İnsanların gözünden kaçan en önemli ibadetlerden birincisidir infak. Allah, Kuran`da defalarca bu konuya değinmişken, insanların bu kadar duyarsız kalmasını anlamıyorum. Bunun nedenlerini birkaç ana başlıkta toplayabiliriz; insan her konuda kendinden üstündekini örnek alırken iş Allah yolunda para harcamaya gelince örnek aldıkları birden değişiyor. “Adamın ne kadar parası var hiç fakire yardım etmiyor” derken, kendine bir kaçış yolu belirliyor. Her an
(daha&helliip;)
Geçenlerde arkadaşlarla Da Vinci filmine gittik. Filmin sanatsal yorumunu yapamam, biraz ağır işliyordu, genelde karanlıktı. Kuran`a ters birşey görmedim. Hristiyanlar filme çok tepki verdiler, kilise bile filme müdahele etti ki bu pek görülmüş bir olay değildir. Bunun nedeni ise, filmde H.z İsa`nın biriyle evlendiği ve soyunun günümüze kadar geldiği söyleniyordu. Olayın ne kadar doğru olup olmadığını bilemeyiz, sonuçta bir iddia.
(daha&helliip;)
Arkadaşımla yolda yürüyorduk, herkesin bildiği benim de bildiğim bir şarkıyı mırıldanıyordu. Şarkının sözlerinde Allah`a isyan ve O`nu tanımamazlık vardı. Bu şarkı da söylenir mi dedim. Arkadaşım da inançlı insan. Çok haklısın ama hiç farkında bile değilim dedi. Sonra ikimiz de aslında Allah`a, dine ,cennet ve cehenneme, bütün değerlere saldıran daha birçok şarkı olduğunu tespit ettik. Belki siz de şu an
(daha&helliip;)
“Benim kalbim zaten temiz, Allah beni affeder…” Bu tür sözleri etrafta birçok kişiden sıkça duyarız. Gerçekte insanların kendi ürettikleri bir bahaneden ibaret olan bu son derece çarpık mantık, vicdanın sesini susturmak için öne sürülür. Acaba gerçekten “temiz kalpli” olmak ne demektir? Kuran ahlakına göre, “kimseye zararı dokunmamak”, Allah’ın bizlere bildirdiği sorumlulukları gözetmeden yaşamak için geçerli bir gerekçe midir? Kuran’da Bildirilen
(daha&helliip;)
İnsanların çoğunun en önemli derdi mal, mülk edinmek, edindiği bu servetle de etrafına hava atmaktır. Bu servetin asıl sahibinin Allah olduğunu unutur. Bütün bunları kendine lütfeden, bağışlayan Allah`ı unutur, şımarıp durur insan. Oturduğu evinde, bindiği arabasında, saydığı parasında, Allah`ı anmayı unutur. Tek derdi bunları nasıl koruyacağı ve etrafına nasıl hava atacağıdır. Şükretme diye bir kelime sanki hafızasında yoktur. Yaratıcısına muhtaç
(daha&helliip;)
Allah, resüllerini dünyaya indirmesiyle beraber, insanlar o dinle ilgili ikiye ayrılmışlardır. Allah`ın dininin yolundan giden; onun için didinen, emek, güç, zaman, para sarfeden, kınayanın kınamasından çekinmeyen hatta gururlanan, gerektiği zamanda onun uğrunda canını verenler. Bunlar Allah yolunda savaşanlardır, onları bu hayatta hiç birşey korkutmaz. Diğer grupsa ki ben onlara Allah yolunda sıvışanlar diyorum; kendi aralarında çeşitlilik gösterirler, kimisi hiç inanmaz,
(daha&helliip;)
Kuran okurken gözüme çarptı sizinle paylaşayım istedim. Saffat Suresi 51 – 56.ayetlerde, arkadaşla ilgili çok dikkat çekici bir örnek var. 51-“İçlerinden bir sözcü şöyle der; Benim yakın bir arkadaşım vardı.” 52-Derdi ki; sen gerçekten şunu tasdik edenlerden misin? 53-Biz ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra, gerçekten cezalandırılacak mıyız? 54-Dedi: siz de bir araştırır mısınız? 55-Araştırdı, nihayet onu cehennemin ta
(daha&helliip;)
Hadis kitaplarının iddia ettiği gibi İsa`nın tekrar dünyaya gelmesi, Kuran ile çelişen basit bir hikâyeden ibarettir. Bu hikâyeye ilişkin Kuranı gerçekleri inceleyelim: 1. İsa, Allah`ın bir peygamberi idi ve peygamberliği daha doğumunun ilk gününde mucizevi olarak ilan edilmişti (19:30). 2. Muhammed, Allah`ın elçisi ve son peygamberi idi. Muhammed`den sonra hiçbir peygamber gelmeyecektir (33:40). Bu iki Kuranı gerçeği kabul ettikten sonra
(daha&helliip;)