RİVAYET KÜLTÜRÜ

Yüzyıllardır Kurandaki her kıssaya her anlatıya bir hikaye uydurmak ve bir senaryo çizmek adına binlerce onbinlerce RİVAYET üretilmiş ve bu üretilenler bir çok kişi ve alim tarafından GERÇEK sanılmış ve Kuran SOL YOLU tarif ediyorkan SAĞA yönelinmiş bazen de SAĞ YOLU tarif ederken SOL yola yönelinmiştir. aslında Kurana ve dine faydamız olsun diye hikayeler, rivayetler üretenler DİNİn anlaşılmasını bir çok yönden engellemişlerdir.
Mesela Allah: hz. ibrahim’in ateşten kurtulması olayında biz ateşe serin ol dedik diyerek bir YASASını anlatırken o YASAyı bulmak yerine ateş suya odunlarda balığa döndü denmiş, kimi o ateş gül bahçesine döndü kimi kuşlar kimi karıncalar su taşıdı demişlerdir.
Mesela Allah : hz. ibrahim oğlunu (RÜYAsında boğazlıyorken gördü derken. Hz. ibrahim oğlunu kurban ederken gördü ve gerçek hayatta alıp oğlunu kesmeye götürdü diye bir çok senaryo hazırlamışlar ama Kuranda ÇELİŞKİ olamıyacağını düşünememiş ve Bir masumu öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer ayetine MUHALEFET ettiklerinin farkına varamamışlardır.
Mesela Allah: Süleyman’a (kuş mantığı) öğrettik deyip kuşların hareket dili ile gösterdiği yetenekleri öğrettiğini anlatırken (güvercinleri haberleşmede…doğan ve şahinleri avlanmada… çavuş kuşlarınıda yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının bulunmasında kullanarak savaşlarda kuş ordusu kurduğu halde rivayetçiler bunu KUŞ DİLİ öğretildi diye çevirerek süleyman ve kuşlar arasında yüzlerce güya konuşma hikayeleri anlatmışlar ve olayı yine sol yoldan sağ yola çevirmişlerdir. O surelerde geçen HÜDHÜD de kuş değil bir İNSAN hatta bir MAHKUMdur.
Onlarca yüzlerce örneği var arkadaşlar. Onun için gelin bu RİVAYETleri araplara iade edelim ve kainat ayetleri ile Kuran ayetlerini karşılaştırmaya çalışalım.

About the Author
Author

metafizik199

Comments (46)
  • Avatar

    simsek Dec 14 2012 - 15:28 Reply

    teşekkür ederim şok şık bir yazı olmuş.

    ben de bu konuda iki kelime etmek isterim.yaratıcı son peygamberini göndermiş insanlığa kaynak olsun diye de kitabımız kur’a’nı bizlere vahiy yolu ile göstermiş üstelik koruma altına almış.
    bizler ne yapmışız rivayet yolu ile yeni bir din yeni bir anayasa uydurmuşuz.
    düşünsenize yaratıcı bizleri denemek istiyor imtihana tabi tutuyor.kendi kitabınla değilde uyduruk sözlerden mi sorumlu tutacak dersiniz.?allah ın yarattıgı buharileri ve diğerlerinin sözlerinden mi bizi denemek sınamak ister.?hadi diyeli öyle olsun.mezhep imamlarından ve hadis koleksiyonculardan öncekileri ne ile sınamak denemek imtihan etmek ister.bu saçmalığa kim inanmak ister.ŞAŞARIM.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 14 2012 - 18:12 Reply

    Hz. ibrahim konusunda itiraz edecek olan arkadaşlar varsa bana ait olan bu linki tıklayarak bu konudaki HAKİKAtİ araştıracak ve göreceklerdir umuyorum.
    (Bir MASUM’u öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eşdeğerdir )
    http://metafizik19.blogcu.com/hz-ibrahim-gercegi/12861182

  • Avatar

    metafizik199 Dec 14 2012 - 18:19 Reply

    HÜD HÜD konusunda da nasılki bizde ( şahin,kartal,atmaca) varsa bu isimler KUŞ İSMİ ? Araba Markası ? İnsan ismi değilmidir ? İşte hüdhüdde o yüzyılda KUŞ İSİMLİ bir adam hatta bir MAHKUM dur. Yine aslında Allahın sünnnetinde bir değişiklik olmamış ve aslında Allah bir tarihi olayın gelişimini anlatırken şu an mealler ve tefsirler işin içinden çıkılmaz palavra rivayetlerle dolu ve gerçek olaydan uzaklaşmışlardır.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 14 2012 - 20:25 Reply

    ( şahin,kartal,doğan) olacaktı… yanlışlıkla atmaca yazmışım özür.. örneğin KARTAL Tibet kuş isimli bir aktör değilmidir ?

  • Avatar

    Mehmet Dec 15 2012 - 04:15 Reply

    Selam Sayın Metafizik199,

    İbrahim peygamberin oğlunu boğazlamaya götürmesi Kuran’da çelişki meydana getirmez.

    Böylece onunla beraber çalışma çağına eriştiği zaman dedi ki: “Ey oğulcuğum! Gerçekten ben, uykuda seni boğazladığımı gördüm. Haydi bak (bir düşün). Bu konudaki görüşün nedir?” (İsmail A.S): “Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. (Saffat 102)

    Böylece ikisi de (Allah’a) teslim olunca, (İbrâhîm A.S) onu alnı üzerine yatırdı. (Saffat 103)
    Ve ona “Ey İbrâhîm!” diye nida ettik (Saffat 104)
    Sen rüyaya sadık kaldın (yerine getirdin). Muhakkak ki Biz, muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız. (Saffat 105)
    Muhakkak ki bu, kesin olarak apaçık bir imtihandır. (Saffat 106)
    Ve ona büyük bir kurbanı fidye (oğluna karşı bedel olarak) verdik. (Saffat 107)

    Saffat suresi 102 ve 107. ayetler arasında anlatılan kıssada anlatıldığı üzere yaşanan olay, Allah’ın imtihanıdır.Saffat suresi 106. ayette durum belirtilmiş. İsmail peygamber de, İbrahim peygamber de imtihandan geçirilmiştir. Ve ikisi de Allah’a teslimiyetlerini göstermiştir.

    Anlatılan kıssadan “masum bir insanı öldürebilirsiniz” şeklinde bir hüküm çıkmayacağı için Kuran’da çelişki meydana gelmez.

    Allah’a olan teslimiyet; başa gelene sabretmeyi, Allah’ın emirlerine itaat etmeyi gerektirir.

    Allah hikmet sahibidir, Allah hüküm verelerin hayırlısıdır.

    Sayın Metafizik199, Saffat Suresi 102 ve 107. ayetler arası anlatılan şeyler gayet açık ve net. Anlatılanı anlamak için rivayete gerek yok.

    Konuyla ilgili yazılmış senaryolardan şikayetçi olmuşsunuz, verdiğiniz linkte ( http://metafizik19.blogcu.com/hz-ibrahim-gercegi/12861182 ) kendiniz de senaryo yazmışsınız.
    Eleştirdiğiniz kişilerin yaptığını şeyi siz de yapmışsınız. Oysa ki Rabbimiz bizlere İsra Suresinin 36. ayetinde:

    Bilmediğin şeyin ardından gitme! Kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra 36) der.

    İsra suresi 36. ayete uygun hareket edin. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız konularda pek çok soru sorup, konunun üzerine gidip, cevap için kafanızda senaryolar yazıp, sonra da yazdığınız senaryoya inanmayın.

    Kuran’ı anlamak için Allah’a dua edin. “Rabbim ilmimi artır “ deyin. Kafanızdaki soru işaretlerini Kuran okuyarak giderebilirsiniz.Allah nasip ederse tabi ki.
    Söylediklerimi bir kardeş tavsiyesi olarak alın.
    Rabbim mümin kullarına yol göstersin.
    İyi günler dilerim, saygılar.

  • Avatar

    sonerizgi Dec 15 2012 - 06:51 Reply

    Sayın Metafizik Hz. İbrahim konusuna itiraz ediyorum…:) İnşaallah sıkılmadan okursunuz. Linkteki yazınızı da okuduğu mu belirterek başlıyorum.
    Öncelikle bana kızmayın ama rivayetlere kızıp sanki daha sonra kendiniz de aynı hataya düşüp bir rivayet yazmışsınız linkteki yazınızda, Saffat suresi 102- 107 ayetleri için. Kızmayın dedim çünkü ayetleri okuyup düşünmemiz gerekir. Sizin yaptığınız gibi diğer Ayetler ile ilişkilerini kurmamız da gerekir. Sizin linkteki yaptığınız yorum da bu ayetlerin Hz. İbrahim‘ in gördüğü rüya üzerine Oğluna İslam’ı tebliğ etmesi gerektiği Hz. İbrahim‘ in yaşadığı zorlukları oğlunun görmesi onunda iman etmesi ve bunun üzerine Kurbanlık indirilmesi yanlış anlamadıysam.
    Hz. İbrahim babasına ve putlara tapanlara da aynı tebliğde bulundu ve hatta Hz. İbrahim’ in tebliği üzere iman eden Hz. Lut kendi kavmine peygamber olarak gönderildi.

    29. Sure Ankebût Suresi:
    25. Ayet : İbrahim onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp bir takım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
    26. Ayet: Bunun üzerine Lût, ona iman etti. İbrahim, “Ben, Rabbime (gitmemi emrettiği yere) hicret edeceğim. Şüphesiz o mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
    28. Ayet: Lût’u da peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz.”
    29. Ayet: “Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?” Kavminin cevabı, “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah’ın azabını getir bize” demeden ibaret oldu.
    30. Ayet: (Lût) “Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et” dedi.

    Ayetlerden anlaşıldığı üzere Hz. Lut’ un kavminin azabı kavminin kendi isteği ve Hz. Lut’ un bunun üzerine Allah’a dua etmesiyle gerçekleşmiştir. Hz. İbrahim’in Elçilerle tartışma konusu ise “Ama orada Lût var” demesi ve azabın onlar üzerine de olması konusundaki endişesiydi. Çünkü elçilerin getirdiklerinin hak olduğunu biliyor fakat ne getirdiklerini tam olarak bilemiyordu.

    29. Sure (Ankebût Suresi):
    31. Ayet: Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e müjdeyi getirdiklerinde, “Biz bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir” dediler.
    32. Ayet: İbrahim, “Ama orada Lût var” dedi. Onlar, “Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O geri kalıp helak edilenlerden olacaktır.”

    Farklı birçok Surelerde ayetlerde açıklama yapılmıştır bu Elçilerin getirdikleri ve Hz. İbrahim ile olan diyalogları hakkında.

    Aşağıdaki ayetler Hz. İbrahim’ in rüya yorumu konusunda ilim verilenlerden olduğunu kanıtlıyor.
    12. Sure (Yûsuf Suresi), 5. Ayet
    Babası, şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”
    12. Sure (Yûsuf Suresi), 6. Ayet
    “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İBRAHİM ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

    Bunları açıklama gereği duyduktan sonra Saffat suresi 102- 107 ayetleri benim nasıl anladığıma gelirsek. Bu ayetlerdeki anlam bence sizinki gibi mecaz-i değil açıktır. Tabi ki bu onların Salihlerden olduklarının kanıtı ve onların bir imtihanıdır ve kurbanlıkta mükafatıdır. Ancak bizim öğüt almamız gerekenler neler. Eşlerimiz ve çocuklarımız bizim için birer imtihandır ki çocuklarımız ana rahmindeyken (durumu hakkında bilgisizliğimiz ve acizliğimizden) Allah’a sağlıklı bir çocuk için dua edip dururken o bize sağlıklı bir şekilde ulaştırıldığında onu kendimizin sahipleneceğimiz ve Allah’a hamd etmeyi unutacağımız konusun da Ayetlerle uyarıldık. Ama Hz. İbrahim böyle büyük bir imtihandan da Hz. İsmail ile geçmiştir. Evet bu sefer itiraz etmedi çünkü ortada azap yoktu. İtiraz etmedi çünkü oğlu Hz. İsmail’ de haberi varmış gibi konuştu. Allah’ın kesin emri vardı. Sonuçta bizler Allah’tanız ve ‘’O’’na döndürüleceğiz. ‘’O’’ndan bize büyük bir lütuf ile gelen bizim değil ‘’O’’ nundur. Biz bile kendimizin değil ‘’O’’ nunuz. Allah geçemeyeceğimiz bir imtihanla bizleri sınamaz İnşaalah. Hz. İbrahim’ in ve Hz. İsmail’ in teslimiyetine, imanına daha nasıl kanıt isteriz. Ama asıl önemlisi Allah’u Tealanın bizim üzerimizdeki Lütfunu ve Merhametini görüyoruz. Böyle bir İman karşısında kendimize şans tanımıyacağımız bizlere yine Allah Lütfu ve Merhametiyle böyle misallerde veriyor; Hz. Musa’ nın ani bir gaflet ile bir insan öldürdüğü ve aynı gün pişmanlıkla tövbe ettiği ve buna rağmen belli bir süre sonra Allah’ın direk konuştuğu Peygamberlerinden biri olduğunu da bildirmesi gibi. (Hz. Musa ile İlim verilmiş kişi arasında geçen gemi, çocuk, duvar ayetlerini de hatırlatarak.) ‘’İbrahim’in Dinine uyun’’ dediği böyle bir peygamberin imtihanının bizim başımıza gelme ihtimalini bile bırakın, Ayeti olduğu gibi anlamaktan bile kaçıyoruz. Benim bu yazdığımdan şu peygamberimiz daha üstündür dediğimde anlaşılmasın onu ancak Allah bilir.

