UYDURULAN ABDESTLER…

Allah’ın abdest emrine bakalım…

KURAN’A GÖRE ABDEST:

Abdest niçin ve nasıl alınır, abdesti bozan şeyler nelerdir?

Kuran’dan öğreniyoruz…

“Maide Suresi  6 : Ey iman sahipleri! Namaza/duaya duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.”

 

Kuran’a göre Namaza duracağımız zaman abdest almalıyız. Ve şunları yapmalıyız…

–         Yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın;

–         Başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın.

Abdestimizin nasıl bozulduğunu da  Allah aynı ayette  açıklamış.

–         Biriniz tuvaletten gelmişse,

–         Yahut kadınlara dokunmuş ise. (Cinsel ilişki) Allah, Cünup iken Namaza durmamızı yasaklamıştır. Bu durumda Nisa Suresi 43. Ayette belirtilen CÜNUP halinde “boy abdesti” dediğimiz, iyice temizlenmemiz, vücudun tamamının temizliği  yapılır.

“Nisa Suresi  43 : Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Allah’ın Kuran’a göre yapmamızı emrettiği  abdesti 2 ayette anlattık. Yaklaşık 10 satır. Namaza durmak için abdest almak, temizlenmek bu kadar kolay! Daha doğrusu biz öyle biliyoruz.

Bizler öyle zannedelim!..

UYDURULMUŞ DİNDEKİ ABDEST

Öncelikle mezheplere göre abdest nasılmış ona bakalım…

Mâlikî mezhebinde:
1-
Niyet,
2- Yüzü yıkamak,
3- İki kolu yıkamak,
4- Başın tamamını mesh etmek,
5- İki ayağı yıkamak,
6- Muvalat [Ara vermeden, uzuvları peş peşe yıkamak],
7- Delk [Yıkanan yerleri ovmak].

Şâfiî mezhebinde:
1-
Niyet,
2- Yüzü yıkamak,
3- İki kolu yıkamak,
4- Başın, az bir kısmını mesh etmek,
5- İki ayağı yıkamak,
6- Tertip [Sırayla yıkamak].

Hanbelî mezhebinde:
Abdestin farzı altıdır. Abdestin şartları da farzdır. Bu farzlar da dâhil edilince, abdestte farzlar on oluyor:
1- Niyet,
2- Besmele çekmek,
3- Ağzı yıkamak,
4- Burnu yıkamak,
5- Yüzü yıkamak,
6- İki kolu yıkamak,
7- Başın tamamını mesh etmek [Kulaklar başa dâhildir],
8- İki ayağı yıkamak,
9- Tertip,
10- Muvalat.

Bu mezhepler, abdestin bu emirlerini Kitab’ın neresinde okuyup gördüler de bizler göremiyoruz?

“Biz bu Kitap’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık!” diyen Yüce Allah yoksa bize (haşa) eksik mi bildirdi?

Ya da bazı ayetleri rivayet edildiği gibi keçiler mi yedi?

Yukarıda mezheplere göre  alınan abdest sadece FARZları… Esas konu Abdestin Sünnetlerinde!  Piyasada 214 sahifelik “ABDESTİN SÜNNETLERİ” başlıklı kitapta Abdest uzun uzun anlatılıyor. Bu kitapta yazılanlardan sadece bazı bölümleri aktarıyorum…

Abdestin Sünnetleri nelerdir?

Abdestin başlıca sünnetleri şunlardır:

1- Abdeste başlarken ilk olarak temiz olan elleri bileklere kadar yıkamak… Eğer eller temiz değilse, onu yıkamak farzdır. Çünkü, eller temizleme âletidir. Başka uzuvları kirletmemesi için öncelikle yıkanması gerekir.

2- Abdeste “Eûzü – Besmele” ile başlamak… Besmelenin, abdestin başlangıcında, elleri yıkarken çekilmesi gerekir. Unutulsa, sonra hatırlandığında söylense, sünnet yerine getirilmiş olmaz. Çünkü, abdest fiili, yemek fiili gibi değildir. Abdest bütünüyle tek bir fiildir. Halbuki yemekte her lokma bir fiildir. Yemeğin başlangıcında besmele unutulsa da, sonradan hatırlandığında söylense, sünnete riâyet edilmiş olur.

