Aile, devletin en temel birimidir. Aile yapısı güçlü olan bir milletin devlet yapısı da güçlü demektir. Yüzyıllardır necip Türk milletinin tarihteki güç ve iktidarı, aile bağlarının sağlam olması ve manevi değerlere verdiği önemden kaynaklanmıştır. Aile yapısı çökmüş, manevi değerlerini yitirmiş, bireyleri arasında sevgi, saygı, birlik ve beraberlik duyguları körelmiş bir devletin güçlü olması pek mümkün değildir. Ailedeki bu yozlaşma, kısa
(daha&helliip;)
Hz Muhammet görünüşte bir insandı elbette fakat melekler bile ona secde ettiler. Onun derecesi nerde, biz nerdeyiz. şeytan Hz. Adem`i topraktan yaratılmış bir beşer gördüde Hz. Adem`in kalbini, derecesini bilmediğinden kibirlenip büyüklük tasladı da lanetin en büyügüne ugradı. Halbuki şeytan ondan önce yücelerde cennetteydi. Bunlar hikaye gibimi geliyor size bilmiyorum fakat kibir bilinki şeytan huyudur. Büyüklük taslamak, Ululanmak. İnsan hem
(daha&helliip;)
Kurban bayramı yaklaşırken televizyonlarda halk ile kurban kesimi üzerine yapılan röportajlar sıklaştı. “Bu yıl kurban kesebiliyor musunuz? Ne keseceksiniz? ” gibi sorular yine revaçta. Verilen cevaplar arasında en yaygın olanlardan biri de “Bu yıl maalesef kesemeyeceğiz. ” Bu cevabı veren kişiler gerçekten üzgün bir yüz ifadesine sahipler. Kendi çevrenizde de rastlıyorsunuzdur mutlaka böyle konuşmalara: “kurban kesemeyecekler bu yıl, çok üzgünler”.
(daha&helliip;)
Anne sütü, bebeğin bütün besin ihtiyacını karşılayan ve bebeği enfeksiyonlardan koruyan eşsiz bir karışımdır. Dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren yeni bir hayata uyum sağlamak zorunda olan bebek için gerekli her şey, gebelik boyunca akıl almaz bir sistemle gerçekleşir. Anne sütü, hamilelik süresince annenin hormonları tarafından hazırlanır. Sütün oluşumu, beyinin ön hipofiz bezinde bulunan “prolaktin” adı verilen bir hormona bağlıdır. Hamilelik
(daha&helliip;)
Müminler, Kuran’da Rabbimizin bildirmiş olduğu emir ve yasaklara karşı son derece hassastırlar. Kuran’a iman eden bütün insanların yapmakla mükellef olduğu farz ibadetler vardır. Bu ibadetlerden biri de namazdır. “… namaz, mü`minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. ” (Nisa Suresi, 103) İman sahibi olan her insan, ibadetlerine gösterdiği titizlik ve süreklilikle kendini belli eder. “Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır. ” (Müminun
(daha&helliip;)
Son yıllarda gerek akademik çevrede gerekse medyada sıkça rastladığımız Kuran’ı Kerim’e ve diğer kutsal kitaplara getirilen eleştirilerden biri de şu anki Tek Tanrılı dinlerden en eskisi olan Yahudilikten daha önceki kavimlere ilişkin tarihi bilgi, belge ve verilere dayanarak Kuran’a getirilen eleştirilerdir. Bu eleştirilere göre Kuran’da İncil’dekine benzer bilgiler olmasından, İncil’de kendinden önceki Tevrat’takine benzer bilgiler olmasından, Tevrat’ta da daha eski
(daha&helliip;)
Bu kitap ve devamı (Levh-i Mahfuz) çok tartışılıyor. Çöpe atın diyen de var, baş tacı yapın diyen de. Son kararı kendiniz verin. Ben sadece ilgili kitapta çok ilginç bir yere değineceğim. Kur`an`ın indiği dönemi düşünün, bir kafir aşağıdaki ayeti eleştiriyor ve “Allah bu kadar insanı nasıl bir araya getirecek ey Muhammed, bunun bir örneği var mı!!!!” dediğini düşünün. bu ve
(daha&helliip;)
“Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah`ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalbler yalnızca Allah`ın zikriyle mutmain olur. ”(13/28) Mutluluk göreceli bir kavram olmasına rağmen genel olarak, insanın kendini her açıdan rahat ve huzurlu hissetmesi olarak tanımlanabilir. İnsanlar genel olarak mutluluklarını ertelerler. Halbuki Kuran’a göre mutluluk insanın her an yaşanması gereken bir duygudur. Çoğu zaman insanlar “şunu yapınca mutlu olacağım”, “şu
(daha&helliip;)