EHL-İ KİTAP ARASINDAKİ ÇEKİŞMELERE, ALLAH`IN CEVABI -1. BÖLÜM-

 

İnsanoğlu tarih boyunca, Allah ın indirdiği kitaplar ile yetinmeyip, adeta kendilerince bir din yaratıp, Allah`ın halis, katıksız, saf inancını, nefislerinin etkisi, şeytanın ve şeytanlaşmış beşerin vesvesesiyle, her zaman saptırmışlardır. İnsanın yapısı gereği tartışmaya meyilli oluşu, imtihanda olduklarının unutulması, daima üzücü sonlar hazırlamıştır kendilerine.

Günümüz İslam anlayışını, şöyle bir hatırlayalım. Bizler Müslüman olmayan diğer kitap ehli tüm insanların, hiç ayrım yapmadan cennete giremeyeceğini, hepsinin cehennem ehli olduğunu söyleriz. Peki, bu hükme, kanıya nereden varırız? Kur’an`dan dersek bu mümkün değil. Çünkü Rabbimiz böyle bir hüküm vermediği gibi, çok daha farklı açıklamalar yapar. Daha açıkçası Allah, nasıl bir kul olmamızın çok özel şartlarını koyar Kur’an`da.

Bizlerde ne yazık ki Kur’an ile yetinmediğimiz için, Müslüman olmayan herkese, geçmişte yapılan yanlışın aynısını yapıyor ve Rabbin hükmünde ve yetkisinde olan bir değeri, mükâfatı ya da cezayı bizler verip, bizden değilsen cehennemliksin yaftasını yapıştırıyoruz. Sanki Müslüman olup da, cehenneme gidecek yokmuş gibi, kendi kendimizi temize çıkarıp, asla cehennem azabı görmeyeceğimizi de, söyleme cesaretini gösteriyoruz.

Gelin isterseniz Kur’an`a bakalım, acaba günümüzde söylenen, diğer kitap ehli olup da, Müslüman olmayanlar, gerçekten hiç sorgusuz ve sualsiz ayrım yapılmadan, hepsi cehenneme mi gidecek diyor Allah? Bu konuda yorum yapmak yerine, bizleri yaratan Allah`ın sözlerini anlamaya çalışmak, sizce de en akıllıca olanı değil mi?

 

Bakara 62: Şüphesiz iman edenler; yani Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sâbiîlerden Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için, Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.

 

Maide 69: Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve âhiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.

 

Hac 17: İman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hıristiyanlar, Mecusîler ve şirke sapanlar arasında Allah, kıyamet günü ayrım yapacaktır. Allah, her şey üzerine Şahit’tir, tanıktır.

 

Yukarıdaki ayetlerde üç önemli nokta dikkat çekiyor. Yüce Rabbimiz iman adına çok önem verdiği, bizlerden istediği, gerçekten dikkatle üzerinde düşünmemiz gereken üç önemli nokta.

1. Allah`ın birliğine iman etmek.

2. Ahiret gününe inanmak ve iman etmek.

3. İyi ameller işleyip, hayra ve barışa yönelik işler yapmak.

Gerçektende günümüzde çok fazla bahsedilmeyen, ama Rabbin olmazsa olmazı, kulunda aradığı üç önemli özelliği bunlar. Yukarıdaki ayetlere dikkatle baktığımızda, Allah`ın kulunda istediği birinci öncelikli özellikler, bunlar olduğunu anlıyoruz.

Peki, bizlere günümüzde böyle mi anlatılıyor? Hiç sanmıyorum, bizlere iyi bir Müslüman olmak için, öne sürdükleri öncelikleri söylemeye dilim varmıyor. Hatırlayınız Allah Dünyada barışı ve hayrı, yardımlaşmayı ön plana çıkaran bir inancın, istediği dinin ilk şartları olarak sayarken, bizler savaştan, din adına öldürmekten, kendi aramızda bölünmüşlükten bahsederek, nasıl Rabbin sevgili kulu oluruz da, cennetine layık oluruz?

