Bana İlmihalinde Namazı Göster!

“Bana Kuran’da Namazı Göster” “Kuran’da din adına ne varsa vardır, o eksiksiz bir kitaptır” dedikçe, sanki siz Kuran’a iftira ediyormuşsunuz gibi klasikleşmiş bir tepkiyle ve defalarca kopyalanıp yapıştırılmış şu soruyla karşılaşırsınız: Hadi o zaman bana Kuran’da namazın nasıl kılınacağını göster!!! Adeta namazını öne sürerek, onu doğru kıldığını ispatlarsa her şeyi doğru yaptığını da ispatlayacak ve Kuran’ı göz ardı ederek, bilmediği (more…)

Kuran’da Yaratılış ve Evrim – 3

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki Müslümanlar asla bilimden korkmamalı, bilimi ötelememeli, aksine bilimsel faaliyetlere yönelmeli, bilimi sahiplenmeli ve bilimsel bulguları yaratanın ayetleri olarak görmelidir.  Zira inananları bilime; evreni, yeri göğü, insanı, hayvanı, bitkileri, varoluşu, yaratılışı araştırıp incelemeye yönelten zaten Kur’an’ın kendisidir. Bunu yapmamak ilahi bir buyruğa karşı gelmenin yanında Allah’ın insanlara bahşettiği en değerli hediyelerden olan “aklı” kullanmamak anlamında da (more…)

Namazların Rekat Sayısı Sabit midir?

Geçen gün bir televizyon konuşmasında, Diyanet İşleri Başkanımız, dinde öyle konular vardır ki, asla değiştirilemez dedikten sonra, şöyle bir örnek verdi.  “Sabah namazı 2 rekât fazdır, bunu birisi çıkıp ta, dört rekât kılalım diyemez.” dedi. Gerçekten de sabah namazını, iki rekât farz namaz kılmak yerine, dört rekât farz kılamaz mıyız? İki rekât kılınması Allah emri midir? Gelin bu konuyu birlikte, (more…)

Neden Monarşi Tapınıcısıyız?

Neden Monarşi Tapınıcısıyız? Monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Bu hükümdar, Türkçe‘de kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kağan, hakan gibi çeşitli adlar alabilir. Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. Hükümdar öldükten sonra onun soyundan biri gelir. (oğlu, kardeşi gibi)  Monarşide soylular sınıfı öncelikli hak ve hürriyetlere sahip olup; YASA KOYUCUDURLAR, SORGULANAMAZLAR, YÜCE (more…)

BU KADAR ZOR MU?

Peygamberimiz ve dört halifeden sonra insanların saf olan dini bozmaya, Kur’an`dan uzaklaşmaya ve onu kendi menfaatlerine göre şekillendirme ve değiştirme çabaları ne yazık ki başlamış mezheplerin çıkışına kadar sürmüş, ve nihayet bu bozulmalar neticesinde mezheplerin işi kolaylaşmış ve bölünmeler derinleşmiştir. Bu yüzden olsa gerek bugün kime ”kur ‘anın tek yol’ ‘olduğu ona sarılmamız gerektiğini söylemeye kalksam ”1400 yıldır böyle, bu (more…)

Mutluluğun Gerçek Hikâyesi

Bir Dilek Dile Gerçek Olsun,  Safiya Hussaın nin yazmış olduğu Roman, beni duygusal anlamda çok etkiledi. Tıpkı Hacca giden tüm tanıdıklarımın Kâbe’yi hayranlıkla anlatışı ve orayı tekrar tekrar görmek istediklerini söyledikleri gibi… Bu romanı okurken kendimi Hac yolculuğuna çıkmış birisi gibi hissettim. Şartlarımı olgunlaştırdığımda gitmek istediğim tek yer… Haccın bir hicret yolculuğu olması ve Hacda tekrarlanan “Lebbeyk Allahümme lebbeyk…” “Sana (more…)

Kilise Günahları Affedebilir mi?

İncil’i de Oku’madılar | 6.Bölüm Siz Hıristiyanlar, Tanrı namına kilisenin günahları affetme yetkisi vardır diyorsunuz. Oysa İncil’de günahları affetme yetkisi kiliseye değil (buna da bizimkilerin bazıları itiraz ederler ama) İnsanoğlu’na verilmiştir. Ayrıca pişmanlık ve yanlış yaptığını kendine itiraf (confession) halinde tevbe mekanizması sizde de bizde de vardır. Markos 2 (1-12) Birkaç gün sonra İsa tekrar Kefarnahum’a geldiğinde, evde olduğu duyuldu. O (more…)

Kim Günahsızsa İlk Taşı O Atsın

İncil’i de Oku’madılar | 5.Bölüm Çoğu Yahudi ve Hıristiyan diyor ki “Muhammed Tevrat, Zebur ve İncil’i okuyup öğrenmiş, kafasına göre bunları toparlayıp Kuran’ı kendisi yazmıştır”!!! Kuran’ı anlamak niyetiyle okuyanlar bunun böyle olmadığını, Kuran’ın da daha önce gönderilen kitaplar (vahiyler) gibi Allah’ın kelimeleri olduğunu bilirler. Bakın; iddia ederler değil, bilirler. Çünkü bunu iliklerine kadar yaşarlar Kuran’ı okurken. Siz İncil’i okurken aynı (more…)