Çok Eşlilik ve Kur’an’ın Önerisi…

Çok Eşlilik ve Kur’an’ın Önerisi…

Bizler Kur’an ı anlamaya çalışırken, eğer nefsimizin esiri olarak, beşeri itikatlarımıza delil aramak adına bakıyorsak, ondan doğru bilgiyi almamızda asla mümkün olmayacaktır. Çünkü Allah bizlere, niyetlerimize göre cevap verecektir.

Kur’an da Nisa suresi 3. ayette geçen, bazı kelimeler öne sürülerek, Allah bir erkeğin dört eşe kadar evlenmesine izin veriyor denmektedir. Gerçekten Allah, birden fazla eşle evlenmemizi öneriyor mu, yoksa zaten Kur’an ın indirildiği dönemde yaygın olan çok eşliliği, Allah indirdiği ayetleriyle, düzene mi sokmaya çalışıyor?

Gelin bu konuyu Kur’an bütünlüğünde, ayetler üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Nisa suresi 3. ayeti daha iyi anlayabilmemiz için, bir önceki ayeti de yazalım ki, ayetler özellikle kimlerden ve ne maksatla bahsedildiği daha iyi anlaşılsın.

Nisa
2. Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Nisa
3. Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o takdirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

Nisa 2 ve 3. ayete baktığınızda, ilk önce bahsedilen konu yetimler ve bu yetimlerin ailelerinden kalan malları ile ilgili açıklamalar yapılıyor. Dikkat ederseniz, belki savaşlardan belki de başka nedenlerden dolayı, anne ve babalarını kaybetmiş ve onları koruma altına alan kişilerin durumlarından bahsediliyor, ayetlerin ilk bölümü.

Sakın yetimlerin mallarını, kendi mallarınıza katmayın diyor Allah. Onların malları için onlarla evlenmeye kalkarda, adaletsiz bir durum yaratırsanız, bu yanlış bir yol olur diyor bizlere. Adaleti koruyamama şüphesi varsa eğer, yetimlerle değil, size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Bu sözleri söyledikten sonrada bakın ne diyor Rabbim.

Eğer adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o takdirde bir tane alın.

Şimdi bu durumda siz nasıl bir mantık yürütürsünüz ve bu ayetten ne anlarsınız? Allah birden fazla evliliği yasaklamıyor bu açık. Eğer birden bire yasaklamış olsa, toplumun neredeyse tamamının böyle bir evlilik yaptığı ortamda, sizce bu yasak nasıl karşılanırdı toplum tarafından? İşte Kur’an ın güzelliği ve toplumu ikna ile eğitim şekli.

Ayette özellikle yetimlerin mallarının korunmasından bahsediyor ve üzerinde dikkatle duruyor. Toplumun geleneklerinden olan, birden fazla evlilik konusunu düzene sokmak için, birden fazla evliliği yasaklamadan, fakat topluma en doğru evliliğin önerisini yaparak, en adaletli evlilik yoluna doğru yönlendiriyor. Evlilikte adaleti ön planda tutmamızı söylüyor. Allah ın Önerisi de çok açık, adaletin olduğu tek eşli evlilik.

Allah Nisa suresi 129. ayetinde bizleri birden fazla evlilik için, bakın nasıl uyarıyordu ayeti hatırlayalım.

(Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz.)

Allah bunu söylerken, acaba bizlere ne anlatmak istiyor, işte burası önemli. Bizler eğer nefsimizin etkisiyle, Kur’an dan delil arıyorsak, buluruz ve deriz ki, bakın Allah çok eşliliği yasaklamamış. Doğrudur yasaklamamıştır, ama Allah bu konuda bizlere en güzel yolu göstermiş ve önerisini de yapmıştır.

Allah ın önerisi adaletin sağlanabildiği, tek eşliliktir. Sizce bizler adaletin asla sağlanamayacağı, bir evlilik yaparak mı mutluluğu huzuru buluruz, yoksa adaletin sağlanabileceği tek eşliliği seçerek mi huzurlu ve mutlu bir yuva kurarız? Elbette Allah seçimi bizlere bırakmıştır, ama doğru yolu göstererek.

Örneğin nisa suresi 3. ayetin sonunda, tek eşle evlenin dedikten sonra, o devrin bir gerçeği olan, bir öneride daha bulunuyor Allah, şimdide ona bakalım.

(veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. )

Dikkat ederseniz Allah ayette, adaletin sağlanması için tek eşliliği önerdikten sonra, sahip olduğumuz cariyelerden bahsediyor. Peki, şimdi cariye diye bir şey var mı? Madem Allah birden fazla evliği yasaklamamış ve Kur’an da var, ben de diyorum ki cariyede geçiyor, bende cariye almak istiyorum. Diyebilir miyiz? Daha da dikkat çekici olanı, ayetin sonunda Allah ın önerdiği güzelliğe bakar mısınız ne diyor Rahman bizlere. Tabi gören gözler, duyan kulaklar için.

(Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. )

Bakar mısınız lütfen Allah ın önerisine. Neymiş daha uygun olanı? Tek eşle evlenmek sizler için daha uygundur dediği halde bizler, hala nefsimizin etkisiyle nelerin peşinde gidiyoruz ve neler söylüyoruz.

Allah çok eşliliği yasaklamamıştır, çünkü çok eşlilik gerektiğinde lüzumu olduğunda, kullanılması gereken bir ruhsattır, izindir. Dünya ülkelerinde savaşlar ve hastalıklar sonucunda, kadın erkek dengesinin bozulması durumlarında, kadının korunması adına, zaten ülkeleri yönetenler tarafından, birden fazla evlilik bazen özendirilmiş ve uygulanmıştır.

Allah Kur’an ın indirildiği devirde yanlış olan, toplumun alışık olduğu birçok konuyu birden yasaklamamış, indirdiği ayetlerle, öneriler ve tavsiyelerle, zamana yayarak kalkmasını sağlamıştır. Örneğin kölelik, cariyelik gibi. Bugün diyebilir miyiz Kur’an da kölelik, cariyelik geçiyor, Allah yasaklamamış, hatta onlarla ilgili birçok hüküm de var Kur’an da. Kölelik, cariyelik geri gelmelidir, diyen var mı aramızda?

