Kadınlarımız Hayızlı Halde (Ay Halinde) Oruç Tutabilir ve İbadet Edebilir mi?

Değerli arkadaşlarım bugün Diyanet sitesinde gezinirken okuduğum bir konuyu Ramazanın içinde oluşumuz münasebetiyle konuşmak, tartışmak ve Kuran ile karşılaştırıp sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Çünkü Rabbim ayetleri okuduktan sonra bizlerin aklını çalıştırmasını ve düşünmesini emrediyor, birilerinin söylediklerine kayıtsız şartsız inanmayı değil. Allah bu yolda cümlemizi yanıltmasın inşallah.

Önce sizlere kurandan bazı ayet örnekleri hatırlatıp, Rabbin Kuranda bizleri ilgilendiren, yani sorumlu olduğumuz her konudan bahsedip bahsetmediğini açıklıyor mu ona bakalım çünkü araştıracağımız konu için lazım olacak.

İsra
89: Yemin olsun, biz bu Kuran`da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.

Nisa
174; Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, her şeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik. 175. Allah`a inanıp O`na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.

Kehf
54; Yemin olsun, biz, bu Kuran`da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

Araf
52: Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.

Nahl suresi
89. Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap`ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.

Enam
38. Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap`ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde hasredilirler.

Yukarıdaki ayetlere benzer birçok ayetler var. Şimdi soruyorum sizlere acaba bu ayetlerden sizler, bizlerin iman adına yapmamız gereken sorumlu olduğumuz her şeyin KURANDA olmadığını mı anladınız? Elbette hayır, eğer öyle anladım diyorsa bir insan, sanırım bu insanın Kuranın etkisinde değil, beşerin etkisinde ve de trans halinde olduğunu gösterir Allah korusun. Rabbim bu kitabın indiriliş sebebi olarak her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz diyorsa bizler için, demek ki bu kitapta her şey var demektir. Rabbim Kuranda herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Diyorsa bu kitapta bizlerin sorumlu olduğu her şey var demektir. ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk, apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir, her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Diyorsa Rabbim, bunun tersini söylemek kuranda her şey yoktur demek, apaçık Rahmanla inatlaşmaktır bunu unutmayalım.

Peki, yukarıdaki ayetleri neden yazdık şimdi de konuya gelelim. Konumuz kadınlarımızın regli halinde(ay halinde) oruç tutup tutamayacağı konusu. Yukarıdaki ayetleri okuyan bir insan hemen şöyle düşünür? Eğer bu durumdayken oruç tutulmasını yasaklamışsa, Kuran da Rabbim açıkça yazar. Biz de aynen bunu yapalım acaba Rabbim bu konuda bir yasak koymuş mu? Önce sizlere kadınların bu halinin nasıl bir durum olduğunu açıkladığı ve bu durumda Rabbin neyin yapılmasını istemediğini görelim.

Bakara
222: Sana âdet halini de sorarlar. De ki: “O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı(regli)oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah`ın emrettiği yerden onlara gidin. ” Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.

Kuranda kadınların adet halinden bahsettiği ayet bu ayettir. Burada da dikkat ederseniz, bu durumun kadına rahatsızlık veren bir hal olduğu bu durumda kadınla cinsel birleşme yapmayın, bu durum bitip temizlendiğinde birleşebilirsiniz diye kadınları koruyarak bizleri uyarır. Dikkat ederseniz kadının bu halindeyken asla ibadet edemez ya da oruç tutamaz demiyor. Her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdim ki anlayasınız diyen Rabbim, böyle bir yasağı olsa söylemez miydi sizce? Elbette söylerdi. Bakın Rabbim oruç konusunda bir başka ayetinde ne güzel açıklama yapıyor.

Bakara
185: Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kuran, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah`ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır.

Yukarıdaki ayette bakın Yüce Rabbim ne güzel açıklama yapıyor ve hasta olan, yolcu olanın tutmadığı günleri daha sonra tutabileceğini belirtiyor bizlere. Eğer ay halindeki bir kadının orucu tutmasını yasaklasaydı bunları söyleyen Rabbim bu konuda da açıklama yapmaz mıydı dersiniz bizlere? Elbette yapardı. Dikkat ederseniz kadının ay halini bir hastalık olarak görmüyor. Ona bahşettiği ve yaradılışından gelen biyolojik gereklilik olduğu, doğurganlığının bir göstergesi olan bir hali olduğu çok açık. Bu durum kadınların kendi arzularıyla oluşan bir hali olmayıp Allahın yaratırken verdiği bir durumdur. Yalnız bu haldeyken erkeklerin kadına cinsel yönden yaklaşmamasını emrediyor, sebebi kadını korumak ve onun bu halini daha rahat geçirebilmesi için. Şimdi düşünelim bu haldeyken kadına yaklaşmayın diye çok ince bir ayrıntıyı dahi veren Rabbim, kadının bu haldeyken oruç tutmamasını, ibadet etmemesini isteseydi açıkça yazmaz mıydı? Yorum sizlerin.

