Kuran ve Psikoloji: Minnettarlık

Kuran ve Psikoloji: Minnettarlık

Herkes aslında bir şeylerin olması gerektiği gibi gitmediği hissine aşinadır. Yeterince başarılı değilsindir, ilişkilerin yeterince tatmin edici değildir, o çok istediğin “şey”lere sahip değilsindir. Bu duruma kronik tatminsizlik adı verilir. Kronik tatminsizlik dışarıya imrenmenize, kıskançlığa ve kendinize hayal kırıklığı ile bakmanıza yol açar. Popüler kültür, reklamlar ve sosyal medya, hayalindeki işten daha azını elde etmenin bir başarısızlık olduğunu sürekli hatırlatarak bu hissi daha da kötüleştiriyor. “Sürekli harika deneyimler edinmelisin, olağan bir şekilde çekici olman gerekir ve birçok arkadaşın olmalıdır, ruh eşini bulmalısındır” ve “bütün bunlara sahip olanlar gerçekten mutludurlar”.

Son 20 yılda araştırmacılar kronik tatminsizlik ve benzeri dürtülere nasıl karşı koyabileceğimizi araştırmaya başladılar. Hayatı yaşamaya değer kılan şeyleri araştıran pozitif psikoloji alanı ortaya çıktı. Bu sırada, olumsuz duyguları değiştirmek için de bilişsel davranışçı terapi geliştirildi. Bilim insanları “Neden bazı insanlar diğerlerinden daha mutlu ve memnundurlar?” “Ve doğru yaptıkları şeyi hepimize uygulamanın yolları var mıdır?” diye sormaya başladılar.

Bu yazıda, insanların nasıl mutlu olacaklarının, nasıl kolayca arkadaş edinebileceklerinin ve zorluklarla başa çıkmakta ne kadar iyi olduklarının en büyük belirleyicilerinden biri hakkında konuşmak istiyoruz. Tabiri caizse, kronik tatminsizlik için bir panzehir olan minnet konusu.

Minnet kelimesi Arapçadan Türkçeye geçmiştir. Minnet, yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma ve teşekkür etme olarak tanımlanır. “Minnet duymak” fiili için Türkçede minnetar olmak, müteşekkir olmak, iyilik bilmek, şükran duymak veya şükretmek de kullanılır. Minnet, farklı durumlardaki farklı insanlara pek çok farklı şey ifade edebilir. Bu bir karakter özelliği, bir his, bir erdem ve bir davranıştır. Sizin için bir şeyler yapan birine minnet duyabilirsiniz, hava durumu için, o gün işler yolunda gittiği için vs. Yani, minnet, bizim biyolojimize işlemiş durumdadır.

Minnettarlıkla ilgili birazdan aktaracaklarımız bilimsel çalışma ve araştırmalara dayalıdır: Bilim insanları minnettarlığın beyninizdeki ödül hissetme, sosyal bağlar oluşturma ve başkalarının niyetlerini yorumlama ile ilgili yolları harekete geçirdiğini buldular. Ayrıca, minnettarlık, olumlu hatıraların kaydedilmesini ve hatırlanmasını kolaylaştırmaktadır. Dahası, minnettarlık, kıskançlık ve sosyal karşılaştırma gibi olumsuz duyguları ve özellikleri doğrudan etkisizleştirir. Yine, minnettarlık narsisizm, kinizm, materyalizmi azaltır. Ne için olursa olsun minnettar olan insanlar, daha mutlu ve daha memnun olma eğilimindeler. Daha iyi ilişkiler kurarlar, arkadaş edinmeleri daha kolay olur. Daha iyi uyurlar, depresyon, bağımlılık ve tükenmişlikten daha az muzdarip olma ve travmatik olaylarla uğraşmakta daha iyidirler. Bir anlamda minnettarlık, modern yaşamın sizin için belirlediği psikolojik tuzaklardan birine girme ihtimalinizi azaltıyor. Örneğin minnettarlık, olumlu olayları unutma ve küçümseme eğilimini ölçülebilir biçimde önler. Minnettarlık bir geri besleme döngüsünü tetikleyebilir. Olumlu duygular, daha olumlu duygulara yol açar, bu da yol açtığı olumlu sosyal deneyimlere tekrardan sebebiyet veren daha fazla sosyal davranışa yol açar. Minnettarlığın daha çok hissedilmesi, kemoterapi gibi ciddi zorluklardan sonra sık karşılaşılan bir deneyimdir. Kriz bittikten sonra hayat inanılmaz hissedilebilir. Tat alabilmek, güneşte oturmak veya bir arkadaşınızla sohbet etmek gibi en küçük şeyler dipsiz bir sevinç kaynağı olabilir. Nesnel olarak, yaşamınız öncekiyle aynı ya da belki biraz daha kötüdür, ancak beyniniz şu anki deneyimlerinizi yaşamın kötü olduğu zamanlarla karşılaştırır ve şükranla tepki gösteririr. Özetle, minnettarlık, dikkatinizi sahip olduğunuz iyi şeylere yöneltir ve bu değişimin sonuçları daha iyi duygular ve daha olumlu deneyimlerdir.

