“Ö R T Ü“

“Şekil ve biçim, ahlak ve erdem olarak takdim ediliyor. Müslüman kitleler yönlendiriliyor.


Acaba ‘başörtüsü kargaşası’ nereden kaynaklanıyor? Rivayetleri Kur’an ayetlerine dayanak yapan mezhep görüşleri diyor ki: El-Müfredat, El Mu’cem, El Müncid gibi temel kaynak niteliğindeki Arapça lügatlerde ‘’himar’’ kelimesinin ‘’örtü’’ anlamında olduğu yer almakta……

‘Kur’an’daki hımar kelimesi Arap örfünde kadının başını örttüğü örtüye isim olmuştur’ diyorlar. Böylece Allah’ın ayetindeki ‘’hamır’’(örtü) kelimesinin anlamı değiştirilerek, Arapların örfüne göre bir anlama dönüştürülüyor ve Allah’ın ayeti de arap örfüne göre tefsir ve tercüme ediliyor………. Allah’ın kelimeleri anlam kaydırılıp değiştirilir, yani Allah’ın koyduğu düzen – din bozulur. Arap örf ve adetleri İslam’ın emri diye, örf ve adetleri başka başka milletlere uygulatılmaya kalkışılırsa o toplumda kargaşa yaratması kaçınılmazdır, doğaldır..

Bu durumun sorumluları; nasıl ki, geçmişte Allah’ın gönderdiği Tevrat ve İncil ayetlerinin kelimelerini değiştiren Yahudi ve Hıristiyan din adamları ise, aynen onlar gibi Kur’an ayetindeki ‘’örtü’’ kelimesini değiştirip ‘’başörtüsü’’ şekline sokanlar ve hiçbir bilimsel eleştiriye tabi tutmadan bunları yazdıkları kitaplarda, tefsirlerde aynen tekrarlayanlardır. ’’

Allah’ın ayetlerini gizleyen, değiştirenler; karınlarında ateşten başka bir şey yemiş olmazlar.. (Bakara-174)

“İslam doğası gereği her türlü simgeyi reddeder. İslam’da din sınıfı anlamında din adamı ve din kadını olmadığından din adamına ve din kadınına özgü özel bir kıyafet yoktur. İmamlar için bile, sadece ulusal giysileri vardır. Faslıların giydiği cebelaba, Cezayirlilerin giydiği bornoz, Mısırlıların giydiği kakula……… Bu mantıkla Fransız imamın doğal olarak, sade bir biçimde ceket pantolon giymesi gerekir.. ’’
(Mustafa Sağ-Baş örtmek İslam’ın emri mi?-S: 150-152, 173)

İmamlar kendi ulusunun, milletinin örfüne, adetine, giyim tarzına uygun kiyafet giymelidir. Arapların giyim tarzına uymak; Kur’an’da imamlar dahil hiç kimseye emredilmemiştir.

Ülkemizde camilerde görev yapan imamların cübbe sarık gibi Arap kıyafetleri yerine, kendi ulusunun, milletinin örfüne, giyim tarzına uygun kıyafetler giymelidir.

Diğer devlet memurları nasıl giyiniyorlarsa onlar da o şekilde giyinmelidir..

Hz. Peygamberimizin sarık takıp, cübbe giymesi, sakal uzatması Müslüman olmasından dolayı veya dinin emri olduğu için değil, Arap toplumunun bir ferdi olmasından, o toplumda böyle bir adet olmasından dolayıdır.. Yaşanılan zamana, toplumun adetlerine göre giyinmek Hz. Peygamberimizin tavrı, uygulaması yani sünnetidir..

Arap toplumunda Hz. Peygamberimizin yaşadığı dönemde müşrikler de
Hz. Peygamberimiz gibi cübbe giyip sarık takıyordu. İslam düşmanı Ebu Süfyan’ın karısı, Hz. Hamza’nın katili Hint, nasıl giyiniyorsa Hz. Fatma’da o tarz giyiniyordu.

Giyim Tarzı dinle ilgili değil, yaşanılan toplumun örfü, adetiyle, tarzıyla ilgilidir..

Bu konuda, yaka açıklıklarının, göğüslerin örtülmesi, Gece, ev içinde giyilen kıyafetle dışarıya çıkılmaması, dış giysi, dışarda giyilecek bir giysinin olması ve ahlaklı, iffetli, tahrik unsuru olmayacal şekilde giyinilmesi Kur’an’ın temel hükümleridir. Detay kişilerin, toplumların zevkine, örfüne yaşanılan coğrafyanın iklim şartlarına göre değişebilir..
Saygılarımla,

Yazar : Vedat Akbaşak

 


About the Author
Author

Dini Yazilar

Leave a reply

Name (required)

Website