Şimdi de bu konuda Diyanetin sitesinden aldığım bir bölümü sizlerle paylaşıp bu sözlerin üzerinde konuşalım.

Kadınlar için ilâve şart ise, onların hayız veya nifas durumunda olmamalarıdır. Peygamberimizin hanımlarından gelen bütün rivayetler, onların aybaşı hallerinde namaz kılmadıkları ve oruç tutmadıkları yönündedir.

Daha önce namaz bahsinde ve bu bölümün başında da belirtildiği gibi hayız veya nifas halinde bulunan kadının oruç tutması haram olduğu gibi, tutacağı oruç da geçerli olmaz. Kadınlar bu durumları sebebiyle tutamadıkları oruçları daha sonra istedikleri bir zamanda kaza edebilirler.

Cünüplük, hayız ve nifastan farklıdır. Çünkü cünüplüğün gerçekleşmesi ihtiyarî olduğu gibi, gusletmek suretiyle cünüplükten temizlenmek de mümkündür. Bu bakımdan cünüplük oruca başlamaya engel görülmemiştir. Bununla birlikte mümkün olan en kısa zamanda cünüplükten temizlenmek gerekir.

http://sorusor.diyanet.gov.tr/

Şimdi yukarıdaki yazıya bakalım ve kurandan aldığımız bilgilerle karşılaştıralım. Dikkat ederseniz kadınların bu hallerindeyken oruç tutamaması ve ibadet edememesini hangi bilgilerden aldığı kaynaklara dayandırıyor.

(Peygamberimizin hanımlarından gelen bütün rivayetler, onların aybaşı hallerinde namaz kılmadıkları ve oruç tutmadıkları yönündedir. )

Evet, dostlar gördüğünüz gibi kuranda asla böyle bir emir bulunamadığı için, yasaklanan kaynağı ibretle görünüz. Peygamberimizin eşlerinden gelen RİVAYETLERE dayanılarak kadınlarımız bu haldeyken oruç tutamıyor ve ibadet edemiyor. Ne dersiniz yazının başında sizlere hatırlattığım bütün ayetlere uyuyor mu? Yine evet uyuyor diyorsanız şunu unutmayın ki yazdığım ve ona benzer onlarca ayete iman etmiyorsunuz demektir. Dikkatinizi çekerim peygamberimizin hiçbir hadisi dahi yoktur bu konuda, bu haldeyken oruç tutamayacağı konusunda. Hiçbir zaman kadınlar bu haldeyken ibadet edemez dememiştir bu da ne kadar ilginç değil mi? Yazıya dikkat ettiyseniz cünüplük ile Hayızlı hali karşılaştırıyor ve bakın ne kadar ilginç bir sonuç çıkarıyor. ( Cünüplük, hayız ve nifastan farklıdır. Çünkü cünüplüğün gerçekleşmesi ihtiyarî olduğu gibi, gusletmek suretiyle cünüplükten temizlenmek de mümkündür. Bu bakımdan cünüplük oruca başlamaya engel görülmemiştir. Bununla birlikte mümkün olan en kısa zamanda cünüplükten temizlenmek gerekir. ) Lütfen dikkat edin cünüplük hali insanın kendi eliyle ya da düşüncesiyle oluşan bir durumdur, bu durum oruca başlama ya engel görülmediği halde, kadının kendi elinde olmayan bu hali, Rabbin verdiği kadının cinsiyetiyle ilgili bir durumundan oluşan ay hali durumunu, oruca engel görebiliyorlar. Sormak isterim bu yazıyı yazanlara bu sözleri kim söyledi Yüce Rabbim mi? Kimden alınıyor bu yetki ve HÜKÜM, yalnız hüküm veren Rahman olduğu halde.

Tam bu esnada size birkaç ayet daha hatırlatmak istiyorum konunun daha iyi anlaşılabilmesi için.

Araf Suresi
3. (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O`ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Araf
185: Göklerin ve yerin melekûtuna, Allah`ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kuran`dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar.

Ankebut
51: Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır

Enam
57: De ki: “Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah`ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O`dur.