Hadîs-i şerîf’te, abdeste başlarken, besmele çekmeyenin abdestinin tam ve kâmil bir abdest olmayacağı belirtilmiştir.
Bir diğer hadîste ise, “abdestini besmele ile alanın her tarafı temiz ve pâk olur. Besmele çekmeyenin ise, sadece abdest yerleri pâklanır” buyurulmuştur.

* Hanbelîlere göre, abdestin başlangıcında, besmele çekmek vâcibdir. Kasden terkedilirse, abdest bozulur. Unutularak terkedilirse, abdest bozulmaz, ancak sevabı noksanlaşır.

Aslında besmele, “her hayrın başıdır.” İslâm nişanı olan bu mübârek kelimeyi sadece abdest, namaz gibi ibadetlerde değil, hayırlı ve meşrû’ olan her işin başlangıcında söylemek gerekir. Nitekim hadîs-i şerîfte, “Allah’ın ismi ile başlanmamış bütün işlerin hayır ve bereketten uzak, noksan ve kısır kalacağına” işaret buyurulmuştur.

3- Niyet etmek.

Niyet, elleri veya yüzü yıkarken olmalıdır. Niyetten kast, abdest aldığının kalben şuurunda olmak ve bilmektir. Dil ile söylenmese bile, kalbde abdest almak arzusunun bulunmasıyla niyet tamam olur.

* Mâlikîlere ve Şâfiîlere göre, abdestin başlangıcında niyet etmek farzdır. Şâfiîlerde bunun yüz yıkanırken yapılması gerekir. Hanbelîlere göre ise, niyet, abdestin sıhhatinin şartıdır. Niyetsiz abdest sahîh olmaz.

4- Abdestin başlangıcında misvak kullanmak, yani, dişleri temizlemek…

Dişleri olmayan veya dişleri olup da diş etlerindeki rahatsızlık sebebiyle misvak veya fırça kullanmaktan eziyet duyan veya abdest aldığı anda yanında fırça veya misvağı bulunmaya bir kimse, dişlerini ve diş etlerini baş ve şehadet parmakları ile iyice ovalayarak yıkar.

Resûlüllah Efendimizin beyanına göre misvakla dişleri temizleyerek kılınan namaz, diş temizliği yapılmadan kılınan namazdan yetmiş derece daha fazîletlidir.

Kadınların oruçlu olmadıkları zaman, sakız çiğnemeleri, misvak yerine geçer.

5 – Üç kere mazmaza, üç kere de istinşak yapmak…

Mazmaza, ağzın içini su ile doldurmak ve bu suyu ağızda dolaştırıp ağzın her tarafını ıslattıktan sonra atmaktır.

İstinşak ise; suyu burnun içine çekerek yumuşak yerlerine ulaştırmaktır.

Suyu burnuna nefesle çekmek şart değildir. Burna akıtmak suretiyle de istinşak gerçekleşir. Mazmaza ve istinşak sünnet-i müekkededir. Önce mazmaza, sonra istinşak yapılmalıdır. Ve her biri üçer kere olmalıdır. Her seferinde de ağza ve burna yeni su alınmalıdır. Bu hususlardan biri terkedilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olmaz.

Abdestte sünnet olan mazmaza ve istinşak, gusülde farzdır.

6- Mazmaza ve istinşakda mübalâğa yapılması…

Yani mazmazada suyu boğaza kadar vardırmak ve istinşakda suyu burnun katı yerine kadar çekmektir. Oruçlu kimseye mübalâğa gerekmez. Çünkü, boğaza su kaçıp da orucu bozma tehlikesi vardır.

7- Abdesti tertip üzere almak…

Yani önce yüz, sonra kollar, sonra başa mesh, sonra da ayakları yıkamak tertibiyle abdest almak… Bu tertibe riayet edilmese de abdest câizdir. Ancak sünnet terkedilmiş olur.

