ALLAH’IN EVLİYALARI (ACTT)*

Ayet Cımbızlama ve Tahrif Teknikleri(ACTT) kullanılarak anlamı tahrif edilen kavramların biri de “evliya” kavramıdır. Allah’ın evliyası kavramının arkasına sığınarak kendilerine türlü türlü kerametler verildiğini, gönül gözlerinin (feraset) açık olduğunu iddia eden insanlarla ve bu insanlara bir kutsiyet atfeden avamla hepimiz karşılaşmışızdır. Kendilerine mucize verildiğini söylemekten utandıkları için mi, yoksa daha farklı bir nedenle mi bilinmez mucize yerine bir tür olağanüstü sayılabilecek kerametlerin verildiğini söylerler. Çünkü bunlar, halkın nezdinde Allah’ın sevgili kullarıdır. Esasen bu tanımlama bile başlı başına çarpık bir mantığa ve kendi içinde bir çelişkiye sahiptir. Sinelerin özünü Allah’tan başka kimsenin bilmediğine göre bir insan hakkında bu derece ileri sayılabilecek bir tahmin yürütmek hiç de kolay olmaması lazım. Bu tür insanlar Allah’ın evliyası ünvanını bir kere aldıktan sonra; artık her sözleri sanki ayetmiş gibi algılanıyor. Bu tür insanların mezarları türbeye çevriliyor ve avam olan halk, bunları kendileriyle Allah arasında bir aracı yaparak inançlarına şirk bulaştırıyorlar.

Şimdi “Evliya” kelimesinin kökünü ve hangi anlamlarda kullanıldığını hep beraber görelim:
Kelimenin kökü: “vela”. Anlamı: yakınlık, yardım, işi üstlenme, destek verme vs.

Türkçeye “dost” manasıyla tercüme ediliyorsa da aslında bu eksik bir kullanımdır. Türkçede kullanılan veli (çoğulu evliya), vali, velayet gibi kelimeler de yine evliya kelimesinin türevleri olduğu düşünüldüğünde, bu kelimenin ne kadar geniş anlamlara sahip olduğunu görebiliriz.

Ayet Cımbızlama ve Tahrif Teknikleri kullanılarak anlamı tahrif edilen “evliya” kavramı, bütün müminler için geçerli bir durumdur. Birçok ayette Allah, bütün müminlerin velisi(evliya), destekçisi, yardımcısı, yakını, dostu olduğunu şöyle buyuruyor:

 

“Allah, iman sahiplerinin Velî’sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tağuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada sürekli kalacaklardır onlar.”
(Bakara suresi, 257).

“Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rükû’ halinde zekât verirler. Her kim ki Allah’ı, peygamberini ve müminleri veli edinirse; muhakkak ki galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır.”
(Maide suresi, 55-56)

Allah’a inanan, güvenen bütün müminler Allah’ın velisi (evliyası) olduğu gibi, mümin kadın ve mümin erkekler de birbirlerinin velisidir. Çünkü mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin koruyucularıdır, birbirlerine iyiliği emrederler ve birbirlerini kötülükten sakındırırlar.
(Tevbe suresi, 71)

 

Müminlerin hepsi Allah’ın evliyasıdır, çünkü Allah’ın evliyası olmayan, onun düşmanı demektir. Sanırım kendisini Allah’a teslim etmiş, güvenmiş, Allah’ın boyasıyla boyanmış bir kimse, kendisini düşman olarak değil, veli olarak görecektir.

Muhittin BOZKURT


About the Author
Author

wejedar

Comments (2)
  • Avatar

    Nagehan Su Jun 8 2012 - 21:16 Reply

    Muhittin kardeşimiz çok güzel yazmış.Zaten yüce Allah Tevbe suresi 71. ayette inanan erkek ve kadınların birbirlerinin velisi yani dostu,koruyucusu,kollayıcısı olduğunu ve inananların sosyal hayatta erkek-kadın ayrımı olmaksızın toplu ve Kur’an’ın Şura suresi 38. ayette belirttiği gibi her işi danışmayla,dayanışma içersinde olması gerektiği çok güzel vurgulanır,Veli kavramı tarikat zihniyetinin çarpıttığı gibi yanılmazlar sınıfı biçiminde kast ve dokunulmazlığı olan herhangi bir ayrıcalığı olan,rabıtalık görevi olan Allah’a yakınlaştıran bir aracılık söz konusu değildir,İslam’da ruhbanlık ve din adamlığı yoktur(Hadid 27),her inanan iman-salih amelleri doğrultusunda veli sıfatına hak kazanır.

  • Avatar

    Şimşek Apr 12 2014 - 11:11 Reply

    Muhittin BOZKURT beyin tüm yazılarını okumanızı tavsiye ederim.
    bu konuda da harika bir yazı kaleme almış
    ALLAH RAZI OLSUN.
    saygılarımla

Leave a reply

Name (required)

Website