Yukarıdaki ayetlere bakalım, Rahman ne diyor (Rabbinizden size indirilene uyun ve O`ndan başka velilere uymayın. ) Hatırlayın lütfen Kuranda Allah asla böyle bir yasak koymadığı halde, bizler rivayetlerden intikal eden sözlere iman ederek yasak koymuyor muyuz? Yaradan hala başka deliller arayan insanlara seslenerek (Peki, bu Kuran`dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar. )( Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? ) kurandan başka hiçbir söze, yasaklara, ilavelere bakılmasını istemediği halde bizlerin yaptığı bu yanlışlar niye? Bakın hükmü verecek yalnız kim diyor Rabbim. (Hüküm yalnız ve yalnız Allah`ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O`dur. ) Peki, bizler tek hüküm veren Allah olmasına rağmen nasıl olur da beşerin verdiği hükümleri Allah emri diye uygularız hiç düşünmeden? Aklımızı emanete mi verdik yoksa? Yoksa birileri beyinlerimizi uyuşturmuş da farkında mı değiliz?

Değerli arkadaşlarım bizlerin en büyük yanlışı kuranı anladığımız dilden okumadan, kuran süzgecinden geçirmeden beşerin sözlerine itibar göstermemizdir. Hâlbuki Kuranı anlayarak okuduğumuzda şu ayeti gören bir insan çok dikkatli olacak ve kuranda Rabbin bahsetmediği, yasaklamadığı hiç bir şeye itibar göstermeyecektir. Lütfen ayet üzerinde iyice düşününüz.

Araf
33; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah`a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.

Rabbin bu kadar açık ve net bir şekilde (hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır. ) söylemesine rağmen bizlerin gözü nereye bakıyor hiç düşünen var mı? Allah ben kuranda hakkında delil indirmediğim bir konuyu ve Allah hakkında bilmediklerinizi yani kuranda açıklamadıklarım konularda konuşmanızı HARAM KILIYORUM dediği halde, bakın bizler nelere iman ediyor ve işin ilginci bunlar Allah katındandır deme cesaretini gösteriyoruz, Allah bizleri affetsin. Doğrusu gerçekleri göremeyenlere gözlerinde perde olan, gönülleri mühürlenmişlere yapacak bir şey yok. Bakın bu konuda Rahman, peygamberimize iman edenlere ne söylemesini istiyor ayetinde.

Enam
104: Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendisi yararına, kim körlük ederse kendisi zararına… Ben sizin üzerinize bekçi değilim.

Sizce gönül gözü ne olabilir? Elbette kuran. Peki, bahsettiğimiz konu yani kadının Hayızlı haldeyken oruç tutamaz, ibadet edemez sözleri bizlere gelen GÖNÜL GÖZÜNDE, REHBERDE, BİZLERİN GÜNEŞİNDE var mı? Tek kelime bile yok. Bakın biraz aklı olan bizlerin kurandan sorumlu olacağını şu ayetinden çok net anlar ve bunun dışında hüküm ve yasak koymak isteyenlere asla tabi olmaz.

Zühruf
44 Gerçek şu: Bu Kuran sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bu kitaptan sorumlu tutulacaksınız.

Yaratan bu kadar açık ve net ayetlerini bizlere göndermesine rağmen, kuranın hiçbir yerinde kadın regli halinde oruç tutamaz ibadet edemez demediği halde, günümüzde bu yasağın konuşuna sebep acaba yukarıda Diyanetin sitesinden alıntı yaptığım ve peygamber eşlerinin bu konudaki rivayetlerine mi dayanıyor dersiniz? Hayır, dostlar elbette değil. Şimdi sıkı durun Yahudilerin içimize soktuğu kendi inançlarının güzel İslam ı ne hale getirdiğinin güzel bir örneğini göreceksiniz. Bakın Tevrat ta ne yazıyor aynen alıyorum.

BÖLÜM 12
Lev. 12: 1 RAB Musa`ya şöyle dedi:
Lev. 12: 2 “İsrail halkına de ki, `Bir kadın hamile kalıp erkek çocuk doğurursa, âdet gördüğü günlerde olduğu gibi yedi gün kirli sayılacaktır.
Lev. 12: 4 Kadın kanamasından paklanmak için otuz üç gün bekleyecek. Pak sayılması için geçmesi gereken bu günler doluncaya dek kutsal bir şeye dokunmayacak, tapınağa girmeyecek.
Lev. 12: 5 Ancak, kız çocuk doğurursa, âdet gördüğü günler gibi iki hafta kirli sayılacaktır. Kanamasından paklanmak için altmış altı gün bekleyecektir…………..