Şâfiîler ve Hanbelîlere göre tertibe riâyet farzdır.

8- Yıkamaya sağdan başlamak…

Yani kol ve ayakların önce sağ, sonra sollarını yıkamak. Bu sünnet çift âzalar içindir.

9- Yıkamayı üçlemek…

Yani abdestte yıkanan her âzayı ayrı üç su ile üç kere yıkamak. Bunlardan birinci yıkayış farz, diğerleri sünnettir.

10- El ve ayakları yıkamaya parmak uçlarından başlamak…

11- El ve ayakları yıkarken parmakların arasını hilâllemek, yani parmak aralarını ovmak.

El parmaklarının hilâllenmesi; yıkanmayan elin parmaklarını, yıkanan elin parmaklarının arasına geçirerek ovmaktır. Ayakların hilâllenmesi ise, el parmaklarından birini ayak parmaklarının aralarına sokup ovmaktır. Ayakları hilâllemenin en güzel şekli; hilâllemeye sağ ayağın serçe parmağından başlayarak sol ayağın serçe parmağında bitirmektir. Ayaklar akar suya sokulsa bile, hilâllemek müstahsendir.

12- Yüz, üç kere yıkandıktan sonra, sık olan sakalı bir avuç su ile alttan hilâllemek…
Sakalın hilâllenmesi, sakalın arasına alttan parmak sokularak kılların aşağıdan yukarı doğru ayrılmasıdır.

13- Başın tamamını bir su ile meshetmek.

Buna kaplama mesh denir. Yapılışı şöyledir: Her iki el tamamen ıslatılır. Sonra bu iki elin küçük ve orta ve adsız parmakları birbirine birleştirilerek başın ön tarafına parmak uçları birbirine değecek şekilde yerleştirilir. Ve bu parmaklar başın ön tarafından enseye kadar çekilir. Sonra da iki elin ayaları başın iki tarafına yapıştırılarak ense tarafından başın önüne kadar çekilir. Bu suretle kaplama mesh yapılmış olur.

14- Kulakları meshetmek…

Kulakları mesh için, ayrı suya lüzum yoktur. Başın meshedildiği ıslaklık ile kulaklar da meshedilir. Kulakların dışı ve arkası baş parmak ile, içi ise şehadet parmakları ile meshedilir. Serçe parmakları da oyuk içine sokulup kımıldatılır.
* Hanbelîlere göre, kulakların içini meshetmek farzdır. Zira onlar, kulağı başa dahil sayarlar.
* Şâfiîlere göre, başa yapılan meshi üç kere tekrar etmek sünnettir.

15- Boynunu iki elin arkası ile meshetmek…

Boğaz meshedilmez. Boynun meshi, el yeniden ıslatılmadan, elin arkasındaki yaşlık ile yapılır.

16- Abdest âzalarını, üstüne su döktükçe ovalamak…

17- Abdest âzalarının yıkanmasına aralıksız devam etmek.

Yani, âzalardan herhangi biri kurumadan diğerlerini de yıkamalıdır. (Buna “vila” veya “müvalât” denir). Ancak havanın sıcaklığı sebebiyle yıkanan âza hemen kurursa, bu sünnet terkedilmiş olmaz.
* Mâlikîlere göre, müvalât, abdestin farzlarındandır.

Yukarıda yazılanlarlar Allah’ın Kitab’ının neresinde yazıyor?

Allah, ne zaman abdest almamız gerektiğini bize Maide suresi 6. Ayetinde bildirmişti… “Namaza duracağınız zaman…”. Bizler öyle zannedelim… Bakalım 214 sahifelik kitabında Uydurulmuş din ne diyor?

Kaç Çeşit Abdest Vardır?

Şer’î vasıf itibariyle üç çeşit abdest vardır:

1 – Farz olan abdestler,
2 – Vâcib olan abdestler,
3 – Mendub olan abdestler.