Çok eşliliğin Kur’an da yeri var, onun için serbesttir diyenlere sormak istediğim bir soru var. Kölelik ve cariyelikte Kur’an da geçiyor ve yasaklanmıyor. Hatta kanunlarla düzene sokuluyor. Acaba çok eşliliği savunanlar, geri gelmesini isteyenler, kölelik ve cariyeliğinde serbest bırakılmasını isteyebiliyorlar mı?

Eğer bunu söyleyemiyorlarsa, şunu dikkatle tekrar düşünmelidirler. Allah Kur’an ın indiği devrin gerçekleri olan, çok eşlilik, kölelik ve cariyelik konusunu, zamana yayarak indirdiği ayetleriyle, en güzel yaşamın tavsiyelerini yaparak, bizleri Kur’an ile imtihanımızla baş başa bırakmıştır.

Allah ın rehberine, onun tavsiyelerine uyan toplumlar mutluluğu bulmuşlardır. Kur’an ı yeterli görmeyen, orada her şeyin olmadığını söyleyerek, beşerin rehberliğiyle, hakkı batılla karıştıranların ne halde olduğunun örneklerini, ne yazık ki üzülerek izlemekteyiz.

Kur’an bizlere en güzel yol ve yöntemleri, önümüze sunmuştur ve imtihanda olduğumuzu hatırlatarak, doğru yaşamanın şifrelerini vermiştir. Bizlere düşen o basit şifreleri, nefsimizin ve beşeri ihtiraslarımızın etkisi altında kalmadan, Allah ın rehberinden bulup çıkarmak olmalıdır.

Elbette buda imtihanımızın en önemli bölümü olsa gerek. Tekrar hatırlatmak istiyorum, Rabbin önerisini. Allah tek eşlilik konusunda şu cümleyi bizlere söylediyse, sizce bu konuda ki son nokta ne olmalıdır? Karar ve seçim sizlerin.

(Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. )

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


About the Author
Author

halukgta

Comments (12)
  • Avatar

    Merve Çimen Feb 2 2012 - 00:12 Reply

    Merhaba,

    Yazınızda çok eşlilik ve cariyelik gibi o dönemde çok yaygın olan şeylerin yavaş yavaş kaldırıldığını söylüyorsunuz. Peki aynı şey neden içki içmek için de geçerli olmamıştır? Ve Kur-an-ı Kerim evrenseldir değil mi? Neden sadece hep Arapların sahip olduğu bu iğrenç alışkanlıkların üzerinde durulmuştur? Eğer çok eşlilik ve cariyelik, içki içmek gibi derhal kaldırılsaydı buna uyma sorununu dünyada en fazla bir elin parmağı kadar devlet -en başta Araplar- yaşayacaktı. Bunun dışında herkes uyabilirdi buna. Ve son sorum; bir kız çocuğu yapılan savaşlar sonucu ganimet (!) olarak ele geçirildiğinde onu korumak ve maddi-manevi ihtiyaçlarını karşılamak için yapılabilecek ilk ve tek şey evlilik mi? Eğer bu kız çocuğu 7 yaşında bile ise mi? Bildiğim kadarıyla bu kız çocuklarıyla evlendikten sonra kolayca -keyfi- boşanmak mümkünmüş.

    Umarım sorularımı en kısa sürede cevaplarsınız. Teşekkür ederim.

  • Avatar

    halukgta Feb 13 2012 - 12:40 Reply

    Sayın Merve Hanım. Çok eşlilik ve köleliğin yanlış olduğu, toplumlar tarafından, peygamberimizin devri ve dört halife devrinde, çok daha iyi anlaşıldıysa da, daha sonra ne yazık ki dinin mezheplere bölünmesiyle, bu hız kesilmiş, yavaşlamıştır. Bugün hala İslam ülkelerinin çoğunda, çok eşlilik vardır. Kur’an ayetlerini kendi nefsimizin etkisiyle anlamaya çalışırsak, elbette Kur’an gerçekleri anlaşılmayacaktır.

    Aynı şeyin içki konusunda da neden olmadığını sormuşsunuz. İçki ve kumarın yine çok eşlilik gibi yanlış olduğunu anlatır Kur’an ve uzak durulması konusunda tavsiyede bulunur. Bugün nasıl Allah çok eşliliği tavsiye etmediği halde, nefsi etkilerle devam ettirenler varsa, içki ve kumarda aynıdır. Peygamberimiz devrinde ve dört halife devrinde dikkatle uyulan bu tavsiyelere, ne yazık ki daha sonra yine nefsimizin etkisiyle sulandırılmıştır. Toplumlar yapılan zorlamalarla dinden uzaklaştırılmış. Diğer dinlerin hurafeleri de İslam a sokulduğunda, zaten Allah ın emrettiği din yaşanmaz olmuştur.

    Bahsedilen bu alışkanlıkların yalnız Araplarla bir ilgisi yoktur. Tüm Dünyada çok eşlilik, kölelik, içki ve kumar alışkanlıkları vardı. Kur’an evrenseldir ve getirilen hükümlerde tüm âlemi kapsar.

    Sorduğunuz bir soruda bir kızın ganimet olarak ele geçirilmesinden bahsetmişsiniz. Böyle bir durum söz konusu bile değil. Eğer kadın savaşçı değilse, yani elinde silah Müslümanlara saldıran konumunda değilse, asla tutuklanamaz, hatta ganimet olması zaten mümkün değildir. Tam tersine kimsesi olmayan kadın ve çocuklara yardım edilmesi gerektiği örnekleri yaşanmıştır, peygamberimiz devrinde.

    Sanırım siz bahse konu ayeti yanlış anlamışsınız. Ayette ganimet kızlardan değil, tam tersine savaşlar ya da başka bir yolla bakacak kimsesi kalmamış Müslüman ane ve babanın evlatlarının korunmasından bahsediyor. Lütfen ayeti tekrar okuyunuz.

