Ben bu siteyi tesadüfen buldum. Çevremde soruşturdum, kimsenin bu siteden haberi yok. Tavsiye etmeme rağmen, kimse ilgilenmiyor. Halkımızın okuma alışkanlığı olmadığı bir gerçek. Helede internetten yazı okumak gibi bir alışkanlık hemen hemen hiç yok. Bu yüzden böylesine aydınlatıcı bir sitenin çok az bir meraklı kitlesine ulaştığını düşünüyorum. Halkımız yazı okumaktan çok konuşma dinlemeyi tercih eder. Ben bu sitenin bir tv
(daha&helliip;)
CERN`deki muazzam deneyin start almasıyla birlikte bizlerin ruh dünyasının da yeni ufuklara açılmaya başlamasının vakti geldi de geçiyor. Bu kısacık hayatta nasıl bir dünyada yaşadığımızı öğrenmek bizim için zaruri olsa gerek.. Özellikle kuantum fiziğini incelediğimiz zaman bu dünya hayatının öteki alemlerle iç içe olduğundan emin oluyoruz. Tanınmış bir kuantum fizikçinin verdiği bir örnekte; hepimizin aslında Alice Harikalar Diyarı`ndaki gibi adeta
(daha&helliip;)
Kuantum Fiziği gibi karmaşık bir konuyu uzman olmayan kişilere bile anlatmakta çok başarılı olan ABD’li Fred Alan Wolf, 72 yaşında dünyaca ünlü bir kuantum fiziği profesörüdür. Konusunda 11 kitap yazdı; ” Taking the Ouantum Leap” adlı kitabı ABD Ulusal Kitap Ödülü’nü aldı. Yarı belgesel yarı kurmaca film “ What The Bleep Do We Know”a esin kaynağı oldu. Wolf’a, Kuantum Fiziği
(daha&helliip;)
Kuran`da başörtüsü kelimesi, büyük bölümü kadın-erkek ilişkileriyle ve bu ilişkiler çevresinde gözetilmesi gereken birtakım ahlak kurallarıyla ilgili olan surede geçer: “Kadınlar, kendiliğinden görünen yerleri dışında, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar, bunun için, başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar” denilmiştir. (24 Nur, 31) Bu söyleyiş biçimi, ayetin emir kalıbının dışında, tavsiye kalıbında olduğunu gösterir. Muhammed Esed, `başörtülerini (hımar) yakalarının üzerine indirsinler` ifadesini ilk
(daha&helliip;)
Ruhçu öğreti ve onun izinden giden tüm oluşumlar aslında maddenin bir hayalden, bir ilizyondan ibaret olduğunu iddia ederler hep. Buna kanıt olarak öne sürdükleri şeylerden ilki maddenin aslında enerjiden oluştuğu, maddenin kökenine inilirse enerji dalgalanması vb. şeylerle karşılaşacağımızı söylemeleridir. Bir de işin içine ışığı falan sokarlar, akılları sıra maddenin aslının ilizyon, dumani ve hayaletvari bir şey olduğunu ispatlarlar. Ama hesaba
(daha&helliip;)
Bir sitede yorumları okurken gördüğüm yorum çok hoşuma gitti. Sizlerle de paylaşmak istedim. Yorum Mustafa Akyol adlı kişiye ait.. Kendisini alim yerine koyanlar nerede? hani camilerde basbas bagira cagira ortaligi yikarcasina vaaz fetva verenler. (burada öyle, burasi almanya) ehli sünnet olmayanlari kafir ilan edenler, cübbeli ahmet hoca, falan filan hoca, daha besmeledeki sayiyi dogru dürüst sayamayan zavallilar. Celalettin Rumiden: “Dogru
(daha&helliip;)
Çoğu öncekilerden, birazı da sonrakilerden (olan bu insanlar). ” İşte cennete girecek olanlar, bu iyi yürekli, Haksever insanlardır. Kur`ân`ın getirdiği bu prensip, bu kadar açıkken neden bilmem, bu ayetleri, hep önyargıların sislendirdiği renkli gözlüklerle görüp, ille dinini bırakmayan bütün kitap ehlinin cehennemlik olduğu iddia edilmiştir? Sanki Allah, kullarını yakmaktan zevk mi alır? Hâşâ O, iyi kullarını yakmayacak kadar merhametlidir. “Allah,
(daha&helliip;)
Kur`an`ın gösterdiği 3 temel adres (1) İlk adres Kur`an`ın kendisidir. Kur`an adreslerin adresi, ışıkların ışığıdır. 1. KUR`AN`IN KENDİSİ İlk adres Kur`an`ın kendisidir. Kur`an adreslerin adresi, ışıkların ışığıdır. Zaman ve mekân üstü ışık Kur`an`dır. Türk ilahiyat alanının dahi bilgini Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur`an`la ilgili sohbetlerimizin birinde, hayatıma yön veren söylemlerden biri olan şu müthiş sözü söylemişti: “Kur`an`ı kim yapmışsa Allah
(daha&helliip;)