Kuran’da Kuran

KURAN DA    KURAN

Şimdiye kadar genel olarak herkes Kuran hakkındaki görüşlerini belirtti birde kuran kendisini nasıl tanımlamakta  onu bir görelim .Kuran kendisini Allah tarafından Hz Muhammed e vahyedilen bir kitap olarak tanıtılmaktadır.Kuran ın açık oluşu , hidayet rehberi oluşu, şifa oluşu , evrensel oluşu , vb özellikleri bilinenleridir. Biz daha spesifik konuları ele alacağız.  Kuran ın kendisine ilişkin yaptığı en önemli açıklama Hiç şüphesiz, zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (15/9)deklerasyonudur.

Bu deklarosyon Allahın kitabı indirmekle kalmayıp aynı zamanda  onun korunmasının da üstlenilmiş olduğu ve kıyamete kadar korunacağı değişmeden kalacağı anlamına gelir. Kutsal kitapların  en çok başına gelen  onların Allahın koruması altında olmadığından bir süre sonra menfaat grupları  tarafından değiştirilmesidir. Bu kuran tarihçesi olmayan bir kitap olmasının nedeni de budur.  Peki  Kuran neden korunmuştur. İnsanlık tarıhı boyunca tebliğde  peygamberler daha önde olmuş ve tebliğ süreci  peygamberler üzerinden yürümüştür.

Oysa Şimdi Allah tarafından korunan bir kitap (Kuran) var ve  koruma   garantisi verilmeyen bir  peygamberlik süreci var.Hemen ne var bunda  canım son peygamber  geldi ondan sonra  hakikatını açıklanması elbette kitap üzerinden olacaktır, denebilir doğru ama eksik bir açıklama ; İnsanlık tarıhınde  ne değiştide vahiy süreci peygamberden çok    kitap üzerinde yoğunlaştı ,yada Bu Kitabın ne özellikleri vardı da süreç insandan kitaba geçti.   Kuran nazil olduğundan itibaren her türlü sahteciliğe karşı  ve daima otantikliğini koruyan bir kutsal kitap olarak devam etmekte ve devam edecektir. Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez.

 

O, hikmet sahibi, çok övülen Allah’tan indirilmiştir.
(41/42)

 

Kuran ın her türlü girişime rağmen korunmuş bir şekilde  olmasını nedeni aynı zamanda her ifadenin aynı zamanda doğru ve kesin olmasından kaynaklanır. Aynı zamanda Kuran da  hiçbir hatanın bulunmadığı  ve hepsinin  bir anlam ve mana taşadığı anlatır.  Kuran  kendinde çelişki bulduğunu idda edenlere ya  onu anlayamamış yada  yanlış anlamışlardır der  ve gözlerini kör kulaklarını sağır olduğunu ifade eder.   Kuran ın diğer önemli bir özelliğide kendi kendine açıklamasıdır.  Yani aslında kuran kendi kendinin müfessiridir.  Herhangi bir ayetin  doğru tefsir edildiğini onu başka bir ayetin analaşmasına yardımcı olmasından anlaşılabilir. Kuran ın ayetleri bir biri ile uyumlu ahenkli ve bir birini destekler durumdadaır.

 

Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.
(İBRAHİM SURESİ /) 24,25,26

 

İbrahim suresinde  kuran her yorumu doğru  bir ağaca benzetilerek    hayret verici  mükemmel bir uyumu anlatır.  Kuran Allahın s sağlam sözü olarak  hata ve yanlışlardan ari alduğu belirtilmektedir.

Kuran yine kendini anlatırken   kendinse şeksiz  şüphesiz     teslimiyet  ve  akıl  dolu bir     şekilde yaklaşılmasını  ve şeytanı yaklaşımları bir  kenara atılmasının istemektedir.

Şimdi Kur’ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.
19/98

 

Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir,

Daha önceki kutsal kitaplar ?  Allah ın koruması altında olmadıklarından  menfaat çetelerince bozulmuşladır ve tarifata uğratılmışlardır. Aynı zamanda Hz peygamberin söz ve eylemleri çinde bir çok katkı ve eksiltme uygulanmıştır , elbette şanı yüce Rabbimiz gerekli görseydi ? onuda koruma altına  alırdı. Bu bağlamda  Allah Resulünden gelene bu haberlerin Kuran  süzgecinden geçirilmesi gerekmekte zira iman amel net anlaşılır ve en ufak bir şüphe barındıramaz olmalıdır .  Oysa Kuran asıl bilginin kaynağı olarak Rahman ı belirtiyor.