Allah Kur’an`da, sizlere gönderdiğim din, İbrahim peygamberden bu yana gönderdiğim dinin aynısıdır der bizlere. Fakat bizler günümüzde tıpkı geçmişte Yahudilerin, Hıristiyanların yaptığı gibi, nefislerimizin esiri olmaktan kurtulamamışız. Allah`ın has dininden uzaklaşıp, nefsimizin esiri olmuşuz. Kitap ehli mensubu her toplum, aynı yanlışı yaptıkları içinde, birbirlerini suçlamaktan öte gidememiş ve Allah`ın en son gönderdiği rehberi, Kur’an`ın çevresinde de buluşamamışlardır.

Bugün bizler, bizden önceki ehli kitap toplumu için söylediklerimizi, bizim söylediklerimizden hiç farksız, onlar karşısındaki, kendisinden olmayan toplumlara söylüyorlardı. Bakın O devirde Yahudiler ve Hıristiyanlar neler söylüyormuş ve Allah da onlara nasıl cevap veriyor?

 

Maide 18: Yahudiler ve Hıristiyanlar dediler ki, biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz. De ki: “O halde niçin size günahlarınız yüzünden azap ediyor?” Hayır, siz de O’nun yarattıklarından birer insansınız. Dilediğini affeder O, dilediğine azap eder. Hem göklerin, hem yerin hem de bunlar arasındakilerin mülk ve yönetimi Allah’ındır. Dönüş de O’nadır.

 

Bakara 111 Dediler ki: ‘Yahudi veya Hıristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez.’ Bu, onların kendi kuruntularıdır. De ki: ‘Eğer doğru sözlüyseniz, kesin kanıtınızı getirin.

112: İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah’a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar.

113: Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil’i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

 

Şimdi de yukarıdaki ayetleri düşünelim. Dikkat ederseniz bizim bugün onlar için söylediklerimizi, Yahudi ve Hıristiyanlar hem bize, hem de birbirlerine söylemişler. Yahudi ve Hıristiyan olmayanın cennete giremeyeceğini söylediklerinde, Rabbin onlara cevabı gerçekten dikkat çekici.

(Bu, onların kendi kuruntularıdır. De ki: ‘Eğer doğru sözlüyseniz, kesin kanıtınızı getirin.)

(İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah’a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar.)

Aynı soruyu gerçekten bizler, kendimize sormalıyız diye düşünüyorum. Müslüman olmayanlar cennete asla giremez diyenlere, sanırım Rabbimiz aynı cevabı verecektir. Rahmanın katındaki büyük ödülün kararını, şartlarını bizler koyarak, Allah`ın işine karıştığımızın, farkına varmamız gerekmez mi sizce?

112. ayette bahsettiğimiz, Allah`ın önem verdiği güzel davranışlarla, hayırda ve barışta yarışarak, yüzünü Allah`a teslim edenlerin, Rabbin katında ödülleneceğini ve bunların tasalanmamasını söylüyor bizlere. Bizler tüm bu apaçık Allah`ın ayetlerini görmemize rağmen, ne yazık ki beşerin sözlerine inanarak, bakın daha önce düşülen hatanın tıpa tıp aynısını, nasıl tekrar ediyoruz ve hala bunun farkında bile değiliz.

(Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil’i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler.

Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler.)

Yukarıdaki sözleri birbirine söyleyen Yahudiler ve Hıristiyanlar, karşısındaki inancı suçlayarak, her ikisi de birbirlerinin doğru yolda olmadıklarını söylüyorlar ve kendilerini temize çıkarıyorlar. Hâlbuki ellerindeki kitapları okusaydılar, Rabbin apaçık söylediklerini göreceklerinden bahsediyor.

Demek ki bugün Kur’an`da yazılanlar, o günde benzerleri ellerindeki kitapta yazılı olduğu halde, görmezden geliniyormuş, tıpkı bugün bizlerin yaptığı gibi. İşte aklını kullanmayan, Kur’an`ı rehber almak yerine, beşerin kitaplarını, rivayetlerini rehber alıp, nefsinin esiri olmak bu olsa gerek. Allah affetsin.