Yukarıdaki Tevrat tan alıntı kısımları okudunuz ne kadar açık ve net yazıyor, daha çok vardı ben kısalttım. Peki, hesaba çekileceğimiz, sorumlu olacağımız Kuranda, neden tek bir kelime bile yok dersiniz? Yorum sizlerin. İçimize sokulan hurafelerin artık din olmadığının farkına varalım, daha ne kadar ömrümüzün kaldığını bilemiyoruz. Hesap günü keşke Kuranı anlayarak okusaydım da hurafelere inanmasaydım diyerek dövünmenin hiçbir faydası olmayacak.

Rabbim açık ve net sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum, hesaba çekeceğim demesi, sanırım bazı insanların dikkatinden kaçmış, ya da duymazdan geliyorlar kulaklar mühürlü ve kalpler taşlaşmış. Benim yapmak istediğim, ben Müslüman’ım diyen kardeşlerimi Kuranı anlayarak okumaya ve kimsenin etkisinde kalmadan Rabbin doğrularını aramaya, anlamaya ondan sonra iman etmelerine yardımcı olmaktır. Ben de bir beşerim elbette hata yaparım, onun içindir ki sizlerde bu yazdıklarımı hemen kabul etmek yerine, kuranı anlayarak okuyun, size söylenenleri kuran ile karşılaştırın, aklınızı çalıştırın ve ondan sonra iman edin. Sizlere kurandan her okuyuşumda beni üzen bir ayeti hatırlatmak istiyorum, çünkü günümüz İslam anlayışını o kadar yansıtıyor ki. Hesabın sorulacağı o gün geldiğinde, Rabbin gönderdiği elçileri de şahit olarak çağırdığında, bakın peygamberimizin ne söyleyeceğini şimdiden bizlere Yüce Rabbim açıkça söylüyor ve uyarıyor.

Furkan
30: Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran` ı devre dışı tuttular.

Evet, şanı yüce peygamberim ne yazık ki senin bizlere emanet ettiğin Kuranı büyük çoğunluk devre dışı bıraktılar, bizler senin emanetini gereği gibi topluma benimsetemedik, anlatamadık beşerin yazdığı ciltlerce kitaplar baş tacı oldu. Senin emanetini okuduğumuzda sizler anlayamazsınız o kitabı dediler bizlere, orada her şey yazmaz dedikleri için, yüksek bir yerde astık büyük çoğunluğumuz ona saygıyı öyle gösteriyoruz anlamadan, dinlemeden. Biliyorum sen bizleri kuran ile uyarmış ve ona sarıldığımızda Rabbin doğru yoluna ulaşacağımızı müjdelemiştin bizlere, ama anlayarak okuyan çok az olduğundan büyük çoğunluğu bunun farkında bile değil çok üzgünüm.

Yüceler Yücesi Rabbim ne olursun bizleri affet. Çünkü senin gönderdiğin gönül gözüne, rehbere gereği gibi sarılamadık, bizlere bir şans daha ver ve başta Türk toplumu ve İslam âleminin gönül gözlerini aç. Gözlerindeki perdeyi kaldır da kuran gerçeklerini görelim.

SAYGILARIMLA
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (41 Oy, ortalama: 8.95 / 10)
Loading ... Loading ...

Yazar Hakkında
Author

Dini Yazilar

Yorumlar (21)
  • Avatar

    suna Jan 12 2012 - 23:32 Reply

    göruslerınıze katılıyorum allah cahıl ınsanlardan ne okuduğunu bılmeyen ınsanlardan dını bılıpte bızı yanlış yönlendıren dınayetten korusun…

  • Avatar

    meltem Feb 4 2012 - 00:35 Reply

    görüşlerinize katılıyorum…dinimiz hem güzel ,hemde kolay bir din…Allah(CA)Neden kullarını islamı sevdirmek yerine ,zorlaştırarak bizi soğutsun ki…üstelik neden hayızlı iken dua edilmesin,5-10 gün dua etmeyen bir insan düşünemiyorum ben…mantıklı düşünseler hurefelere inanmazlar zaten.CENAB-I ALLAH bizi bu cahillerden korusun…