    Son olarak bu Saffat suresi 102- 107 Ayetlerine başka bir bakış açısıyla da bakarsak. Hz. İbrahim’in dönemin de putlara tapmanın yaygın olduğunu ve onlara adaklar adandığını biliyoruz. Allah bizlerin batıla inananlar gibi yani kendilerine tanrı-ilah-yardımcı türetenlerin yaptığı, dua edecekleri ya da dilekte bulunacakları zaman tanrılarına sunumda bulunmaları (yiyecek süs v.s.), istekleri yerine getirilmeyince haddi aşarak daha kötü zulümlerle insan-çocuk-bakire v.s. gibi kurbanlarla amellerine ulaşmak için kibirli ve bencilce davrananlar gibi olmamamız, Allah’ın bu tür şeylere ihtiyacının olmadığını aksine Allah’ a kurban diye kestiğimiz o kurbanların yine bize ya da fakirlere bir rızık olarak dönmesi, yani Allah’ın rızıklandırılacak değil rızıklandıran olduğunun ve dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunun bizlere kanıtıdır, örneğidir ve öğütüdür. Diye düşünüyorum….

    37. Sure (Sâffât Suresi), 91. Ayet
    İbrahim onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”

    (Sayın metafizik Kuran yolunda birbirimize yardımcı olmak adına bu paylaşımı yaptığınızın samimiyetine inandığım için yazdım rencide edecek bir kelime kulandıysam özür dilerim, amacım kesinlikle bu değil, fikir fikir üzerine gelişir. Allah’ım bu yoldaki çabamızla bizleri İslam yolundaki Rehberimiz Kuran’ı en iyi, en güzel, en doğru anlayanlardan, uygulayanlardan kılar ve imtihanlarımızı bizlere kolaylaştırır İnşaallah.)

    Saygılarımla. Selamun Aleyküm….

  • Avatar

    simsek Dec 15 2012 - 16:13 Reply

    sevgili mehmet kardeşime bende katılıyorum.teşekkür ediyorum.

    metafizik199 kardeşim.mehmet arkadaşımın dediği gibi sizde senaryo çizmişsiniz.
    yazınız gayet güzel olmuş ama verdiğiniz linkte hz.ibrahim ile ilgili konulu senaryonuza katılmıyorum.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 15 2012 - 20:34 Reply

    Öncelikle sorularıma YANIT bulmalıyım ( mantıklı )
    1=) Allahın sünnetinde değişiklik olurmu ? hem Adem peygamberden bu yana gelen peygamberlerine ( öldürmeyeceksin, bir masumu öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer diye TEBLİĞ yaptıran Allah bu sünnetine aykırı yüce bir peygamberine oğlunu ( MASUM’u) öldür diye emredermi ? Böyle bir emir saffat suresinde varmı ? varsa delil ayet ?? Bütün peygamberlere gelen TEBLİĞ emridir. Oğlu babasına verilen peygamberlik emrini yerine getir demiştir.( baba beni kes öldür diye bir anlatı kuranda yoktur. bunlar rivayetçilerin uydurmasıdır. ) oğlunu alıp dağa götürdüğü söyleniyor. yanlarında kimse yokken kim gördüde şahit olup rivayet etti ?
    2=) peygamberler hem TEBLİĞ yapar hem Allahın emir ve yasaklarını kavmine bildirir. (çalmıyacaksın.zina etmiyeceksin,masum öldürmeyeceksin) diye tebliğ yapan ibrahim peygamber ve kavmini birde cehennemle korkutan bu yüce peygamber sonrada gece rüya görüpte (masum oğlunu) kesmeye , öldürmeye götürecek kadar CAHİL olabilirmi ? Böyle bir şeyi gerçekten yapsa ve dağ tarafı ndan bir KOÇ la gelse kavmi sormazmı ( ey ibrahim dün geldin bize masum öldrmeyeceksin yoksa cezanız cehennem olur dedin şimdi kalkmış (MASUM OĞLUMU kesmeğe götürmüştüm diyorsun bu nasıl perhiz bu nasıl lahana turşusu demezmi ? böyle ÇELİŞKİ olurmu ?
    3=) Kuranda Allahın emrettiği açıkça yazıyormu ? Yani (biz ibrahime oğlunu kesmesini emir ve vahy ettik diyormu ? Yada hz. ibrahim oğluna gelip oğulcağızım seni öldürmem bana emronuldu diyormu ? sadece rüyada ne gördüse (tamamında) oğlundan yorum istiyor oğluda ( emronulan şeyi yap ) diyor. emronulan şey oğlunu KESMEK değilki ? hani nerde böyle bir EMİR ? oysa hz. ibrahime (peygamberlik ve tebliğ emri verilmiştir ve oğlu bunu kasdetiyor.
    4=) Oğlunu alıp kesmeye götürdüğü ile tek söz yok kuranda ? hz. lutun kavminin helakini habeer getiren MELEKLERE itiraz ediyorda şayet oğlunun kesme emri olsa itiraz etmezmi ?
    5=) Allah kuranda hz. İbrahimi YUFKA YÜREKLİ olarak tanıtıyor.. Oysa palavracı rivayetlere göre oğlunun boğazına bıçağı vurmuş bıçak TAŞI KESMİŞ ama güya İsmaili kesmemiştir. YUFKA YÜRELİ bir insan bir hayvanı kesemez be arkadaşlar yahu.. bu canı kanı ve biricik OĞLU.. Yani bıçak kesse idi hz. ibrahim evlat katili bir peygambermi olacaktı. hani peygamberlerin ÖRNEK liği ? değilki Kuranda alıp oğlunu kesmeye götürdü diye yazıyormu varsa bizmi okumadık lütfen DELİL ayet ?? ÖRNEK peygamber evladını alıp kesmeye gidermi neden rivayetlerin anlatısına inanıyorsunuz ? kuran DELİL değilmi en doğru sözlü olan Allahın kitabı değilmi ?
    6=) İMTİHAN diye size sundukları ayetteki kelime ( belau) dur yani okunuş ve yazışı bie BELA dır. Çünki peygamberlik demek BELAllara katlanmak demektir. Bir çok peygamberler öldürülmüş taşlanmış ve hakaretlere maruz kalmıştır. ayet ne anlatıyor size nasıl sunmuşlar. Başımıza gelende bir İMTAHAn olarak kabullendiği için kelimeyi İMTİHAN olarak seçmişler. Lütfen ayette yazıldığı gibi BELA olarak okuyalım.
    7=) ESLEMA (yani islama teslimiyeti anlatıyor ayet) oğlu İslamı kabul etmiş ve ikiside İSLaMa teslim olmuşlardır. Buradaki ayetler İSLAMA teslimiyeti anlatıyor. oğlunu kesmeye değil bu nasıl MANTIK tır ?
    8=) yukarıda meallerden örnek getiren arkadaş ( oğlunu kesmek için alnı üzerine yatırdı) yazmış ve bir çok mealde var. oğlunu aldı kesmek için yatırdı diye bir söz bir kelam yoktur ayette. ( alnı üzerine yatırmak) kelimesi vardırki. oğluna namazı öğretip ( alnı üzerine yatırmış siz NAMaz da alnı üzerine yatmazmısınız. Müteşabih bir anlatım var. ama maalesef meallerde oğlunu kesmek için diye eklemeler parantez araları yazılmış.
    9=) melek geldi koç getirdi hikayelerii RİVAYetlrededir. AZİYM kelimesi geçer ve bu kelime ( büyük ve şerefli bir KURBAN olayının hz. ibrahimle anılması kıyamete kadar istendiği için AZİYM dirt. yani şereflidir. AZİYM ZiBD kelimesi ( büyük koç olarak çevrilemez kesinlikle.
    BİR MASUMU öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir. bu sözü ihyi düşünün ve rivayetçiler yüzünden Allaha ve yüce bir peygambere İFTİRA etmeyin farkına varmadan diye anca uyarabilirim.

    • Avatar

      sonerizgi Dec 16 2012 - 00:58 Reply

      Sayın Metafizik yazımı tam okumadığınızı düşünüyorum çünkü orada Hz. Musa’nın gaflet anında adam öldürmesinden bahsetmiştim. O zaman masum bir insanı öldürdüğü söylenen ve kabul edilen böyle bir günahkar nasıl Peygamber oldu. Bunları bırakalım ve Mehmet bey kardeşimizin bize hatırlattığı İsra 36. Ayete bağlı kalmaya çalışarak asıl sizin SORU İŞARETİ altında kaldığınız o ayetin üzerine giderek cevap bulmaya çalışalım. Yani ”BİR MASUMU öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir.” dediğiniz o ayet nereden gelmiş? anlatılmak istenen neydi? Bu arada Kuran’ı kelime kelime araştırıp düşünmeniz ve bizleride en doğruya ulaştırmak için olan bu çabanızı kendi adıma takdir ediyorum ve destekliyorum sakın bizim yazdıklarımız sizi kızdırmasın ve bu yolunuzdan ayrılmayın.

      5. Sure (Mâide Suresi), 27. Ayet
      Onlara, Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.
      5. Sure (Mâide Suresi), 28. Ayet
      “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
      5. Sure (Mâide Suresi), 29. Ayet
      “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”
      5. Sure (Mâide Suresi), 30. Ayet
      Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.
      5. Sure (Mâide Suresi), 31. Ayet
      Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.
      5. Sure (Mâide Suresi), 32. Ayet
      Bundan dolayı İsrailoğullarına şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedir.
      5. Sure (Mâide Suresi), 33. Ayet
      Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
      5. Sure (Mâide Suresi), 34. Ayet
      Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.

      Sayın Metafizik sizin sürekli üzerinde durarak bunun böyle olmaması gerekir dediğiniz o sözün asıl mahiyeti bu Ayetlerde açıktır. O sizin kullandığınız sözle aslında bir müslüman için adam öldürmenin şartları konmuştur. Hz. İbrahim ise kendi nefis çıkarları için yada kibirle kötü bir amelle değil Allah böyle emrettiği için bu olaya itiraz etmemiştir. Sizin kullandığınız Ayeti tekrarlayarak düşünmeye sevk etmek istiyorum. Sizin dediğiniz şekilde ben düşündüm ve anlamaya çalıştım. Sizde gayret gösterirseniz çok memnun olurum.

      5. Sure (Mâide Suresi), 32. Ayet
      Bundan dolayı İsrailoğullarına şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedir.

      Allah dilediğini emreder ve dilediğini yapar. Bu konuda sizin dediğiniz gibi anlaşılsa da bizim dediğimiz gibi anlaşılsada bence Ayetlerde herhangi bir çelişki oluşmaz. Ve bu düşünceler altında tartışmayıda uzatmanın bizi ayetleri biraz daha fazla araştırmaya itmekten başka bir işe yarayacağını düşünmüyorum. Yukarıdaki yazmış olduğunuz sorularıda en kısa zamanda ve en doğru şekilde anlamanızı Allah’ım nasip edr İnşaallah diyerek yazıma son veriyorum.

      Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

      • Avatar

        sonerizgi Dec 16 2012 - 01:58 Reply

        6. Sure (En’âm Suresi), 136. Ayet
        Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu Allah için, şu da bizim ortaklarımız için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor… Ne kötü hükmediyorlar!
        6. Sure (En’âm Suresi), 137. Ayet
        Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.
        6. Sure (En’âm Suresi), 140. Ayet
        Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

        Bu Ayetleri eklemeden geçemedim. İlk yazımda da bahsettiğim tanrılara adak adama meselesini bu ayetlerle tekrarlamak istedim. Daha nasıl açıklayabilirim bilmiyorum. Allah’ın vesilelerinde hikmetler saklıdır. Eğer Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’e imtihan olan bu mesele olmamış olsaydı belki rivayetlerle bu olayda bize ulaşacak, bizde bu rivayetlerin hak olduğunu zannederek doğal karşılayarak dinimizde çocuk kurban etmenin çok doğal olduğunu düşünüp böyle bir zulümatın altına girmiş olacaktık. Bir de bu açıdan bakmak lazım olaya. Selamun Aleyküm.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 16 2012 - 19:54 Reply

    soner ezgi kardeşim. ayetleri okumuş ve düşünmüş ama DOĞRU kararlar veremediğini görüyorum. açıklayacağım müsadenle…
    1=) Yukarıda 9 tane soru sordum ve mantıklı cevap aradım ve maalesef numaralayarak soruma cevap verilmediği gibi aynı yorumları aynı ayetleri yazarak itiraz ettiğini görüyorumki ben kuran araştırmacısıyım. yani o ayetleri defalarca okumuş ve karşılaştırmışım.
    2=) Musa peygamberin birini öldürmesini iki kere yazarak dikkat çekiyorsun ama ADAM ÖLDÜRME yasağı bihakkındır ) yani kaza,kısas ve savaş ve nefsi müdafaa buna girmez. Allah suçsuz yere birini öldürene KISAs yani (öldürenide öldürme hakkı tanımış ) Siz bir trafik kazası yaptınız ve arabanız ile 3 kişinin ölümüne kazara sebep oldunuz çünki o insanları hiç tanımıyordunuz diyelim bu ÖLDÜRMEYE girermi ? Kısasa da girmez. Ama cinsellik için para için altınları için öldürülen milyonlarca insan ve MASUm olmuş dünya üzerinde. bunlar MASUm öldürmedir. Savaş ta nefsi müdafa vardır ve öldürme hakkı tanımıştır. Örneğin Hz muhammedin dönemi yahudilerle savaş haline girmişler ve onlara saldırıldığı için sizde yahudileri nerde gördüseniz öldürün diyerek savaşta oldukları hatırlatılmış. yoksa durduk yerde gidip yahudileri öldüremessiniz kuranda ayet var diye. Ayrıca size saldırmazlarsa sizde onlara saldırmayın diyerek anca bir karşı saldırıya karşı savaşılacağına dikkat çekilmiş. Hz. Musa öldürmek kastı ile adama vurmamış kavga anında vurmuş büyük ihtimal adam düşerken kafasını çarptı yada kalp krizinden öldü. Bu tahammüden adam öldürme değildir. Birde kuranda geçen kim allaha savaş açarsa onların elini ayağını çarpraz kesin yada öldürün der. yani kuranda adam öldürmenin ne zaman nerde olacağı nelerin muhaf olacağı bildirilmiş ve ( bi hakkın denerek MASUM öldürmeden bahsedilmiştir) Benim yukarıdaki iddiam savaş,kısas,kaza,yada nefsi müdafa değil. hiç suçu günahı olmayan ve mASUm olan ismail hakkındadır. biri SAP diğeri SAMAN ve siz bunu karıştırmışsınız. Bir MASUMU öldürdün bütün insanlığı öldürdün ve bütün insanlık öldüse ortada Din de kalmaz. yani Allah diyorki MASUMU öldürmek bütün dini ve insanlığı ortadan kaldırmak kadar büyük günahtır ve Allah böylelerine lanet eder ve birde cehennem hazırlar diyor iken. siz diyorsunuzki ( kuranda öldürme EMRİ yok iken ) ibrahim peygamber bütün insanlığı öldürmeye gitti ve bu emri allah verdi. İnanın allaha ve yüce bir peygambere farkına varmadan iftira ediyorsunuz. yukarıdaki 9 sorumun cevabını tek tek verebiliyormusun ? ya hz. ibrahim gelipte rüyasını anlatırda ( yazıklar olsun size bu kadar ayete rağmen ben oğlumu alıp kesmeyemi gitmişim derse ne yapacaksınız.?) hangi ayetlerde allah emretmiş ? hangi ayetlerde benim oğlumu alıp kesmeye götürdüğüm yazıyor derse NE YAPACAKSINIZ ?

  • Avatar

    metafizik199 Dec 16 2012 - 20:18 Reply

    Şu linki açıp okumanızı ve ayetleri açıp okuyp düşünmenizi isterim;
    http://www.bilimfelsefedin.org/?p=1895

    HZ: İSMAİL’ den MEKTUP VAR :
    hz. İSMAİL diyorki =
    (Babacığım emronulan şeyi yap ) derken ben babama emredilen PEYGAMBERLİK -(Tebliğ) EMRİ’ini yerine getirmesini istedim. Çünki Gece RÜYAsında beni PUTLARIN arasında görmüş ve öfkelenip (beni boğazlamaya kalkmış) ama uyanmış ve ertesi günü bana bu RÜYANIN YORUMUNU sormuştur.( ayetlerde rüyanın tamamı anlatılmadığı için şaşırmışsınız) Bende ona olumlu cevap veripte (babacığım emronulan şeyi = TEBLİĞ EMRİ ni) yap deyince beni İSLAma davet etti ve bende KABUl edince bana NAMAzı öğretip beni SECDEYE yani (alnı üzerine ) yatırdı. Siz NAMAz da secdeye yatarken
    ^^ alnı üzerine ^^ yatmazmısınız ? Bu olay babama peygamberlik verildiği ilk
    gün ve gecesi ve sonra ertesi günü bana TEBLİĞ yaptığı zamanı anlatıyor.

    buneyye : oğulcuğum
    innî : muhakkak ben
    erâ : gördüm
    fî el menâmi : uykuda
    ennî : muhakkak ben
    ezbehu-ke : seni boğazlıyorum
    fanzur (fe unzur) : haydi bak
    mâzâ : ne
    terâ : görüyorsun -yorumluyorsun
    kâle : dedi
    ( İşte ayetlerde bunu anlatıyor. Babam RÜYA sında beni öyle görünce boğazlamaya kalkmış ve ertesi günde benden bunun YORUM unu istemişti bende şöyle cevap vermiştim =

    yâ ebeti : ey babacığım
    if’al : yap
    mâ : şey
    tû’meru : sen emrolundun
    se-tecidu-nî : beni bulacaksın
    inşâallâhu (in şâe allahû) : inşaallah, Allah’ın dilemesi ile
    min es sâbirîne : sabredenlerden

    Çünki her gelen peygamber TEBLİĞ yaparken sıkıntılara BELA lara uğramıştır. babamda Tebliğ yaparken sıkıntılara katlandığı için bende ona DESTEK VERECEĞİMİN SÖZÜnü verdim.
    fe : böylece
    lemmâ : olduğu zaman, olunca
    eslemâ : ikisi teslim oldu
    ve telle-hu : ve onu yatırdı
    li el cebîni : alnına, alnı üzerine

    Bu ayettede ESLEMA olarak bildirilen şey ikimizinde İSLAMA TESLİM

    olduğumuzu anlatan ayetlerdi Babam bana TEBLİĞ yapıpta İSLAMa davet

    edip bende kabul edince benide yanına alarak NAMAZı öğretip SECDEYE

    yatırdı. Ayette Anlatılan^^alnı üzerine yatırmak^^ Secdeye yatırmak demekti.

    Siz Namazda secdeye yattığınız zaman ^^alnı üzerinize yatmazmısınız^^ ?
    KURBAN EMRİ vardır (toplumsal dayanışma olması için ve fakirleri gözetlemek için KURBAN gelmiştir. ama benimle zerre kadar alakası yoktur.
    (Bir masumu öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir diye ayeti okumadınızmı ? Allah masumu öldürene lanet ettiği ve üzerine cehennemi hazırladığı ayetleri okumadınızmı ? Allahın sünnetinde asla değişim bulamassınız. BEN MASUM DEĞİLMİ iDİM ??
    Sizleri tek yanıltan şey ise ayette geçen = Oğulcağızım ben seni boğazlarken gördüm deyince benim verdiğim (emronulan şeyi yap ) kelimesidir. KESME emri yokki ayette ? Bunu görmedinizmi ? Oysa PEYGAMBERE verilen emir TEBLİĞ emridir. Ben babama VERİLEN (tebliğ emrini ) KASTEDEREK SÖYLEDİM O SÖZÜ

  • Avatar

    sonerizgi Dec 16 2012 - 22:02 Reply

    Secdeye varırken anlımızı yere koyarız evet ve birinin boynunu vurmaya kalkanlarda onları anlı üzerine yatırır. Kuran’da birçok Ayette hatta Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’ in geçtiği ayetlerin içinde secde etmek ”secde” kelimesi ile geçerken Allah sırf bu konuda kafamız karışsın diye orada anlı üzerine yatırdı diyor. Siz Kuran araştırmacısı olduğunuzu yamışsınız anlaşılan araştırmayı bitirmiş ve herşeyi anlamışsınız. Benim amacım sadece size ufuk açmaya çalışmaktı. Yoksa ne ben sizi inandırabilirim ne de siz beni. Benim Hz. Musa’ nın adam öldürmüş olmasını ve O ilim verilmiş kişinin çocuk öldürmüş olmasını algılayıp bunun da olabileceğini görmenizi sağlamaya çalışmıştım. Yine aynı densizliği yapıp son kez zaten bildiğiniz Kuran ayetlerinden bir hatırlatma yapacağım.

    18. Sure (Kehf Suresi), 74. Ayet
    Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam onu öldürdü. Mûsâ, “Bir CANA KARŞILIK OLMAKSIZIN SUÇSUZ BİRİNİ Mİ ÖLDÜRDÜN? ANDOLSUN ÇOK KÖTÜ BİR İŞ YAPTIN!” dedi.
    18. Sure (Kehf Suresi), 75. Ayet
    Adam, “Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi.

    18. Sure (Kehf Suresi), 78. Ayet
    Adam, “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir” dedi. “Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım.”
    18. Sure (Kehf Suresi), 80. Ayet
    “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.”
    18. Sure (Kehf Suresi), 81. Ayet
    “Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”

    Hz. Musa İlim verilmiş kişiye ”bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün?” sonuca bağlanmış bir işin hesabını sorduğu halde bu kişiye karşı yanılmışken. Siz Hz. İsmail öldürülmediği halde Hz. Musa’nın da bu kişiye kullandığı aynı sözleri kullanarak Saffat suresindeki o Ayetlerin bu şekilde anlaşılmaması gerektiğini söyleyerek kesin deliliniz olmadığı halde dikte mi edeceksiniz bizlere? Ben size açıklamalarım da sizin dediğiniz gibi de olabilir derken, bir Kuran araştırmacısı olan siz o ”9” sorunuza cevap bulamamişken ben mi size cevaplayabileceğim?

    Bu yazdıklarımdan dolayı bana kızmayın, çünkü yazınızı okuyup yorum yapma gafletinde bulunan bendim, üstüne de zaten bildiğiniz ayetleri hatırlattım size özür diliyorum. Yolunuzda da başarılar diliyorum. Saygılarımla…. Selamun Aleyküm….

