Basit ve Saçma Bir Filmin Düşündürdükleri…

Bir film tartışmasıdır gidiyor. “Müslümanların Masumiyeti” adlı filmde İslam’a ve Peygamberimiz’e hakaret ediliyor diye yer yerinden oynuyor. Müslüman ülkelerde bu olayı protesto ederken yaralananlar ve hatta ölenler oldu. Büyükelçilikler yağmalandı başta Kahire ve Bingazi olmak üzere Tunus, Pakistan, Afganistan ve Endonezya’da  ciddi ve üzücü olaylar yaşandı.

Bir müslüman olarak bu olayları izlerken hem üzülüyor hem de rahatsız oluyorum. Ekranlarda eli sopalı insanlar avazları çıktığı kadar bağırıyor, ağızlarında “Allah”ın ve Peygamberimiz’in adı ile etrafa şiddet kusuyor. Tüm bunların yanında esas üzücü olanı işe çok az bir bütçe ile çekilmiş zırva bir filmin aslında kimse tarafından farkedilmeden tarihe karışacağı kesin iken kopan bu olaylar yüzünden milyonlarca kişi tarafından seyrediliyor olmasıdır. Aslında filmin yapımcılarının yine biz müslümanların eli ile amaçladıkları başarıyı elde ettiklerini düşünüyor ve kendi kalemize gol attığımız için üzülüyorum.

Niye bu kışkırtıcı olaylar karşısında soğukkanlı davranamıyoruz, niye oyuna gelip de barışçıl bir din olam İslam’ı şiddet içeren bir din olarak algılanmasını engelleyemiyoruz, elimize aldığımız taş ve sopalar ile sağa sola saldırıyoruz. Elimize ne geçiyor? Aslında kocaman bir HİÇ. Sadece filmin yapımcılarına ve saçma sapan bir filme şöhret kazandırıyoruz.

Böyle kışkırtıcı olaylar karşısında bir dakika durup neden Kuran’ın tavsiye ettiği gibi

“Öfkelerini yutanlardır onlar, insanları affedenlerdir. “
(Ali İmran 134)

olamıyoruz. Yaptığımız veya yapacağımız hareketin İslam’a ne getireceğini veya ne götüreceğini hesaplamadan hareket etmek ancak cahillerin işidir.

Biraz zaman geçtikten sonra geriye baktığımızda aklıllarda eli sopalı sağa sola saldıran müslümanların görüntüsünden başka fazla bir şey kalmayacak. Film istediği şöhreti kazanmış, istediği trajı elde etmiş olacak. Yani atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacak. İslam ve müslümanlar için akıllarda ne kalmış olacak?


About the Author
Author

Feryal

Comments (6)
  • Avatar

    hymaster Oct 17 2012 - 16:56 Reply

    Teşekkürler Feryal,
    Harika bir yorum. Size katılıyorum. Cahiller düşünmeden hareket ediyorlar. Bizim milletten de onları destekleyenler vardır. Oysa bahsettiğiniz açıdan bakılırsa; filme karşı olanlar bu tür yabani eylemleriyle açıkça filmin reklamını yapmış oluyorlar. Müslüman toplumlar dahil bütün diğer kesimlerin de İLGİ ODAĞI olan bir film olmasını sağlıyorlar. Bu eylemleri gören ve henüz fikri olmayan herkesin soracağı sorular “hangi film?”, “nasıl bir film?” gibi sorulardır.

    Oysa yaptıklarına veya yapmaya niyetlendiği şeylere bakıp “ben O’nun bir kulu olarak Allah’a iman etmeyi nasıl gösteriyorum?” diye kendine sormalı iman eden. O’nu savunmak biz inananların haddine mi? Bütün eksikliklerden uzak olan yaratıcımız biz aciz kulların korumasına mı muhtaç? Allah dileseydi herkes iman ederdi.

    “Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. EĞER ALLAH DİLESEYDİ SİZİ TEKBİR ÜMMET YAPARDI. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.”
    [Maide-48]

    Yüce inancımız, hak din İslam’ın anlatıldığı Kuran’ın koruması Allah’ın elinde mi, yoksa biz aciz kulların mı elindedir? Ayetle bu Kuran’da anlatılan dinimizin bu kitapla yeryüzündeki garantisi verilmemiş mi? Müslümanlık veya İslam, ne derseniz diyin bence, Allah ve O’nun indirdiği dinin korunması biz acizlere bırakılmamıştır.

    “O, elbette değerli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptadır. Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir.”
    [Vakıa-77,78,79,80]

    Bu tür saçmalıkları öne süren zalimlerden değil, Allah’tan korkmak gerek…
    “O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun.”
    [Al-i İmran-175]

  • Avatar

    hymaster Oct 17 2012 - 16:58 Reply

    Bizler yeter ki imanımızı koruyalım, Allah’a sığınıp şeytandan korunalım. Böylece aynı zamanda dinimiz de korunmuş olacaktır.

  • Avatar

    deniz Oct 17 2012 - 19:32 Reply

    flmi merak ettim ama vakit ayırıp izlemedim:))

  • Avatar

    Fikret Arman Oct 17 2012 - 19:33 Reply

    Allah razı olsun Kardeşim…

    Nasr Suresi : Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

    Yazıya ilişkin fotoğrafı NASR suresi ile ilişkilendirmeye çalıştım. İnsanlar İslamı seçecek… Ancak bu görüntü ile bu mümkün mü?

    Rab’bim ders almayanları ıslah etsin!

