Allahım!

 

Ya Rabbel-alemin!

‘Göklerde ve yerde olanlar Ondan isterler; o her an bir icraattadır (Rahman, 29)’, ‘…Zorda kalana dua ettiğinde karşılık veren, ondan kötülüğü kaldıran… (Neml, 62)’, ‘Bana dua edin! Karşılık vereyim (Mümin, 60)’, ‘İster Allah diye ister Rahman diye çağırın! Sonuçta en üstün vasıflar Onundur (İsra, 110)’, ‘En üstün vasıflar Allahındır; Ona o güzel vasıflarıyla dua edin!… (A’raf, 180)’, Rabbinize yalvara yakara, için için, korkuyla ve umutla dua edin! (A’raf, 55-56)’,‘ Eğer bizi bundan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız diye yalvarırken karanın ve denizin zifiri karanlıklarından sizleri kim kurtarır?’ (En’am, 63)’, ‘(Resulüne hitaben) Kullarım beni senden sorduğunda onlara ‘ben onlara çok yakınım! Bana dua ettiklerinde dua edene karşılık veririm! O halde olması gereken yolu bulmaları için artık bana icabet etsinler ve bana güvensinler (Bakara, 186)’… gibi nice ayetlerinle bizleri sürekli sana duada olmamızı, bunun kulluğumuzun bir gereği olduğunu, bizlere yakışanın bu olduğunu bildiriyor ve müjdelerinle bizleri sürekli duaya çağırıyorsun. Ey ‘cennete ve mağfirete çağıran! (Bakara, 221)’, Ey bizleri ‘hayat veren şeylere çağıran ve icabet bekleyen! (Enfal, 24)’, Ey ‘selam yurduna çağıran! (Yunus, 25)’ ‘Yolumuzun, Allaha çağıranların yolu olduğunu bildiren! (Yusuf, 108)’ Rabbinin yoluna hikmetle, öğütle ve en güzel yollarla çağırmamızı buyuran! (Nahl, 125)’, Ey ‘hayrımıza olduğu gibi şerrimize de dua edebileceğimizi ikaz edip hatırlatan! (İsra, 11) Allahım! Çağrını ‘işittik ve itaat ettik (Bakara, 255)‘Ya Semiud-dua! (Al-i İmran, 38)