  • Avatar

    gülhan Apr 17 2012 - 12:02 Reply

    yazdıklarınıza bende aynen katılıyorum artık müslümanım diyenlerin uykudan uyanması kendine gelmesi lazım.bu konuları ayetleri bende çevreme anlatmaya çalışıyorum. fakat aldığım cevaplar.ama büyüklerimiz ama mesheplerimiz böle diyor şeklinde. uyuyan ve uyutulan toplum halimiz nasıl son bulacak. allah hepimizi doğru yoluna iletsin. gözümüzün önüne gerdiği perdeyi kaldırsın inşallah.açıklama yapan ve bizim adımıza hükümler verenleri aradım bu konular hakkında.ayetleri okudum ve sizinde dediğiniz gibi açıklama yaparak. neye dayanarak bu hükümleri verdiklerini açıklamalarını istedim.karşılık olarak cahillikle suçlandım cahil olmasam bu hesabı soramazmışım günahmış cevabını aldım. bakara 222. ayeti okudum bu ayetteki eziyet tir anlamının kadının adetine deyil. bu haldeki kadına bulunacak cinsi münasebete olduğunu söylüyor rahman ve erkeklere uzak dur emrini veriyor dedim. ve ayetteki temizlen amaç adetin bitmesi olduğu ve hatta abdest nisa 43. ve mahide 6 namaza çağrı hükümlerinin anlatıldığı ayetlerde kelimenin anlamı yıkan gusul ama bakara222. temizlen neye dayanarak bizleri kirli hükmüne koyuyorsunuz dedim. ordan size birşey çıkmaz cevabını aldım bende size çıkıyor ama dedim bu 1tek kelimeye dayanarak bizi ibadetlerimizden uzak durmaya zorluyorsunuz Allah adına hüküm veriyorsunuz.asıl siz günahkar oluyorsunuz ve o gün geldiğinde ne cevap vereceğinizi şimdiden düşünmeye başlayın bence dedim.araştırıyorum her ayeti düşünüyorum.sizlere birde bir ipucu ben vereyim.dayandıkları hadisler genelde buhari müslim tirtimizi de geçiyor başta buhariyi gösteriyorlar .oysa buhari bu hadisleri mesepler oluştuktan sonra yazmış.ve müslimle tirtimizi onun öğrencileri.meshep imamlarını araştırdım bizim gibi bir beşer vede şimdiki tarikat liderlerinden bir farkı yok sanki. yada günümüz ilim adamlarının düşüncelerinden.kuran ve ayetlere gelince.Kuranı fıkıh meshepler icma olmadan hadislere dayanmadan anlaşılamaz hale getirenlerde esasında okul medrese görmüş olanlar.nasılki türkçe konuşup anlayan bir insan eğitim görmemiş olanlar türkçe dil bilgisi bilmiyor.arap olan insanlarda dil eğitimi görmemişse anlam olarak anlar ama dil bilgisi kelimenin sıfatı zamiri çoğulu ünlüsü eki gibi kavramlarıda bilemez.kuranı kerimde biz ayetlerimizi apacık gönderdik diyor ve düşünün diyor .yani anlamı ile geldiği apaçık.oysaki din adamları kelimeler arasında dil bilgisine dayalı gizemler arıyorlar bundan dolayıda anlayamıyorlar.bence kuran çıplak gözle saf kalple anlaşılabiliyor.ve fıkıh hadis meshep din adamlarının kendilerince doğrularını birtaraf ettiğimizde bizi doğru yola iletiyor.

  • Avatar

    nejla Aug 7 2012 - 01:42 Reply

    DEDİKLERİNİZE KATILIYORUM . BEN SİZİN KADAR BİLMİYORUM. AMA BUGÜN KURANDA ORUÇU BOZAN ŞEYLERDEN KADIN HASTALIĞI ASLA YAZMIYOR. BAKARADAKİ 2 AYET BİZE NET YOL GÖSTERİYOR. BUNDAN SONRADA KENDİM HERRRRRŞEYİ KURANDAN BAKIP YAPACAĞIM…..

  • Avatar

    tugba Aug 11 2012 - 01:19 Reply

    O, insana rahatsızlık veren bir haldir. …ve bunun zorlugunu ancak bir kadin bilebilir….ve böyle bir dönemde oruc tutmak ancak iskencedir….cesitli isimlerle anilir.adet,aybasi ve hasta…adi uzerinde bu bir hastaliktir ve ayette hasta olanlarin daha sonra kaza etmeleri acikca belirtilmistir.

    • Avatar

      moon Jul 30 2013 - 11:05 Reply

      Hastalık değil, son derece normal fizyolojik bir durumdur. Eğer oruç tutmayı vs. engelleyecek ölçüde rahatsızlık veriyorsa o zaman anormal bir durum -bir hastalık- söz konusudur ki onun da tedavisi mümkündür.