Farz Olan Abdestler:

Abdesti olmayanın namaz kılmak için abdest alması farzdır. Kılınacak namaz ister nafile, isterse cenaze namazı olsun.
Tilâvet secdesi ve Kur’an’a el sürmek için de, abdestli bulunmak şarttır.

Vâcib Olan Abdestler:

Kâ’be-i Mükerreme’yi tavâf için (abdestsiz olana) abdest almak vâcibdir. Kâ’be, abdestsiz olarak tavâf edilirse, bu tavaf sahih olur. Ancak abdestin terkinden dolayı, tavâfın nev’ine göre kurban kesilmesi veya sadaka verilmesi îcabeder.
Tefsîr kitablarına el sürmek için abdest almak da, Kur’an’a hürmeten vâcibdir.

Mendûb (yapılması halinde sevap) Olan Abdestler:

Yukarıda saydığımız hususlar dışında pek çok halde de abdest almak mendûb (müstehab) olur. Bunlardan bâzılarını sıralayalım:
* Fıkıh, Hadîs ve Akâid gibi dinî kitabların elle tutulabilmesi için abdest alınması mendubdur. Bu kitabları okumak için abdest almak, dinî ilimlere hürmet içindir.
Selef ulemâsı bu hususa çok dikkat ederlerdi. İmam-ı Hulvanî, “Biz ilimde bu pâyeye ve mertebeye ilme karşı duyduğumuz saygı ve hürmet ile nâil olduk. Çünkü ben abdestsiz olarak elime kâğıt dahi almadım” der.
İmam Sarahsî ise, bir gece bağırsaklarından rahatsızlanmıştı. “İlmî çalışmama devam edebilmem için, o gece on yedi kere abdest aldım” der.
* Uyumadan önce abdest almak da mendubdur.
* Uykudan kalktığı vakit abdest almak…
* Devamlı abdestli bulunmak için abdest almak.
* Abdestli iken abdest üzerine abdest almak.
* Kazara yapılan gıybet, söylenilen yalandan, koğuculuktan, sövmek gibi günahlardan sonra abdest almak.
* Kahkaha ile güldükten sonra abdest almak.
* Öfkeyi gidermek için abdest almak.
Bu hususta Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Öfke Şeytan’dandır. Şeytan da ateşten yaratıldı. Ateşi de ancak su söndürür. Bu hâle göre biriniz öfkelenirse hemen abdest alsın.”
* Ezbere Kur’an okumak için abdest almak.
* Hadîs okumak ve hadîs rivâyet etmek için abdest almak.
* Şer’î ilimlerden birini okumak veya okutmak için abdest almak.
* Arafat’ta vakfede durmak ve Safâ ile Merve arasında sa’y etmek için abdest almak.
* Kadına dokunmak gibi mezhebler arası abdesti bozup bozmayacağı ihtilâflı mes’elelerden kurtulmak için abdest almak.
* Cenazeyi yıkamak ve tâkib etmek için abdestli olmak.

Bunlar Yüce Kitab’ın neresinde yazıyor?  Allah’ın Kitab’ından haberi olan bir insan bunlara nasıl inanır ve yapar?

Uydurulmuş  Kitaba göre  abdesti uygulayan  bir kadın, habire abdest almaktan evin işlerini çevirecek zamanı nereden bulacak? (Bu hanım şayet çalışıyorsa zaten mümkün değil.)

Yüce Allah ne diyor?

 

“Gerçek şu: Bu Kur’an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız. Zuhruf Suresi 44.”

 

Allah bizlere “Kuran’dan sorumlu olacağımızı” bildirdiği halde, “Ben Müslümanım” diyen insanlarımız bu safsatalara nasıl inanır ve yapar?

Şimdi sıkı durun!.. Bir İslami sitede yayınlanan aşağıdaki soru-cevabı çok iyi düşünelim

Sual: Abdestin sadece farzlarını uygulasak  mekruh olur mu?
Cevap: Evet, zaruretsiz öyle yapılırsa mekruh olur. Sünnetlerini de yapmalıdır. Mesela her organı bir iki kere yıkamak mekruhtur. Üç kere yıkamak sünnettir. Bir keresi farzdır.