  • Avatar

    Mehmet Dec 17 2012 - 02:20 Reply

    Sayın Metafizik,
    Size bazı ayetleri hatırlatacağım:

    Ve Musa, Bizim belirlediğimiz buluşma zamanımız için kavminden yetmiş adam seçti. Onları, şiddetli bir sarsıntı yakalayınca şöyle dedi: “Rabbim, şâyet dileseydin daha önce onları ve beni helâk ederdin. İçimizden akılsızların yaptıklarından dolayı, bizi helâk mı edeceksin? O ancak Senin bir imtihanındır. Onunla dilediğini dalâlette bırakırsın ve dilediğini hidayete erdirirsin. Sen, bizim dostumuzsun. Artık bizi bağışla ve bize rahmet et. Sen, affedenlerin hayırlısısın.” (Araf 155)

    “Ve Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz. Gerçekten biz Sana yöneldik. Allah şöyle buyurdu: “Azabımı dilediğime isabet ettiririm. Ve rahmetim her şeyi kuşattı. Böylece onu takva sahiplerine ve zekâtı veren kimselere yazacağım. Ve onlar ki; onlar, ayetlerimize îmân ederler.” (Araf 156)

    Göklerin ve yerin mülkünün Allah’ın olduğunu bilmiyor musun? Dilediğine azap eder ve dilediğini bağışlar. Ve Allah her şeye kadirdir. (Maide 40)

    … Muhakkak ki Allah dilediği şeye hükmeder. (Maide 1)

    Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele. (Bakara 155)
    İnsanlar, iman ettik demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? (Ankebut 2)

    Rabbi ona(İbrahim’e): “Teslim ol!” dediği zaman “Ben, âlemlerin Rabbine teslim oldum.” Dedi (Bakara 131)

    Ve hanif olarak İbrahim’in dinine tabi olmuş ve kendini Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, din olarak daha güzel kim vardır? Ve Allah, İbrahim’i dost edindi. (Nisa 125)

    Ayetlerdeki “imtihan”, “teslim olmak” gibi kelimelerin anlamlarını değiştirmeye çalışmayın. Ayete mevcut şekliyle inanmayıp kelimenin anlamını değiştirmeye kalkıştığınızda. Ayeti mevcut şekliyle inkar etmiş oluyorsunuz. Kelimelere yeni anlamlar türetmeye çalışmayın.İsra 36’ya uygun hareket edin.

    Bilmediğin şeyin ardından gitme! Kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra 36)

    Belirttiğim gibi Kuran’ı anlamak için sabırlı olun. Allah’a dua edin.Size bir ayeti daha hatırlatmak istiyorum. Aşağıdaki ayetleri iyi düşünün.

    Hayır onlara yorumu gelmedikçe ilmini kavrayamadıkları şeyi yalanladılar. Bunun gibi ondan öncekiler de yalanladılar. Artık bak, zalimlerin akıbeti nasıl oldu.(Yunus 39)

    O halde hatırlat, çünkü sen Rabbinin nimeti sayesinde ne kâhinsin ne de mecnunsun. (Tur 29)

    Saygılar.

  • Avatar

    sonerizgi Dec 17 2012 - 02:43 Reply

    Hep son diyorum ama inanın Allah’a inanan bir kardeşiniz olarak yine Allah’a inanan kardeşlerimin gittiği yolda bir pürüz gördüğüm zaman dayanamıyorum ve gördüğüm bana göre olan gerçekleri tıpkı sizin gibi paylaşıp sizinde görmenizi ve yanlışsa yanlıştan benim sizi eğer ben yanlışsam sizin beni çıkartmanız için paylaşıyorum. Bir önceki yorumumda haddimi aştığımın farkındayım tekrar tekrar özür diliyorum. Hazır Kuran araştırmacısı bir kardeş bulmuşken konu ile alakalı bir soru yöneltmek istiyorum.

    İspat için yazdığınız yazıda Hz. İbrahim Rüyasının yorumunu Hz. İsmail’den yapmasını istediğini söylemişsiniz. Daha öncede paylaştığım bir Ayeti tekrar paylaşarak

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 6. Ayet
    “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İBRAHİM ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

    Hz. Yusuf’a atıfta bulunan çocukken gördüğü rüyasını babası Hz. Yakup’a soran yani üzerindeki nimeti tamamlanmış olduğuda belirtilen bu ayette neden Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve hatta Yakup soyu diye isim isim belirtilmişte neden Hz. İbrahimin diğer oğlu Hz. İsmail’in ismi anılmamıştır?

    Saygılarımla…Selamun Aleyküm

  • Avatar

    metafizik199 Dec 17 2012 - 18:30 Reply

    soner ezgi. Kuranda SECDE = boyun eğmek manasına kullanılmıştır. meleklerin ademe secdeside bildiğimiz namaz SECDEsi değil (boyun eğmesidir). allah meleklere ademe namaz kılınmı demiştir sizce ? bakın en basit bir şeyi dahi DOĞRU düşünemediğiniz için bazı şeyleri YANLIŞ anlamanız normal. .Şimdide o zaman OĞLUNA NAMAZ kıldırdı diye yassa idi diyeceksiniz fakat kuranda NAMAZ kelimeside yoktur. farsçadan gelmiştir ve arapçası na bakınca bunun SALAT olduğunu görüyoruz ama SALAT ta bir KAVRAM dır ve namaz,dua,destek,toplumsal destek gibi ondan fazla anlamı vardır. Çünki Allah ve melekleri peygamberine SALAT eder diyor bir ayetinde . Şimdi SALAtı NAMAZA çevirirsek bu ayette allah ve melekleri peygambere NAMAz kılıyor anlaşılırki bu çok yanlıştır En azından KAVRAm lar üzerine biraz nette araştırma yaparsanız bunu anlıyacaksınız ve maalesef DOĞRU BİLDİĞİNİZ yanlışlar var. Yani DOĞRU yu sormak ve öğrenmek adına yazsa idiniz doğal dı. Lakin bilmediğiniz bir konuda bir ARATIRMAcıya bile ukalalık yapacak kadar (CAHİL ) olduğunuzu düşünüyor ve bilgiçlik taslıyorsunuz. fakat gerçekleri okudukça ve öğrendikçe ne kadar YANLIŞ ta olduğunuzu anlıyacak olgunluğa erişirsiniz diyede temenni ediyorum.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 17 2012 - 18:49 Reply

    soner ezgi örnek verdiğiniz kehf suresi ndeki ALİM KUL konusundada YANLIŞ larınız var diye söyliyebilirim. Hatta maalesef yanlış çevirilere inanarak o konudada farklı düşünüyorsunuz. Şimdi o ayetlerde MUSA ismini gören çevirmen ve tefsirciler bunun hz. musa olduğunu düşünmüş oysa o ayetlerde KISSA sı anlatılan MUSa herhangi bir tarihi kişiliktir ve Hz. musa ile uzaktan yakından alakası yoktur. Oysa O musa ‘nın tabi olmaya çalıştığı ALİM KUL aslında bir peygamberdir . . Rivayetçilere göre buda HIZIR peygamberdir. . oysa Kuranda HIZIR peygamber ismi zikredilmemiş sadece sana vahy ettiğimiz peygamberler olduğu gibi sana adını zikretmediğimiz peygamberlerde var diyen kurana göre MUSA adlı kişiliğin tabi olduğu ALİM KUL Kuranda adı zikredilmeyen bir peygamberdir. O ayetlerdede tuttu ÇOCUĞU öldürdü denilipte musanın = bir cana bedel olmadan bir canamı kıydın kelimesi bile KISAS ı söylemekte ve yüzyıllardır ÇOCUKLARA KISAS uygulanmadığı için çocuk diye çevirdikleri kelime GULAM dır ve genç delikanlı manasındadırki hz. ibrahiminde oğlunu anlatırken bu GULAM kelimesini kullanır kuran. yani O alim kul o yörede TOPLUMUN SEÇTİĞİ bir DEVLET GÖREVLİSİDİR: ve o genç aslında KISAS yapılan bir genç adam ve o toplumda suçu sabit olan bir SUÇLU dur.. Lakin bunu MUSA bilmemekte ve sadece sormaktadır. O ALİM KUL devlet görevlisi olmasa gemiyi yaralıyor kimse itiraz etmiyor adam öldürüyor kimse itiraz etmiyor. Oysa bütün halk galeyana gelir yada gemidekiler bile isyan eder ve suçlu diye yakalanır. Lakin kuran bu DETAy lara girmediği için anlatılan DETAY lardan bunun böyle olduğunu düşünüyoruz. Yoksa bir peygamber tutacak MASUM ÇOCUK öldürecek bu allahın sünnetine peygamberin örnekliğine yakışmaz ve imkansızdır. yani BİR MASUMU öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer diyen bir YARATICI peygamberlerine bir MASUM öldürün ( bütün insanlığı öldürün demez ) Hala ANLAMIYACAKMISINIZ ??

  • Avatar

    metafizik199 Dec 17 2012 - 19:05 Reply

    soner ezgi bir soru sormuşun:
    Hazır Kuran araştırmacısı bir kardeş bulmuşken konu ile alakalı bir soru yöneltmek istiyorum.İspat için yazdığınız yazıda Hz. İbrahim Rüyasının yorumunu Hz. İsmail’den yapmasını istediğini söylemişsiniz DEMİŞSİNİZ:……
    Hz. ibrahimin oğlu RÜYA YORUMCU su demedim. sadece hz. ibrahim oğlunu putların arasında görünce RÜYAsında acaba gerçekmi diye oğluna soracak öğrenecek ve ondan sonra oğluna TEBLİĞ yapacak çünki DİNDE ZORLAMA YOKTUR ve hz. NUH nasıl sular kabarınca oğlunu zorla gemiye bindirmedi ise şayet İsmail rüyasındaki gibi baba bende sana ve allaha inanmıyorum derse oğlunu zorlamayacaktır. onun için rüyanın yorumunu istiyor ve oğlu olumlu cevap verirse oğlunu islama çağıracak.. oğluda ( emronulan tebliğ görevini yap ) ben sana inanıyorum deyince oğluna tebliğ yapıyor ve oğlu kabul etmişki ikiside ( ESLEMA yani islama teslim olanlardan oldu ) diyor ayet İslama teslim olan İsmaile de namazı öğretiyor ve onu alnı üzerine yatırıyor. sizin namazda alnı üzerine yattığınız gibi.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 17 2012 - 19:19 Reply

    mehmet kardeşede bir cevabım olacak bakalım ne demiş ?=
    Ayetlerdeki “imtihan”, “teslim olmak” gibi kelimelerin anlamlarını değiştirmeye çalışmayın. Ayete mevcut şekliyle inanmayıp kelimenin anlamını değiştirmeye kalkıştığınızda. Ayeti mevcut şekliyle inkar etmiş oluyorsunuz.
    Biliyormusunuz şaşkınlık üzerineyim ASIL ANLAMı vermişken birinin çıkıp anlamları değiştirmeyin demesi inanın traji komik.
    BELAU= imtihan olarak çevirmişler bu kelime yazılış ve okunuş olarak BELA kelimesinin açık ve NET idir. Bela ve sıkıntılar İMTİHAN olarak bildiğimiz için bu ayette özellikle İMTİHAN kelimesi seçilmiştirki aslında ayete uygun olan peygamberlerin hemen hemen hepsinin BELA lara maruz kalmasıdır. Oğlu bende senin gibi katlananlardan olacağım diyerek aslında babasına destek veriyor iken yazık çok yazık.
    ESLEMA = teslim olmak kelimelerinede güya ben farklı anlam vermişim. İSLAM tesllimiyettir ve kelime kökü nedir ? SLM … peki ESLEMA nın kelime köküne baktınızmı ? SLM. Bu ayetlerdeki aslında bir teslimiyet varki bu allaha ve islama teslimiyetin ta kendisidir. ( oğlunu kesmenin teslimiyetimi olur ve bu ESLEMA olarakmı bildirilir ?) Oğluna tebliğ yapmış oğlu ile beraber Allaha ve İslama teslim olanlardan olmuş iken)…… hey Allahım !!!!