    • Avatar

      dekubad Jul 12 2014 - 12:30 Reply

      O, her kadina ayri derecede rahatsizlik veren bir haldir, kimileri hic farketmez bile. Ve turkcede hastalik olarak adlandirilir, halbuki belli yastaki kadinda asil olmamasi hastaliktir. Iskence yasadigini dusunene Yuce Rabbim izin vermis ama bunu genellemek ve Kuran i Kerim i sahit gostermek bana gore yanlistir.

  • Avatar

    ayse Oct 8 2012 - 21:47 Reply

    Allah razı olsun..KURAN DA BULUŞMAK ÜMİDİYLE, dünyanın neresin de olursak olalım KURAN bizi aynı kulvar da birleştirecektir… bol meal okumalar…

  • Avatar

    rukiye Jul 25 2013 - 11:07 Reply

    Kurandakidin adlı bir web sayfasına rast gelmiştim bundan 8 ay önce. Okuduklarıma inanamamıştım. Bunlar doğru olamaz demiştim. Çocukluk yıllarımdan beri bildiğim ama kimsenin beni anlamadığı o zamanlara geri dönmüştüm. Kendimden şüphe ettirenler aklıma gelip durmuştu. Tüm o düşündüklerim bilgiye – ki o zamanlar dindar olan babam tarafından verilen din eğitimimin dışında evdeki diğer imam ünvanlı din adamlarının kitaplarını ve evliyaların hayatlarını anlatan kitapları okumakla geçiyordu zamanım- dayanıyordu elbette. Yine de üzerinden çok zaman geçmişti ve şüpheyle bakıp o sayfadaki bilgileri araştırdım. Baştan sona kuranı yaklaşık 5 farklı çeviriden okudum ve hatta kafama yatmayan bazı kelimelerin arapça anlamlarına bizzat baktım. Gördüm ki Haluk Bey, bu yazdıklarınız ve kurandakidin web sayfasındakilerin dışında daha nice konu hakkında din alimleri (?) nin bizleri yanılttıklarına şahit oldum. Ağlayıp durdum öğrendiklerim karşısında. Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok. Kimi doktorlar candan eder, kimi din adamları dinden eder… Allah Kuranda aklı olanlara, aklını kullananlara seslenir durur. Kendi aklımıza güvenmeyi öğrenmeliyiz. Okuyup araştırma sevdalısı olmak yetmez. Bunun üzerine çıkıp o ayetleri kavramak için düşünmemiz gerek…Kendi mağaralarımıza sığınıp idrak etmek gerek…

  • Avatar

    simsek Jul 25 2013 - 23:02 Reply

    sevgili haluk gümüştabak bey çok önemli bir konuyu kaleme almışsınız.asırlardır annelerimizi,hanımlarımızı,kızlarımızı ibadet etmekten men etmişlerdir.ALLAH ı anmak,hatırlamak,yüceltmek,dua etmek isteyen kadınlarımızı hayızlı ( ay hali ) döneminde uydurma hadisler ile peygambere iftira yolu ile KUR’AN da ALLAH ın açık sözü olan bakara 185 ve bakara 222 ayetlerine alternatif sözler/hadisler ile amacından.farklı yönlere çekerek değişik kurallar icat etmişlerdir.
    kadınlarımızın bu özel günleride.ALLAH ı anmak,yüceltmek,dua etmek,tavaf etmek,kuran okumak….bakara 185 ve 222 ayetine göre yerine getirilmesi gereken sadece Hayızlı(regli)oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın.
    kural bu vesselam.
    saygılarımla

  • Avatar

    moon Jul 30 2013 - 11:06 Reply

    Yıllarca kadınları ibadetten alıkoyanlar daha sonra bunun hesabını nasıl verecekler acaba…

  • Avatar

    yess Jun 28 2014 - 10:16 Reply

    güzel bir yazı ele almışsınız elinize sağlık

  • Avatar

    Gokce Jun 29 2014 - 08:32 Reply

    Az önce bu konuyu araştırırken yazınızı gördüm. Konuyla ilgili ayetler de okuyup size sonuna kadar hak verdim bu durumu arkadaşlarımla paylaşmak isteyince ne cahilliğim kaldı ne dinden çıkacaklığım. Din tartışılamaz ve din sorgulanamaz dediler. Peygamberlerimizi o kadar iyi anladim ki… bu kadar basit bir konuda bile insanların fikirlerini değiştiremezken ben, onlar bir topluluğu inandırdılar bu uğurda çok canları yandı. Allah hepsinden razi olsun.

