Namazı Ezbere Arapça Kılanlara Sesleniyorum.!

Allah’a sübhaneke demekten vazgeçin. evet peygamber efendimizde sübhaneke duasını okurdu ama o Rabbine sübhaneke derken Allah’ım sen kusursuz ve eksiksizsin diyordu. Ama biz arapca okuduğumuzda asla anlamını o anda kavrayamadığımız için 5 vakit boyunca hergün Rabbimize sadece sübhaneke diyoruz.

En güzel ibadet kendi dilimizle ve Rabbimizi nasıl yücelttiğimizi bilipde yaptığımız ibadettir.

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.
NİSA:43

Soruyorum size kim arapca ayet okurken aynı anda nedediğini kavrayabiliyor.? Burdada şeytanın vesveseleri devreye giriyor zaten çünkü hep ezbere yaptığımız ibadet ve nedediğimizi bilmediğimiz içinde kafalar bomboş. Şeytana fırsat vermekten başka birşey değil bizimkisi..

İman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.
(Bakara 277)

”Yoksa sen bunların çoğunun işittiğini, akledip düşündüğünü mü sanıyorsun! Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.”
(FURKAN 44)

Biz, her elçiyi kendi toplumunun dili ile gönderdik ki, onlara iyice açıklasın.”
(İBRAHİM 14/4)

Bu işte uzman olanlara lafım yok ama kendinizi bu söylediklerimle bir kıyaslayın.


About the Author
Author

cihan67

Comments (8)
  • Avatar

    Kubilay KAYMAK Jun 10 2014 - 05:18 Reply

    Namaz kılmak teslimiyetin ve TEK YARADAN’I kabul etmenin ilk ve en önemli basamağıdır.Teslimiyet kapısının eşiğidir NAMAZ.
    Hem Rabbin’e teslim olacağını beyan edecek hem de O’ na kulluk vazifeni yerine getirirken ağzından çıkandan bi haber olacaksın.
    Kur’an da ” bu kitaptan hesaba çekileceksiniz!” diye ayan beyan bir İKAZ varken nasıl olur da ANLAMADIĞIMIZ bir kitabın hesabını verme cehaletinde bulunabiliriz RABBİMİZ karşısında. Kulluk standartlarının açıkça tebliğ edildiği Kur’an ı hiç bir bahaneye sığınmadan bilmekle mükellefiz. Anlamını bildiğimiz, idrak ettiğimiz ayetlerle namazımızı eda ettiğimiz de ise namazımızın kazanacağı bütünlük, kul olabilme yolunda bize daha sağlam adımlar atma fırsatı verecektir.
    Yazınız için teşekkürler…

  • Avatar

    B.Bilal Jun 10 2014 - 06:07 Reply

    Selam
    Namazda okuduğumuz dualar hepi topu kaç tane ki ?
    Kuran dilinde (Kureyş Arapçası) okuyup, türkçe mealini de bilirsek daha iyi olur.
    Peygamberimiz söylüyor gibi ve Allah peygamberimize hitap ediyor gibi hissettirir.
    Allah ile kişisel sohbet, dertleşmemizi zaten ana dilimizde yapıyoruz.
    En önemlisi : Dinimiz evrensel olup tüm ulusları hedefler.
    İbadette ortak dil Kuran dili olursa, ben bir Çinli müslümanın ezan çağrısını da anlarım.
    İngiliz müslümanla fatihayı aynı dilde okurmak daha önemli, yakınlaşma olur.
    Peygamberimiz rus olsaydı, ortak dilimiz Rusça olurdu.
    İslam’ın evrensel mesajını korumalıyız.

  • Avatar

    Hepimiz İnsanız Jun 10 2014 - 10:26 Reply

    Çok haklısınız söylediklerinizde,

    AH Bİ ANLASAK !!!

    Allah sizden ve hepimizden razı olsun…

  • Avatar

    Salih Jun 11 2014 - 08:01 Reply

    Merhaba.
    Namazlarımızda ve sair zaman Kur’an’ın bildirdiği, dua ayetlerinin öğrettiği şekilde dua etmemiz doğru bir davranış olacaktır.
    Furkan-65, İsra- 80, 81, 111. ayetleri özelikle namazlarda okunacak duaları bildirmektedir..
    Kur’an-İslam evrenseldir herkese hitap eder, dolayısıyla dini aktivitelerin hepsinde herkesin ana dilini kullanması gereği tartışılmaz doğrudur.
    Saygılar..