    Yedi yaşındaki bir çocukla evlilikten bahsetmişsiniz. İslam ı Kur’an dan değil de, birilerinin nefsi ihtirasla dine mal ettikleri kişilerden anlamaya çalışırsanız, elbette yanlış anlarsınız. Kur’an ı dikkatle okuduğunuzda Allah, bir kızın ya da erkeğin evlenebilmesi için gereken olgunluğa ve erginliğe erişmesi şartını getirir. Lütfen bu konuda ki yazıları okuyunuz.

    İslam dininde keyfi boşanma asla yoktur. Tam tersine boşanmak çok zordur. Tabi gerçek İslam dan bahsediyorsak. Geleneğin rivayetlere dayandırdığı İslam da, gerçekten boşanmak bir sözcükle mümkündür. Bu türlü din bizi ilgilendirmez. İlgilendirenler düşünsün.

    Değerli kardeşim, sizin sorularınızdan anladığım kadarıyla, Kur’an ı anlayarak çok fazla okumadığınız anlaşılıyor. Lütfen size öğretilenlere ya da duyduklarınıza değil, Kur’an a bakınız. Onu anlayarak birçok kez okuyunuz ve üzerinde düşününüz. Düşünürken de Kur’an bütünlüğüne dikkat ediniz. Bakın size öğretilenlerin, duyduklarınızın gerçek İslam dini olmadığını nasıl anlayacaksınız.

    Saygılarımla

    NOT: Bu sitede yazılara cevap verme uyarısı olmadığından, cevabınızı şans eseri gördüm. Geç cevap verdiğim için özür dilerim.

  • Avatar

    Nagehan Su Apr 27 2012 - 20:50 Reply

    İslama haksız eleştiri yapılan poligami konusunda düşüncelerimi paylaşmak istedim malum (nisa 2.) ayette ”yetim” ifadesiyle yetim kalmış çocukların bakımı için bakıma muhtaç intihar,açlık,fuhuş batağına düşme tehlikesi olan dul kadınlara nikah akdiyle,koryuyucu aile sözleşmesi adı altında sunulan sosyal bir çözüm önerisinden(nisa 3) başka birşey değilken (nisa 127.) ayettede yetimli dul kadınlar anlatılır,ne yazık ki bu hareme dönüştürüldü ataerkil algının çarpıtmalarıyla,halbuki ayet zinanın yasak olmadığı,sınırsız evliliğin olduğu,cariyeliğin reva görüldüğü bir ortamda bakım -gözetimde adaleti ki bunun imkansızlığı hem de yetim çocuklarla birlikte(nisa 129) anlatılmasına rağmen ayet sanki erkeğe verilmiş,kadını da aşağılayan bir durummuş gibi haksız bir biçimde itham edilmektedir,şimdi bu ayeti günümüzde ki bakıma muhtaç hatta çocuklu kadınlar için uyarlarsak malum poligami bir emir ya da izin değil sosyal açıdan kadın lehine bir çözüm önerisidir,bu sosyal öneri zekatlardan fon oluşturarak,kadın sığınma evleri açarak,bakanlık nezdinde vakıf oluşturarak,aile bakanlığınca aylık maaş ve ev verilerek ya da istihdam edilerek yapılabilir yani illede erkek dört kadın alsın demiyor kur’an,istese zaten evlilik sınırsız yoksa dördün ne anlamı var kısaca bunu bir öneri olarak hem de erkeğe külfet yükleyerek ki ”kavvam” olması da bundandır,kadın lehine yetim kalmış çocuklarıyla birlikte sosyal bir yardım amacını taşımasıdır, haksız mıyım değerli dostlar,ayeti günümüz için uyarlarsak başta geneleve düşmüş hayat kadınları için bu uygulanması gerekmez mi ?Gel gör ki devletimiz ne yazık ki bu biçare kadınlardan bir de vesika için vergi alıyor,çalışma ruhsatı veriyor nur 33. ayetteki emri ne yapacağız şimdi onları fuhuşa zorlamayın ilkesini, bu mu müslümanlığımız……saygılar.

  • Avatar

    Tuğba Oran Apr 3 2014 - 12:36 Reply

    Haluk Bey öncelikle bu güzel paylaşımlardan dolayı size çok teşekkür ederim,ziyadesiyle faydalanıyoruz.Bende buradaki birçok müslüman kardeşim gibi güzel dinimizi SADECE VE SADECE KURAN’dan okuyup ögrenmeye çalışıyorum.Ama aklımın almadığı bir durum var,yanlış anlaşılmasın ben Allahımın ayetlerini asla inkar etmiyorum,hikmetini O bilir biz bilmeyiz.Ama bu cariyelik olayı beni fazlasıyla üzüyor.Kitabımızda sürekli cariyelerden ve hatta onların erkeklerin malı olmasından bahsediliyor.aynen yukarıdaki ayette bahsettiği gibi:ellerinizin altından olan sahip olduğunuz cariyelerle yetinin…
    Cariye ne demek? Kadın köle yada savaşta kazanılan kadın(yanlışım varsa düzeltin)
    birde cariye tarafından bakalım olaya!söz hakkı olmadan,fikri isteği sorulmadan bir erkeğin kadını oluyor,hatta öyle değersizleşiyorki ayettede olduğu gibi yetim kızlar korunuyor,helal kadınlara adeletsizlik yapılmasın diye uyarılıyor ama elinin altındaki cariye rahatlıkla kullanılabiliyor…
    bu kadına yapılan zulüm değilmidir,heleki savaşta çaresiz yada PARA karşılığı alınan bir köle kadın için…
    bunlar beni düşündüren şeyler,ben yolun daha çok başındayım belki okumadığım bir sürü ayet var,belki daha idrak etme çabasındayım,bilemiyorum.sadece sizden bir görüş istiyorum,kardeşlik adına.
    Sevgi ve selamla.

  • Avatar

    Berkay Aug 21 2014 - 07:09 Reply

    Merhaba, yazınız için teşekkür ederim. Bu bilincin artırılması lazım.. Nelerle uğraşıyoruz hala..

