About the Author
Author

muslumankul

Kevser Suresindeki İncelik…

Müslüman bir insanın, Kuran’dan iki parça nasibi varsa; biri Fatiha ise, öbürü herhâlde Kevser suresidir. Kuran kurslarında, okullarda ilk öğretilenler arasındadır. Günümüzde namaz kılan insanların ekseriyeti, namazının bir rekatında herhalde bu sureyi okuyordur. Benim sır olarak gördüğüm yer nüzul sebebi ile alakalı. Hz. Peygamberin erkek çocukları olmasına rağmen, çocukları çok küçük yaşlarda vefat etmiştir. Araplardaki erkek çocuk sayısı ile gururlanma (more…)

Yeşilçam’ın Müslüman Tipleri…

Türk sineması deyince akla Yeşilçam gelir. Yeşilçam’ın kozalakları dönemsel olarak farklı renklerde, farklı ideolojiler de açmıştır. Ama bütününe bakıldığında Yeşilçam’ın İslam kozalağı genelde çürümüş, simsiyah bir kozalaktır. İslam’ı temsil eden taraflar büyük bir oranla, sahtekar, dolandırıcı, çıkarcı, şehvet tutkunu, bilim ve yenilik düşmanı tipler olup, kılık kıyafet seçimleri bile insanın fıtratına kötü gelen renk ve uyuşmazlıklarla doludur. Bu tipolojinin karşısında (more…)

Bireysel Emeklilik Ayeti…

Bankadan gelen arkadaşlar öyle  iştahlı anlatıyor ki : —Birazcık birikimle yarınınızı kurtarın, geleceğinize yatırım yapın. Bunun hastalığı varmış, yaşlılığı varmış.Biraz ileri görüşlü olmak lazım diyor ve reçeteyi yazıyor: “Bireysel Emeklilik Sistemi” Biraz ileriyi düşün denir mi bir mümine? Mümin ahireti, yani en sonu düşünen adam iken sen onu sadece 20 yıl sonrasını düşünmeye mahkum etmeni, ileri görüşlülük mü sayıyorsun? Peki (more…)

Hayırlısı …

Dine yakın, uzak her insanın ağzında otomatikleşmiş dilekdir “hayırlısı”. Önce uzun uzun konuşur sonra da “bakalım hayırlısı” deriz. Ya da teselli etmek için kullanırız “Sıkma canını belki hayırlısı böyledir.” diye. Sahi hayır ne demek? Olmasını herkesin bu kadar çok istediği hayır konusunda samimi miyiz? Peki bir şeyin hayır olup olmamasını belirleyecek şey ne? İşte burada hayırlısıyla şerlisini ayıracak bir ölçüye (more…)

İllallah İçin “La” Diyebilmek

Ne de kolay söyleniyor dilde “lâ ilahe”. Öyle yormadan kolayca çıkıyor ağızdan. Sahi bu kadar kolay mı lâ diyebilmek. Müzikteki la sesini tutturmaktan daha mı kolay? Peki bizim “lâ” mız peygamberinkiyle aynı mı? O lâ dediğinde ortalığı bıçak kesen neydi? El Emin’lerini mecnuna, sihirbaza çeviren bu lâ değil miydi? Müslümanla, kafirin, müşriğin arasını ayıran bu lâ değil miydi? Lâ diyebilmek (more…)