Allah’ı anmayı doğru mu anlıyoruz?Allah’ı anmak dediğimizde, aklımıza hemen “Allah, Allah, Allah…” yada “El- Alim, El- Kebir…”diye tesbih çekmek geliyor. Gerçekten doğru mu yapıyoruz? İrdeleyelim istedim.
Öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki, Allah anlamsız şeyleri emretmez ve insana aklını kullanmasını emreder.
Bir kelimeyi tekrar tekrar söylemek kime ne katabilir? Hele ki, Allah’ın Arapça sıfatlarını anlamada söylemenin ne gibi bir mantığı olabilir? Ha, din deyince mantık aramayacaksın, ne kadar da maneviyatsızsın diyecekler olabilir. Yada, ben hocadan, abladan böyle duydum diyecekler olabilir. Allah kimsenin dediğinzden değil, getirdiklerinden sorumlu tutacaktır ve İslam dini, aklını kuma gömenlerin değil, aklını kullananların dinidir.
Bu kelimeleri belli bir sayıda söylememin çeşitli faziletlere sebep olduğu iddiaları her tarafı kaplamaktadır. 234 kez söylersen şu derde deva, 4444 kez söylersen, bu derde deva diye anlatılar dolaşmaktadır. Peki sorulması gerekmez mi, 233 kez olursa ne olur? Bu sayıları kim belirler? Allah gerçekten böyle bir şey söyler mi? Eğer bu sayıları Allah vermemişse, başka kim Allah adına böyle sayılar verebilir ki? Allah dertlerin devası için, bir kenara çekilip belli kelimeleri tekrar tekrar söylemeyi mi emretmiştir? Yoksa, o olayın çözümü için indirdiği kitabın okunup, çözümün araştırılmasını mı?
Allah’ın kitabında böyle bir anış tarzı olmadı gibi, sahih hadis denilen, Peygamberin Kuranla uyumlu sözleri nde de böylesi bir zikir şekli yoktur.
Peki Kuran’da bahsedilen, Allah’ı anmak ne demektir? Şu örnekle anlatayım: Bir kimseyi anma töreni denildiğinde akla ne gelir? Mesela “Necip Fazıl’ı anmak” deyince aklımıza ne geliyor? İnsanlar bir yere oturup, hatta zikirmatiklerle, “Necip, Necip, Necip…” diye sayı mı sayıyorlar? Anmak deyince, o kişinin özellikleri anlatılır, eserlerinden parçalar okunur, yaptığı işler anılır, o kişinin önemi anlatılır, belirtilir. İşte, Allah’ı anmak da böyle olmalıdır. Allahın sözlerini okumak, anlamaya çalışmak, Allahın özelliklerini araştırmak, dinlendirmek, düşünmek olmalıdır. Aksi takdirde, Ali Şeriati’nin söylediği gibi, din insanların bir afyonu/uyuşturucusu haline dönüşür.
Peki zikir çekmenin kime ne zararı olacak diyebilirsiniz. İsteyen istediğini yapmakta özgürdür, ancak kimse insanları “Allah sevap verecek” diye yada “Allah bunu emrediyor, tavsiye ediyor” diye kandırma hakkında sahip değildir. Allah’ın şu sözüyle noktalıyorum:
“Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?”
(54-kamer suresi 22)
Petek FURKAN
ugur Nov 30 2011 - 23:36
ALLAHI zikretmek anmak kimseye zararı olmaz devamlı tekrarla zikir yapılırsa beyin örtülür kendinden geçilir oraya buraya şiş sokulur kafayı yerler bir çoğu budist rahiplerde aynı kelimeyi tekrarlıyarak kendilerinden geçerler hap kulananlar gibi beyin onlara oyun yapar uçtuklarını zannederler zikir ayinlerinden uzak duralım
Metin Dec 1 2011 - 13:27
Çok güzel bir yazı. Tebrik eder, iyi çalışmalar dilerim..
ersin Dec 3 2011 - 03:26
yukarıdaki yazı kuran mantığına çok uygun,doğru.zikir ve tesbih kelimeri bizim toplumda yanlış oturmuştur.zikir ;anmak ,hatırlamak,aklına getirmektir… tesbih ise söylemektir(dil ile veya içinden söylemek)…..kuranda en büyük ibadet şudur ayette;allahın yanında en üst makbul kullar,sürekli zikir halinde olanlardır der( bakın tesbih demiyor)….yani sürekli zikir ise tasavvuf erbabı mürşitlere görede şudur, her an, yürürken,otururken,konuşurken,çalışırken allahın huzurunda olduğunu hatırlamak,her an hatırında aklında allahın olması,allahı anmak anmaktan kasıt hatırına getirmek…bu budur,neden,çünkü kişi her an allahı hatırlar ve onun huzurunda olduğu idraki ve şuuruyla yaşarsa,o an yalan konuşmaz,o an alışverişte dürüst davranır,her an edepli oturup kalkar,o an işini en güzel şekliyle yapar, bakın o an dedim ,eğer kişi buna günde 10 dakika ile başlasa,ertesi gün 15,ertesi gün 20,sonra sonra her gün bu zikiri hatırında tutmayı arttırırsa sonra bu 24 saat zikre ulaşırki,böylece allahı hatırlayıp günahlardanda uzak durarak gitgide müttaki bir kul olur…
ersin Dec 3 2011 - 03:48
yukarıdaki yazı derken petek furkan ın yazısı için söyledim
petekx Dec 3 2011 - 18:25
Evet, bu kavramlar yanlış anlaşılmış malesef ve amacından saptırılmış. Bu tür sapmalar, tüm dinlerde başka şekillerde ortaya çıkmıştır malesef.. Allah’a inanç, dilde sürekli “Allah Allah” demek değildir, ya da sihirli sözcükler yoktur dinde..
Allah’ı anmak, sizin de ifade ettiğiniz gibi, Allah’ın emirlerini hayatta ne kadar uygulamaya çalıştığımızla ilgilidir.. Bu da, İlahi Adalet bilinciyle ilgilidir. Yani, her yaptığımız davranışın, bu dünyada da ahirette de karşılığı olacağını bilmek ve buna şahit olmaktır. Bu konuda, diğer bir yazı için; http://www.diniyazilar.com/2011/11/ilahi-adaleti-anlamak-neden-ben/
Deniz Jan 29 2012 - 08:23
110. De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.
Deniz Jan 29 2012 - 08:26
İNSAN 25.Sabah akşam Rabbinin ismini yâdet.
-1923- Jan 30 2012 - 19:21
İyi bir hatırlatma oldu , teşekkür ediyorum. Sabır ve şükür her an için iyi bir ibadet çok şükür :)