    Selam ve Dua ile,

  • Avatar

    ugur Oct 18 2012 - 00:07 Reply

    selam kardeşim güzel bir konuya değinmişsin tek eklimeyle CEHALET dış görünüşüyle konuya değinmişsin.İçi seni dışı beni yakar misali protesto yapılan memleketleri vermişsin yapılmayan memleketlerde var onlarda sakın senin gibi bilinçli oldukları için değil protesto etmemelerinin sebebi başka bir şeyler.prof Hilmi oğluna yapılanları gördükten sonra 14 yaşında bir erkek çocuğuna tecavüzden 31 yıl hapis çezası alan bir ihbarçının sözüyle tutukladığın bir rektörün oğlunu trafik kazasında kaybetti bin bir zorlukla ulufe vermiş gibi cenazeye gönderildi bir geçe evinde kalmasına müsade edilmedi bütün basın isyan ederken dinçi bir gazete iç sayfada hiç birşey olmamış gibi cenazeye katıldı diye yazınça mideme sancılar girdi içim bulandı açıdımda bir insan bu kadarda aşağılık olurmu diye eve gittiklerinde çocuklarının yüzüne nasıl bakaçaklar.Büyük oyunlar dönüyor kardeşim ALLAH YARDIMÇIMIZ OLSUN

  • Avatar

    petekx Oct 20 2012 - 22:07 Reply

    Çizgi film kalitesinde bir film bile olmayan 13 dk.lık bir fragmanın bu kadar ayaklanmaya sebep olması ve herkesçe izlenmesine sebep olunması abes olduğu kadar da bir gerçek…

    Diğer yanda, masum insanları öldürmeyi meşru gören anlayış, Peygambere ve Allah’a açıkça küfreden anlayış kadar kötüdür. Bu ayaklanmalar ve yürüyüşlerde kimleri öldürdüler bilmiyorum. Basından bir elçinin öldürüldüğünü duymuştum.

    “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. ” Maide 32. ayet

    Hakaret, düşünce özgürlüğü değildir, katılıyorum. İnsanların kutsallarıyla dalga geçilmemelidir, bu da doğru. Diğer yanda, bu filmin senaryosunun malzemesini nereden aldığına bakarsak, malesef ki Hadis kitaplarını bulacağız. Peygamberin yapmadığı, yapmayacağı şeyleri hadis adı altında pazarlayanlar ve bu sahih olmayan rivayetleri, kutsalı korurcasına savunanlar sebebiyledir.

    Aşağıda yazacağım gibi rivayetler dolaştıkça, bu gibi filmlere sadece malzeme verilecektir. Bence ellerinde Kuran olan insanların, ellerinde kitapların orjinalleri ve bilginleri olan bu insanların, Müslümanlık adı altında, bu yanlış ve iğrençlikleri kabul etmesi, diğer taraftaki ateist, istismarcı, cahil birinin bu yaptığı film kadar kötüdür.

    Ben, o filmi yapanlardan beri olduğum gibi, bu hadisleri kabul edenlerden de beriyim. O Peygambere saygı adına yürüyüşe çıkıp adam öldürenler, ama diğer yanda Peygambere ve eşlerine akıl almaz iftiraları Allahtan kabul edip savunan çelişkili inançtan da beriyim.

    İşte bir örnek;

    Hz. Ayşe’nin Kuran’la masumiyeti ve iffeti sabittir değil mi? Birisi ona laf edecek olsa hemen karşısında dururuz. Peki bakın Buharide nasıl bir rivayet var;

    “28. (3760)- ebû seleme’nin yaptığı diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: “hz. âişe (radıyallahu anhâ)’nin yanına girmiştim. yanımda hz. âişe’nin süt kardeşi vardı. kendisine, resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in cenabetten nasıl yıkandığını sorduk. bir sa’ miktarında bir kap getirtti ve onunla yıkandı. âişe ile aramızda bir perde vardı. (yıkanırken) üzerine üç kere su döktü ve dedi ki:

    “resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zevceleri, saçları kulak memesi civarında olması için saçlarının başlarını alırlardı.” [buhârî, gusl 2; müslim, hayz 41, 42, (319, 320); muvatta, tahâret 68, (1, 44, 45); ebû dâvud, tahâret 97, (238); nesâî, tahâret 144, (1, 127).]”
    Bu hadise göre biri süt kardeşi diğeri eşi olmayan bir adam yani iki adam geliyor. Hz. Ayşeye nasıl yıkanmaları gerektiğini soruyorlar.

    1- Peygamber zamanında o yaşarken öğrenmediler mi?
    2- Hz. Ömer, Hz. Ebubekir vs pek çok başka saygın sahabe varken neden bir kadına yıkanmayı sorarlar?
    3- Rivayete göre, Hz. Ayşe onlara banyo yapmayı fiilen gösteriyor! Yıkanırken insanlar çıplak olur, böyle bir iffetsizlik yapılabilir mi? Hele ki Peygamberin iffetli eşi?! Peki diyelim ki perde arkasından banyo yaptı, arkada 2 adam beklerken bir kadın rahat banyo yapabilir mi? Hadi yaptı diyelim, adamlar nasıl yıkandığını görmedikten sonra perde arkasında banyonun ne anlamı kalır? 3 kere su dökeceksin demek bu kadar zor mudur ki, 2 yabancı adamın yanında, 3 kere su dökmeyi göstermek için haşa Ayşe annemiz soyunsuz ve banyo yapsın !!:SS

    İŞTE, BUNLARA İNANMAYI RASULE İNANMAK SAYANLAR, ne yazık ki zaten Kuranı anlayrak okumuyorlar, bari kendi inandıklarını iddia ettikleri hadis kitaplarını bir okusalar!

Leave a reply

Name (required)

Website