113. Allah’ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.

 

Ayrıca Kuran peygamberin gelişi ile ilgili  şüphe dolu sorulara da cevap vermektedir. Çünkü tarihsel iftiracılar  Kuran ın berraklığı netliği ve doğruluğu karşısında söyleyecek söz bulamadıklarından vahyin gelişi ile ilgili şüpheler yayamaya çalışmışlardır. Kuran bu iftiralara dan Muhammet  Yahudilik ve hırıstiyanlık tan derleme yaptı  bu sözleri söylüyor.    Ankebut 48. Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, batıla uyanlar kuşku duyarlardı. Şeklinde cevaplarını vermiştir.  Ve  yine   Şüphesiz biz onların: “Kur’an’ı ona ancak bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur’an) apaçık bir Arapçadır.

Kuran nedir vahiy nedir bilmeyen bir peygamberin bunları hazırlaması mümkün değildir

Ayrıca Böyle iken, âyetlerimiz, kesin birer belge olarak kendilerine okunduğu zaman, o bizimle karşılaşmayı ummayanlar,

 

“Bundan başka bir Kur’ân getir veya bunu değiştir.” dediler. De ki, “Onu kendiliğimden değiştiremem, benim açımdan bu olacak bir şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım.”
10/15

 

, peygamberin Kuran ın indirilişinde ve  hükümleri konusunda asla bir yetkisinin olamayacağını bizzat belirtir.

Yine  her ilahi kitap kendi kavminin dili ile indirlmiştir.

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.
20/113

Kur an kendisinin anlaşılması için her şeyin yapıldığını hatta  ötesinde mazeretleri kalmasındiye de her türlü açıklamanın defaatle yapıldının ifade eder.

 

Pürüzsüz Arapça bir Kur’ân (indirdik ki, Allah’ın azabından) korunsunlar
39/28

Sonuç itibarı ile  Kuran kendini  Açık berrak şüphe olmayan dosdoğru yola götüren net bir kitap olarak tanımlamaktadır. Allah kendi kitap konusunda garanti vermekte , yanı garantili bir kitaba sahip olduğumuz belirtimliktedir. Bu kitap kendine sarılanın asla yarı yolda bırakmaz mutlaka esenliğe ulaştırır. Ayrıca bu kitap kendinden nasıl yararlanılacağını da yani kullan  kılavuzunu da açıklamıştır. Bu kitap  kendi kendini izah edeceğini de haber vermektedir.Kuran kendi kendini izah eden yol ve yöntemini kendisi belirleyen bir kitaptır Bu kitaba çeşetli eksiklikler???  Atfederek şöyle olmasa idi anlaşılmaz idi bu olmasa anşılmazdı demek kitaptan   nasiplenememek  demektir denemesi bedava

 

Servisoglu


About the Author
Author

servisoglu

Comments (2)
  • Avatar

    muhittin bozkurt Jul 15 2012 - 18:52 Reply

    Korunan kitap değil, zikirdir. Kitap/mushaf değişebilir/değiştirilebilir; ama zikre dokunmak, onu değiştirmek imkansızdır. Bütün vahiylerin diğer adı zikirdir. Tevrat da, incil de, zebur da diğer ilahi kitapların hepsi de zikirdir ve korunmuştur. Allah kuran-ı kerim’de zikir, kitap ve kuran kavramlarını kullandığı için bunların muhakkak belirli farkları da olmalıdır ki, vardır da.