  • Avatar

    sonerizgi Dec 18 2012 - 00:41 Reply

    Sayın Metafizik kusura bakmayın ama cevaplarınızı hep rivayetçilere göre ayarlamışsınız. Ve asıl soruyu cevaplamak yerine soruyu bile çarpıtıp benim hiç değinmediğim bir konuya geçiyorsunuz. Ben hiç ”Salat” kelimesine değinmedim. O kelimeyi türeten ve bana cevap verdiğinizi sanan sizsiniz. Ben namaz aslında Kuran da Salat diye geçer demedim ki hiç. Sorduğum namazdaki ”secde” idi ve aşağıdaki ayette de geçer. Eğer bu ayette de bahsedilen ”Kıyam” ”Rüku” ”Secde” kelimesi ile anlatılan şey Namaz diye tabir ettiğimiz şey değilse Namaz ne size göre. Ben Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in de bulunduğu bir çok ayette ”secde” Kelimesi varken dedim. ”Salat ” kelimesi varken demedim. Aşağıdaki ayette eğer yanlışsa doğru meali sizden duymak isterim.

    22. Sure (Hac Suresi), 26. Ayet
    İbrâhim’i Beytullah’ın bulunduğu yere yerleştirdiğimizde de şöyle demiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükûa ve secdeye varanlar için evimi tertemiz tut.

    Ben size ”İlim verilmiş kişi” diye bahsetmişim siz beni rivayetçi zihniyetli zannedip asıl konuyu yine çarpıtıp Hızır Aleyhisselam diye adlandırdıkları kişinin aslında o olmadığından bahsetmişsiniz. Oradaki Musa denilen kişide ister Hz. Musa olsun ister bizim ilmi çok olmayan sıradan bir beşer benim anlatmaya çalıştığım olayın özü idi onu da çarpıtıp yok orada çocuk denen aslında genç demektir. Yok o aslında o Devlet görevlisiydi. Kuran bu tür şeylerin sonucundaki detaylara girmemiştir diyorsunuz. Ama ayetler başlarına gelen olayların iç yüzünü açıklayarak sonuca bağlamıştır.

    18. Sure (Kehf Suresi), 78. Ayet
    Adam, “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir” dedi. “Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım.”

    Denmiş ve soru işaretleri bundan sonraki ayetlerle cevaplanmıştır. Ucu açık bir olay bırakılmamıştır. Yani Detaydan da detaya inilmiş batın’i kısımlar zahir olmuştur. Size göre detaya inilmediğine göre bu Ayetin meali de yanlış.

    Gerçekten Kuran araştırmacısı olsaydınız. Kuran böyle şeylere aslında değinmemiştir. Diyerek Kuran’a dil uzatmak yerine ben henüz o konu hakkında bilgi sahibi değilim ya da o kunuların üstünde derinleşip o ayetler hakkında kesin bir kanıya varmadım derdiniz. Araştırıp bulabilirsem size de izah etmeye çalışırdım derdiniz. Kardeşinizden son bir tavsiye tabi ki kulak asarsanız. İspat etmeye çalıştığınız şeyler için eğer apaçık başka delilleriniz yoksa apaçık delil olan Kuran dan Ayetlerle destekleyiniz.

    Evet size bir yorumumda ukelalık yaptım ve sizde beni cahil diye nitelendirdiniz. Bunu gerçekten hakettim. Sakın bu yazdıklarımı size bunları dediğiniz için sinirlendiğimden yazdığımı düşünmeyin. Ben aniden parlayan çok büyük bir olay değilse hemen sakinleşip pişman olan bir yapıya sahibim. Gerçekten ukelalık yaptım kusuruma bakmayın özür diliyorum. Ama bu yazdıklarımı ukelalık olarak değerlendirmeyip düşünmenizi ama cahilde olsa bu konuları bu kardeşinizi kırmayıp düşünmenizi rica ediyorum. Mehmet bey kardeşim bizi sürekli İsra 36. Ayetle uyardı ama çok kulak asmadık bu yüzden ben burada bitirmek istiyorum başka sohbetlerde ama Kuran yolunda anlatınlarla birbirimizi destekleyerek ve İlmen bizleri ilerletecek konular hakkındaki sohbetlerde görüşmek dileğyle.

    Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

    • Avatar

      sonerizgi Dec 18 2012 - 08:13 Reply

      Yine herzaman ki gibi eksik yazmışım:)
      Bir de İlim verilmiş kişi ile olan kıssa da Musa diye bahsedilen Kişinin aslında Hz. Musa olmadığını kastedmiştiniz Tarihten herhengi bir Musa olduğunu İlim verilmiş kişinin de aslında Peygamber olduğunu ve bu Musanın ona tabi olmaya çalışan bir kişi olduğunu söylemişsiniz. Peki din hakkında bizim gibi bilgisi çok olmayan ve bir Peygambere daha yeni tabi olmuş bir kişinin bir cinayetle karşılaştığı anda ağzından çıkan kelimelerin Allah’ın üstüne basa basa ”İSRAİLOĞULLARINA ŞUNU YAZDIK” diyerek başlayan aşağıdaki Ayetteki hemen hemen aynı kelimeleri kullanabilmesi de bir tesadüfmü acaba Musa ismi gibi (Bir CANA KARŞILIK OLMAKSIZIN SUÇSUZ BİRİNİ Mİ ÖLDÜRDÜN? ANDOLSUN ÇOK KÖTÜ BİR İŞ YAPTIN!)

      5. Sure (Mâide Suresi), 32. Ayet
      Bundan dolayı İsrailoğullarına şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

      Ama tekrarlıyorum o şahıs Hz. Musa olsun yada olmasın Ayetlerin genelindeki anlam size anlatmak istediğim şey için önemliydi.

      Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

      • Avatar

        sonerizgi Dec 18 2012 - 08:32 Reply

        Devamında da ilim verilmiş kişinin ayeti tamamlayarak yaptığını savunduğunu belirteyimde içinden çıkılması zor bir hal alsın. (”anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk” yani çocuk bozgunculuk yapma kapasitesine sahipmiş de diyebilirmiyiz?) Hz. Musa da ayetin devamını bildiğinden buna da itiraz etmemiştir.

  • Avatar

    sonerizgi Dec 18 2012 - 10:05 Reply

    ya kusura bakmayın admin istem dışı Ayet kelimelerini yazarken küçük harfle başlıyorum. Bu konuda uyarınızı biliyorum. unutttuğumdan dolayı özürdilerim.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 18 2012 - 19:08 Reply

    Soner ezgi : Bak kadeşim MUSA adlı o tarihi kişilik yabancı bir yerdedir ve tanıştığı ALİM kulun peygamber ve aynı zamanda oranın yetkili biri oılduğunu bilmemektedir. Yani örnekler veriyorsunuz ama bakış açınız doğru değil.
    1= peygamber olduğunu bilmemektedir,
    2= yetkili bir devlet görevlisi olduğunu bilmemektedir.,
    3=) Alim kulun KISAS yaptığını bilmemektedr.
    Açıkça orası ile ve olaylarla ilgili bağlantı kuramamaktadır Musa..
    Şimdi kuran bunu bize niye anlatıyor.
    Şimdi size sorayım
    1= Hz ibrahim döneminde neler olduğunu biliyormuyuz ??
    2= Allah bize ibrahim oğlunu aldı kesmeye götürdü diyormu ?
    3=) kuranda allahın açıkça oğlunu kes emri varmı ?
    Bakın bu anlatılar Kuranda hiç olmadığı halde RİVAYETÇİLERN bu ayetleri farklı süslemesi ile BEYNİNİZDE sahte bir SENARYO var.
    Peki kesin bilmediğin bir şeyin peşinde gitme dediğine göre,
    Kuranda kesin bir anlatı olmadığına göre işte SİZlerde bilmediğiniz şeyin ardına düşüyor. Kuran İbrahime oğlunu kes öldür diye emretmediği halde siz emretti diyebiliyorsunuz ayrıca Kuran İbrahim oğlunu aldı kesmeye gitti demediği halde siz öldürmeye kesmeye gitti diyebiliyorsunuz. bende DİYORUMKİ
    Hz ibrahim ahirette gelip gerçekten RÜYAda ne gördüse anlatınca ne yapacaksınız.,
    Geri dönüşünüz yokki. Bol bol farkına varmadan allah emretti deyip allaha iftira atıyorsunuz . ibrahim aldı oğlunu kesmeye götürdü diye yüce bir peygambere iftiralar atıyorsunuz. Yani allah emretti diye bir ayet varsa DELİL getirin yada İbrahim aldı oğlunu kesmeye götürdü diye AYET VARSA BENİM gözüme gözüme SOKARAK delil GETİRİN YADA BİLMEDİĞİNİZ BİR ŞEYİN ARDINA DÜŞMEYİN…… Umarım Kuranın dediği gibi hala düşünmeyecekmisiniz ??

  • Avatar

    metafizik199 Dec 18 2012 - 19:26 Reply

    soner ezgi = Sorduğum namazdaki ”secde” idi ve aşağıdaki ayette de geçer demişsiniz..
    NAMAZ daki SECde yi açıklamam için kuranda NAMAZ kelimesi yok diye yazdım. hala anlamamışın neden yazdığımı. Bunun için senin bildiğin SECDE nin KAVRAm olduğunu ve bu KAVRAmı açıkaldım. NAMAZ demişin kuranda NAMAZ kelimesi olmadığı için mecburen SALAtı açıklama ve bu KAVRAMI anlatmam gerekiyordu. neden anlamakta ZORLUK çekiyorsun söyliyeyim hemen cevap yazma adına yazdıklarımı sindire sindire okuyup anlamaya çalışmıyor düşünmüyorsun. ben sana SALAT yazdın mı diye SALAtı anlattım??. Sen SECDE ne demek olduğunu biliyorsun diyemi SECDE kavramını anlattım sanıyorsun ? Hatta özellikle SECDE ve SALAT birer KAVRAM dır. Bunları araştır ve öğrenki HATAlarını anla dediğim halde hemen karşı saldırıya geçiyor yine yanlış anladığın yada hiç anlamadığın şeyleri yazıyor yada delil getiriyorsun oysa bak yukarıda iki şey sordum ve defalaca soruyorum SON KEZ soracağım. madem ben senin sorularına yanıt veriyorsam sende iddia ettğin konuda benim iki soruma ( basit ) cevap ver.
    1=) Kuranda Allah ibrahime oğlunu kes öldür nerde diyor ?
    2=) Kuranda Hz. ibrahim aldı oğlunu kesmeye götürdü nerde yazıyor ?
    YOK kURANDA BÖYLE BİR ŞEY …… sİZ RİVAYETÇİLERİN senaryOSUNUN PEŞİNDESİNİZ …
    Ayrıca benim yaptığım TEVİL Kurana kuranın özüne TERS bir TEVİL değil ve Kurana çelişmiyorki ? Allaha ve peygambere yakışan Allahın sünnetine ve ESMA larına yakışan bir TEVİL varsa buna inanmak size bir ZARAR kazandırmazki kuranın bir HÜKMÜNÜ yalanlamıyoruz. Kuranda allah biz ibrahime oğlunu kesmesini vahy ve emir ettik dese idi ve biz buna itiraz edeydik siz açık ayet var drerdiniz. İbrahim aldı oğlunu kessmeye götürdü diye Kuran anlatsa idi ve biz aksini iddia edeydik ayet getirirdiniz. Oysa Kuranda böyle bir SENARYO olmadığı halde hala GERÇEKLERi görememeniz ve düşünememeniz beni endişelendiriyor.
    Yukarıda Hz. İSMAİLİN mektubu diye bir yazı yayınladım açın ayetleri ve karşılaştırın ve bunu yapmak sizi günaha sokmaz inanın. Şayet ayet ayet biri çıkıp allahın sünnetine göre bu ayetleri açıklıyorsa. ( babacığım emronulan şeyi yap ) kelimesinde geçen (emronulduğun şeyi yap = aslında ibrahime verilen peygamberlik ve tebliğ emrini kasdediyor ) olduğunu göreceksiniz.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 18 2012 - 19:43 Reply

    Bütün peygamberlere gelen peygamberlik ve Tebliğ görevi ALLAHTAN gelen bir (EMİR’ )dir ve peygamberlere ( isa,musa,muhammed,yusuf. vs. ) verilen görev Allahtan gelen (EMİR) dir. ( Şimdi oğlu ismail babasına verilen (bu EMRİ ) kasdetiyor ve babacığım ne ile emronuldusan onu yap diyor ayette. Ama ( bu EMİR olunan şeyi çevirip oğlunu kesmesi EMİR olundu) diye süslemişler ve milyonlarca insanı inandırmışlar. Şimdi iki elinizin arasına başınızı koyun ve düşünün ( Hz. ibrahime peygamberlik EMRİmi verilmiş ve oğlu bunu mu kasdetiyor ) yoksa ??? Rivayetçilerin uydurduğunu mu emrediyor ?