Kitabı bilmeyen, ondan habersiz olanlar da, onların söyledikleri gibi konuşuyorlar, sözlerine lütfen dikkat edelim. Allah kitabı okuyan ve ondan haberdar olup hurafelere inananlar ile hiç bilgisi olmayan, habersiz ya da dinden uzak insanlar gibi boşa konuştuklarını söylüyor. Bu sözleri günümüzle karşılaştırmak, çok doğru olacaktır. Allah ayetin sonunda tıpkı cahil insanlar gibi konuşan, hurafelere iman edenler hakkında bakın ne diyordu?

(Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.)

İşte bizlerde bugün aynı hatanın içinde, Rabbin kelamından habersiz, okumuş cahillere benzer durumdayız. Birbirimizi itham etmekte, sanki cennetin ve cehennemin biletini kesmekle görevli vezne görevlisiymiş edasında, kendimizi temize çıkararak, konuşmaya devam ediyoruz.

YAZININ DEVAMINI LÜTFEN OKUYUNUZ.


About the Author
Author

halukgta

Comments (4)
  • Avatar

    simsek Apr 18 2013 - 13:09 Reply

    teşekkür ederim.her zaman ki gibi fevkalade olmuş.
    atalarımızın dini degil de örnek kuran olunca cennet müslümanların tekelinde olmadığını anlıyoruz.
    devamını bekliyoruz dört gözle…
    aklına,emeğine sağlık

  • Avatar

    Fikret Arman Apr 18 2013 - 14:23 Reply

    Allah razı olsun Haluk Kardeşim… Gönlüne sağlık. Yıllardır Cuma namazlarına giderim. Bakara 62 ve Maide 69 ayetlerden bahseden (gerçi Kur’an’ın hiçbir ayetinden bahsedilmiyor ya, orası ayrı) hiçbir din adamına rastlamadım. Bu bir tesadüf müdür, yoksa bilinçli olarak inananların Kur’an’ı bilmemelerinimi sağlamaktır? Bu nasıl bir iştir?

    Selam ve Dua ile,

  • Avatar

    beyaz Oct 21 2013 - 06:37 Reply

    haluk bey;yanlış degilsem bakara 62 de tevratın hükmünün sürdügü dönemdeki musevi ve incilin dönemindeki hristiyanlardan bahsediyor.dolayısıyla tevrata ve incile, indigi dönemde inanan ve doğru işler yapanlarından dolayı, Allah zaten bir korku yoktur diyor.zaten kuran nazil olduktan sonra ki musevi ve hristiyan anlayışı hükmünü yitirmiş oluyor.doğru yolun islam ve müslümanlık olduğu dönem başlıyor.islamdan sonra eski musevi ve hristiyan inanışlarına devam eden birinin adı ”musevi” veya ”hristiyan ”degil mümin yani ”müslüman” olmuş olur.yani islama inan demektir.bugün islama inanmayan peygamberimizin son peygamber olduğuna inanmayan biri ,kurana inanmamış ve dolayısıyla Allahın ayetlerini inkar etmiş sözlerine uymamış olur.bu kafir olmak için yeterli bir sebeptir.çünkü şeytan Allahın sözüne uymadığı için kafir oldu ve kovuldu.toparlamak gerekirse bugünkü musevi ve hristiyanlık inanışıyla onların affedilecegini düşünmek tabiki benim haddim degildir.ancak Allah diyorki ”Allah ve resulune itaat edin”.yani son gönderdigim resulun size bilidirdigi son hak kitap olan kurana uyun.peygamberimize bu dönem de uymayan biri kurana da uymamış ve dolayısıyla inkarcı olmuş olmazmı.

  • Avatar

    merdaliderindüşünce Jan 3 2015 - 16:57 Reply

    beyaz kardeşim,
    kuranda olmayan hükümlere itibar etmeyin,, uydurma rivayetlerle yazılan hadisler müslümanların beyinlerini narkozluyor…
    islam geldi diğer dinler geçersizdir demek,yanlış bir düşüncedir,
    her ne kadar incil ve tevrat tahrip edilmiş olsa bile geçersiz değildir, tahrip olması ise bunu yapanlar elbet hesabı allaha verecekler,,,
    senin bu düşüncene göre , Allahın şöyle demesi gerek…. bu din olmadı yenisini göndereyim,
    bak , fetih,23,,ve ahzab 62 ayeti ne diyor….
    Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.

Leave a reply

Name (required)

Website