    Kitap elimizdeki yaprakları, kabı, yazıları olan nesnedir, diğer kitap ise kainattır (El-kitap).
    Nitekim Kur’an saklanmış/korunmuş bir kitapta (kitab-ı meknun) gizlidir (56/77-78). Elimizdeki kitaptan (kuranı kerim) ve El-kitaptan (kainattan) Kur’an’ı, anlamı, manayı, asıl olanı, maksadı, muradı çıkarmak için temiz bir bilinç, önyargısız bir akıl, samimi bir kalp ve vicdanlı bir gönülle ihtiyaç vardır (56/79). Onun için Allah, temizlenenlerden başkası ona dokunamaz diyor. Yani akıl,vicdan, gönül, sağduyu melekelerini temizlemeyen, bilincini kötülüklerden, yalanlardan, günahlardan arındırmayan kimse bu Kur’an’a, manaya, asıl olana, Allah’ın muradına erişemez.

    Temiz bir bilincin, önyargısız bir aklın, samimi bir kalbin ve vicdanlı bir gönlün kitaptan ve el kitaptan çıkardığı evrensel ölçütteki her bilgi hatırlanmaya müstehaktır. Yani zikirdir. Zikredilendir, zikredilmeye/hatırlamaya/anılmaya layıktır. Yani hayatta uygulamaya geçirdiğimiz ve el kitaptan elde ettiğimiz gerçek, korunan, hatırlanmaya değer bilgidir.

  • Avatar

    servisoglu Jul 16 2012 - 23:36 Reply

    Kitap sadece iki kapak arası bilgi mi dir bir bakalım,Kuran kitabı nasıl tanımlıyor .nasıl değişir bir bakalım
    Kitap ‘Ke-Te-Be’ fiil kökünden türetilmiştir. Bu fiilin masdarı olan ‘el-ketb’, deriyi deriye veya bir tabakayı diğer tabakaya iple bağ*lamak demektir. Bu manâda ‘ketebtii’s-sekae torbayı bağladım’ deni*lir. Terim olarak, ‘harfleri birbirine yazıyla bitiştirmek’ manâsına gelir. Bu bağlamda, ‘harflerin sözle de birbirine bağlanması’na işaret eder. Bu bakımdan, ağızdan çıkan seslerin bir tertip halinde olması duru*munda, bu seslere de ‘kitap’ denilebilir, yazılması şart değildir. Onun için, Allah’ın Kelâmı’na bu manâda yazılı olmasa da ‘kitap’ denilir. Çünkü, Kur’ân’da sürekli olarak geçen ‘kitap’ kelimesi, her zaman Kur’ân’ın yazılı şeklini ifade etmez; Allah’ın kelimelerinin bir düzen içinde birlik göstermesi, ‘yazma’ demektir.
    “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi bir ümmet olmasınlar. Biz Kitap’ta hiç bir şeyi eksik bırakmamışızdır.” (En’am: 38)

    “Mutlaka O’nun bilgisiyle düşen bir yaprak, yerin karanlıklarındaki bir tanecik, yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki, apaçık bir Kitap’ta bulunmuş olmasın.” (En’am: 59)

    Yaratılışla birlikte yazılan, hükmolunan her şey vakti gelince or*taya çıkar; kâinatın tümünde ne olup ne bitiyorsa, kesinlikle bu yazıya göre olup bitmektedir.

    “Yerde ve kendi öz nefislerinizde başınıza bir şey gelmesin ki, Biz onu yaratmadan önce, bir Kitapta bulunmuş olmasın.” (Hadid: 22

    Kurana göre insanın önüne, okunmak üzere konan üç temel kitap vardır. Kainat kitabı, vahiy kitabı ve insanın bizzat kendisi…
    Vahiy kitabı, yani genel anlamda bütün peygamberlere gelmiş bulunan vahiy, özel anlamda da Kuran, diğer iki kitabın gereğince okunup değerlendirilmesini kolaylaştıran bir ışıktır.(nurdur). Kurana göre, ”Allah göklerin ve yerin nurudur.”(Nur 35) O halde evren ve insan adlı kitapların gereğince okunabilmesi için, bizzat Yaratıcı Kudret, vahiy kitabı aracılığıyla insana yardımcı olmak için devreye girmektedir.

    Kuran, andığımız üç kitabın, belirli pasaj veya parçalarını ayet olarak anmaktadır.Kuran bir ayetler topluluğu olduğu gibi, kainat ve insan da ayetler topluluğudur.(Zariyat 20-21, Fussilet 53)

    Not . Kur an ve kitap makalemiz gelecek inş

Leave a reply

Name (required)

Website