  • Avatar

    kuran Jul 4 2014 - 17:51 Reply

    hep kuranda buluşmak dileğiyle elinize kolunuza sağlık

  • Avatar

    Hatice Jul 4 2014 - 19:28 Reply

    Allah razi olsun, muslumanlara kilavuz olarak yanliz Kuran yeter, siz de bu konuda bunu cok guzel anlatmissiniz. Ayni sey namaz icin de gecerli degil mi? Allah’a karsi sorumluluk bilincimizi gunde bes vakit hatirlatan bu kadar guzel bir sistemden her ay gunlerce mahrum kalmak nasil bir ilahi emir olabilir? Tabii ki Kuran’da bu konuyla ilgili hicbir yasak ve kisitlama yok. Ben kendi anneme anlatamadim bunu, gunaha girecegimden korkuyor , Allah affetsin hepimizi. Hayirli Ramazanlar, emeginizin daha buyuk hayirlara vesile olmasini dilerim. Saygilarimla

  • Avatar

    azime Jul 14 2014 - 10:52 Reply

    ya peki bu insanlar neye güvenip adetli iken oruç tutmak haram diyorlar.Bunu merak ediyorum.

  • Avatar

    emrah Jul 19 2014 - 23:18 Reply

    hocam ALLAH RAZİ OLSUN BASKA KONULARDA DA boyle calismalar yapsaniz sadece kurana dayali bir ilmihlal olusur bizde faydalaniriz

  • Avatar

    Burak Jul 21 2014 - 19:01 Reply

    Allah razı olsun kardeşlerim.. Bize ancak ve ancak Kuran’ı Kerim in yeteceği konusunda sonuna kadar katılıyorum. Ancak muhkem ayetlerde sıkıntı olmayacağı gibi yeterli ilmi olmayan bir insanın müteşabih ayetleri kendi kafasına göre, işine geldiği şekilde yorumlayarak ciddi ve geri dönüşü olmaz hatalar yapması da olası dır.. Örneğin bir arkadaşım “içki içtiğiniz zaman ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın” ayetini kendine göre ” demekki kendimizi kaybetmiyecek kadar içebiliriz..” Şeklinde yorumlayıp ciddi bir yanlışa düşmüştür..
    Kuran’ı Kerim i bir bütün olarak ele almak, ayetlerin nuzül sebeplerini bilmek, bunun yanında siyer ve hadis bilmek ve hepsini harmanlayarak bir sonuca varmanın çok daha doğru olacağı kanaatindeyim. Ki zaten tek başına Kuran’ı Kerim bize yetecek olsa idi (burda eklemem gereken husus Kuran’ı Kerimin yetersizliği o’ nun azlığı, eksikliğinden, arızasından hatasından değil, insanın anlama kavramasındaki yetersizlik ve arızaya yatkınlığındandır) Allah sadece bir kitap gönderir, bunu okuyun anlayın burdan sorumlusunuz derdi.. Ancak Allah bize hem kitap gönderdi hem peygamber gönderdi ve ona itaat bana itaattir dedi.. Yani peygamberimizin hal hareket ve tavırlarının da ne kadar önemli olduğunu ayetinde belirtti..

    Şimdi ana konumuza dönecek olursak, evet bayanların ayhali dönemlerinde kitabımızda bir engelleme yapılmamıştır ancak diyanetin hükmü kendi içinde doğru bir yanlış tır ki onu da açıklayalım..
    Peygamber efendimizin hanımları peygamber efendimize “biz adet li olduğumuz günlerdeki namazı neden kaza etmiyoruz da o günlerdeki orucu kaza ediyoruz?” Şeklinde dir.. Burada bizim yaptığımız yanlış “kaza etmek” söylemini dilimize geçtiği anlamıyla kullanmamız ve o na göre bir sonuca varmamız. Oysaki “kaza etmek” “kaza olması” arapça da yapmak etmek meydana gelmek anlamındadır.. Yani aslında peygamber efendimize sorulan sorunun türkçesi ” biz aybaşı günlerimizde neden oruç tutabiliyoruz da namaz kılamıyoruz..” Dur..

    Sonuç olarak diyanet bir konu hakkında hüküm vermeden önce sadece Kuran’ Kerime bakarak değil peygamber efendimizin hayatına, söylediklerine de bakarak bir hüküm vermeye çalışarak doğru bir yol izlemiş, ancak yetersiz arapça bilgisi veya yanlış algılamalarından dolayı yanlış bir hüküm vermişlerdir..
    Rabbim yolundan ayırmasın.. Allah’a emanet olun…

  • Avatar

    Hülya Jul 24 2014 - 09:29 Reply

    Allah razı olsun ne güzel bir yazı paylaşmışsınız.Benim de kendimce bir yerlere oturtamadığım ve çevremdekilerle mücadele ettiğim bir konu.
    Ben de kendi sayfamda paylaşıyorum.Herkesin nasiplenmesi dileğiyle.

