Amacı Saptırılmış Rivayetler…

 

17. Sure (İsrâ Suresi),
86. AyetAndolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

 

Yeminle başlayan bir Ayet. Bizlere bir düşünme yolu daha. Burada vahyedilen kişi kimdir? Vahyedilen nedir? Herkesin açıkça anlayacağı gibi Peygamberimiz Hz. Muhammed ve O’ nun da rehberi olan Kuran. Benim daha hiçbirşey açıklamama gerek yok normalde. Fakat beyinlerimizi İslam’a inanan insanlar olarak, bazı kişilerin söylemleriyle Ayetlere o kadar kapatmışız ki, bu kadar açık bir Ayeti anlamamakta direniyoruz. Ya da ”yok olamaz, bu bazı bizden daha iyi bilen din adamlarının söyledikleriyle uymuyor, kesin bu ayetin altında bir mecaz var” diye düşünüyoruz. Bunu yazıldığı gibi anladığımız zaman nedense biz bazılarına göre de ”kafir” oluyoruz.

 

Bakara Suresi 285. Ayette de bir çok kişinin Amenerrasulu olarak bildiği ayette ”Peygamber kendisine indirilene iman etti”  diye de geçer. Soruyorum Kuran Bilgisi Peygamberimize inmemiş olsaydı neyi ”OKU”yacaktı. Kısacası Peygamberimize bile O’na indirilen KURAN yardımcı olduğu halde (dolayısıyla Allah) bize Kuran’ dan başka kim veya ne yardımcı olabilir. Biz Kuran’ a göre hareket etmezsek kim bize doğru yolda şahit veya şefaatçi olabilir. Nasıl olsa Allah rehber olarak bize Kuran’ı gönderdi. Bu Ayete ne gerek vardı? Hem de rehberin bizzat içinde. Herhalde düşünmemize gerek olmadığı içindir.

Bu Ayeti paylaşarak sanki Peygamberimizi aşağılamaya çalışıyormuşum gibi düşünenlere (bu yazdığım şaka değil gerçekten de bu tür ayetleri paylaştığım zaman Allah’ ın kelamını sanki ben söylemişim gibi bana sataşanlar çıkıyor. Bende hayretler içerisinde bakakalıyorum.) bu Ayetten bir sonraki Ayeti paylaşmamım doğru olacağına inanıyorum.

 

17. Sure (İsrâ Suresi),
87. Ayet : Ancak Rabbin’den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.

 

Günümüz de Peygamberimizin de haberi olmadığı bazı rivayetler, Peygamber efendimizin direk ağzından çıktığı gibi yazılmışçasına bizlere sunulmuş. Bana göre çok iyi bir amaç güdülerek hayatlarını bu yolda harcamış, ellerinden geldiği kadar dikkatli olmaya çalıştıklarınıda belirtmiş ve kendilerini şu anda savunamayacak insanlara da saygısızlık yapmak istemediğimi belirterek, bu toplanmış rivayetlerin  artık günümüzde asıl amaçlarının saptırılarak Peygamberimize bana göre hakaret niteliğinde ” Haydi bir de Peygamberimize soralım ” nidasıyla, aynı zamanda içlerinde hatalı olanlarının da bulunduğunu kabul ederek, belki de Peygamberimizin kesinlikle söylemediği veya söylemeyeceği sözleri, söylemiş gibi göstermeye çalışanlaradır benim sözüm. Hakkında emin olmadığınız bir sözü duymuşçasına emin olarak birine mal etmeye benim bildiğim iftira derler. Ben hadislere bu tür insanlar yüzünden karşıymışım gibi görünüyorum. Ben Kuran’ ı daha iyi anlamak adına elimden geldiği kadar çalışan, evde eşimle paylaşarak, hadislerden, çeşitli alimlerimizin yazdığı kitaplardan, bu tür sitelerde ki paylaşımlardan, arkadaş ortamlarında yapmış olduğumuz Dini sohbetlerden faydalanarak, ufkunu genişletmeye çalışan bir insanım. Kısacası benim Hadislerle alıp veremediğim yok rivayetlerden istediğimi kabul eder istediğimi etmem. Bu kabul etmediğim Kuran da açıkça varsa o zaman korkarım.