  • Avatar

    sonerizgi Dec 18 2012 - 20:54 Reply

    Sayın Metafizik ben size en başta da yazmıştım, samimiyetinize inanmasam yazmazdım diye. Bizleri düşündüğünüz ve o Ayetleri kelime kelime araştırıp böyle bir yoruma ulaşmışsınız ve bizleride bu kötü olduğunu düşündüğünüz bu düşünceden kurtarmak için göstermiş olduğunuz bu çabanın karşılığını fazlasıyla vermesi için Allah’a dua ediyorum. İnanın yazınızdaki samimiyete inanmasam yazmazdım. Sizin bu konu hakkındaki tespitinize de kesin bir itirazda bulunmadığımı zaten diğer yorumlarımda yazmıştım. Saffat 102-107 deki Ayetleri bizim anladığımız gibi de okursak Kuran’ da çelişkiye neden olmaz diye iddia etmiştim. Tekrar okursanız yorumlarımı görürsünüz. Saffat 102-107 deki Ayetleri nasip olurda Kuran’ daki diğer Ayetlerden kesin bir delil (Ayet) ile ispat edecek bilgileri bana Allah nasip ederse Allah izin verirse hemen sizinle paylaşacağım.

    Uslubumun biraz ters olduğunun farkındayım ama dost acı söyler lafından faydalanarak beni bu şekilde değerlendirmenizi rica ediyorum. Dikkat ederseniz Tarihten herhangi bir kişi dediğiniz o Ayetlerdeki ”Musa” konusunda size yapmış olduğum açıklamada diğer Ayetlerden tespitlerle ve sorularla Kısaca Apaçık Ayetlerle destekleyerek onun aslında Hz. Musa olduğunu böyle bir tesadüfün olamayacağını Ayetlerle destekleyerek açıklamama rağmen bana inanmamışsınız.Peki ben de diğer Ayetleri bir kenara bırakıp bu yazınızdaki (RİVAYET KÜLTÜRÜ) ilk paragrafta yazdığınız kişiler gibi yapıp yani;

    ”Yüzyıllardır Kurandaki her kıssaya her anlatıya bir hikaye uydurmak ve bir senaryo çizmek adına binlerce onbinlerce RİVAYET üretilmiş ve bu üretilenler bir çok kişi ve alim tarafından GERÇEK sanılmış ve Kuran SOL YOLU tarif ediyorkan SAĞA yönelinmiş bazen de SAĞ YOLU tarif ederken SOL yola yönelinmiştir. aslında Kurana ve dine faydamız olsun diye hikayeler, rivayetler üretenler DİNİn anlaşılmasını bir çok yönden engellemişlerdir.”

    Diye tanımladığınız bu kişler gibi ben de yapıp size ”HZ. MUSA’ DAN MEKTUP” başlığı altında Hz. Musa’ nın ağzından oradaki tek tek arapça kelimelerin anlamlarını paylaşıp sonrada altına kendime göre bir senaryo yazıp ardından ” SİZ ORADAKİ MUSA’ YA HZ. MUSA DEĞİL DEMİŞSİNİZ HALBUKİ O MUSA BENDİM DİYEREK BANA NİYE İFTİRA ATIYORSUNUZ BEN SİZE KIYAMET GÜNÜ BUNLARI AÇIKLADIĞIMDA BENİM YÜZÜME NASIL BAKACAKSINIZ ” yazıp sizi bu şekilde inandırmaya çalışsam bana ne diyeceğinizi açıklarmısınız? Peki bu o zaman oradaki kişi gerçekten Hz. Musa olmasa bu mektup Hz. Musa’ya iftira olmazmıydı?

    Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

    • Avatar

      sonerizgi Dec 18 2012 - 23:14 Reply

      Bu yukarıdaki senaryo yazımdan sonra da sizin gibi yaparak;

      Ben de size ne sizin ne de benim Allah dilemedikçe bilemeyeceğimiz sorularla karşıda ki kişiyi cevapsız bırakmaya çalışarak bu senaryomu ispatlamaya çalışsam ve dikte etsem.

      1) İlim verilmiş kişinin anlatıldığı o dönemi siz biliyormuydunuz yoksa oradamıydınız?
      2) İlim verilmiş kişinin ”ismi verilmemiş peygamberlerden” olduğu Kuran da nerde var?
      (Ki o Allah’ ın Resullerinden olabilir. Ama Kuran da o kişiden Tarafımızdan ilim verilmiş kişi diye bahsedililir. Yani onun resul yada nebi olduğunu önemi yoktur, düşünmeyede gerek yoktur.)
      3) İlim verilmiş kişinin Devlet görevlisi olduğunu nerden biliyorsunuz?
      4)Devlet görevlisi Allah’tan direk görevli bir insandan daha iyimi korunur. Halk yaptıklarından dolayı galeyana gelirse onu koruyacak devlet midir?
      5)Allah aynı anda iki Peygamberi göndermez dediği bir ayet varda bunun için mi biri peygamber olmak zorunda bunun ispatı varmı?
      5)Gencin zaten idamla cezalandırılmış bir suçlu olduğunu nerden biliyorsunuz?
      (KISAS ile Hz. İsmail gibi Aklı başına gelmiş yada buluğ çağına gelmiş olduğunu tekrar açıklamanıza gerek yok. O konuda da size karşı değilim. Sorumu doğru anlayın lütfen.)

      Kendimi ispat için daha birçok cevabını bulabileceğimiz yada bulamayacağımız sorularla üste çıkmaya çalışarak ”Hah bak gördünmü cevaplayamadın işte öyle ise ben hakılyım” diyerek yazmış olduğum senaryomu da hem kendime hemde karşımdakilere inandırırmaya çalışsam siz ne derdiniz?

      En doğrusunun bize verilen apaçık delillerle donanmış Kuran daki Ayetler yerine Ayetler de yer almayan sadece bizim uydurduğumuz senaryoları Allah’ a isnat edersek yolumuzu o zaman şaşırmış olmazmıyız? Ki Allah’ ın Ayetlerinde

      31. Sure (Lokmân Suresi), 27. Ayet
      Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

      Yeniden Diriltildiğimizde sorumlu tutulacağımız bu Kitab’ ı istese 6236 Ayeti (Mucizesi) içinden çıkamayacağımız daha daha daha uzun çetrefilli bir halde de gönderebileceğini biliyorken. Bize böyle bir Lütufta ve merhamette bulunmuşken, Kuran da aslında bunlara değinilmemiştir diyerek sanki bize Allah’tan bildirilmişçesine Kuran da bize bildirilmemiş tanımlamaların peşine düşüp kendimize zulüm etmeyelim. KURAN’I YİNE KURAN İLE AÇIKLAMAYA VE ANLAMAYA ÇALIŞALIM. İPİN ÜSTÜNDE YÜRÜR GİBİ TIRMANIR GİBİ KURAN’I ANLAMAYA ÇALIŞALIM. AYAĞIMIZI ELİMİZİ İPİN OLMADIĞI BİR BÖLGEYE GÖTÜREREK TUTUNMAYA ÇALIŞIRSAK BOŞLUĞA DÜŞME İHTİMALİMİZİN OLDUĞUNU BİLEREK. (Allah’ a Hamd olsun ki tutunarak ilerleyeceğimiz bu ipi çok uzun tutmamıştır.)

      Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

  • Avatar

    Fikret Arman Dec 18 2012 - 21:11 Reply

    Değerli Editör Kardeşimiz,

    Burada yorum yapan iki Kardeşimizin yorumları (metafizik199 ve sonerizgi) bana sitemizde neden FORUM (tartışma) bölümü açılsa iyi olmaz mı? gibi bir soru hatırlattı…

    Olsa iyi olmaz mı? Ne dersiniz?

    Selam ve Dua ile,

  • Avatar

    sonerizgi Dec 19 2012 - 07:20 Reply

    Allah’ a hamd olsun ki kafanızın karışmasına neden olan ilk sorunuzun cevabını buldum. Hiç aklıma gelmemişti.

    RÜYA 1 : “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm”
    KURAN TABİRİ 1 : ” biriniz efendisine şarap sunacak”

    RÜYA 2 : “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm”
    KURAN TABİRİ 2 : ”diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir ”

    RÜYA 3 : “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum”
    KURAN TABİRİ 3 : “Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın. Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”

    RÜYA 4 :”Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm.
    KURAN TABİRİ 4 : ?
    SİZİN TABİRİNİZ: Peygamberliğini Tebliğ edip Namaz kılmasını öğretmek.

    İnşaallah buna da itiraz etmezsiniz dikkat edin bunları ben değil ”KURAN” yazmış.
    Allah’ın lütfu o kadar büyük ki hala daha görmeyecek misiniz? Hiç bir soruyu açık bırakmamış yeterki Kuran da araştırıp Kuran da bulalım. En önemlisi de anlayalım inat etmeden.

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 36. Ayet
    Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi.

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 41. Ayet
    “Ey zindan arkadaşlarım! biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir.”

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 43. Ayet
    Kral, “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın” dedi.

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 47. Ayet
    Yûsuf dedi ki: “Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın.”

    12. Sure (Yûsuf Suresi), 48. Ayet
    “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”

    Saygılarımla… Selamun Aleyküm…

    • Avatar

      sonerizgi Dec 19 2012 - 07:40 Reply

      Yukarıdaki rüya ile alakalı yorumumda inek geçmesinin tabirdeki karşılığını da açıklamak istedim. Herkesin ildiği üzere inekler geviş getiren hayvanlardır. Otlandıkları zaman kabaca çiğneyip yutup yani içerde tam parçalanmamış halde belli bir süre bekletilip, daha sonra tekrar ağız yoluna taşınarak bekleme süreci geçer ve sindirim süreci başlar. O nun yorumu da çok alakasız değil böyle düşünürsek.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 19 2012 - 19:18 Reply

    Ali imran 7 ayet = Kuranı gönderen Yaratıcı Bu kitabın nasıl okunacağının KILAVUZ ayetini göndermiş. Nasıl okumalı ve anlamalıyız ? Yaratıcı diyorki benim kitabımı okuyacaksınız ben Onun ayetlerinin bir kısmını MUHKEM gönderdim (HKM . yani HÜKÜM) veren ayetlerdir ve bunlar hüküm verdiği için bunlardan birden fazla MANA çıkmaz. İçki içmeyin yada kumar oynamayın diyorsa bunda MANA aramaz sadece araştırırsınız. Diğer ayetlerde ( Müteşabihlerdir ) yani yine kelime köküne bakarsanız TŞBH = yani Teşbih yani benzetme ile anlattım ki. Bu ayetlerin içinde MECAZ lar vardır İRONİ vardır TEŞBİH ve edebiyatın bazı dalları vardır. YORUMA açıktır. Bir örnek vereyim Bakara 73. ayet (O’nun bir kısmı ile Ona vurun ) peki NEyin bir parçası ile NEYE vuracaksınız ? gibi YORUMA AÇIK anlamlar vardırki Müteşabih ayetlerin bazen ikişer üçer dörder farklı anlamları ortaya çıkar ve evrensel olan zaman üstü olan bu kitabın bazı anlatıları BİLİM ve TEKNOLOJİ ilerledikçe ortaya çıkar.
    Şimdi Saffat suresi HÜKÜM ayetimidir . hayır. Sadece bazı teşbihi benzetmelerle bir olayı anlatır. Yani YORUMA ve TEVİL e açıktır.
    Bunun için sordum ve hala soruyorum ( Bu ayetlerde oğlunu aldı kesmeye götürdü diye APAÇIK bir ayet varmı? Yada allah biz oğlunu kesmesini emir ve vahy ettik gibi bir açık bir ayet göndermişmi ? hayır. Bunlar rivayetçilerin senaryo yazarak uydurmasıdır diyorum.
    PEKİ NE YAPACAĞIZ ?
    İşte yaptığımız yorum ve Tevil kuranla çelişiyormu ? Allahın sünneti ile çelişiyormu ? Allahın HÜSNA ları ile çelişiyormu ?
    Şimdi yine soruyorum .
    1) Allahın sünnetinde MASUM bir çocuğun öldürülme EMRİ olabilirmi ?
    2=) Yüce bir peygamber gündüz kavmine çıkıp ( çalmıyacaksın,zina etmiyecejksin, MASUm öldürmeyeceksin diye tebliğ yapıpta gece rüyasında gördü diye MASUM oğlunu alıp kesmeye gidermi ? Kavmine ne cevap verecek ? Kavmi demiyecekmi bize böyle tebliğ yaptın sen ne biçim ÖRNEK PEYGAMBERSİN ? Sizce Örnek peygamber MASUm oğlunu öldürmeye giden bir peygamber olabilirmi =?

