Kuran : İsa Peygamber Tekrar Gelmeyecek !

İsa Peygamber’in tekrar Dünya’ya geleceğine dair bu inanç ne kadar zamandır var bilmiyorum ama, insanlar Kuran’daki şu ayetleri okuyup tekrar tekrar düşünmelidirler.

Önce şu ayete bakalım ;

Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
(3 Al-i İmran / 185)

 

Demek ki her canlı ölümü tadıcıdır. Buna herşey ve herkes dahil.

 

Ve şimdi şu ayete ;

35 – Fâtır Suresi – 11
11. Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah’a kolaydır.

Demek ki herhangi biri göğe yükselmiş olsa bile uzun ömürlü olması mümkün değil. Ki her canlı ölümü tadacak olacağından dolayı göğe yükselende ölmüştür.

 

Şimdi de şu ayete ;

3- Al-i İmran Suresi – 55
55. Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.”

Kişinin hayatına son vermek, O’nu öldürmek veya canını almaktır. Demek ki İsa Peygamber’in canı, bu vahiy geldikten sonra alındı. Ve bildiğiniz üzere yerine, İsa Peygamber’e benzer birisi konuldu.

Ve son olarak şu ayetlere dikkatinizi çekmenizi istiyorum ki, gelenekçi İslam peşinde koşanlara, İsa Peygamber’in gelmeyeceğini söylesen size şu ayeti söyler ve kendini haklı çıkarmaya çalışır ;

Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
(43 Zuhruf / 61)

Zuhruf suresinin 61. ayeti olan bu ayetin hemen sonrasındaki, yani 62. ayete çok dikkat edelim. Allah bu tip insanların sadece bu ayetle yanlışlara düşeceğini bildiği için bizi hemen ardından bakın nasıl uyarıyor ;

Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
(43 Zuhruf / 62)

Zaten insan Allah’ın dediği gibi, bir ayetten kendi dilediği gibi manalar çıkarabiliyor ;

3- Al-i İmran Suresi
7. O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Dinimizin tek kaynağı olan Kuran’a sımsıkı sarılalım ki Allah’ın yolundan şaşırmayalım. Selam, ısrarla doğrunun peşine takılanların üzerinedir.


About the Author
Author

orhanbor

Comments (4)
  • Avatar

    sonerizgi Nov 27 2013 - 11:32 Reply

    3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 49. Ayet
    Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
    5. Sure (Mâide Suresi), 110. Ayet
    O gün Allah şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, “Bu ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.

    Ben şahsen bu konudaki düşüncelerin ikisine de uzak değilim… nasıl? Yukarıdaki mucizeleri yaptırtan Allah dilerse Hz. İsa’ nın canını alır (yada almıştır), dilerse de uyku halinde bedenen katına yükseltir belli bir zamana kadar sonra tekrar yer yüzüne indirip ölümüne ondan sonra hükmeder. Bizler günümüzde mucize görmeye pek alışık olmadığımız için (yada görmek istemediğimiz için) sanki bu tür şeyler ilme ve bilime aykırıymış gibi bakıyoruz. Zaten eski zaman insanları da gördükleri bu mucizelere “Bu ancak açık bir büyüdür” demişler, buna dikkat etmeliyiz.

    34. Sure (Sebe’ Suresi), 14. Ayet
    Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

    Yukarıdaki Ayette Hz. Süleyman’ın ölümünde Arapçada ”mevt” (ölüm) kelimesi kullanılmıştır. Benim anladığım Hz. İsa’nın geçtiği Ayetlerde ”mevt” kelimesi yerine daha çok ”uyku hali” anlamında kullanılan ”teveffa” kelimesinin kullanılması ihtilaflara neden oluyor.

    39. Sure (Zümer Suresi), 42. Ayet
    Allah insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    Yukarıdaki Ayette ”teveffa” ve ”mevt” kelimeleri bir arada kullanılmıştır. İncelediğinizde ”teveffa” kelimesinin daha çok uyku hali yada canın bir süreliğine alınması anlamına geldiği anlaşılıyor daha çok. Yani önce uyku hali sonrada hükmedilince ruhun bedenden alınması.

