Kuran Okumanın Önemi

Her yapması gereken işi yapmadan önce binbir bahane üretmeyi çok seven insanlar, iş Kuran okumaya gelince de kafalarında kulaktan dolma bilgilerle oluşturdukları bahanelere dayanarak Kuran’dan yüz çevirirler. Nüfus cüzdanlarında dini: İslam yazsa da kendi dinlerini Kuran-ı Kerim’i anadilinde okuyarak öğrenmek yerine başkalarının anlattıklarına güvenerek öğrenmeye kalkanlar bir sınava hazırlanırken kılavuz olarak verilen kitabı çalışmak yerine ordan burdan toplanan doğruluğu bile net olmayan özet bilgilerle yetinenlere benzemektedir.

Çok heyecanlı bir romanı sular seller gibi okuyarak iki günde bitirebilen bir insan Kuran okumaya gelince, çok uzun, çok karmaşık, tek başıma okursam anlayamam, Arapça okumam daha hayırlı ama Arapça bilmiyorum, okumadan önce abdest almalıyım gibi bahanelere sığınarak Kuran-ı Kerim’den uzaklaşır. Ve genelde yapılan bir diğer yanlış da Kuran-ı Kerim’i büyülü bir obje gibi görüp evin en ücra en üst köşelerinde saklamak ve sadece gerektiği zaman yerinden indirilmesi gerektiğine inanmaktır. Oysa ki Kuran-ı Kerim insanlara getirilmiş apaçık bir kılavuzdur ve sadece bir romanı okur gibi bir kere okuyup bir kenara koyulması çok yanlıştır, tam aksine Kuran-ı Kerim bir insanın ömür boyu en yakınında olması gereken ve sürekli okuması gereken, ona yol gösterecek olan bir kitaptır.

Kuran-ı Kerim’in Arapça okunmasının Türkçe okunmasından çok daha hayırlı olduğunu düşünenler de çok büyük bir yanlışlık içine düşmüşlerdir. Bugüne kadar getirilen bütün kitaplar getirildikleri toplumun anlayabilmesi için onların dilinde getirilmiştir ancak bu durum o toplumun dilinin kutsal olduğu anlamına gelmez. Kuran-ı Kerim’in Arapça okunması şartı olmadığı gibi okumak için abdestli olmak da gerekmez. O halde insanlar bu tür bahanelerin hepsini bir kenara bırakmalı ve Kuran-ı Kerim’i okumamak için bahaneler değil her daim okumak ve daha çok okumak için sebepler üretmelidirler. Ve Allah’ın kullarına gönderdiği bu mesajı öğrenmek için kalplerini ve gözlerini açmalıdırlar..

(Nahl Suresi 89) “Biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.”

(Enbiya Suresi 10) “Yemin olsun, size bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız yalnız ondadır. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?”

(Fussilet 44) “Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur’an yapsaydık, elbette şöyle diyeceklerdi: “Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi?” De ki: “O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur’an, onlar için bir körlüktür. Böylelerine, çok uzak bir mekandan seslenilmektedir.”

(Yusuf 2) “Anlayasınız diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.”

 

(Müzzemmil 4) “… Ve Kur’an’ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!”

(Sad 29) “Kutsal/bereketli bir kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.”

 


About the Author
Author

eliftan

Comments (5)
  • Avatar

    Güray TEKİN Dec 7 2012 - 09:38 Reply

    ”Kuran-ı Kerim’in Arapça okunmasının Türkçe okunmasından çok daha hayırlı olduğunu düşünenler de çok büyük bir yanlışlık içine düşmüşlerdir. Bugüne kadar getirilen bütün kitaplar getirildikleri toplumun anlayabilmesi için onların dilinde getirilmiştir ancak bu durum o toplumun dilinin kutsal olduğu anlamına gelmez. Kuran-ı Kerim’in Arapça okunması şartı olmadığı gibi okumak için abdestli olmak da gerekmez. ”DEMENİZE RAĞMEN MAKALENİZİN BAŞINA ”ARAPÇA KURAN OKUYAN ÇOCUK RESMİ” KOYARAK ”FİKİRLERİNİZLE GÖRÜNTÜLÜ MESAJLARINIZ ARASINDA ÇELİŞKİYE DÜŞÜYORSUNUZ”.ZATEN DİNİ YAZILAR SİTESİ BU YANLIŞI SÜREKLİ DEVAM ETTİRİYOR.LÜTFEN BİR KERE DE TÜRKÇE KURAN OKUYAN BİR ÇOCUK RESMİ KOYUN.

  • Avatar

    simsek Dec 8 2012 - 13:20 Reply

    elif tan teşekkürler yazınız için…

    kuranı arapça okuyunca yaratıcı anlıyorda türkçe veya hangi dilde okunursa anlamıyormu.?

    günümüzde bakıyorumda sekiz- on yabancı dil bilen insanlar var.yaratıcı bunlardan daha mı az yabancı dil biliyor dersiniz.?

    müslüman olmayan biri kuran ı okuyabilmesi için abdes alması ne kadar mantıklı olabilir.yaratıcı bunu istemiş olabilir mi ?

    ben mesela namazımda fatihayı arapça okuduğum zaman yaratıcı anlıyorda türkçe okuduğum zaman mı anlamıyor.?

    peki ben neden namazımda veya günlük hayatımda anlamını bilmediğim bir dil ile konuşmak zorundayım.

    yahu ben isteğimi yakarışımı anladığım dilde isteyemiyecekmiyim.

    yahu ben neden namazımda hep hz.ibrahime isteyeceğim de kendimi es geçeceğim.(salli-barik) gibi

    namazımda neden geçmiş peygamberleri anmak zorundayım.neden namazda bilmeden allah a eş koşmak zorundayım.

    yahu hani namazım benim özelimdi sadece yaratıcı ve ben vardık

    evet namazımda ve yaşanmış hayatımda sadece allah ve ben varım kimseyi araya aracı olarak koymam bu ölmüş peygamberler olsa bile yaratıcı ile arama giremezler.

    kitabımız kuran bunu söyler.