  • Avatar

    Zehra Aug 30 2014 - 18:50 Reply

    Çok önemli bir konuyu paylaşmışsınız.Aynen katılıyorum Yüce Allah Kuran-ı Kerimde:
    ”Andolsun ki: Kur’an’ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?(Kamer 32)
    ”Andolsun,size içinde öğüt bulunan bir kitap indirdik.Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”(Enbiya 10)
    ”Şüphesiz yeryüzünde yürüyenlerin ,Allah katında en kötüsü akıllarını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.”(Enfal 22)
    ”Dillerinizin ”Şu helal,şu haram ”diye yalan olarak nitelendirdiği şeyi söylemeyin.Çünkü Allah’a yalan iftira etmiş olursunuz. Kuşkusuz Allah’a yalan iftira edenler kurtuluşa eremezler.”( Nahl 116)
    ”Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdın.” (Hakka 44/45/46/47 )
    ”Sana düşen tebliğ etmek ,Bize düşen ise hesap görmektir.(Ra’d 40)
    “İhtilafa düştüğünüz her şeyin hükmünü Allah’tan alın.” (Şura: 10)
    “Size apaçık (her şeyi açıklayan) kitabı indiren Allah’ın hükmünden başka bir hüküm kabul eder miyim?” (En’am: 114)
    “Diyorlar ki; hüküm verme işinde bize bir pay var mıdır? De ki; emrin ve hükmün tamamı yalnız Allah’a aittir.” (Al-i İmran: 154)
    “Hüküm koymada Allah’a ortaklık yoktur.” (Kehf: 26)

    Görüldüğü gibi Allah, peygamberi bile hükmüne ortak etmiyor. Peygamberimizden iki yüz sene sonra uydurulan hadisler ,Kuranın önüne geçirilmiş ,kalın kalın ilmihal ve fıkıh kitaplarıyla din anlaşılmaz hale getirilmiştir.Kadınlar hakkında hüküm verilerek, kadınların ömrünün üçte biri ibadetsiz bırakılmıştır. Kuran’ı anlamak için alim olmak gerekmiyor.Kuran Oku! diye başlar. Ne yazık ki ,biz kadınlar Kuran’ı okumuyoruz. Atalarımızın yaptığını yapıyoruz. Ama Allah (Zuhruf 44) ” Kurandan sorumlu tutulacaksınız ”diyor. Hesap verirken peygamberlerde sorguya çekilecek (Araf 6) Peygamberimizde ”Ey Rabbim ümmetim bu Kuran’ı terk etti ve ondan uzaklaştı” diyecek.(Furkan 30)
    Orucun kazası olduğu için, kadın isterse orucunu tutar,rahatsızsa borçlanır, sonra tutar. Çünkü Allah: kadınlara bahşettiği ,doğurganlık özelliğinden dolayı, doğal olan bu kan akışını, eziyetli olduğu için,hastalık olarak nitelendirmiştir.
    Allah âdetli kadının neyi yapamayacağını söylüyor: O da cinsel ilişkidir. Kadına eziyet vereceği için sağlığını tehlikeye atacağı için erkeklere, bu durumdaki kadınla ilişkiye girmemeleri emredilmiştir.
    Namazın ise kazası yok. Kuran da yüce Allah namazımızı ,yolculukta,yaya olarak,savaşta binek üzerinde bile kılmamızı ,otururken yatarken onu zikretmemizi emrediyor.Su olmadığında toprakla teyemmüm edin diyor. Sonra kılarsınız demiyor. O yüzden namaz vaktinde eda edilmelidir.Hasta olan kişi gücü yettiği kadar ibadet etmelidir.Bu bir ihtiyaçtır.Kulluk görevimizdir.

    ”Allah herkesi ,ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar…”(Bakara 286)
    ”Allah, sizin için kolaylık diler, zorluk istemez…” (Bakara 185 )

    Kuran’ı anlamını bilmeden okuyoruz, musiki dinler gibi dinliyoruz. Elbette Kuran okunurken huşu içinde dinlemeliyiz.Ancak anlamını bilmez ve hayatımıza geçirmezsek kendimize zulmetmiş oluruz.

Yorum yaz

İsim (gerekli)

Websitesi