İnanılır gibi değil… Şu edepsizliğe, hayasızlığa,  şu densizliğe ve dinsizliğe bakar mısınız?

Abdestin sadece FARZ’larını (Allah’ın Emrini) uygulamak MEKRUH sayılırmış…

Mekruh; yapılması dinen doğru bulunmayan, hoş görülmeyen, beğenilmeyen şey, yasak olmadığı halde yapılmaması gereken şeyler  demektir.

İslami(!) Sitedekiler diyor ki: “Allah’ın emrettiği gibi abdest alırsanız, yaptığınız şey dinen doğru değildir.” Allah öyle emretse de; hoş görülmeyen, beğenilmeyen, yapılmaması gereken şeydir…” diyor.  “Mutlaka ve mutlaka sünnetlerini uygulayacaksınız.” Diyor.

Söylenecek fazla birşey yok Kardeşlerim…  Allah’ın ne dediği onların umurlarında  bile değil!

Şeytan, Kuran’ı okutmayarak, Kuran dışında başka kitapları okuyarak ve okutarak  insanları Allah’tan ve Kuran’dan uzaklaştırmakta ve amacına ulaşmaktadır. Bu insanlarımız hala durumun farkında olmayıp Şeytana uymakta ve mezhepler, tarikatlar, cemaatler v.s.  altında fırkalara ayrılarak Allah yolunda olduklarını zannetmektedirler!

 

“Ali İmran Suresi 103: Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.”

 

Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN


About the Author
Author

Fikret Arman

Comments (9)
  • Avatar

    simsek Jul 2 2013 - 07:54 Reply

    sevgili fikret ARMAN

    ALLAH razı olsun.
    çok önemli bir konuyu buraya taşımışsın.sağolasın.
    yıllardır söylerim.neden ALLAH ın bizlere tarif ettiği gibi yapmıyoruz da aslı astarı olmayan uydurmalara inanıyoruz.
    maide 6 ayetinde çok önemli bir uyarı vardır.hiç dikkat edilmez.maide 6 ayeti daha başında uyarı yapıyor.” ey iman edenler ” veya ” ey iman sahipleri ” diye burası çok önemlidir.ALLAH iman edenleri uyarıyor.diyorki iman edenler bu şekilde abdes alacaksınız diyor.hem iman ettiğimizi söylüyeceğiz.hemde ALLAH ın dediği gibi almıyacağız.bu çelişkidir.
    aklımızı başımıza alalım.akledelim ALLAH ın dediği gibi ABDES alalım.
    bizler iman ediyorsak neden ALLAH ın dediği gibi abdes almıyoruz.

    “Maide Suresi 6 : Ey iman sahipleri! Namaza/duaya duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın.

    bu kadar zormu bu abdes tarifini anlamamak.

    saygılarımla

  • Avatar

    Mahmut Jul 2 2013 - 10:03 Reply

    Teşekkür ederim. Allah sizlerden razı olsun. Selam ve dua ile…

  • Avatar

    esra esra Jul 2 2013 - 11:52 Reply

    TESBİH HAKKINDA KESİN BİR HÜKÜ GÖRMEDİM KURANDA.BU KONUDAKİ DÜŞÜNCENİZ NE?

  • Avatar

    İlkay Jul 3 2013 - 13:13 Reply

    Zaten İslam’ın güzelliğini bu mezhepçiler bozdu. Herkes kendi kafasına göre günah, sevap uydurdu insanlar neye inanacağını şaşırdı. Benim kanaatim hiçbir mezhepçi’yi dinlemeyin Kuran’da ne yazıyorsa onu okuyun… Allah hiç bir şeyi eksik yazdırmadı ki mezhepçiler eksikleri doldursun Allah’ın dışında kurallar koyarak en büyük günahı onlar işliyor.

