” sözde” tevekkül ettiğimizi sanmak ve bu sözle avunmak, ne kadar da akılca bir davranıştır? Başka bir Kuran ayetinden mealen:

Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz (2: 216).

Bu kadar açık ve net ayetleri okuyup yaptığımız davranışları düzeltmememiz ne kadar doğrudur? Bize görünen her hangi bir olayın hayır mı şer mi olup olmadığını bilemeyeceğimiz bir durumda yukarıdaki ayet bize yol göstermiyor mu? Bizler, bize net görünmeyen bazı durumlarda da bunda da vardır bir hayır demiyor muyuz? Bize hayır gibi görünen ama şer olabilecek durumlarda bunda da bir hayır vardır demenin saçmalığını şimdi daha iyi anlıyoruz değil mi !

Örneğin; Bir genç, güzel bir kızdan hoşlanıp onun davranışlarını, ahlakını ve kültürünü bilmeden onunla evlenmek ister ve evlendikten sonra ise hoşlandığı kızın ahlakından, davranışlarından ve kültüründen nefret edip onla boşanmak ister ve boşandıktan sonra ise bir avunma sözü olan: “Her şeyde bir hayır vardır” diyerek kendi edip kendi bulduğunu Allah’a yükler ve kendisine toz bile kondurmaz.

Diğer önemli bir noktaya değinecek olursak, başımıza gelen her musibetin Allah’la ilişkisi ise Allah’ın başımıza gelen her musibete sadece izin veriyor olmasıdır. Yani bize gelen her kötülük bizim tarafımızdan olup Allah’ın ise bu duruma izin vermesinden ibarettir. Kurandan mealen:

Allah`ın izni olmadıkça hiçbir musibet gelip çatmaz. Kim Allah`a inanırsa Allah O`nun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar. Ve Allah her şeyi en iyi biçimde bilmektedir (64: 11).

Yüceler yücesi olan Allah’a hamd olsun …

Yazar : Gökhan ÖNKOL

 

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (8 Oy, ortalama: 8.38 / 10)
Loading ... Loading ...

Yazar Hakkında
Author

Dini Yazilar

Yorumlar (2)
  • Avatar

    hüseyin kılıçparlar Jun 28 2012 - 08:24 Reply

    s.a hocam öncelikle emeğine sağlık, merak edip araştırmanız düpedüz gitmeyip işin iç yüzünü öğrenmek istemeniz çok güzel. sorunuza gelince sanırım cevabını da siz yazınız içinde Allahu Teala’nın kelamı ile vermişsiniz:
    Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz (2: 216).

    Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. (bizim burda kastettiğimiz her şerde bir hayır vardır)

    Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. (Yalnız Allah cc kullarına zulmetmez şöyle ki; Sana iyilikten her ne gelirse Allah`tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. 4:79)

    Allaha emanet olun s.a

  • Avatar

    s eyuboglu Aug 2 2012 - 01:25 Reply

    selamun aleykum

    Öncelikle paylaşmış olduğunuz değerli konu için teşekkür ederim.Bende bu konu hakkında araştırma yaparken yazınızı okudum.Yalnız aklıma takılan bir kaç soruyu sizinle paylaşaraktan cevabını okumak isterim.İki cihanın gözbebeği kainatın yaratılma sebebi Hz.peygamber efendimiz’in(s.a.v) taifde taşlanması,uhud da dişinin kırılması ve hayatı boyunca bir çok musibetle karşılaşması ayeti kerimde bahsedildiği gibi ellerinin kazanması mı yoksa bir imtihan mıdır?Yaşamış olduğu musibetler karşısında Allah(c.c) Hz peygamber s.a.v efendimizin iki dudağı arasından bir söz beklemiştir ki taifi yerle bir etmek için.Ancak merhamet Peygamberi s.a.v içlerinden bir kişinin doğru yola girmesi umuduyla onlar için Allah c.c. affetmesini istemiştir.Ve kendisine sunulan imtihanı geçmiştir.
    Benim düşüncem bakara suresinin 216 ayeti kerimesinde bildirildiği gibi karşılaşmış olduğumuz, nefsimize ağır gelen işler herzaman bizim için kötü değildir.Çok basit bir örnek vermek gerekirse hayatımızda yaşamış olduğumuz kötü anlar sonucunda Allahc.c daha fazla zikir ederek ,şer bildiğimiz bu durum belkide Allah c.c. rızasını kazanmamıza vesile olur.

    Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar. (en am suresi-44.)

    Başımıza her ne gelirse gelsin sabretmek lazım.Allah c.c.. şüphesiz sabredenlerle birliktedir.

Yorum yaz

İsim (gerekli)

Websitesi