  • Avatar

    sonerizgi Dec 9 2012 - 19:29 Reply

    3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 7. Ayet
    O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

    Arkadaşlar bu konuda size katılmıyorum. Kuran’ın arapça metnini anlamaya çalışmak ve ezberlemek bir müslüman için aşırı derecede önemlidir. En önemlisi de orjinal metnini daha sonraki nesillere en iyi şekliyle aktarabilmektir. Dikkatinizi çekmek isterim ki Allah’u Teala Yahudilerden de sağlam bir söz almıştı. Fakat Yahudiler verdikleri bu sağlam sözü kendi nefis arzuları ve çıkarları doğrultusunda değiştirmiş yani ayetleri tahrip etmişlerdi. Peki bizde nasıl oldu? Benim düşünceme göre Kuran mealleri yapılırken bir çok alimimiz hatta Elmalılı Hamdi Yazır Hocamızda dahil etkisi altında bulunduğu ve ondan da önceki Alimlerin Sahih Hadis olarak tespit ettiği bu hadsilerden etkilenerek meal yaptılar. Yani yukarıdaki Ayet (Âl-i İmrân Suresi 7. Ayet) boşuna değil. Şimdi sen arapça biliyormusun da böyle konuşuyorsun diyeceksiniz? Hayır belirli kelimeler dışında çokta bilmiyorum. Kuran okurken devamlılığından ya da süreksizliğinden dolayı şüphelendiğim ayetlerin arapça metinlerinden ve çeşitli türkçe meallerinden baktığım zaman çelişkiler ortaya çıkıveriyor. Kısacası bizim zamanımıza Kuran’ ın arapçası da gelmemiş olsaydı ben şahsen çelişkiler içinde boğulup kalırdım. Zannediyorum birçoğunuzda bunu yaşardı ve Allah korusun dönebilirdik girmeye çalıştığımız bu yoldan. Bozuk ve çelişkili mealleri Kuran’a mal edebilirdik.
    Bu yazdıklarım demek değil ki ” Kuran’ı anlamasak da olur”. Kuran’ın inişi yanlış bilmiyorsam 23 senede tamamlanmış. Kuran tamamlanmadan önceki müslümanlar Allah yolunda cihad etmiş Şehitlik mertebesiyle üstünlükleriyle de Kuran da bahsedilen o üstün insanlar ”yarım müslüman” larmıydı. Arkadaşlar İslam Dininin ana temasını ”yapmamız ve yapmamamız” gereken en önemli hususları biliyoruz ve Amenarrasülü olarak bildiğimiz Bakara 285. Ayetin bizler için ne kadar önemli olduğunu unutmadan. Peygamberimizin döneminde ayetlerin iniş zamanını da dikkate alırsak bir müslüman olarak arapça öğrenmeye veya ömrümüzden ötürü fırsat bulamasakta Rahman’ ın huzurunda ”ben elimden geleni yaptmaya çalıştım Rabbim hüküm yalnız sana aittir. Sen bizlere kaldıramayacağımız yük yüklemezsin” diye rahatlıkla söyleyebilmemiz için uğraşmalıyız.
    Şunu diyebilmeliyiz iş hayatım için rahatlığım için İngilizce, Fransızca, Almanca v.s. öğrenmeye gayret gösterdiğimiz kadar. İslam yolunda güzel bir amel ile öbür dünyamız için Kuran’ı en iyi anlayabileceğimiz dilden ”Arapçadan” neden kaçar olduk? Bu söylem benim içinde geçerli sizi kınamak için yazmıyorum.

    39. Sure (Zümer Suresi), 28. Ayet
    Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

    16. Sure (Nahl Suresi), 103. Ayet
    Andolsunki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.

    26. Sure (Şuarâ Suresi), 198. Ayet
    Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı yine buna inanmazlardı.

    41. Sure (Fussilet Suresi), 3. Ayet
    Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur’an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır.

    43. Sure (Zuhruf Suresi), 2. Ayet
    Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.

    Allah Kuran dilinin Arapça olduğunu söyleyip dururken biz bunun aksini söylemeyelim. Kuran’ı bilmeyenler için çevirelim ki anlaşılsın. Anlayıp mesajı alıp müslüman olduktan sonra BEN ARAPÇA BİR KURAN’ IM DİYE SÖYLEYEN KURAN’ I DEĞİŞTİRMEK YERİNE KENDİMİZİ DEĞİŞTİRELİM VE BİR MÜSLÜMAN OLARAK HEM MEALLERDEN FAYDALANIM HEMDE ASIL METİN ÜZERİNDEN ANLAMAK KIYAMDA ve SECDEDE ANLAYARAK OKUMAK İÇİN KENDİMİZİ GELİŞTİRİP ARAPÇA ÖĞRENELİM.
    Saygılarımla… Selamun Aleyküm….

  • Avatar

    dgngndgn May 27 2014 - 22:21 Reply

    Soner kardeşime harfi ile katılıyorum.

  • Avatar

    selin ebrar Feb 18 2015 - 18:50 Reply

    Çok tşk ederim sizin sayenizde+ alıcağım

Leave a reply

Name (required)

Website