    Şayet yüzyıllardır gelen RİVAYET bu olaydı :
    Hz. ibrahime peygamberlik EMRİ verilmiş kavmine çıkmış sıkıntı ve belalara maruz kalmış gece yatarkende kavmim bana inanmıyor acaba oğlum ismailde bana inanmıyormu diye düşünürken uykuya dalar ve oğlunu PUT ların arası nda görüpte oğlu baba bende senin peygamberliğine inanmıyorum deyinece kızıp oğlunu (BOĞAZLAMAYA KALKAR z.b.h) ama uyanır ve ertesi günü bu rüyanın yorumunu oğlundan ister Oğlu ismailde ( babacığım emronulen şeyi = tebliğ emrini yerine getir ben senin peygamberliğine ve allaha inanıyorum ) deyince oğluna TEBLİĞ yapar ve oğlu kabul edip ikiside İSLAMA teslim olanlardan olur…
    İşte böyle bir RİVAYET gelmiş olsaydı ayetlere bakacak ve bir ÇELİŞKİ görmiyecektik ve bu yüzyılda birileri çıkıp ( aslında Hz. ibrahim oğlunu kesmeye götürdü ve bunu allah emretti ) dese idi yahu kardeşim hadi git işine Kuranda çelişki olmaz ( bir masumu öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer ) ayetini okumadınmı? yani hz. ibrahim aslında BÜTÜN İNSANLIĞI öldürmeyemi gitti hadi yolun açık olsun demezmi idik ?

  • Avatar

    metafizik199 Dec 19 2012 - 19:43 Reply

    Rüya 1-2-3-4 diye RÜYA yorumu yazmışın ama düşünmediğin bir şey var.
    saffat suresinde RÜYAnın tamamı ve detayları anlatılmamışki.
    Hz. ibrahim iki saniyemi rüya gördü.. ( oğlunu boğazlarken görüyor hop uyanıyor ve oğluna ben seni kesçem diyor..!!! Yok artık demek geliyor içimden.
    Yusuf suresinde iki MAHKUM’un rüyasını DETAY ları ile anlatmış ve firavununda rüyası detaylı…
    Rüya anlatılmamış Hz. ibrahim ile ilgili. yani RÜYASında ne gördüğünü tam olarak ne ben ne PALAVRACI RİVAYETçiler nede sizler biliyorsunuz ve ayetlerde açık bir HÜKÜM yok ( oğlunu kes ) gibi. Yani bu aslında uzun rüyanın DETAYINI Allah ; ahirette Hz. İbrahime muhakkak anlattıracaktır diye düşünüyorum. Çünki Allah ahirette bütün peygamberlerin ŞAHİT olarak getirileceğini söylüyor.
    Uzun süre neden RÜYAnın tamamını anlatılmamış ve neden rivayetçiler bu kadar PALAVRA lar uydurmuş diye düşündüm. Yüzyıllardır milyarlarca insan hep hz. İbrahimin oğlunu kesmeye götürdü YALANına inanarak gelmiş.
    Vardığım sonuç şu idi = Allah milyonlarca HAYVAN’a vermediği AKIL’ı İNSANA vermiş ve ondan istediği şey AKLINI çalıştırmak ve düşünmek Çünki Kuranda defalarca hala düşünmezmisiniz diye bizi ( insanlığı ) uyarmış. Kuranın BÜTÜNÜNÜ anlamaya çalışan ve Allahın HAKKI olan bir yere koyan İNSAN Kuranla çelişen bir şey varsa hemen inanmaz ve düşünür. araştırır. Yani anladığım kadarı ile yukarıdada örnek verdiğim gibi ( süleyman ve hüdhüd konusu ) ve bir çok ayette allah AKLA sorular sormaktadır. aslında DÜNYA İnsanlığın değil AKLIN imtihanı olduğu sonucuna vardım. Aklını kullanan ve MANTIK ı son derece iyi çalışan ve allahın sünnetinin ne olduğunu bilen ve allahın HÜSNA ları nı bilen ve düşünen hiç bir Müslümanın hz. ibrahim oğlunu aldı kesmeye götürdü dememesi gerekir. Bu güne kadar bu TEVİLİ yapan sadece ben varım. İleride ne kadar duyulur bilmiyorum nereye kadar gider ne olur onuda bilmiyorum lakin Aklı başında ve allahın sünnetini ve hüsnalarını çok iyi bilen İLAHİYATÇIlarımız ve profesörlerimizde olduğu ve AKLA önem veren insanların olduğunju çok iyi bildiğim için aslında burada Soner ezgiye yazıyor gibi görünsemde bütün insanlığın okumasını ve düşünmesini istiyorum. BANA Smetindurali yazarak googlede arayabilir facebooktan ulaşabilir ve mail gönderebilirsiniz. İnternette metin durali – metafizik19 ve metafizik199 imzası ile oldukça fazlası ile yazılarımı okuma ve yorumlama şansına sahipsiniz her türlü soruya açığım. Ülke tvde 2000 yıl sonrasının teknolojisinin kuranda anlatıldığı videoda var. ayrıca net tvde gizli dosyalarda ve yine ülke tvde 3 gece çıktım ve bazı konularda iddialarımda var. bir gazete ve bir dergi yer verdi DETAY adlı (KURAN KISSALARI SİSTEMATİĞİ) verdiğim kitabımda hazır inşallah yakında yayınlanır.

  • Avatar

    sonerizgi Dec 19 2012 - 20:32 Reply

    3. Sure (Âl-i İmrân Suresi), 7. Ayet
    O, sana Kitab’ı indirendir. Onun bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

  • Avatar

    simsek Dec 24 2012 - 11:35 Reply

    metafizik199 ve sonerizgi arkadaşlara teşekkür ediyorum.ben her ikinizden de faydalandım.teşekkür ediyorum.yazılarınız bizleri biraz daha düşünmeye akletmeye sevk ediyor.
    metin durali ismini arattım sık kullanılanlar kısmına ekledim.sizi daha yakından tanımak isterim.yazılarınızı okuyorum.videonuzu seyrettim.güzeldi.

    önceki yazımda bu düşüncenize karşı çıkmıştım.bunu biraz düşünmem gerekiyor.kafamı karıştırdınız.
    bir insan bir peygamber nasıl olurda bir insanı sadece rüyasında görmesiyle ben seni rüyamda gördüm diye yatırıp kesmeye çalışa bilir.?bunun üzerinden biraz düşünmemiz gerekiyor.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 25 2012 - 20:13 Reply

    Şimşek kardeş .. Yüzyıllardır insanlar Allahtan ve peygamberden bahseden insanların YALAN söyliyeceklerini aklının ucundan bile geçirmemiş. Düşünsenize ya adam doğru söylüyor ve siz inkar ediyorsanız maazallah cehennemlik oluruz düşüncesi hakim olmuş. ne SÜNNETULLAH ve nede Allahın HÜSNA larından haberi olmayan insanlar Kuranıda bu pencerelerden bakarak okumadıkları için her gelen haberi sorgusuz DOĞRU olarak almış ve bunlara birde SAHİH hadis altında toplamış ve önüne KUTSİ kelimesinide koyarak Kutsallaştırmışlardır.
    İşte benim çalışmalarımda genelde Allahın sünnetine uygun ve Allahın hüsnalarına uyan TEVİL yapmak ve şayet bir açıklama bir meal ve bir anlatı şayet Allahın sünnetine ve esmalarına uygun değilse bunu araştırmak ve DOĞRU ları bulmak üzerinedir. Şayet internette onlarca yazılarımdan bir kısmını okursanız tamamen AKLA ve MANTIĞA uygun yazılara rastlıyacaksınız.
    Bu din HAYAT KİTABI olan Kuran anlaşılmaya başlandıkça yaşanacaktır ve birde meallerde yani çevirilerde hatalar var ve bunlar üzerinede oldukça çalışmam var. Yani bu gün HAYAT ve DOĞA yasaları nasılsa o geçmiş yüzyıllardada uçan kaçan şeyler olmadı ve Doğa yasalarıda ve yaşamda aynı idi. Yani allahın sünnetinde asla değişim olmadı ama bu gün maalesef hem çevirilerde oldukça çeviri hataları var hemde müteşabih ayetlerin mecaz ve teşbihlerin anlaşılamaması yüzünden oldukça bir kargaşa bulunmaktadır. Yazılarımın hepsini okuma fırsatı bulun ve kuranla karşılaştırın Kurana ters yada çelişki olacak şeyden Allaha sığınırım.

  • Avatar

    musa Dec 26 2012 - 17:47 Reply

    sevgili metafizik199 bey sizde değinmişsiniz son zayınız da.. ben geçmişte ve gelecekte hiç bir şeyin değişmediğine inanıyorum.benim sünnetullah kavramını değişmeyeceğine inanırım yaratılan herşeye sünnetullah açısından bakarım.anlamaya çalışırım.kur an da geçen kıssaları da bu gözle okumaya çalışırım.anlayabildiğimi anlarım anlayamadığımıda yaratana bırakırım.benim şu an aklım bu kadar anlıyor derim.hz.ibrahim ve oğlu ismail ile yaşananlar sizin tesbitiniz bana akla ve mantığa ters düşmüyor.her şeyden önce sünnetullah kavramına uymaktadır.önceden size katılmıyordum.tabiki en doğrusunu Allah bilir.

  • Avatar

    metafizik199 Dec 27 2012 - 19:21 Reply

    Peygamberler ÖRNEK olması için insanlara İYİ ÖRNEKlik göstermeleri için gönderilmişlerdir. Bizler insanların ve rivayetlerin anlattığı Peygamberlere değil Kuranın bize anlattığı peygamber örneklerini EMSAL almamız gerekiyor.
    Şimdi şöyle bir düşünün ( sırf rüyasında oğlunu keserken gördü diye gerçek hayatta oğlunu kesmeye götüren bir ÖRNEK peygamber olabilirmi ? Her rüya görenin rüya ile amel etmesi ne kadar doğrudur sizce ?
    Yine düşününki Allah ayet gönderiyor ve bütün peygamberlerine MASUM öldürmeyeceksin diye TEBLİĞ ettiriyor. Allah lanet eder ve birde cehennem hazırlar diyor. Ayrıca bu yüce peygamberi kuranda YUFKA YÜREKLİ tanıtıyor. Yufka yürekli bir insan bir hayvanı dahi kesemez iken bahis ettiğimiz MASUM ; canı ve kanı tek evladı ismail.
    Bir MASUM u öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değer diyor kuran.
    Ve örnek peygamberimiz MASUM oğlunu alıp ( bütün İNSANLIĞI öldürmeyemi gitti sizce ?
    Bakın aslında Kuranla , sünnetullah ile hiç bağdaşmayan bir PALAVRA RİVAYET zinciri yüzünden nerede ise bu gün bir buçuk milyar müslüman alemi Hz. İbrahimin oğlunu kesmeye götürdüğüne inandırılmış. Böyle bir İFTİRAYI Allaha ve peygambere isnat etmekten Allahtan sakınırım ve ayet ayet açıkladığım LİNKİ okumanızı ve düşünmenizi istiyorum.