    32. Sure (Secde Suresi), 11. Ayet
    De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

    Yukarıdaki Ayette de ”teveffa” ve ”mevt” kelimeleri bir arada kullanılmıştır. ” Canınızı alacak ölüm Meleği ” diye çevrilmiş. Yine uyku halinden sonra ruhun bedenden ayrılması diyebiliriz.

    2. Sure (Bakara Suresi), 259. Ayet
    Yahut altı üstüne gelmiş bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek ?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”

    Bizde yukarıdaki kişinin durumuna kendimizi düşürmeyelim. ”Yahu nasıl olurda Allah Hz. İsa’yı katına bedenen yükseltir.” Demeyelim. ”Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter” diyelim. O dilemişse Hz. İsa’nın ölümüne hükmetmiştir, dilemişse de belli bir süreye kadar canını alıp katına yükseltmiştir. İki sonuç içinde yüz de yüz bilgimiz ve delilimiz yok. En azından şimdilik. Ya Hz. İsa delilleriyle gelirde biz yüz çevirirsek…? yada sahtekar biri çıkarda ben Hz. İsa’yım diye bizi yolumuzdan saptırırsa…? Sizin dediğiniz gibi Orhanbor kardeşim Kuran’ a sarılacağız, araştıracağız, düşüneceğiz, Allah’ın bizi o dosdoğru yola iletmesini dileyeceğiz. Gaybı yalnızca Allah’ın bildiğini unutmadan… Selamun Aleyküm….

    • Avatar

      sonerizgi Nov 27 2013 - 16:34 Reply

      Birde özür dileyerek bir yanlışı düzeltmek istiyorum 35 – Fâtır Suresi – 11. Ayeti yanlış anlamışsınız. Meal den dolayı kafanız karışmış olmalı daha doğru bir dille meali ”Allah sizi bir topraktan, sonra bir spermden yarattı; sonra sizi çiftler haline getirdi. O’nun ilmi dışında, bir dişi ne hamile olur ne de doğurur. Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir Kitap’ta yazılıdır. Bu, Allah için gerçekten çok kolaydır.” Sizin altını çizdiğiniz yerin devamıyla bir bütün halinde okunursa da bu şekilde anlaşılıyor. Umarım bana kızmazsınız. Selamun Aleyküm…

  • Avatar

    yasir Nov 28 2013 - 14:46 Reply

    Senden önce de ebedî olarak yaşayacak hiçbir insan yaratmadık; sen ölürsen onlar ebedî mi kalacaklar?(21 / ENBİYÂ – 34 )

    Yukardaki ayette Allah açıkça kimseyi ölümsüz kılmadık derken ve ÂLİ İMRÂN – 55’te ise eceline erdireceğim dedikten sonra aslında pekte konuşmanın anlamı olmadığını düşünüyorum.
    Tabiki Allah dilerse istediği mucizeyi gerçekleştirir lakin bize indirmediği bir bilği hakkında fikirler yürütüp zanlarda bulunmak çok yanlış…
    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık.
    En iyisini Allah bilir.

  • Avatar

    Tayyip Nov 29 2013 - 12:38 Reply

    Arapça’da zamir en yakınını gösterir.

    (43 Zuhruf / 60)
    Eğer dileseydik, içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.
    “dileseydik” diye Allah kendisini ifade ediyor, “yaratırdık” diye de.

    (43 Zuhruf / 61)
    Ve şüphesiz O (ALLAH) Kıyâmet’in kopuş saati için bir bilgi sahibi. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.

    „ilmu“ ve „sa’ati“ arapca kelimeleri bircok ayetde de var ve o bilgi yanliz Allah katindadir diye onayliyor:
    Zuhruf 85
    Lokman 34
    Araf 187
    Ahzab 63
    vb.

Leave a reply

Name (required)

Website