About the Author
Author

Dini Yazilar

Kibir, Sonu Cehennemde Bitecek Olan Bir Hastalıktır

Şeytanın en belirgin özelliklerinden biri kibiridir. Kendisini daha üstün gördüğü için, kibirinden dolayı Adem’e secde etmemiştir. (Allah) Dedi: “Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?” (İblis) Dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. ” (Araf Suresi -12) Şeytanın kuklası olarak yaşayan insanlar da, iman edenleri düşük akıllı gördükleri için, onlarla aynı konumda olmak istemez ve (daha&helliip;)

Küreselleşme Sürecinde Türkiye`de İslam

Caner Taslaman, Küreselleşme sürecinde Türkiye’de İslam adlı kitabının 311. sayfasında tarikatlerin sinsi, ikiyüzlü taktiklerini bakın nasıl anlatıyor.. “Nursi, kendi döneminde tecriti savunan bir çok din adamına karşı katılımı ön plana çıkardı ve İslami kesimin devlet ideolojik aygıtlarında “mevzi kazanma”larını verdiği taktiklerle sağladı. Örneğin, gençlerin İslami kimliklerini muhafaza ederek okula gitmesini teşvik etti, okullarda öğrendikleri bilgileri İslami açıdan nasıl değerlendirileceğini öğretmeye (daha&helliip;)

ALLAH`A YÖNELMEK

Hayatım boyunca kendimi en değerli, en güvende, en içten, en umutlu, en huzurlu hissettiğim anlar Allah’a dua ettiğim anlardır. Bambaşka bir boyuta, bambaşka bir doygunluğa ulaştırıyor insanı dua etmek. Bir çeşit gıda, merhem, iletişim.. Belki de Rabbimizin şah damarımızdan yakın olduğunu en çok hissettiğimiz anlar.. Mana itibariyle çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek gibi anlamlara gelen dua aslında Allah’a yönelmektir. (daha&helliip;)

ACELE OLANDAN KORKMAK, ÖTEDEKİ ZORLU GÜNÜ UNUTMAK

Kuran ile pek de haşır neşir olmayan insanlar Kuran’ı, İslam’ı kulaktan dolma bilgiler, başkalarından duyulan yorumlar ile eleştirirler. Bu eleştirilerin en sık karşılaşılanlarından biri Allah’ın insanları Kuran’da sık sık cehennem ile, azap ile korkuttuğudur. Bunu “gururlarına yediremeyen” bu kişilere sorsanız dini kurallara uymadan yaşıyor olmalarının en önemli gerekçesi budur. “Korkarak değil severek yapmak gerekir” derler ancak sevdikleri için de yapmazlar. (daha&helliip;)

Bakmak; Görmek

çocuklar kuşlara yem atarken bir buğday tanesi ayaklarımın uçuna geldi uzun uzun seyrettim Yaptığımız iyi işler kazandığımız sevaplar buğday tanesi kadarda olsa ALLAHIN huzuruna varana kadar buğday başağı oluyorlar beton yığınları arasında yeşilik görmek çiçekler insanı mutlu ediyor asfaltı delip kaldırımın dibinde biten akşam sefası kahvede bütün gün pinekleyip oyun oynayan insanlara mı yoksa sanamı saygı duyayım yaşamanın ne kadar (daha&helliip;)

İMAN

İman ALLAHA meleklere dil ile kalben inanmak kısa anlatımı ile algılanan budur detaylı bilgiyi diyanetin sitesindende öğrene bilirsiniz acaba yeterlimidir ibrahim hakkı cübbeli hoca h. gülen yaşar nuri bayraktar hoça hepsinin hakkında az çok bilgi sahibiyiz hepsinin imanlarından şüphem yok ama aralarında siyahla beyaz kadar fark var kalben inanmakmı yoksa imanımı sorgulamalıyız ALLAH ayette ne diyor ey muhammet söyle o (daha&helliip;)

SİNDİRENLER VE SİNENLER

Tersine Dünya Düzeni Korku imparatorluğu Üzerine inşa edilmiştir. Sistemde Hak sahipi olduklarını iddia eden kişiler KİŞİSEL ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA “KORKUYLA” sindirdikleri İnsanları sindirirler. Her şeyden korkarsınız. Düşüncenizden, eyleminizden aklınıza gelebilecek olan her şeyden. Çünkü korku sindirir, sindirtir. Korkuyla sizi sindirirken de sloganları insancıldır/hümanist tir. Tek taraflıdır/monologdur…. Çaktırmadan sindirmezlerse sistemin midesine oturursunuz. Tıpkı sindirilemeyen besinler gibi. Sindirmek İÇİN salgıladıkları enzimlerde sizi yok (daha&helliip;)

Onore Etmek

kızıldereli hikayesi çocuk dedesine beni yarın balık tutmaya götürürmüsün der dedesi yaşın küçük ne zaman sabah erkenden kalkacaksın ozaman götürürüm cevabını veriri ertesi sabah dede kalktığında öksürür gürültü yapar cocuk uyanır dedeçiğim bak kalktım büyüdüm artık benide balığa götürder çocuğu onure etmiştir abd ceşitli araştırmalar sonunda ödüllendirme cezalandırma yönteminin yerine eğitimde onure etme modelini benimsemiştir çocuklarımız yeni yürümeye başladığında sobaya (daha&helliip;)