  • Avatar

    simsek Dec 27 2012 - 20:34 Reply

    sevgili metafizik199 çok teşekkür ederim.
    bu konuda sizin gibi düşünüyorum.önce ki yazdığım ve savunduğum yanlıştan döndüm.Allah ın sünnetine/yasasına/ve değişmez sünnetullah kavramına önce ki düşüncemin yanlış olduğunu düşünüyor ve doğruya adım attığımı düşünüyorum.olaya birde hz.ismail gözüyle bakmak gerekiyor.babamın peygamber olması beni kurtarmıyor. babam beni rüyasında görmüş beni kesiyormuş bende teslim olayım mantığı doğru değil nasıl olurda babam peygamber olsa bile benim yaşantımı sonlandırabilir ben buna niye teslim olayım.nerde kaldı benim imtanım.bu olay hz.ibrahimi sınamaksa neden kesilen yok edilen bir başkası yani hz.ismail olsun ki ben ismail olsam isyan ederim.niye yaşantıma son verdireyim.bir de benim buna razı olmam intihar etmek demektir.hayatın bu güzelliğini yaşamak varken hemde teslim olmuşken babamın peygamberliğini tastik etmişken ve yaratıcıya inanmışken ne den hayatıma son verdireyim.bunu ne hz.ibrahim yapar ne hz.ismail yaptırır.Allah ın peygamberlerinden hiç biri bunu isteyemez ve yapamaz.bu genel geçer tüm kurallara aykırıdır.bu Allah ın yasasına aykırıdır.
    bu uygulamayı yapsa yapsa RİVAYET kültürü ile yetişen kendilerine yeni kurallar çizen ve müslümanları doğru yoldan çıkartmak isteyen.buhariler..mezhepciler..şeyhler..hocalar..celalettin rumiler…kadriler..nakşiler.. cübbelisi..takkelisi…dinayetlisi..koro halinde ne yaptığını bilmeyeni….ve digerleri..aslın da bizlerdenmiş gibi görünen ama bize benzemeyenler.yapsa yapsa bunlar yapar.
    bunların ne abdesti benim gibi ne namazı ne orucu ……
    teşekkürler metafizik199

  • Avatar

    metafizik199 Dec 28 2012 - 08:55 Reply

    Olaya birde hz. İsmail gözü ile bakmak lazım dediniz ya yukarıdaki yazınızda. şayet hz. ismail gelse inanın sizlere ve bizlere ve o palavracılara şöyle diyecektir :

    hz. İSMAİL diyorki =
    (Babacığım emronulan şeyi yap ) derken ben babama emredilen PEYGAMBERLİK -(Tebliğ) EMRİ’ini yerine getirmesini istedim. Çünki Gece RÜYAsında beni PUTLARIN arasında görmüş ve öfkelenip (beni boğazlamaya kalkmış) ama uyanmış ve ertesi günü bana bu RÜYANIN YORUMUNU sormuştur.( ayetlerde rüyanın tamamı anlatılmadığı için şaşırmışsınız) Bende ona olumlu cevap veripte (babacığım emronulan şeyi = TEBLİĞ EMRİ ni) yap deyince beni İSLAma davet etti ve bende KABUl edince bana NAMAzı öğretip beni SECDEYE yani (alnı üzerine ) yatırdı. Siz NAMAz da secdeye yatarken
    ^^ alnı üzerine ^^ yatmazmısınız ? Bu olay babama peygamberlik verildiği ilk
    gün ve gecesi ve sonra ertesi günü bana TEBLİĞ yaptığı zamanı anlatıyor.
    buneyye : oğulcuğum
    innî : muhakkak ben
    erâ : gördüm
    fî el menâmi : uykuda
    ennî : muhakkak ben
    ezbehu-ke : seni boğazlıyorum
    fanzur (fe unzur) : haydi bak
    mâzâ : ne
    terâ : görüyorsun -yorumluyorsun
    kâle : dedi
    ( İşte ayetlerde bunu anlatıyor. Babam RÜYA sında beni öyle görünce boğazlamaya kalkmış ve ertesi günde benden bunun YORUM unu istemişti bende şöyle cevap vermiştim =
    yâ ebeti : ey babacığım
    if’al : yap
    mâ : şey
    tû’meru : sen emrolundun
    se-tecidu-nî : beni bulacaksın
    inşâallâhu (in şâe allahû) : inşaallah, Allah’ın dilemesi ile
    min es sâbirîne : sabredenlerden
    Çünki her gelen peygamber TEBLİĞ yaparken sıkıntılara BELA lara uğramıştır. babamda Tebliğ yaparken sıkıntılara katlandığı için bende ona DESTEK VERECEĞİMİN SÖZÜnü verdim.
    fe : böylece
    lemmâ : olduğu zaman, olunca
    eslemâ : ikisi teslim oldu
    ve telle-hu : ve onu yatırdı
    li el cebîni : alnına, alnı üzerine
    Bu ayettede ESLEMA olarak bildirilen şey ikimizinde İSLAMA TESLİM
    olduğumuzu anlatan ayetlerdi Babam bana TEBLİĞ yapıpta İSLAMa davet
    edip bende kabul edince benide yanına alarak NAMAZı öğretip SECDEYE
    yatırdı. Ayette Anlatılan^^alnı üzerine yatırmak^^ Secdeye yatırmak demekti.
    Siz Namazda secdeye yattığınız zaman ^^alnı üzerinize yatmazmısınız^^ ?
    KURBAN EMRİ vardır (toplumsal dayanışma olması için ve fakirleri gözetlemek için KURBAN gelmiştir. ama benimle zerre kadar alakası yoktur.
    (Bir masumu öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir diye ayeti okumadınızmı ? Allah masumu öldürene lanet ettiği ve üzerine cehennemi hazırladığı ayetleri okumadınızmı ? Allahın sünnetinde asla değişim bulamassınız. BEN MASUM DEĞİLMİ iDİM ??
    Sizleri tek yanıltan şey ise ayette geçen = Oğulcağızım ben seni boğazlarken gördüm deyince benim verdiğim (emronulan şeyi yap ) kelimesidir. KESME emri yokki ayette ? Bunu görmedinizmi ? Oysa PEYGAMBERE verilen emir TEBLİĞ emridir. Ben babama VERİLEN (tebliğ emrini ) KASTEDEREK SÖYLEDİM O SÖZÜ

  • Avatar

    İsmail KAHRAMAN Dec 28 2012 - 11:18 Reply

    Sörin Kierkegard (Korku Ve Tİtreme)

    Anlamak için düşünmek yetmez hissetmek de gerekir.

  • Avatar

    Erkin Jan 4 2013 - 10:39 Reply

    ABDULLAH AYMAZ
    a.aymaz@zaman.com.tr
    Karıncaların dili
    Avrupa Zaman’da çıkan “Karıncalar yuvalarında konuşuyormuş” başlıklı haberde şöyle deniliyor: “İngiliz bilim adamları, karıncaların yuvalarının içinde konuştuğunu ifade ediyor. Science dergisinde de yayınlanan habere göre, yuvaların içine minyatür mikrofon ve hoparlör yerleştiren araştırmacılar, kraliçe karıncanın işçi karıncalara yönelik sesini kaydedip tekrar çaldı. Oxford Üniversitesi’nden Jeremy Thomas, kraliçenin sesini çaldıklarında işçi karıncaların antenleri havada ve çeneleri açık saatlerce hareketsiz savunma durumunda beklediklerini kaydetti. İngiliz bilim adamı. ‘En önemli keşif, değişik seslerin karınca kolonisinin değişik tepkilerine yol açması’ dedi.” (Avrupa Zaman, 9.2.2009)
    Kur’anı Kerim’de Neml (Karınca) Sûresi’nde şöyle deniliyor: “(Süleyman, ordusu ile) Karınca vâdisine geldiklerinde, bir karınca ‘Ey karıncalar, yuvalarınıza girin… Süleyman ve orduları, sizi fark etmeyerek ezip çiğnemesinler!’ dedi. Onun bu sözünden dolayı tebessümle güldü ve ‘Yâ Rabbi, dedi, beni nefsime öyle hâkim kıl ki, gerek bana, gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükrediyorum, Seni râzı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim. Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dâhil eyle!” (27/18?19) Karıncalar ufacık kafalarında 500.000 kadar sinir hücresine sahiptir. Ayrıca çok hassas antenleri, birçok kimyasal madde salgılayan vücut yapısı, karıncanın iletişiminde kullandığı araçlardır. Karıncalar birbirleriyle değişik yöntemlerle iletişim kurarlar. İç salgı bezlerinde salgılanan “feromen” bu iletişim araçlarından biridir. İnsanların kullandıkları kelimelerin veya vücut dilinin yerini mükemmel bir şekilde bu salgı doldurmaktadır. Öyle ki karıncalar, insanların becerdiklerinden kimi zaman daha düzenli bir şekilde, bu sıvıyla iletişim kurarak toplanmakta, paylaşmakta, savunma yapmakta ve beslenmektedir.

  • Avatar

    Erkin Jan 4 2013 - 14:23 Reply

    Ben bir arkadaşımla Hacc hakkında konuşurken Hz. İbrahim ve oğlu ile ilgili de bazı fikirler bölüşdük. .1.Siz neden düşünüyorsunuz ki, Hz.İbrahimin gördüyü uyku Allahın emridir? 2.Hz. İbrahim bunu böyle anlamış ola bilir ama bu bir Allahın emri deyil bunu hiç düşünmedinizmi? 3.Hz. İbrahim uykuda gördüyünü Allahın emri sanarak bunu yapmağa çalışmış Allah izn vermemiş versiyonu bu ayetler için geçerli ola bilmezmi? Siz de aslında bir rivayeti digeri ile degiştirmişsiniz….ben de diyorum ki, asl olan hadise ayetlerde yazılı gibi, Hz. İbrahim uyku görmüş bunu Allahın emri sanmış oğlu ile bölüşmüş. O da emri yerine getir söylemiş. “Allah böyle emr verirmi?”sualnıza cevap olarak VERMEZ diyorum ve VERMEDİ de diyorum. Siz bu uykunun Allahın emri olduğunu nerden okudunuz? Ey İbrahim sen uykunu doğruladın…ama Ben böyıe emr vermedim…sen bu uykunu yalnış anlayarak yapmağa çalışdın…105. Sen rüyayı doğruladın, işte biz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız!

  • Avatar

    metafizik199 Jan 4 2013 - 19:33 Reply

    Karınca konusuna gelince o gazetede yazan şeylerin çoğuna katılıyorum. Kuşların olduğu gibi karıncalarında kendi aralarında muhakka iletişimleri vardır çünki bir düzen var. Lakin kuranda her hangi bir ayette Süleymana karınca dilini öğrettik diyormu ? böyle bir ayet yok. şayet bunu bir MUCİZE olarak görüyorsanız Peygamberlerin mucizeleri ALENİ herkesin gözü önünde olması gerekir. İbrahim karıncanın sesini duyuyorsa peki kim ondan başkası duydu ?? böyle mucize olmaz. Yani hem kuranda Süleymana karınca dili öğrettik demez hemde mucize olsa herkes ŞAHİT olması gerekir.

    Ayrıca çok uzaklardan bir karınca bir ORDUnun geldiğini görüyorsa bu ordunun SÜLEYMANın ordusu olduğunu nerden biliyor ? yani her kafamızın almadığı olaya bu ( Allahın mucizesi orda bir mucize oldu diye kuranı anlatmaya kalkarsak bu Sünnetullaha uymaz. Allah o ayetlerde bir TARİHİ olayı anlatıyor. Ordusunu anlatıyor seferini ve yanında bulunan ŞURA yı anlatıyor olayları anlatıyor. biz diyoruzki burda mucize oldu. bu ayetleri akıl ve mantık yolu ile anlıyamayan ve anlatamayanların başvurduğu bir yoldur.
    ( hüd hüd KUŞ mu yoksa MAHKUm mu yazımı okumak istiyorsanız link =
    http://mehmetselvi.wordpress.com/2012/11/16/h-z-suleyman-ve-hudhud-kus-mu-mahkum-mu-metin-durali/

  • Avatar

    metafizik199 Jan 4 2013 - 19:35 Reply

    yukarıda son anlatıda ibrahim diye yazdığım isim aslında süleyman olacaktır düzeltirim .

  • Avatar

    sonsuzagidenyolcu Jun 17 2013 - 17:12 Reply

    BEN METİN DURALİ KARDEŞİMİ,DEĞERLİ ÇALIŞMALARINDAN VE BANA KATKILARINDAN DOLAYI KUTLUYOR VE TEŞEKKÜR EDİYORUM.ALLAH ZİHİN AÇIKLIĞI VERSİN..

Leave a reply

Name (required)

Website