Ömer Müslüman Oldu, Peki Ya Biz?

 

Ramazanın ilk gününden beri takip ettiğim malum Ömer dizisinin dünkü bölümünde Ömer karakteri, rivayetlerden de bildiğimiz üzere Hz. Peygamberi öldürmek üzere yola çıktı fakat kız kardeşi ve eniştesinin de Müslüman olduğunu öğrenince hemen onların evine gitti.
Sahne etkileyici, Türkçe dublaj olmasına rağmen. Ömer, korkudan minderin arasına sıkıştırılmış ayet yazılı kağıtları görür alıp okur ve şu tarihi sözü söyler: “Bunu kim söylüyorsa ondan başka kimseye tapılmamalıdır.” Bu sahne sinema açısından çok kötü dahi olsaydı, yine etkileyici olurdu. Çünkü müşriklerin en cesuru, en başına buyruğu ve belki de an acımasızı Ömer Müslüman olmuştu. Yani alemlerin tek yaratıcısı, rabbi ve hakimi olan Allah’a teslim olmuştu. Aslında Ömer’inki yeni bir dine mensup olmaktan ziyade bir “öze dönüş”tü. Daha önceden de inandığı Allah ile arasındakileri ortadan kaldırarak…
Gelelim günümüze. Hz Muhammed’in nübüvvetiyle  kıvılcımlanıp dünyayı saran tevhid inancına bir bakalım. Maalesef peygamber ve arkadaşlarının ortadan kaldırdığı putlar hortlayıvermiş. İnsanlar Allah’a yaklaşmak için aracılar bulmuşlar. Şirkten söz edilmez olmuş. Allahın ayetleri unutulmuş.
25/Furkan,
30: “Peygamber, “Ey Rabbim! Kavmim şu Kuran’ı terk edilmiş bir şey hâline getirdi” dedi.

Allahın affetmediği tek günah kul hakkı dedirtmişler, şirki unutturmak için.
4/ Nisâ,
48: “Allah, kendisine ortak koşanları bağışlamaz. Bundan öte dilediğine bağışlar. Her kim Allah’a ortak koşarsa, şüphesiz büyük bir iftirada bulunmuştur.”


5/ Maide,
72: “Şüphesiz kim Allah’a ortak koşarsa, Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun gideceği yer Cehennemdir. Zalimlere orada bir yardımcı da yoktur.”

Allah kullarına şah damarlarından daha yakın olduğunu söylemesine rağmen O’na ulaşmak için şeyhlerden, velilerden, ölülerden medet ummaya başlamışlar.
7/Araf,
3: “Rabbinizden size indirilene uyun. O’nu bırakıp da başka velilerin peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!”
Bir de bölünüp parçalanmayı bereket , rahmet saymışlar aksini emreden ayetlere rağmen.
6/Enam,
153:” İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.”

6/Enam,
159: “Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.”

Şimdi kafamızı ellerimizin arasına alıp düşünme vakti. Ne zaman Allahın bize gösterdiği gibi Müslüman yani teslim olacağız? Onunla aramızdaki şirk unsurlarını ne zaman yerle bir edeceğiz?  Vahyi hayatımızın merkezine almak için neyi bekliyoruz?
Ve bu soruları falanca hocaya, şeyhe, reise, imama değil kendi vicdan ve aklımıza sorarsak ancak doğru yolu bulacağız.
Kuran dolu bir Ramazan dileğiyle, ama anlayarak.
Ebu Nuh
28.07.2012

 


About the Author
Author

ebunuh

Comments (1)
  • Avatar

    Engin Gürelli Aug 23 2012 - 19:37 Reply

    Elinize sağlık çok tesirli bir yazı olmuş. Yukarıda bahsettiğinize basit bir örnek vericek olucak olursak, Türbe Ziyaretleri ön plana çıkmaktadır. Zira bu ziyaretlerin amacı İslam Düşünürlerine ve Büyüklerine saygı ve anma amaçlarının dışına çıkıp, bir medet umma, dilek ve ibadet kapısı haline gelmiştir. Bu durum Dinimizle tamamen ters düşmektedir.

    Ben bu durumu Dinimizi kendi dilimizde öğrenmemeye bağlıyorum, daha önce yayınlanan bir yazınız ve yorumumun bağdaştığını düşünüyorum : http://www.diniyazilar.com/2012/08/turkiyede-islam/#comment-2366

    Dinimizin temel şartlarından; Allah’ın birliğine inanmamız, O’na ibadet etmemiz ve kendimizi Allah’a teslimiyetimiz tamamen unutuluyor, halbuki Fatiha suresi Kur-an’ı Kerim’in başlangıç suresidir ve 7 ayetinde İslam ve Allah inancımız ile ilgili temelleri bize sunmaktadır.

    “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

    Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza günün sahibi Allah’a mahsustur.
    (Allah’ım) yanlız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz.
    Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazabına uğrayanlarınkine ve sapkınlarınkine değil.”

    Amin

Leave a reply

Name (required)

Website