    Kur’an’da dörde kadar eş alma ruhsatı ve sınırsız sayıda cariyeyle beraber olmaya müsaade bulunmuyor.

    http://www.sonsuzlukkulesi.com/kuranda-cok-eslilik-cariye-kavrami/

  • Avatar

    meryem Nov 10 2014 - 20:44 Reply

    Merhaba,
    İslamda adaletli eşit olduğu için önerilen tek eşliliğin neden cennette kadını metalaştırıp hediye olarak bir erkek başına bir sürü huri verdiğini anlamlı bulamadım. Yardımcı olur musunuz

    • Avatar

      Gökhan Dec 8 2014 - 14:11 Reply

      Yüce Allah’ın izniyle Meryem hanım sizin sorunuzu cevaplamak istiyorum.

      Kur’an-ı Kerim de bildiğim kadarı ile en az üç adet ayet var cennet ve eşler diyen fakat burada eşler demesinin tek nedeni ilk başta “ler” olduğu için sonrasında “lar” dan ötürüdür şöyle açıklamak isterim.

      İyiliklerde bulunan”lar” için cennette eş”ler” vardır kelimesi örneğin.

      Burada iyiliklerde bulunanlar kelimesi erkekler diye çevrilemez ya da kadınlar diye de çevrilemez ya da … lar değil sadece kim olursa olsun iyiliklerde bulunan kıstas budur Yüce Allah’ın hükmüdür. Sizin okuduğunuz mealde çeviri yanlışlığı var sanırım bazı cennet ile ilgili ve insan ile ilgili ayetler yeterince hanif çeviri edilmedi maalesef ancak bunu fark etmeniz güzel bir işaret. Dolayısı ile iyiliklerde bulunanlar (kadınlar ve erkekler için) temiz eşler (hem bayana hem de erkeğe) vardır . Diyebiliriz ve ayetlerin hepsi aynı çoğulluğa karşı çoğullukla anlatılır . Saygılarımla.

      • Avatar

        muhammed Aug 28 2016 - 14:48 Reply

        —————————————
        Sn.Meryem,

        ‘’İslamda adaletli eşit olduğu için önerilen tek eşliliğin neden cennette kadını metalaştırıp hediye olarak bir erkek başına bir sürü huri verdiğini anlamlı bulamadım.Yardımcı olur musunuz.’’diyorsunuz’

        Maalesef,hatalı meal,yorum ve uydurma rivayetler yüzünden durum öyle anlaşılıyor, halbuki öyle değildir.

        Zira,Kur’an da geçen HURİLER’in cinsellikle bir alakası olmadığı,bunların görevleri de tıpkı VİLDAN- GILMAN gibi cennete giden erkek ve kadınlara hizmet yapmak oldukları VAKİA suresi 22-23. ayetlerden net olarak anlaşılmaktadır. ( الله اعلم )

        Şimdi Kur’an da HURİLERLE ilgili bütün ayetlerin doğru mealini buraya yazıyorum:

        1-NEBE SURESİ: 31-32-33-34: AYETLERİN DOĞRU MEALİ!

        31-Şüphesiz (kadın erkek kötülüklerden) sakınanlar için ödül vardır. 32-Bağçalar ve üzüm bağları. 33-Ve hepsi bir seviye tomurcuklar(çiçek bahçeleri); 34-Ve dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler.

        (Burada huri,kadın,kız vs.hiçbir ifade geçmiyor.)
        ———————————————–

        DOĞRU MEALLER !!!

        2- SAFFAT SÜRESİ:

        (34-36) İşte biz,suçlulara böyle yaparız. Çünkü onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslayarak:“Deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım? diyorlardı.

        37-Hayır, asla! (Sizin deli şair dediğiniz) o kişi hakikati getirmiştir;ve o, (Allah’ın önceki) elçilerinin (bildirdikleri) hakikati tasdik etmektedir.

        38-39-Muhakkak ki siz elem dolu azabı tadacaksınız. Aslında siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

        إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ ﴿

        40-Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş (erkek ve kadın) kulları bundan müstesnadır.!!!!!

        (41-44) İşte onlar için belirlenmiş bir rızık, türlü meyveler vardır. Onlar nimetlerle dolu cennetlerde, birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.

        (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş,bembeyaz/ berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

        47-İçinde ne zararlı bir şey vardır,ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir.

        وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ ﴿٤٨﴾

        48-49-Ve onların (Allah’a gönülden bağlanmış erkek ve kadın kullarının)yanında (servis yapmaları için) tüm bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş bulunan/emir için hazır bekleyen/ iri gözlü (hizmetçi)ler vardır ki,sanki onlar,saklı/korunmuş beyaz inciler gibidir. ( الله اعلم )

        (49 – كأنهن بيض مكنون )
        بن أبي طلحة ، عن ابن عباس ، رضي الله عنهما : ( كأنهن بيض مكنون ) يقول : اللؤلؤالمكنون قال علي
        تفسير ابن كثير )
        ________________________________________

        2-DUHAN SÜRESİ: 51-54:

        ( إن المتقين في مقام أمين ( 51 ) في جنات وعيون ( 52 ) يلبسون من سندس وإستبرق متقابلين ( 53 ) كذلك وزوجناهم بحور عين ( 54 ) يدعون فيها بكل فاكهة آمنين ( 55 ) لا يذوقون فيها الموت إلا الموتة الأولى ووقاهم عذاب الجحيم ( 56 ) فضلا من ربك ذلك هو الفوز العظيم ( 57 ) فإنما يسرناه بلسانك لعلهم يتذكرون ( 58 ) فارتقب إنهم مرتقبون ( 59 ) )

        سورة الدخان اية 54 :) كَذَلِكَ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ)

        51-54: Şüphesiz muttakiler (kötülüklerden sakınan erkek ve kadınlar) güvenli bir mekandadırlar. Bahçeler ve pınar başlarındadırlar.İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar.İşte böyle,biz onları (o cennete giren erkek ve kadınları)
        huri i’yn (iri gözlü özel hizmetçiler) ile de eşleştirmiş bulunacağız.