Sadece sana boyun eğer, sadece senden medet dileriz! Bizleri yolun doğrusuna hidayet eyle! Nimetlendirdiğin kimselerin yoluna! Gazaba müstehak olanların ve dalalete dalanların yoluna değil! (Fatiha, 5-7) Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Sensin sen mutlak duyan, mutlak bilen. Bizi, zürriyetimizi ve ümmeti sana teslim olanlardan kıl! (Bakara, 127-128) Dünyada da ahrette de bize güzellikler ver! (Bakara, 201) Üzerimize sabır yağdır! (Bakara, 248) İşittik ve itaat ettik/ediyoruz! Bağışlamanı dileriz! Dönüş sadece sanadır! Unutmalarımızdan ve hatalarımızdan bizleri hesaba çekme! Rabbimiz! Bizlerden öncekilere yüklediklerin ağır yüklerden bizlere de yükleme! Rabbimiz! Kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme! Affet! Bağışla! Merhamet et! Sensin bizim Mevlamız! Kafirlere karşı bizlere yardım et! (Bakara, 286) Bizlere lütfettiğin hidayetten sonra kalplerimizi kaydırma! Katından rahmetler armağan et! Zaten sensin sen karşılıksız bolca lütfeden. Rabbimiz! Sensin insanları gerçekleşeceğinde şüphe olmayan bir günde toplayacak olan ki Allah vadinden dönmez! (Al-i İmran, 8-9) Rabbimiz! Biz gerçekten iman ettik! Günahlarımızı bağışla! Ateşin azabından koru! (Al-i İmran, 16) Ey mülkün gerçek sahibi! Mülkü sen dilediğine verir, dilediğinden alırsın! Dilediğini aziz, dilediğini zelil edersin! Tüm hayırlar sende, senin elindedir! Sen, her şeye gücü yetensin! Geceyi gündüze, gündüzü de geceye dolarsın! Ölüden diri, diriden de ölü çıkarırsın! Dilediğini de hesapsız rızıklandırırsın (Al-i İmran, 26-27) Rabbimiz! Bana/bize katından tertemiz bir nesil lütfet! (Al-i İmran, 38) Rabbimiz! Bize inzal ettiğine iman ettik, elçine de tabi olduk. Bizleri doğrularına şahitlik edenlerden kabul et! (Al-i İmran, 53) Rabbimiz! Günahlarımızı, işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla! (Al-i İmran, 147) Rabbimiz! Sen hiçbir şeyi boşuna yaratmazsın, sen yücesin! Bizleri ateşin azabından koru! Sen kimi ateşe sokmuşsan onu rezil etmişsindir ve zalimlerin asla yardımcısı yoktur! Rabbimiz! Bizler Rabbinize iman edin diyerek imana çağıran bir münadiyi/elçiyi ve kelamını işittik! Rabbimiz! Artık günahlarımızı bağışla! Kötülüklerimizi ört! Bizim canımızı iyi bildiğin kullardan olarak al! Rabbimiz! Elçilerinle bize vaat ettiklerini ver! Kıyamet günü bizleri rezil olanlardan eyleme! Sen vadinden caymazsın! (Al-i İmran, 191-194) Rabbimiz! Bizi doğrularına şahitlik edenlerden kıl! Cennete koymasını ve salih kimseler olmayı umarken/dilerken ne diye Allaha ve bizlere gelen hakka/gerçeğe inanmayalım?! (Maide, 83) Rabbimiz! Üzerimize semadan nimetler, bereketler yağdır! (Maide, 114) Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik/yazık ettik. Bizi bağışlamazsan, bize merhamet etmezsen büyük zarara uğrayanlardan oluruz! (A’raf, 23) Rabbimiz! Bizleri zalimlerden kılma! (A’raf, 47) Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasına hak ile hükmet! Sen zaten hükmedenlerin en üstünüsün! (A’raf, 89) Rabbimiz! Bize getirdiklerine iman ettik! Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Sana teslim olan kimseler olarak canımızı al! (A’raf, 126) Rabbimiz! Bizi bağışlamazsan büyük zarara uğrayanlardan oluruz! (A’raf, 149) Rabbimiz! Bizleri zalimler için imtihan kılma! (Yunus, 85) Rabbimiz! Bilmediğimiz bir şeyi senden istemekten sana sığınırız! (Hud, 47) Rabbimiz! Doğrusu sen gizlediklerimizi de, açığa vurduklarımızı da bilirsin! Ne yerde ne gökte Allah`a hiçbir şey gizli kalmaz. Rabbimiz! Beni namaza mukim/devamlı ve dikkatli eyle! Soyumu da. Rabbimiz! Duamızı kabul buyur! Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve tüm müminleri hesaba kalkacağımız gün bağışla! (İbrahim, 38, 40-41) Rabbimiz! Gireceğimiz yere sıdk/doğruluk ile girmemizi, çıkacağımız yerden de sıdk ile çıkmamızı lütfet! Bizlere katından yardımcı güç ver! (İsra, 80) Rabbimiz! Bize katından rahmet ver ve işimizde rüşdü/olması gerekeni lütfet! (Kehf, 10) Rabbimiz! Gönlümüze ferahlık ve sükunet ver! İşimizi kolaylaştır! Dilimizdeki düğümü çöz ve sözlerimizi anlaşılır kıl! (Taha, 25-27) Rabbimiz! İlmimizi artır! (Taha, 114) Rabbimiz! Şeytanların vesveselerinden/dürtülerinden sana sığınırız! (Müminun, 97) Rabbimiz! Biz iman ettik. Bağışla bizleri! Sen en çok merhamet edensin! (Müminun, 109) Rabbimiz! Bizleri bağışla! Bize merhamet et! En merhametli olan sensin! (Müminun, 118) Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzak tut! (Furkan, 65) Rabbimiz! Eşlerimizi ve nesillerimizi göz aydınlatan kimseler eyle! Bizleri muttekilere önder eyle! (Furkan, 74) Rabbimiz! Bizlere hükmü/doğru karar vermeyi lütfet ve bizi salihlere kat! (Şuara, 83) Rabbimiz! Bizi ve ailemizi bilmeyenlerden kurtar! (Şuara, 169) Rabbimiz! Bizi, bize ve ana-babamıza verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın işler yapabilmeye sevk et! Bizi rahmetinle salihler arasına kat/onlardan eyle! (Neml, 19) Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik/yazık ettik. Bizi affet! Bize verdiğin nimetlerle asla suçlulara destek çıkmayacağız! (Kasas, 16-17) Rabbimiz! Bizleri zalim toplumlardan kurtar! Bize göndereceğin her hayra muhtacız! (Kasas, 21, 24) Rabbimiz! Bozgunculara karşı bizlere yardım et! (Ankebut, 30) Ey semavat-u arzın var edeni! Görünen-görünmeyen alemi mutlak bilen Allahım! İhtilaf ettikleri şeylerde kulların arasında mutlak anlamda ancak sen hükmedersin! (Zümer, 46) Rabbimiz! Senin rahmetin her şeyi kaplamıştır. Tevbekarları ve senin yoluna tabi olanları bağışla! Onları ateş azabından koru! Rabbimiz! Onları, babalarından/atalarından, eşlerinden ve nesillerinden salih olanları kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine koy! Doğrusu sensin sen mutlak güç sahibi, mutlak hikmet sahibi! Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan ona rahmet etmiş olursun. Büyük kurtuluş işte budur. (Mümin, 7-9) Rabbimiz! Bizleri ve bizden önce gelmiş mümin kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Sen gerçekten şefkat ve merhamet sahibisin! (Haşr, 10) Rabbimiz! Sana tevekkül ettik! Sadece sana yöneldik! Dönüş zaten sanadır. Rabbimiz! Bizleri kafirlere fitne kılma/zulmüne maruz bırakma! Bizi bağışla! Sadece sensin sen mutlak güç sahibi, mutlak hikmet sahibi! (Mümtehane, 4-5) Rabbimiz! Bizim için nurumuzu tamamla! Bizi bağışla! Doğrusu senin her şeye gücün yeter! (Tahrim, 8) Rabbimiz! Bizi, ana-babamızı, imanlı olarak evimize girenleri, erkek-kadın tüm inananları bağışla! Zalimlerin helakını artır! (Nuh, 28)

