Allah’ın Sizi Affetmesini İstemez misiniz?

Belki de hayatımız boyunca başkalarına karşı yaptığımız hatalarda en çok beklediğimiz ama bize karşı yapılan hatalarda ise en az yapabildiğimiz şey affetmektir. Allah kitabında biz insanlara birçok defa “affetme”yi salık vermektedir. Ahlaki bir öğüt olarak aldığımız ve uygulamaya çalıştığımız bu tavsiye, aslında ahlakın da yanında sağlıklı bir bedene ve ruha sahip olabilmek için de reçete hükmündedir.

Affetmenin fiziksel ve ruhsal anlamda olumlu etkilerini gösteren araştırmalara göre hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı olmak için affetmek şart. Yani insan sağlığında affetmenin önemi büyük.

“Stanford Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Fred Luskin ve ekibi, San Francisco kentinde oturan 259 kişi üzerinde bir araştırma yaptı. Denekleri 6 kez 1,5 saatlik oturumlara çağıran bilim adamları, bu oturumlarda katılımcıların affetmeyi öğrenmesini sağladılar. Araştırma çerçevesinde kötü anılarını konuşarak paylaşan denekler, daha sonra kendilerine zarar veren kişileri canlandırarak içlerinden onlarla konuştular.

Kendilerine zarar veren kişileri affeden katılımcıların çoğu, deney sonrasında daha az acı duyduğunu belirterek, stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de önemli ölçüde azaldığını kaydetti.”

Benzeri araştırmalara göre öfkesini çözemeyen, affedemeyen insanlarda kalp krizi geçirme olasılığı, bu duyguyu kontrol edebilen insanlardan üç kat daha fazla!!

Yani kısaca affetmemenin insanı esir alan negatif duygularına teslim olup, beden ve ruh hastalığına bir çeşit vize vererek yaşamak bir seçim. Veya Allah’tan gelen Kur’ani bir tavsiye olması dolayısıyla, affetmeyi esas alarak bunu şiar edinmeye çalışmak diğer bir seçim. Ki ikincisi ruhtan bedene, baştan aşağı, dıştan içe kendimize yaptığımız bir iyilik ve tabii yaşadığımız çevremize güzel bir örnek olması bakımından bir başka iyilik.

Kendinize sorar mısınız dualarda, namazlarda af af diyip iltica ettiğimiz Allah’ımızdan, af umarken, af beklerken, af isterken, “affetmek” hayatımızın neresinde? Öyle ya çok büyük hata ve günahlarımızın bile affı için dualar ile çabalarken, falancanın o çok büyük hatasını! affedemediğiniz oldu mu? Böyle bir dostunuz, akrabanız, tanıdığınız var mı, sırf inanan olduğu ve Kur’an’ı rehber edindiği için öfkesini kontrol etmeye çalışan, affetmeyi ve barışı esas alan? Ben böyle birini tanıyorum..  Affedilmeyi önce kendi nefsimize yakıştırsak da, affetmek müslümana yakışan güzel bir takva giysisi.

 

Affetmeyi esas al. İyiyi ve güzeli emret, cahillerden yüz çevir.
ARAF 199

 

Sizin lütuf ve imkân sahibi olanlarınız; akrabaya, çaresizlere, Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah’ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafûf’dur, Rahîm’dir.
NUR 22

 

…İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün. Bununla birlikte onları affet, ellerini tut. Çünkü Allah güzellik sergileyenleri sever.
MAİDE 13


About the Author
Author

ED

Comments (1)
  • Avatar

    Yerli Mar 30 2012 - 18:28 Reply

    Allah iman edenlerin kalpleri yine emri ile birleştirir. İman etmemiş ve sonrasında iman edenleri de. Emre uymayanlar birleşemez ayrı düşer kendisine yazık eder..

Leave a reply

Name (required)

Website