        و لِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ{46} {47} ذَوَاتَا أَفْنَانٍ{48} {49} فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ{50} {51} فِيهِمَا مِن كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِ{52} {53} مُتَّكِئِينَ عَلَى فُرُشٍ بَطَائِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى الْجَنَّتَيْنِ دَانٍ{54} {55} فِيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ{56} {57} كَأَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُ{58} {59} هَلْ جَزَاء الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ{60} {61} وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ{62} {63} مُدْهَامَّتَانِ{64} {65} فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ{66} {67} فِيهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ{68} {69} فِيهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌ{70} {71} حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ{72} {73} لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ{74} {75} مُتَّكِئِينَ عَلَى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍ{76} {77} تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ{78}

        3- RAHMAN- 46-78:

        46-47-Rabbinin huzurunda (erkek ve kadınlardan hesap vermek üzere) duracağından ürperen kimseler için iki cennet/bahçe vardır.O halde siz (insan ve cin toplumu) Rabbinizin hangi ni’metlerini yalanlayabilirsiniz?

        48-49-Iki cennet de (ağaçlar, meyveler,rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.O halde siz Rabbinizin hangi ni’metlerini yalanlayabilirsiniz?

        50-51-İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        52-53-İkisinde de her meyveden iki cins/çeşit vardır. O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

        54-55-(İşte böyle bir cennette bulunan erkek ve kadınlar) astarları atlastan döşemelere yaslanarak, (nimetlenirler); Ve her iki cennetin devşirilecek meyveleri, hemen ellerinin altında olacaktır.O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        56-57-Oralarda,(cennetteki erkek ve kadınlara servis yapmaları için) tüm bakışlarını yalnız onlara (cennet ehline) çevirmiş bulunanlar/özel hizmetçiler vardır ki,onlardan önce kendilerine (servis yaptırmak amacıyla) ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur/
        hizmetinde kullanmıştır.O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        (الله اعلم )

        58- 59-Onlar (o cennet ehline servis yapmakla görevli hizmetçiler) sanki yakut ve mercandırlar.O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
        60-61-İyiliğin karşılığı (mükafatı) ancak iyiliktir.O haldesiz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        (62-63) O iki cennetin berisinde de iki cennet/bahçe (daha )vardır.O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        64-65-Bu iki cennetin ikisi de yemyeşildir.O halde siz (insan ve cin toplumu) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        66-67-İkisinde de durmadan fışkıran iki pınar vardır.O halde siz (insan ve cin toplumu) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        68-69-İkisinde de (her türden benzeri görülmemiş) meyve, hurma ve nar (ağaçları) vardır.O halde siz (insan ve cin toplumu) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
        ————————————————————————–

        70-( فِيهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌ

        70-71-Oralarda iyi ve güzel şeyler de vardır.O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        ———————————————————————–

        72- حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَام )

        72-73-Onlar (o iyi ve güzel şeyler) ise yalnız (servis için) otağlarda bekletilmekte olan huriler (özel hizmetçiler)dir. O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
        ————————————————————

        74- (لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلا جَانٌّ )

        74-75-Onlara (o özel hizmetçilere) kendilerinden önce (servis yaptırmak amacıyla) ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur/hizmetinde kullanmıştır.O halde siz Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
        ———————————————————-

        Peki,‘’ Lem yetmushunne ‘’ ne demektir.??

        والطمث : المس ، وذلك في كل شيء يمس . ويقال للمرتع : ما طمث ذلك المرتع قبلنا أحد ، وما طمث هذه الناقة حبل قط ; أي ما مسها عقال . وما طمث البعير حبل ; أي لم يمسه . وقوله تعالى : لم يطمثهن إنس قبلهم ولا جان ، (لسان العرب) )

        Maide -6: أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا
        Bakara-187: فَالآنَ بُاشروهن وَابْتَغُواْ مَا كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ
        Bakara-222: وَلاَ تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىَ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللّهُ
        Bakara-237: وَإِن طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ

        Kur’an’a baktığımızda görüyoruz ki,cinsel ilişki ile ilgili ‘’ لاَمَسْتُمُ ‘’ باشروهن‘’ فَأْتُوهُنّ ” تَمَسُّوهُنّ ‘’ gibi kelimeler kullanıldığı halde,cinsel ilişki için hiçbir yerde, ‘’ طمث ‘’ ifadesi kullanılmamıştır.Bu nedenle ‘’Rahman-56-74 geçen ( لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلا جَانٌّ ) şeklindeki ayetin cinsel ilişki ile bir ilgisi yoktur.
        ———————————————————

        76-77-Onlar(cenneteki erkek ve kadınlar) yeşil ipeklilerle döşenmiş yastıklara ve güzelim döşemelere yaslanırlar.O halde siz (insan ve cin toplumu) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

        78-Azamet ve sonsuz ikram sahibi Rabbinin şanı pek yücedir.

        ——————————————————

        4-VAKİA SÜRESİ:

        7- قال تعالى وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ{10} أُوْلَئِكَ الْمُقَرَّبُونَ{11} فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ{12} ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ{13} وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ{14} عَلَى سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ{15} مُتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ{16} يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ{17} بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ{18} لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ{19} وَفَاكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ{20} وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ{21} وَحُورٌ عِينٌ{22} كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ{23} جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ{24} سورة الواقعة الآية [10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24].

        10-12-İyiliklerde öne geçen(kadın ve erkek) ler,(ahirette de mükafat almada) önde gidenler olacaklardır.İşte onlar (Allah’a en çok) yaklaştırılmış olanlardır.Onlar esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.

        (13-14) Çoğu önceki tolumlardan,biraz da sonrakilerden.

        15-16) Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.

        (17-21) Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler,(içmekle) başları ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen (içeceklerin) kaynağından doldurulmuş kadehler,sürahiler ve bardaklar ile,hem de hoşlarına giden meyveler ve iştahla yiyecekleri kuş etleri ile onların etrafında (servis için) dolanırlar.

        (22-23) Ve yine (cennete giren erkek ve kadınlara servis yapmak için) etraflarında dolanan huriler/iri gözlü hizmetçiler vardır ki,sanki onlar saklı incilerdir.

