Özürlüyüz!

 

Özürlüyüz. Zihin ve bedenden öte kalp özürlüyüz. İşte o özrümüz de kabul değil!

Bizler, Kur’an’a ve Peygamberimiz (asm)’ın sünnetine uygun yaşamakla sorumluyuz. Kıstasımız Kur’an olmalı.

Ancak Kur’an’ın ruhuna tamamen ters bir zihniyet içinde yaşıyoruz. Böylece İslam hakkında yanlış kanaate yol açıyoruz.

Kimimiz dini samimi yaşamayı amaçladığımız, Allah’ı gönülden sevdiğimiz halde cehalet ya da edindiğimiz yanlış bilgiler sebebiyle dinimizde bulunmayan görüşlere sahibiz.

Kur’an’ın tanıttığı dinle hiçbir ilgisi olmayan düşmanlık, kan dökücülük, zulüm, sevgisizlik, vicdansızlık, acımasızlık ve merhametsizlik dolu vahşi bir sistemde yaşıyoruz.

Ancak karanlık bir zihniyet var ki yapıp-ettiklerinin faturası Kur’an’a çıkarılıyor; dine en büyük zararı veriyor. Bu sevgi yoksunu, anlayışsız, güzelliğe, sanata, bilime, neşe ve mutluluğa düşman zihniyet gerçekte İslam dışıdır.

Bu zihniyetteki kişide sevgi, şefkat, merhamet duyguları yoktur, kültür yoktur, bilim ve sanat ise Allah muhafaza. Derin düşünemez bu kişiler; hurafelerle besledikleri kendi dinlerini yaşarlar.

Ruhları boşluk içindedir; güzel bakamaz, güzel göremezler. Çocuklara, kadınlara, çiçeklere, hayvanlara, kısacası hiçbir şeye karşı derin ve samimi sevgi hissetmezler. Allah’ın en güzel tecellileri olan çiçeklere, çocuklara, kadınlara, güzelliklere Allah aşkıyla bakamaz, o aşkla sevemezler.

Özellikle, Hz Adem’i eşinin kandırdığı iftirası ile daha ilk kadından başlayarak, kadını potansiyel günahkâr gören bu karanlık zihniyet, sert ve kaba-hatta insanlık dışı-tedbirlerle kadını kendince ‘terbiye etme’ye çalışır. Koruma adı altında, kadına üçüncü sınıf muamelesi yapar. Bu yüzden İslam’a düşmanlıkla bakan kimselerin, İslam’a sözlü saldırılarına tanık oluruz. Oysa kadın düşmanlığı, kadını yücelten İslam’ın değil, bu bağnaz görüşlü karanlık beyinlerin özelliğidir.

Onlar gerçek anlamda ne sever ne de sevilirler. Hatta birbirlerini bile sevmezler. Kafaları ve ruhları gibi hayatları da zifiri karanlıktır. Işığın kaynağını bilmezler ki karanlıklardan aydınlığa çıkabilsinler.

Her dinde bağnaz bulunabilir. Dini özünden uzaklaştırmaya çalışan, imanın getirdiği coşkulu sevgi yerine karanlığı yaşayan kişiler her dinde vardır. Onlar mensup oldukları dini değil, kirli ve sapkın görüşlerini temsil ederler. Bu hastalıklı ruhların çirkin davranışlarının sebebi karakterleridir, mensup oldukları dinin emirleri değil.

İslam adına ortaya çıkan, gerçek dindarlara ve diğer dinlerin mensuplarına düşman olan, kan dökmeyi savunan, içi kin ve nefretle dolu kişiler, kesin olarak İslam’ın temsilcileri olamazlar. İslam’a karşı önyargılı olan insanların, bu gerici zihniyeti gerçek İslam’dan çok iyi ayırt etmeleri gerekir.

Söz ettiğim kişiler, Kur’an’da olmayan şeyleri dine ilave etmeye çalışır, Kur’an’da kendi bağnaz inançlarına uymayan şeyleri de reddederler. Kur’an sevgiyi, şefkati, kardeşliği, birliği, barışı öğütler, tüm güzelliklerin takdir edilmesini ister, sanatı, bilimi teşvik ederken, onlar için bu öğütler öfke sebebi olur. Kur’an’ın tarif ettiği mümindeki ruh kalitesi, derinlik, akılcılık, modern ve sevgi dolu özellikler, onların inançlarına terstir.