  • Avatar

    vedat Jun 14 2014 - 15:02 Reply

    lütfen bu konu hakkında daha detaylı bilgi verin… namaz kılarken okuduklarımın anlamını bilmeme rağmen türkçe düşünüp arapça okumak ve ikisini bir arada yürütmek gerçekten çok zor bu zorluğu aşamayınca aklıma binbir türlü düşünce vesvese geliyor kalben rahatsız oluyorum…. bu yazıyı sorularla ifade etmişsin daha açıklayıcı şeyler ifade edersen daha doğrusu türkçe okurken namazımda sakatlık olur diye korkuyorum…
    daha fazla bilgi rica

  • Avatar

    HAK DİN İSLAM Jun 15 2014 - 13:09 Reply

    Eğer onun anlamını bilmiyorsak o bizim kendi suçumuz aramk araştırmaktan yorgunuz namazlarımızı kılıyoruz ama gerçekten anlamadığımız için o namazdan yeteri kadar verim alamıyoruz.Ayrıca Arapça o kadar zengin ve güzel bir dildir ki Allah’ın indirdiğini hiçbir kul tam karşılığını çevirecek kadar yetenkli değildir.Fatihanın bile o kadar kısa olmasına rağmen kitaplarca açıklaması vardır.Ayrıca peygamberin okuduğunu okumayın demekten de vazgeçin Alim Allah şirke girersiniz. “Allah’a sübhaneke demekten vazgeçin. evet peygamber efendimizde sübhaneke duasını okurdu ama o Rabbine sübhaneke derken Allah’ım sen kusursuz ve eksiksizsin diyordu. Ama biz arapca okuduğumuzda asla anlamını o anda kavrayamadığımız için 5 vakit boyunca hergün Rabbimize sadece sübhaneke diyoruz.”

  • Avatar

    umit Jun 18 2014 - 18:52 Reply

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.
    NİSA:43

    Bu ayetle konunun bir alakası yok bence.İnsan namazda sarhoşken küfürlü sözler sarfedebilir,cemaatle namaz kılarken taşkınlık yapabilir,kavga çıkartabilir…vs.,genelde bu konu için hep bu ayet alıntı yapılır ama bence yanlış yapılıyor.

    Konu hakkında fikrime gelince,abdest alıp sakin kafayla Allah’ın huzurunda divan durup rüku ve secde ile kulluk şuuruyla ister kendi dilinde ister başka bir dilde yalnız Allah’ı tesbih edip yalnızca ondan yardım dileyerek namazı kılmakta ne gibi yanlış olabilir…Her kişi kendi donanımlarıyla zayıflığını bilerek tam bir kulluk şuuru içiinde namazını kılmalı,Allah kimseden süper bir şey beklemiyor,acizliğinizin farkına varın ve gidin huzurunda ellerinizi bağlayın,rükuya gidin secdeye gidin ve yalvarın işte namaz,namazın insana öğrettiği en güzel şey bence bize aciz ve muhtaç olduğumuzu hatırlatmasıdır.

  • Avatar

    orhan bor Jun 28 2014 - 08:37 Reply

    Namaza dururken karşınızda Allah’ın olduğunu unutmayın. Bu birinci kural. Daha sonra Allah’ın dilinin arapça olmadığını ve bütün dilleri bildiğinin farkına varın. Bu da ikinci kural. Siz arap olsaydınız ve arapça konuşuyor olsaydınız, duanızı arapça olarak ederdiniz değil mi? Bizler Türk’üz ve Türkçe konuşuyoruz. O halde dualarımızı Türkçe okumalıyız. Allah bize “Duaları arapça okuyun” veya Peygamberimizin “Benim kültürümü yaşayın, benim gibi konuşun” dediğini hatırlıyor musunuz?

    Konuyu biraz daha açalım ;

    Masanın üzerinde bir bardak su duruyor ve benim o suyu alıp içmeme imkan yok. Çünkü sakatım ve yerimden kıpırdayamıyorum. Yanımdaki A şahsına diyorum ki (Dillerimiz aynı) ; “Kardeş şu masanın üzerindeki suyu bana getirir misin?” ve A şahsı bana o suyu getiriyor, bende içiyorum. Burdaki amaç ne? Yaptırmak. Değil mi?

    Şimdi bu durumu Peygamber üzerinde düşünelim ;

    Allah, Elçisi’ne bir ayet indiriyor. Ne amaçla? Yaptırmak amacıyla. Fakat Elçi’nin tebliğ edeceği A şahsı, Elçi’nin bildiği dili bilmiyor. Ne olacak? Elçi, A şahsının diline göre tebliğ edecek. Tebliğ ettikten sonra A şahsı Elçi’nin Allah’tan aldığı emri kabul edip uygulamaya başlayacak. Amaç? Yaptırmak.

    Bir cihazın kullanma kılavuzunu düşünün. Kullanacağınız cihazın nasıl çalışacağını, hangi fonksiyonlara sahip olduğunu bilmiyorsunuz. Fakat kullanım kılavuzunun dil seçenekleri arasında Türkçe yok. Ne yapacaksınız? Kullanma kılavuzunu Türkçe’ye tercüme ettirip faydalanmaya başlayacaksınız.

    Umarım anlatabilmişimdir.

Leave a reply

Name (required)

Website