        ( التحرير والتنوير ) و حور عين) عطف على ولدان مخلدون ، أي ويطوف عليهم حور عين )
        (تفسير فتح القدير ) وحور عين) كأمثال اللؤلؤ المكنون قرأ الجمهور حور عين برفعهما عطفا على ” ولدان )
        (تفسير البيضاوي ) وحور عين) عطف على ولدان،)
        (الدر المصون ) أي: إن الحور يطفن عليهم بذلك،
        ان حور العيىن ايضا يخدمن لرجال ونساء اهل الجنة كالولدان ا( وحور عين )ويفهم من قوله تعالي
        ( الله اعلم )

        24-(Bütün bunlar,erkek ve kadınların) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)

        Not: Cennete erkek ve kadınlar bulundukları gib,onlara hizmet etmek içini cinsiyeti erkek olan (ولدان) Vildan, (غلمان ) Gılman ve cinsiyeti dişi olan ( حور عين) Hurü i’yn gibi özel hizmetçilerin de bulunması doğal bir şeydir.Huriler (özel hizmetçiler) insan cinsinden olmadıkları için doğal olarak kendileriyle cennet ehlinin cinsel istekleri sözkonusu bile olamaz.Çünkü doğal olarak her canlının ancak kendi türüne karşı cinsel arzusu olabilir.

        Yani kur’an da geçen ( حور عين) Hurü i’yn gibi yaratıklar cinsel tatmin için değil,sadece hizmet için vardırlar.Cinsel tatmin ise,sadece cennete giren erkek ve kadınlar arasında olur.Bu nedenle cennete erkeğin eşi,yine dünyadaki kadınlardan olur.Hurilerle evlilik gibi
        bir durum sözkonusu değildir. (الله اعلم ) (En doğrusunu Allah bilir.)
        ————————————————————

        5-VAKİA SÜRESİ:27-37:

        6- قال تعالى وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ{27} فِي سِدرٍ مَّخْضُودٍ{28} وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ{29} وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ{30} وَمَاء مَّسْكُوبٍ{31} وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ{32} لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ{33} وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ{34} إِنَّا أَنشَأْنَاهُنَّ إِنشَاء{35} فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَاراً{36} عُرُباً أَتْرَاباً{37} لِّأَصْحَابِ الْيَمِينِ{38}سورة الواقعة الآية [27-28-29-30-31-32-33-34-35 -36-37-

        27-28-Dürüst ve erdemli bir hayat yaşayan(erkek ve kadın)lara gelince,nedir bu dürüst ve erdemli hayat sürenler(in ödülü)? (onlar kendilerini ) dikensiz meyve dolu kiraz ağaçları arasında(bulacaklar)

        لما ذكر تعالى مآل السابقين – وهم المقربون – عطف عليهم بذكر أصحاب اليمين – وهم الأبرار – كما قال ميمون بن مهران أصحاب اليمين منزلة دون المقربين ، (تفسير ابن كثير )

        29-34-Ve meyveleri sarkmış muz ağaçları,(kesintisiz) uzayan gölgeler,çağlayarak akan sular, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.

        35-38:Şüphesiz Biz onları ( kirazı,muzu, gölgeleri,fışkıran suyu,yüksek döşekleri ve cennetteki tüm nimetleri/meyveleri) öyle bir yaratışla yarattık ki,onları’’dürüst ve erdemli bir hayat yaşamış olan (erkek ve kadın)lar için albenili/cazibeli,hepsi olgun ve bir ayarda/seviyede hiç dokunulmamışlar yaptık.

        إِنَّا أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً (35) فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا (36) عُرُبًا أَتْرَابًا (37) الواقعة
        تفسير فتح القدير ) وقال مجاهد : أترابا أمثالا وأشكالا )
        الحديث فى الأيات يعود على الجنات ، أو يعود على الفرش المرفوعة ولا يعود بأى حال على النساء التى لا ذكر لها فى السياق
        وقوله تعالى ´´ أنشأناهن فجعلناهن´´ الضمير يعود على: الفاكهة الكثيرة والبكورة
        ……… فالأبكار صفة تطلق على الفاكهة الكثيرة والبكورةة

        6-TUR SURESİ: 17-20:

        {إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَعِيمٍ{17} فَاكِهِينَ بِمَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَاهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ{18} كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئاً بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ{19} مُتَّكِئِينَ عَلَى سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ {20}سورة الطور الآية [17-18-19-21-

        (17-18) Şüphesiz muttakiler (kötülüklerden sakınan erkek ve kadınlar),Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. (Zira) Rableri onları,cehennem azabından korumuştur.

        (19-20) Onlara,(kötülüklerden sakınan erkek ve kadınlara) dünyada yapmakta olduklarının karşılığında,sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için” denir. Ayrıca biz onları da (o cennete giren erkek ve kadınları da) huri i’yn (iri gözlü özel hizmetçiler) ile eşleştirmiş/sahip kılmış bulunacağız.

        1- (حور عين ) ‘’hurü i’yn’’ kelimesinin bulunduğu ayetleri arapça metnine,sıbak ve siyakına uygun bir şekilde anlamaya çalıştığımız zaman göreceğiz ki,bununla cennet kadınları değil,belki orada cennet ehlinin emrinde ve hizmetinde görev yapan insanlardan ayrı yaratıklar olduklarını anlamaktan hiç de güçlük çekmeyiz..

        2-Ayrıca ( حور عين) ‘’Hurü i’yn’’ ile ilgili rivayetlerin de birbiriyle tutarsız, çelişkili ve hatta kur’an’ın verdiği mesajla tezatlık arzettiği için uydurma rivayetler kapsamına girmektedir.Yani’’ hırü i’yn’’in yaratılış ve cinsiyetleriyle ilgili rivayetler mevzu olup,sahih değildir.

        3-Vakia-22-23.ayette geçen ‘’ وَحُورٌ عِينٌ{22} كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ{23 ) ‘’ Ve hurün i’ynün ke emsalilllü’lüil meknün ‘’cümlesi,17.ayete geçen (} يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ{17} بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ ‘’yetufu aleyhim vildanun muhalledüne,bi ekvabin ve ebarika ve ke’sin min ma’iyn’’ ayetine matuf olduğu için ayetin anlamı şöyle olur ‘’

        (17-21) Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler, (içmekle) başları ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen (içeceklerin) kaynağından doldurulmuş kadehler, sürahiler ve bardaklar ile,hem de hoşlarına giden meyveler ve iştahla yiyecekleri kuş etleri ile onların etrafında (servis için) dolanırlar.

