“Dini Yaşayanlar Genelde Gelir Seviyesi Düşük Kimseler O Halde Din Önemsizdir” Söylemine Dair

“Dini Yaşayanlar Genelde Gelir Seviyesi Düşük Kimseler O Halde Din Önemsizdir” Söylemine Dair

Özellikle ülkemizde Allah’ı ve ayetlerini gerektiği gibi takdir edememiş ve kendilerini ‘elit’ kişiler olarak değerlendiren bazı kimselerin inancının gereklerini yerine getirmeye çalışan kişileri, okumamış, gelir seviyesi düşük, görgüsüz ve cahil insanlar olarak değerlendirdikleri görülür. Günümüzde sayıları azalmış olsa da halen daha bu şekilde önyargılara sahip kişilerle karşılaşmak mümkündür. Söz konusu kişiler sırf bu gibi önyargıları sebebiyle Allah’a ve dine gereken (more…)
Kuran ve İnşa Ettiği Zihin / Zayıfı Korumak

Kuran ve İnşa Ettiği Zihin / Zayıfı Korumak

Kuran sunduğu iman, koyduğu ilkeler, emirleri, yasakları, tavsiyeleriyle zihinleri inşa etmektedir. Unutmamalıyız ki bu zihin inşası 7. yüzyılda insanlara ulaşmış bir kitap ile olmaktadır. Önceden ele alınan, Kuran’ın, insanların hayatının merkezine Allah’ı koyması, olağanüstülükleri, tarihte oynadığı rol ve anlam vermesi gibi önemli özelliklerinin yanına Kuran’ın çağını aşan şekilde zihinleri inşa etmesini de eklemeliyiz. Gerçekten de Kuran, insanlarla buluştuğu çağda, o (more…)
Uydurulan Dindeki Koşulsuz Teslimiyet

Uydurulan Dindeki Koşulsuz Teslimiyet

Bir öğretiyi doğru olarak anlamak ve yaşamanın yolu o öğretinin kurucu metniyle mümkündür. İslam’ın kurucu metni de Kuran’dır. Hz. Peygamber ve sahabe İslami bilinci Kuran’dan öğrenmiştir. Bunun içinde Kuran bir Müslüman için başvuru kitabı değil başucu kitabı olmalıdır.İlk dönem İslam toplumu Kuran’ın öğretileri ve Resulün örnekliğini yaptığı uygulamalarla belirginleşmişti. Toplumun Kuranî değişim sürecini yaşayarak kendisini değiştirmesi (Rad13:11) ile ortaya çıkan (more…)
Neden Ben?

Neden Ben?

Hoştur bana senden gelen… İster ağlat, ister güldür, İster yaşat, ister öldür, Âşık Yunus sana kuldur, Kahrın da hoş, lütfun da hoş… Yunus Emre İnsanların büyük çoğunluğu başına bir kötülük ya da üzücü bir olay geldiğinde hemen Allah’a “Neden ben?” ya da “Ben bunu hak edecek ne yaptım?” diye sorar. “Neden ben?” diye sorma kendine. Neden sensin, sen! İnsanların başlarına (more…)
Yaşam Sigortası

Yaşam Sigortası

Sen benden daha gençsin, ama ne önemi var? Ölüm yılları hesaba katmaz, ölümün seni nerede beklediği bilinmez: Bu yüzden sen her yerde bekle onu. Seneca Doğal olarak herkes iyi bir yaşam sürmek ister. Hatta pek çoğumuz farkında olarak ya da olmayarak kırk yılımızı harcarız; emekliliğimizde rahat etmek uğruna. Gelecek ile ilgili endişeler duyarız hep. Aman sonum kötü olmasın, kimseye muhtaç (more…)
En Güzel Alışveriş Allah ile Yapılandır

En Güzel Alışveriş Allah ile Yapılandır

İnsanlar için en güzel alışveriş, en kârlı yatırım hangisidir? Hem dünyasını hem de ahiretini düşünen insan için en güzel alışveriş ve en kârlı yatırım Allah’ın rızası için maddi manevi sarf edilendir: “Ey iman sahipleri! Dikkatlerinizi, sizi korkunç bir azaptan kurtaracak bir alışverişe çekeyim mi: Allah’a ve onun resulüne inanır, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla didinirsiniz. İşte bu, sizin için en (more…)
Allah’ı Analım ve Rahatlayalım

Allah’ı Analım ve Rahatlayalım

Zikir; anmak ve hatırlamak demektir. Eşsiz kelam ilahi beyan Kuran’ın sıfatlarından biri de zikirdir. Kuran tüm insanlara gerçeği hatırlatan ilahi rehberdir: “Bu (Kuran), bütün insanlık için bir (zikir) öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.” (Tekvir Suresi 27) Gerçek anlamda iman etmek ve imanın güzelliklerine tanık olabilmek için hem nefsimizdeki ayetlere tanıklık etmemiz hem de Kuran’daki ayetleri nakış gibi nefsimize (more…)
Vicdan, Dinin Yerini Alabilir mi? Vicdan, Bir Otorite Olarak Kabul Edilebilir mi?

Vicdan, Dinin Yerini Alabilir mi? Vicdan, Bir Otorite Olarak Kabul Edilebilir mi?

Bazı kişiler, “vicdan”ı en büyük otorite olarak kabul ediyor, en iyi yargıç olarak kabul ediyor ve vicdanı dinin yerine koymaya çalışıyor. Dini bildirim olmadan iyi ve kötünün ne olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Yani bu noktada ilahi desteğe ihtiyaç bulunmaktadır. Aksi halde herkesin içinde bulunduğu şartlar doğrultusunda iyi ve kötü tanımlamaları oluşturması mümkündür. Bu durumda ahlâki kabul ve eylemlerin keyfileştirilmesi kaçınılmaz (more…)