Zümer Suresi 10 ve 53. Ayetlerle İlgili Soruya Cevap…

Zümer Suresi 10 ve 53. ayetlerinde “de ki” ifadesinden sonra “kullarım” denmesinin nedenini soranlara verdiğim cevabı burada da paylaşmak istedim.

(Zümer 53)
De ki: “Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm’dir.

Sadece bu ayetlerde değil, başka örneklerde de görüyoruz benzer durumu. Kuran’daki bu anlatım özelliğinde “aktar/bildir” veya “tarafımdan söyle” anlamında “de ki” ifadesi kullanılmakta.

Örneğin:

Şunu de: ‘Kendinden öncekileri doğrulayıcı, inananlara yol gösterici ve müjde olarak ALLAH’ın izniyle bunu kalbine indiren Cibril’e her kim düşman olursa,
(Bakara97)

Yine “de ki” ifadesinden sonra “bunu kalbine indiren” denmektedir görüldüğü üzere. Yani burada aslında peygamberin insanlara, konuşurken bire bir söyleyeceği diyalogdan falan bahsedilmiyor.

Burada “de ki ” bu cümleyi “birebir söyle” değil, çünkü peygamber sohbet ederken cümleyi “benim kalbime indiren” şeklinde söyleyecektir. Ya da “Allah şöyle dememi /aktarmamı istedi” deyip ayetteki şekliyle cümleyi sunacaktır.

Başka bu tarz ayet örnekleri verelim:

Enfal
38. Küfre sapanlara söyle: “Eğer son verirlerse eskide kalmış olan, kendileri için affedilir. Eğer yeniden başlarlarsa, daha öncekilere uygulanan yol ve yöntem, eskisi gibi devam etmiş olacaktır.”

Casiye
14. İman edenlere söyle: “Allah’ın günlerini ummayanları affetsinler ki, O, bir toplumu kazandıklarıyla cezalandırsın.”

Yine “de ki” den sonraki cümleyi birebir aktarması istenmiyor burada. Zaten ayet okununca bu bilgi de verilmiş oluyor. Yani ayrıca bir daha söylenmesine de gerek kalmıyor. Ama dediğim gibi bir sohbet sırasında insanlara bu ifadeyi sunmak isterse peygamber, hitabına uygun hale getirecektir. Buradaki anlam “onlara aktar/tarafımdan bildir” şeklindedir.

Bu açıdan bakılınca Zümer 10 ve 53. ayetlerdeki “de ki” ifadelerinde de bir aykırılık olmadığı rahatlıkla görülebilir:

Zümer
53 De ki: “Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm’dir.

Bu ayetlerde de peygamberin insanlara “kullarım” şeklinde seslenmesi değil, cümlenin uygun şekilde aktarılması isteniyor. Ayrıca dediğim gibi, zaten buna gerek bile yok, bu ayetler olduğu gibi aktarılınca insanlar bilgiyi de almaktadırlar.

Bu bağlamda ayetlerin en doğru çevirisi “söyle” yerine “aktar” veya “tarafımdan söyle” şeklinde başlamak durumundadır ve bu şekilde tercüme edenler var zaten:

Zümer
10.Tarafımdan söyle: “Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Allah’ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir.”

Zümer
53. Onlara bildir: ‘Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH’ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir.’

 

Selam ve sevgiler


About the Author
Author

Emre_1974tr

Comments (3)
  • Avatar

    Mürüvvet Çalışkan Apr 26 2014 - 05:01 Reply

    Yusuf / 15 Onlara ayetlerimiz açık açık okumduğu zaman bize kavuşmayı beklemeyenler : Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir! dediler. De ki: O’nu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben bana vahyolunandan başkasına tabi olmam(uymam) çünkü rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabindan korkarım.
    Araf 203/ Onlara bir ayet getirmediğin zaman “derleyip, “toplasaydın ya” derler. De ki, Ben sadece ve sadece Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona tabi olurum (uyarım). İşte bu (Kur’an) Rabbinizden gelen basiret , hidayet ve rahmettir, iman edenler için.
    En’am/50-51 De ki : Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana tabi olurum(uyarım). De ki: kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz? Rablerinin huzurunda toplanacakları için korkanları o vahyle (sana vahyolunan ve seninde tabi olduğun) uyar. Onlar için Rablerinden başka ne bir dost ne bir şefaatçi vardır. Belki sakınırlar.
    Hakka / 44-47 Eğer bize karşı bazı sözler uydursaydı, onu kuvvetle yakalardık, sonra da onun şah damarını koparırdık. Hiç biriniz de onu koruyamazdınız.
    Ey Nebi! Allahtan kork kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Muhakkaki Allah alimdir, hakimdir. Sen Rabbinden sana vahyedilene tabi ol. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
    Hicr / 9 Zikri indiren biziz. Biz onu koruyacak olanda elbetteki biziz.
    Maide/ 67 Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et Eğer bunu yapmazsan Onun risalatini tebliğ etmemiş ( Resulluk yapmamış) olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah kafirler topluluğuna rehberlik etmez.
    Ahzap / 40 Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinizin babası değildir. Lakin O, Allah’ın Resulu Ve Nebilerin sonuncusudur. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

    De ki ile başlayan ayetlerinden, anladığımı sizinle paylaşmama izin verin. Bu da benim yorumumdur! Elçimiz ayetleri okurken De ki: dediğinde vahyi kendisiyle , cibril’le ve Haşa Allahla da özdeşleştirmemiş sadece kendisine vahyedileni aktarmış olur. Üçlemeci, mantığında olan kimseler Elçiyi – sözlerini haşa kuvveden fiile çıkan moleküler ilah konumuna taşımaktalar. Elçinin sözlerini yanlış değerlendirmekteler. Allahla özdeş bir elçi!…Müslümanlar “Elçiyi Rab edinemeyiz….”
    Ahzap / 21 Andolsun ki Allahın Resulünde sizin için, Allaha ve Ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel örnek vardır.

    Bakara / 285 Elçi kendisine indirlene önce kendisi iman etti sonra müminler de…

  • Avatar

    levent Jun 4 2014 - 09:51 Reply

    tam olarak anlamadım bu konuyu acaba bir telefon numarası verip size ulasmama yardımcı olabılırmısınız emre bey

  • Avatar

    emre_1974tr Jul 23 2014 - 11:36 Reply

    Levent arkadaşım, mail adresimden bana ulaşabilirsin:

    emre_1974tr@mail.com.tr

    Selam

Leave a reply

Name (required)

Website