        (22-23) Ve yine (cennete giren erkek ve kadınlara servis yapmak için) etraflarında dolanan huriler/iri gözlü(özel hizmetçi)ler vardır ki,sanki onlar saklı incilerdir.

        4-Hurü i’yn konusunda farklı tevil ve yorumlar yapılmasına rağmen yine de aşağıdaki arapça tefsir metinlerinde ve cumhurun kıraatine göre, (و حور عين) عطف على ولدان مخلدون ، أي ويطوفن عليهم ‘’Ve hurün i’ynün,atfun ala vildanün muhalledüne; ey ve yetufne aleyhim hurün i’ynün bi zalike ‘’Yani ayetteki ‘’ hurün i’ynün’’vildanün muhalledüne’’ye atıf olup, bunun anlamı;‘’ Vildan’’lar gibi ‘’Hurü i’yn’’ ler de SERVİS için cennet ehlinin etrafında dolanırlar,hizmet yaparlar.İşte buna göre erkek- kadın demeden cennettekilere yönelik ‘’vildan’’ların’’görevi ne ise,’’Hurü i’yn’’lerin de görevi aynıdır.Yani cennet ehli için SERVİS yapmak,onlara hizmet etmek..!

        5- سورة الدخان اية 54 :) كَذَلِكَ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ) Duhan suresi-54.ayet olan ‘’ كَذَلِكَ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ’’ ile ‘’Tur-20.ayet olan وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ {20}سورة الطور) )‘’Ve zevvecnahum bi hurin i’yn’’in anlamı; أي: قرنّاهم وأصحبناهم)،‘’ Ey karennahum ve ashabnahum’’yani evlenme anlamında olmayan’’ eşleştirme,onları yalnız ve hizmetsiz bırakmama’’gibi anlamlar taşımaktadır.

        Çünkü ‘’Ahzab-37. ayete ‘’ زوجناكها”zevvecnakeha’’yani ”Zeyd ondan ilşiğini kesince (boşayınca) biz seni ona (zeyneb’e) eş yaptık’’ ifadesinde (ب )‘’Bİ’’harfı kullanılmadığından buradaki ‘’Zevvecna’’ fiil kipiyle ‘’Seni ona eş yaptık,onunla evlendirdik’’anlamında oluyor. Oysa gerek ‘’Duhan suresi-54 ve gerekse ‘’Tur-20. ayetlerdeki ifadeler Ahzab-37.ayetin aksine (ب ) ‘’Bİ’’ yani harfı cer ile gelmiştir.Yani aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi (زوج ) ‘’ zevvece’’fiil kipi harfı cer olan (ب ) ile mutaddi olduğu zaman evlendirmek anlamına gelmiyor.

        Mesela: Duhan suresi 54 ile Tur suresi 20.ayetler ( وزوجناهم حورا عينا) ‘’ve zevvecnahum huren iy’nen’’şeklinde olsaydı ayetlerin anlamı‘’Onları huru i’ynlere eş yaptık,evlendirdik” anlamında olurdu.Halbuki sözkonusu ayetler,( وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ ) ‘’ve zevvecnahum bi hurin i’ynin’’şeklinde gelmiştir.

        ؟؟؟ وزوجناهم بحور عين ) ما معني
        وقد جاء عند ابن منظور والزبيدي والأزهري والجوهري وغيرهم ( وهذا لمن يحب الإطلاع على الكتب ) ،، جاء قولهم عن (وزوجناهم بحور عين ) أي قرنَّاهم بهم وليس أنكحناهم ،، فوجود الباء يعني الإقتران و عدم وجودها يعني المناكحة ،، اذاً يتضح الأن أن معنى زوجناهم بحور عين أي قرناهم ولازمناهم بحور العين
        قال الإمام بن عجيبة فى تفسير البحر المديد فى تفسير القرآن المجيد: “وزوجناهم بحُور عِينٍ } أي: قرنّاهم وأصحبناهم

        Özetle,cennetteki bütün nimetler hem erkeklere,hem de kadınlaradır,Huriler ise, erkeklerin cinsel tatmini için değil,cennette giren erkek ve kadınlara hizmet eden insanlardan ayrı yaratıklardır.Ayrıca hurilerle ilgili rivayetleri hiçbiri de sahih değildir!!

        ( الله اعلم ) (En doğrusunu Allah bilir.)

        Saygılarımla.

  • Avatar

    Zeynep Jan 30 2016 - 05:33 Reply

    Merhaba öncelikle aydınlatmalarınız için tesekkürler. Dünyada “helalliğimiz” olmuş eşlerimiz neden ahirette helalliğimiz gibi devam etmemektedir. Neden başka “temiz eşler” verilmektedir. Bilginiz yorumunuz var mıdır. Tesekkurler saygılar.

    • Avatar

      Gökhan Feb 15 2016 - 23:52 Reply

      Selamlar Zeynep hanım burada kimseye çoğul eş verileceği söylenmez sadece inanıp iyi işler yapmış kişiler için temiz eşler vardır denir mantık olarak çoğul bir kitleden bahsettiği için onların eşleri de çoğul bir kitledir dilden kaynaklı.

      Cennetteki şeyler güzel ve temizdir , Yüce Allah evlileri cennette birlikte yapmayacağını söylemek doğru olmaz çünkü buna bir delilimiz yok. Eğer ki cennetteyse temizdir değil mi? Kirli ve pis olacak değildir. Böyle bir delilimiz yok. Ayette diyor o gün yüce Allah onları temizlemeyecek işte onlar cehenneme gidecek temiz olanlar da cennete dolayısıyla cennetteki eşler temizdir. Kur’an-ı Kerim’i bütünüyle düşünmek önemli.

