Evren ve Tasarım

Hayatımızın içindeki her şeyin ardında bir tasarım olduğunu biliriz. Hayranlık ile incelenen son teknoloji güzel bir arabanın doğada bu şekli ile bulunmadığını bilirsiniz. Bu arabanın o hale gelene kadarki aşamalarını ve ardındaki tasarımı düşünürsünüz. Bir heykeltıraş tarafından yontularak törpülenen taşların kazandığı şekil ve suretlerin de bir tasarım sonucu meydana çıktıklarını bilirsiniz. Tarih boyunca dikilmiş çeşitli anıtlar ile yazılmış kitabelerin de rüzgârın ya da toprak kaymalarının sonucu kendiliğinden oluşmadığını ya da yüksek bir tepe üzerinde veya giriş yaptığınız bir şehrin başında birbirinden renkli çiçekler ile yazılmış anlamlı bir yazının da arılar ya da kuşlar tarafından yazılmadığını kabul edersiniz. Gösterişli bir park ya da bir bahçeye girdiğinizde bahçedeki bitkilerin çeşitli hayvan figürleri ile budanmış olduklarını gördüğünüzde söz konusu bitkilerin kendiliğinden büyüyerek bir kedi ya da köpek şeklini aldığını iddia etmezsiniz. Kumsal üzerinde kalp içinde ‘Seni Seviyorum’ şeklinde bir yazıya rastladığınızda bu yazının dalgalar ya da kumsaldaki çakıl taşları tarafından yazıldığını da. Bilirsiniz ki birisi bilinçli ve bir amaca yönelik olarak bu yazıyı yazmış ve söz konusu bitkileri çeşitli hayvan şekillerine göre budamıştır.

Yaşam içinde sıradan pek çok şeyde tasarım olduğu kabul edilir de halen daha kimi çevrelerce içinde yaşadığımız bu muazzam evrenin adeta kalbi olan dünyamızın ve dünyamızdaki yaşamın tesadüfler sonucu oluştuğu iddia edilebilmektedir. Oysa denizlerin altından kozmolojik oluşumlara kadar tüm evren incelendiğinde mükemmel bir tasarım ve kusursuz bir tablo çıkar karşımıza. Ve bu kusursuzluk Kur’an’ın eşsiz ayetlerini hatırlatır bana. Hem yaratılıştaki eşsizliği hem de evrende kusur arayanların çaresizliğini:

Birbiriyle uyum ve ahenk içinde yedi gökleri yaratan da O’dur. O Rahman’ın yaratışında/yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık, aykırılık, çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! Bir çatlaklık, bir uyuşmazlık görüyor musun? Sonra bakışı iki kez daha döndür! Umudunu kesmiş olarak döner sana göz. Utanmış, bitkin düşmüştür o.
Mülk Suresi Ayet 3-4


About the Author
Author

Kindi

Comments (1)
  • Avatar

    G. Mar 1 2012 - 22:33 Reply

    Gökyüzünün neden mavi olduğunu soran çocuklara, yeryüzündeki sular göğe yansır gök te mavi olur denir fakat yeryüzündeki karalar unutulur. Eğer öyle olsaydı gökyüzünde bazı kısımlar maviden farklı olması gerekirdi. Bilimin açıklayamayacağı şeyler var. Bu örneği verdiğimde bazı çevreler rahatsız oluyor.

Leave a reply

Name (required)

Website