  • Avatar

    Fikret Arman Jul 4 2013 - 06:40 Reply

    Yorumları ile katkıda bulunan tüm Kardeşlerim… Allah sizlerden de razı olsun. Esra Esra Kardeşim, sorunuz net olmamakla birlikte anladığım iki tesbihten de bahsedeyim.

    Allah’I tesbih etmek… Yüce Allah Kitab’ında, “O’nu (Allah’ı) tesbit et”, “O’nu hamd ile tesbih et”, “O’nu ismiyle tesbih et” gibi benzer örnekleriyle onlarca ayetinde bu emrini tekrarlamaktadır. Bu tesbih, Allah’ı anmak, O’nu övmek, şanını yüceltmektir.

    İkinci tesbih ise (TESPİH), Halife Muaviyenin, sırf kendi hakimiyetini sorunsuz geçirmesi için, yeni oluşan İSLAM toplumunun Kur’an’ı okuyup anlamasını önlemek amacıyla ellerine tutuşturduğu sayaçtır. Budizmden dünyaya yayılan ve Muaviye ile dine giren bu gelenek halen evlerde ve camilerde 33 lük, 99 luk olarak inananları oyalamaya devam etmektedir.
    O dönem halife olan Muaviye halktan kaynaklanan bazı sıkıntılardan kurtulmak ve onları oyalamak için demiştir ki; “şu kadar şunu, bu kadar bunu söylerseniz sevap kazanırsınız. Elinizdeki tesbihlerle de saymanıza gerek kalmayacak!” Bunu söyleyen o gün için dinin en üstteki insanı! HALİFE!

    İnanan birisi ibadetini sayar mı? Sayıyla İbadet mi olur mu? Allah’ı sayılara sığdırmak mümkün mü?

    Selam ve Dua ile,

  • Avatar

    cemoli05 Oct 22 2013 - 13:49 Reply

    muhteşem güzellikte bir yazı.. Yüce Allah razı olsun sizlerden.

  • Avatar

    abkguy Sep 9 2014 - 10:48 Reply

    Arkadaslar bu konuda birsey daniscam, ayaklarimizi mesh mi etcez yoksa yikayacak miyiz? Cunku genelde meallerde hep mesh/yikayin diyor.. 2si ayni eylem degil sayet rabbim meshedin diye buyurmussa ve biz de yikiyorsak yanlis olmaz mi? Israfa girmeyelim. Arapcasina baktim, el ve yuz icin kullanilan yikayin ifadesi “igsilu”, ayak ve bas icin kullanilan fiil ise “imsehu” yani farkli.. hicbir arapca bilgim yok lakin mantiken bakinca 2 farkli kelime gibi geldi bana.. bu konuda bilenler yardimci olursa cok sevinirim.. allah hepimizden razi olsun..

  • Avatar

    cemoli05 Sep 17 2014 - 04:12 Reply

    1. yâ eyyuhâ : ey!
    2. ellezîne âmenû : yaşarken Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
    3. izâ kumtum : kalktığınız zaman
    4. ilâ es salâti : namaza
    5. fe igsilû : o zaman , o taktirde yıkayın!
    6. vucûhe-kum : yüzleriniz
    7. ve eydiye-kum : ve elleriniz
    8. ilâ el merâfikı : dirseklere kadar
    9. ve imsehû : ve mesh edin!
    10. bi ruûsi-kum : başlarınızı
    11. ve ercule-kum : ve ayaklarınızı
    12. ilâ el ka’beyni : topuk kemiklerine kadar BAŞINDAN SONUNA KADAR MEALİ DİKKATLİCE OKUYUNUZ; ANLAMINI ÇIKARTIRSINIZ ALLAHIN İZNİYLE

  • Avatar

    MTA Nov 12 2014 - 12:04 Reply

    Her şeyi bilen ALLAH, temizlenenleri sever elbette ancak ağızı çalkalamanın zorunlu yapılmamasının bir diğer nedeni de oruçlu iken zorluk olmaması için de olabilir en doğrusunu Yüce Allah bilir bize uygulamak düşer. İyi paylaşımlar.

Leave a reply

Name (required)

Website