Bu zihniyet aynı zamanda müşriktir; şirk içinde yaşar. Kur’an’ı yeterli görmez, Peygamberimiz (asm)’ın hadislerini yeterli görmez. Kur’an’ın bazı ayetlerini görmezden gelir, bazı ayetlerini ise kendi çarpık görüşlerine delil göstermeye çalışır.

Kuran’ı –haşa-yeterli bulmadıkları için bu kimseler haddi aşar, ölçüyü taşırır, Allah’ın sınırlarını ihlal ederler. Haksız yere zulmeder, suçsuz insanların kanını dökmekte yanlışlık görmezler.

Söz konusu zihniyetin din adına yaptığı uygulamalara şahit oldukça, bunun İslam olduğunu zanneden insanların kalpleri dinden soğur. Birçok insan da büyük bir yanılgıya düşerek İslam’a karşı düşmanlık besler. Bağnazlık ortamı hazırlar, kimi çevreler de kasıtlı olarak, “işte Müslümanlar böyledir, size hayat hakkı tanımazlar, onlar sizi yok etmeden siz onları yok edin” gibi hipnoz yöntemleri uygularlar.

Bu müşrik sisteme çözüm; Kur’an’ı ve gerçek Müslümanlığı ön plana çıkarmaktır. Kur’an bize zorluk yüklemiyor; bize sevinç, özgürlük, rahatlık, barış ve dostluk getiriyor. Üzerimizdeki zincirleri indiriyor, yollarımızı açıyor. Bizi barış yurduna, kardeşliğe ve sevgiye davet ediyor.

Bizler kendi içimizde sevgiyi beslemediğimiz sürece, sevgi bekleyemeyiz. Aldanırız, yanılırız.


About the Author
Author

fuatturker

Comments (3)
  • Avatar

    mustafa4458 Jul 21 2014 - 19:41 Reply

    fuaturker kardeşim peygamberimizin hadislerini yeterli görmezler demişiniz şöyle bir soru çıkıyor karşımıza acaba peygamberimiz kuranın dışında buda benim düşüncelerimdir diyerekten ayrıca bir kıtap oluşturmuşmudur?kurana baktıgımızda böyle bir eylemin olmadığını görüyoruz haliyle bugune kadar peygamberimize isnat edilen ciltler dolusu hadis kitabı oluşturulmuştur haliyle peygamberimiz kendisi yazdırmadıgına göre vefatından sonra birileri tarafından kulaktan kulaga gelen bilgilerdir (zandır) tabiki içinde kuranın ruhuna uygun sözlerde vardır bunları bir bilgi amaçlı alırız. ama kesin hüküm olarak sadece kuranı rehber adinmeliyiz.bence muslüman toplulumu hadis külliyatını sahiplenmemeli neden dicek olursanız.çünkü bu külliyatın içinde ne ararsak buluyoruz müslüman düşmanı olan kişilere okadar sermaye varki içinde sen nekeder o uydurma desende adam karşılık olarak ben bilmem kardeşim işte bunlarda sizin sahip çıktıgınız hadis külliyatında yazıyor diye karşılık veriyorlar işte ozaman bizler susmak zorunda kalıyoruz oyüzden diyorumki hadis külliyatı müslüman toplumunun rehberi olmamalı ki bizler her konuda güçlü olalım gerçek müslümanlığı sadece kurandan öğrenmediğimiz sürece doğru yolu bulamayız.

  • Avatar

    Atila Bakar Jul 22 2014 - 18:16 Reply

    Yazınız da, bir cümlenin içindeki: “Peygamberimiz (asm)’in hadislerini yeterli görmez” bölümü dikkatimi çekti. Allah’ın peygamberimize vahiy yoluyla ilettiği kitabımız Kur’an, bütün haşmetiyle gözlerimizin önündedir ama; peygamberimizin sözlerini yazdığı/yazdırdığı bir kitabı şimdiye kadar hiç duymadım. ( Ancak ondan iki yüzyıl sonra üçüncü şahısların sahabeden falanca kişi peygamberimizin şu sözleri(hadisleri) söylediğini bildiriyor diyen kitaplar yazdıklarından haberim var.)

  • Avatar

    fuatturker Jul 24 2014 - 10:48 Reply

    Atila Bakar ve Mustafa Kardeşlerim. Yazımdan ifade ettiğiniz gibi bir sonuç çıkarabilmiş olmanız gerçekten mucize :) Cümle cümle okumayıp, şööyle bir göz gezdirmiş olmalısınız.

Leave a reply

Reply to Atila Bakar Cancel reply

Name (required)

Website