      Eğer ki eşimiz temiz değilse, temize de çıkarılmaz ise Yüce Allah tarafından o kötüdür, kötü kişi sizin eşiniz olmayı sürdüremeyeceğine göre size orada dilenmesi durumunda “temiz” eş vardır demek olur bu .

  • Avatar

    insan Mar 14 2016 - 00:52 Reply

    Ayeti eleştirmek gibi bir gayem kesinlikle olmamakla beraber özellikle bizim gibi toplumlarda kadınların her söylenen şeylere inanıp boyun eğmesini çok zavallıca görüyorum. Kadınlar dünya var oluşundan itibaren kendi hak ve hürriyetleri için sürekli çaba göstermek zorunda bırakılmış, savaşlar, ahlaksızlıklar ve daha bir sürü zulüm ve sefalet gibi konuların erkek egemenliğinden çıkması sonucu ölüme, tecavüze ve psikolojik travmalara maruz bırakılmışlardır. Erkek nefsi dünyanın en büyük problemi olmuştur. Gerçekten inanan ve cenneti kazanmak isteyen bir erkeğin artık nefsini köreltme vakti gelmiştir, düzgün yaşayan erkekleri konu dışına alarak sözlerime devam etmek istiyorum. Her gün toplu tecavüz, hayvan ve küçük çocuk tecavüzü, ahlaksız ilişkilerde bulunan kocalarından ayrılmak isteyen kadınların ölüme ve sakat kalmasına tanıklık etmekten bıktık usandık. İnsan cenneti nasıl kazanmalı? Çok kadınla evliliğe sürekli erkek açısından bakmanız ne kadar vahim bir durum!!! Burada kadın düşünmeyen, hissetmeyen, konuşamayan bir eşya gibi nitelendirilip bahsedilmiş. Erkek kadına para verip, bakan bir konumda, kadınsa sadece tüketen ve çocuk yapma makinası, neslin devamı için çoğalma aracı olarak görülmüş. Kadının bu statüsünün değişmemesi içinse, kadınların eğitimi desteklenmemiş, para kazanması engellenmiştir. Peki kadın aslında ne istemektedir? Kimsenin aklına bunu cevaplamak gelmemiştir. Peki hiç düşündünüz mü neden zina kadın ve erkek için eşittir??? Kadınlar için de söylemek istediğim bazı şeyler var, sürekli cinsel isteklerinizi saklamak zorunda bırakıldığınız yalan mı yoksa değil mi? bunu ben cinselliği tabu haline getirmiş bir kadına sormak istiyorum. Evlendiğiniz kocanızdan cinsel anlamda memnun değilseniz, yeni bir koca almak aklınızdan hiç geçti mi yoksa geçme dimi? Kadınlar kendi isteklerinin farkına varamayacak kadar ezilmiş ve bastırılmıştır. Savaşlardaki eşitsizlik denmiş. Şuan da savaşlarda kadınlar daha fazla ölüyor, o zaman kadınlar neden bir kaç erkek almıyor eğer çok evlilikteki amaç buysa??? Açıkta kalan erkekler ne olacaktır??? Ülkemizde erkek nüfusu fazladır?? Bu problem nasıl bir çözüm bekliyor??? Dünya nüfus patlaması yaşarken, açlık ve kıtlık yaşanırken, çok evlilik ve nesil devamında nasıl bir amaç olabilir. Günümüzde hala bu konuların tartışılması ve savunulması ne kadar abes bir durum açıkçası akıl ve mantığın reddettiği bir şey nereye kadar doğru olabilir zaten. Sormak istiyorum yuvalar yıkılıyor sebebi bu köhneleşmiş karanlık fikirler değil midir?? Bir erkek ve ya bir kadın birbirini sevmiyorsa evlenmemeli, sadece cinsel tatmin için zaten yuva da kurulmamalı oldu ki böyle bir hata yapıldı, aldatmak yerine boşanmaya gidilmeli, boşanmış bir erkek ne kadar rahat evlenebiliyorsa, aynı şekilde kadında evlenebilmelidir. Hiç bir kadını ezmeye kimsenin hakkı yok. Kadın artık kendini bakabilecek bir konumdadır, erkeğin korumasına ihtiyacı yoktur. Yeter ki erkek insan olabilsin. Bir kadına adalet getirmek de erkeğin hakkına düşmüş değildir. Adalet iki tarafından dinlenmesi ve ona göre sonuçlandırılmasıyla sağlanabilir. Ayrıca dul kadınlar için çözüm filan denmiş, fuhuş yapmak zorunda kalıyorlarmış filan falan, demokratik bir devletteyiz, hukuk var az çok, kadınlar için de bir çok iş olanağı mevcut, bir erkeğin paçasının altına girmek zorunda değil, fuhuş yapmak zorunda değil. Bir çok iş kolu mevcuttur. Eğer çalıştığı yer de tacize uğrama korkusu varsa, yardım için başvursun. Müslüman olmak demek tecavüzcüyü tacizciyi kollmak yerine mağduru korumaktır. Söylemek istediğimi anladığınızdan eminim. Fuhuş yapanlar dul kadınlar değildir aksine, bir erkek tarafından kullanılan ve bu işe zorlanan kadınlardır, ve ya kendi isteğiyle yapanlar da ülkemizde olmasa bile farklı ülkelerde mevcuttur. Dul kadınlara bu lekelemeyi sürenler maalesef Müslümanım diyen cennet kokusu alamayacak insanlardır. Zira Kur an okuyorsunuz, büyük günahlardan birinin de iffetli kadına iftira atmak olduğunu da bilmeniz gerekir. Şayet bu dul kadının da cinsel arzu ve istekleri kocasıyla birlikte ölmek zorunda değil. Kendine uygun bulduğu biriyle pek tabi evlenebilir. Bu da kimseyi alakadar etmez.

  • Avatar

    halukgta Aug 28 2019 - 07:54 Reply

    BU MAKALEMİ DÜZENLEDİM İLAVELER YAPTIM VE TEKRAR YAYINLADIM OKUMAK İSTEYEN KARDEŞLERİME

    https://www.facebook.com/Kuranadavet1/posts/582027768868236?__tn__=K-R

Leave a reply

Reply to insan Cancel reply

Name (required)

Website