Kurban

Bazı kişilerin islamiyeti hiç bilmeden ahkam kesmelerine tahammül edemiyorum!

Bugün bir  tanıdığım “Kurban kesmeye genel olarak karşıyım, hani bir şey uğruna kan akıtılması falan… Yanlış anlama, et çok sever ve hapur hupur yerim, ben ‘kan akıtmak’ fikrine karşıyım” dedi, çok akılcı konuştuğunu “zanneden” insanların kendini beğenmiş edası ile… Sanki ben (biz Müslümanlar) her gece evde Allah’a sunak adayıp kan akıtıyorum… Bu konuşma islamiyette kurban kesmenin sadece hac görevi yerine getirilirken farz olduğunu, aslında kurban bayramı gibi bir kavramın kuran-ı Kerim de yer bulmadığını anlattığım bir ortamda geçti.

Yukarıda bahsi geçen cümleyi söyleyen kişinin İslamiyet hakkında en ufak bir “doğru” fikri yok. Olmadığını biliyorum çünkü arada muhabbet ediyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle öğrendiği de onda “Müslümanlar kurban keserek Allah’a sunaklar sunarlar” olmuş. Hani küçükken seyrettiğimiz film veya çizgi filmlerde Maya (veya Afrika) köylüleri “Tanrı”larının hışmına uğramamak için tapınaklara çeşitli meyveler, hayvanlar, hatta insanlardan oluşan sunaklar sunarlar ya…

Sevgili “cahil”, İslamiyette kesilen kurban Allah’a sunulan bir sunak değildir. Aksine kurban, ihtiyaçlı insanlara dağıtarak Onları doyurmak amacı ile kesilir. Hani sen et yemeyi çok seviyorsun ya, işte onlar da senin yediğin etlerden yesin diye Allah’ın Müslümanlara önerdiği bir ibadet şeklidir. Birkaç insanın yeni araba aldıktan sonra “eee, nazar değmesin diye kan akıtmak gerekir” laflarına inanıp da işin ruhunu çarpıtmalarını İslamiyet sanmak sadece cahilliktir. Yeni bir şey aldıktan sonra Allah’a şükretmek için, ya da sadece basit bir şükür için kurban kesip insanlara ikram etmek elbette ki güzeldir, ancak bunun sebebi “kan akıtmak iyidir” değildir. Allah’ın bizim kan akıtmamıza ihtiyacı yoktur, haşa.

 


About the Author
Author

baharkalkavan

Comments (3)
  • Avatar

    ibrahim May 26 2013 - 22:55 Reply

    Bir konu daha açıklığa kavuştu kalbimde, Yüce Allah’ın yardımı ve vesileniz ile…

    Çocukluktan beri, hele ki büyük şehirlerde yaşadıktan sonra, küvette kurban kesmeler, ikinci el oto pazarından bozma kurbanlık alanlardaki kan revan içindeki vahşice görüntüler, avuçlarını ovuştura ovuştura gelip “kurbanınızı bize verin” diyenler, Mekke’de kesilip kesilip israf edilen hayvanlar, jantlardaki kanlar, alnımdaki kanlar…Hep sorgulatmıştı, taşlar yerine oturdu, hamd olsun!

    Ne işimiz var bu işlerle! Yardım etmek en sıkı kulpa tutunmak ise, yılın 4 gününü mü beklemek lazım! Yeni bir araba mı almak lazım! Geriye kalan 361 günde ne yapıyoruz! Ticaret mi bu! Yüce Allah’ım sen bana bir araba ver ben de sana bir kurban veriim!

    Elinize sağlık.

  • Avatar

    gazili4809 May 29 2013 - 12:32 Reply

    ne güzel demişsin ibrahim kardeş niye bir kaç güne sınırlanıyor değil mi. ancak şu da bir gerçek ki kurban ibadetinin altında yatan gerçek hacdaki insanların yiyecek ihtiyacının karşılanmasıdır. bu sebeple orada kesilip hayvanların telef olması söz konusuysa kesilmemeli oradaki mevcut lokantalarla anlaşılıp hacdaki insanların doyurulmaları sağlanmalıdır. bi de şunun sorgulanması kaçınılmazdır. bizden istenen hac ile şuan yapılan hac ibadeti tutarlı mıdır. kuranda olmamasına rağmen orada şeytan taşlama ve hacerül esvet diye bir taşa el sürme adına birbirini ezme yarışları ne kadar doğrudur, her doğanın borçlu doğduğu bir ülkede amacından çıkmış bir hac ne kadar gereklidir? bu sorular da cevap bulmalıdır diye düşünüyorum selam ve dua ile

  • Avatar

    ziyaretci May 29 2013 - 20:47 Reply

    Kaleminize sağlık. Konuyla ilgili ayeti de ben buradan paylaşayım. Hacc suresinin 37. ayetidir.

    “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O’na ulaşır. Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah’ı yücelterek anasınız. Güzel düşünüp güzel davrananlara müjde ver.”

    Selam ile kalın.

Leave a reply

Name (required)

Website