Hangisi Daha Sevimli?

Hangisi Daha Sevimli?

Gelin şimdi hepimiz kendi kendimize bir test yapalım.

Önce işte önemli bir hata yaptığımız, sınavda istediğimiz kadar iyi cevaplayamadığımız, sevdiklerimizle kavga ettiğimiz, istediğimiz bir şeyi alacak kadar paramız olmadığı bir zamanı hatırlamaya çalışalım. Nasıl hissetmiştik o an? Ne kadar uzun sürmüştü bu his içimizde? Ne kadar süre devam etmiştik bunun için üzülmeye?

Sonra da bir vakit namazını kaçırdığımız bir günü, işi gücü bırakıp cumaya gidemediğimiz bir haftayı, zaten az olan paramıza kıyıp da infak edemediğimiz bir ayı hatırlamaya çalışalım. O zamanlarda neler hissetmiştik acaba? Üzülmüştük tabi ama ne kadar? Ne kadar süre devam etmiştik bunlar için üzülmeye?

Üstte ve altta anlattığım durumlardaki hislerimizi karşılaştırmaya çalışıyorum aslında. Kazanamadığımız paraya, başaramadığımız sınava, sevdiklerimizle yaşadığımız sorunlara üzüldüğümüz kadar üzülüyor muyuz gerçekten Allah’ın emirlerini layıkıyla yerine getiremediğimiz zaman? Sevdiğimizle veya patronumuzla kavga ettiğimizde saatlerce bunu dert ederken kılamadığımız öğle namazı için akşam hala dertleniyor muyuz?

İnşallah bu sorulara cevabımız evettir. Ancak ben kendi adıma pek de iç rahatlığıyla evet diyemediğimi itiraf etmek zorundayım. Oysa Allah Kuran’ında bizi açıkça şu şekilde uyarıyor:

De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz/menfaat çevreniz, elde ettiğiniz mallar, kesadından korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar sizin için Allah’tan, resulünden ve Allah yolunda cihattan daha sevimli ise artık Allah, emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah, yoldan ayrılmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.”

Bu ayette Allah, sizin için hayatta en sevimli şey Allah, Peygamberi ve Allah yolunda uğraş olmalıdır diyor. Öyleyse en çok bunları sevmeli, en çok bunlar için uğraşmalı, yapamadığımızda da en çok bunlar için üzülmeliyiz.

Şimdi hangimize yolda çevirip “Allah mı daha sevimli senin için sahip olduğun mallar mı?” diye sorsalar hepimiz Allah deriz de mühim olan nasıl yaşadığımızdır aslında. Yaşarken de Allah, Peygamber ve Allah yolunda cihat her şeyden daha önemliymiş gibi yaşıyor muyuz gerçekten?

Hadi bugün hepimiz kendimize bu soruyu soralım ve yapacağımız özeleştirinin ardından kendimizi bu konuda geliştirmek için ilk adımları atalım inşallah.


About the Author
Author

Nazli

Comments (3)
  • Avatar

    ferhat Jan 8 2012 - 00:36 Reply

    mukemmel bir yazi…

  • Avatar

    ugur Jan 8 2012 - 11:40 Reply

    ALLAH ne kadarda merhametli sıkıntıları açı olayları bizlere unutturuyor yoksa o anlarla yaşayabilirmiyiz tövbe kapısını açık tutmuş tövbe etmemizi bekliyor selam

  • Avatar

    HDurmaz Jan 8 2012 - 22:46 Reply

    Merhaba Nazlı hanım,

    konuya çok güzel değinmişsiniz.Tebrik ederim.
    Geçtiğimiz cuma günü böyle bir olayla karşılaştım. Tam cuma vakti rusyadan müşteriler geldi.Tabiki cumaya gidemedim. Neyse iyi bir satış yaptım.Müşteriler gittikten sonra patronun bir arkadaşı ziyarete gelmişti.”Ya muhammed bey cumaya da gidemedik.Sen ne güzel namazını da kıldın dedim” namazını sürekli kılan bir arkadaştı.Verdiği cevap beni sarstı.”olsun satış yaptınya”.Allah için namaz kılan, Allahın rızasını gözeten, allahtan korkup sakınan bir müminden böyle bir cevap gelmemeliydi. Ehli dünya insanların zaten cumayı kılıp kılmaması önemli değil. Onun tercihi zaten namaz değil ticaret. Mümin bir kardeşimde cumaya gidemediğim namazı kılamadığım için üzülmememi, satış yaptığımı şirketimi kara geçirdiğimi ima eden sözler sarf etti.

    Fazla uzatmadan Selamlar, saygılar…..

Leave a reply

Name (required)

Website