Bana ateş püsküren gözler, hadislerin bazısını kabul etmememden. Bu kişiler üstüne üstlük Kuran’ın bazı konularda eksik kaldığını, bunlarıda ancak Hadislerle tamamlayabileceğimizi söyleyerek Allah’ın Ayetlerini inkar eden insanlar. Anlamıyorum yukarıdaki ilk ayete göre ”sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın”. Neden var bu ayet tekrar soruyorum? Bu ayete göre Peygamberimiz Kuran da olmayan hangi sözü tamamlamıştır. En fazla insanların anlayabileceği bir dilde açıklama yapmıştır. Sorsan Allah eksiklerden münezzehtir derler. Hadislerin asıl amacını saptıranlara, bizleri okuduğumuz halde hadis düşmanı edenlere, üstüne de Rehberimizdeki bir ayetle bile bize kendi sözlerini ispatlayamayanlara, benim sözüm.

Kuran dan başka rehber tanımam dediğimde bana kafir yada şeytana uymuş diyebiliyorsanız. Size tek bir sözüm var. Bana Şahit olarak Allah yeter.

Saygılarımla….

Selamun Aleykum…


About the Author
Author

sonerizgi

Comments (3)
  • Avatar

    nazlı Oct 25 2012 - 23:03 Reply

    Öncelikle çok güzel bir yazı olmuş.Zaten hadis konusunda çelişkiye düşen ve haşa onları ayet gibi gercek kabul eden insanlar aslında kur’an konusunda hiç bir bilgisi olmayan insanlardır.Peygamberimizin hayatı kur’an ile inşaa olduğunu söylüyor Allah.Tabiiki de hadislere inanıyoruz.Kur’an süzgeçinden geçirdiğimizde ayetlerle uyumlu olan hadisleri kabul ediyoruz.Çok güzel bir hadis örnek verecek olursak Hz.Aişe’ye sormuşlar peygamberimizi o da cevap olarak siz hiç kur’an okumuyormusunuz diye cevap vermiş.Kur’an çok okur anlarsak sahi olan veya olmayan hadisleri rahatlıkla ayırt edebiliriz.

  • Avatar

    uranus666 Oct 26 2012 - 09:35 Reply

    Ne zaman ki anladım,Allah ın indirdiği kitap yerine filanca zat,filanca kişiden duyduğuna göre Peygamberimiz şöyle buyurdu ile başlayan hadilerin hayatıma çokça girdiğini… O an farkettim ki imanım artmıyor,aksine azalıyor ve ne zaman sadece hak olan kitabı okuyup anlamaya başladım,imanım gün geçmedi ki güçlenmedi!
    Ve etrafımdakilere sormaya başladım,Yüce yaratan bu kitabın korunduğuna garanti veriyor,peki sizin garantiniz nerede ? Bu kitap bir çok ayette her şeyi detaylı şekilde açıkladık,türlü türlü örnekler verdik demesine rağmen(En’am 114,Nahl 89,En’am 38) hala neden başka kaynaklar arıyor sunuz? Peygamberimiz sözlerinin korunmasını isteseydi,elbet kendi de onları kitaplaştırılmasını saklanmasını emrederdi! kaldı ki ne Peygamberimiz ne de sonra ki 4 halife döneminde yazılmış tek bir hadis yok! buna Kuran ayetleri karışmasın diye de yapıldığını söylemekte bence ne akla ne mantığa uyuyor.
    Eğer ben kıyamette sadece Kuran dan sorulacaksam,bana bu kitap yeter

    Saygılarımla

    Gökhan

  • Avatar

    Metin Oct 26 2012 - 14:16 Reply

    Selamlar,

    “Sünnetçilere” sünnetin kaynağı nedir ? Diye sormak gerekir.
    Hiç şüphesiz Hz. peygamberimizin tavrının, tarzının, uygulamalaranın; dini yaşama uygulama şeklinin yani sünnetinin kaynağı sadece ve sadece Kur’an’dır, İahi kudretin hükümleri, ayetleridir.
    İslam=Kur’an +…………. dersek tevhidi inkar etmiş oluruz.
    İslam=Kur’an’dır. Sadece Kur’an.
    Din adına söylenen, yazılan, çizilen geri kalan her şey beşeri kaynaklıdır; kültürdür, öftür, adettir. Tevhid dininde İlahi olanla beşeri olan harmanlanıp, sentezlenip “din işte budur” denemez. Denirse o din İslam olmaz.

    Esenlikler.

Leave a reply

Name (required)

Website