Amin! Amin! Amin!

Ömer Faruk KARATAŞ/OSMANİYE

İmam-Hatip


About the Author
Author

theimam37

Comments (2)
  • Avatar

    simsek Jan 15 2013 - 09:41 Reply

    teşekkür ederim.allah razı olsun.
    kişi namazın da ne söylediğini bilmeli okuduğu şeyi anlamalı işte yukarıda ki duaları namazında anlayarak ve bilerek okursa allah a yönelirse namazı yerine gelmiş olur.ne dediğimizi anlamak için anladığımız dilde allah ın huzuruna varmalıyız.ne isteyeceksek bilmek zorundayız.ne diyeceksek anladığımız dilde söylemeliyiz.ve namazımız anlamını gerçek yerini bulsun.
    “Namazlarında/dualarında huşû/derin saygı sahipleridir onlar.
    (Mü`minun 2)”

    Bakara 45: Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.

    Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah`tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.

    Sizlere sormak isterim, eğer namazlarımızda kur’an dilinden başka bir dil kullanılmaz diyor ve bunda iddia ediyorsak, acaba Arap olmayanlar namazlarında nasıl Yüce Rabbimden yardım dilesin? Şimdi birisi çıkıp şöyle diyebilir. Nasıl dua edileceğine dair ayetler var, onları okusun. Doğrudur duaların en güzeline birçok örnekler vardır kur’an da. Bende hemen sormak isterim, acaba Allah böyle bir sınırlama yapmış mıdır? Yani size dua edecek örnekleri verdim, onlarla dua edin mi demiştir? Elbette hayır, Yüce Rabbim her konuda namazla kendisinden yardım istenebileceği kapısını ardına kadar açık bırakmıştır, aklınıza ne gelirse her yardımı Yüce Rabbimden namazla dileyebiliriz, hem de anlayarak, bilerek, huşu ile.

    yukarıdaki duaların motomot aynısı olacak diye bir kural yoktur.yukarıdaki dua ayetleri bize örnek teşkil eder.bizler aklımızda kalan şekliyle veya o gün neye ihtiyacımız varsa o şekilde allah tan istemeliyiz.

    • Avatar

      Fikret Arman Jan 16 2013 - 10:31 Reply

      Düşüncelerinize yürekten katılıyorum… Allah razı olsun.
      Selam ve Dua ile,

Leave a reply

Name (required)

Website