Bunları bilmek harika. Peki beynimizi daha minnettar hale getirmek mümkün mü? Bilim insanlarına göre evet. Minnettarlık insanların doğasında vardır ancak minnettarlığı az ya da çok yaşama yeteneği, herkeste eşit değildir. Bu, genetiğinize, kişiliğinize ve kültürünüze bağlıdır. Bu keşif, bilim insanlarına minnettarlığınızı değiştiren ve daha fazla mutluluğa yol açan egzersizler olabileceğini düşündürttü ve çeşitli deneylerle, beynimizi minnettar hale getirmenin mümkün olduğunu gösterdiler. Bu deneylerin en çok tekrarlananı ve uygulananı, minnettarlık günlüğüdür. Bu, minnettarlık günlüğünüze, haftada bir ila üç kez birkaç dakika oturarak ve minnettar olduğunuz beş ila on şeyi yazmak anlamına gelir.

Sayısız araştırmalarda, bu egzersizlere katılanlar, daha fazla mutlu olduklarını ve genel hayatında daha memnun olduklarını söylediler. Hatta araştırmalarda, deneyler bittikten bir kaç ay içerisinde beyin aktivitelerinde değişiklikler olduğunu ortaya koydu. Minnettarlık, kendinizi yeniden programlamanın gerçek bir yolu bile olabilir. Bu araştırma duygularınızın sabit olmadığını gösteriyor. Sonuç olarak, yaşama olan inancınız hayatınızı şekillendirir. Minnet duygusunu yansıtarak teşekkür etme kadar basit bir şeyin beynimizdeki tatminsizlikle ilgili mücadele yollarını kırabileceği oldukça akıl almazdır. Aslında bakarsanız, hayatınızın sandığınızdan daha iyi olduğunu görebilirsiniz.

Bilimsel araştırmalar, minnettarlığın faydaları ilgili bunları söylemektedir. Ayrıca minnettarlığın geliştirilmesi için minnettarlık günlüğü önermektedir. Kuran’da da Allah’ın bizlere vermiş olduğu sayısız nimet ve imkan için minnet duymak, minnettar olmak, şükretmek yani teşekkür etmek emredilmektedir. Birçok ayette, Allah’a şükretmeye yani teşekkür etmeye dikkat çekilmiş ve ayrıca bu teşekkürlerin de karşılığının verileceği belirtilmiştir. Biz de minnettarlık günlüğümüzde bize vermiş olduğu sayısız nimet ve imkan için Allah’a teşekkür edebilir ve ayrıca şükran borcumuzu yerine getirmek için dini olarak üzerimize düşen eylemleri yapabiliriz.

Lokman Suresi 14. Ayetten anlıyoruz ki, teşekkürümüz hem sözle hem de eylemle olmalıdır:

“İnsana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu, sıkıntı üstüne sıkıntı çekerek karnında taşıdı. Sütten kesilmesi iki yıl içinde oldu. İnsana şöyle emrettik: ‘Hem bana hem de anne-babana teşekkür et.’” (Lokman Suresi, 14. Ayet)

Kuran’da, Allah’a minnettalığımızı, hem eylem hem sözle belirtmemizin karşılığının hem bu dünyada hem de ahirette verileceği yer almaktadır. Nitekim, minnettarlığın beden ve ruh sağlımıza faydalarını yukarıda bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçları sizinle paylaşmıştık. Bu bağlamda, Kuran’da minnettarlığımızın karşılığının dünyada da olacağının belirtilmesi dikkat çekidir:

 “Allah teşekkürünüze karşılık verir.” (Nisa Suresi, 147. Ayet)

İlgili diğer ayetler şöyledir:

“Sizleri yeryüzüne yerleştirdik ve orada size yaşama imkânları sağladık. Ne kadar da az teşekkür ediyorsunuz.” (Araf Suresi, 10. Ayet)

“Beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana teşekkür edin; iyilikbilmezlik etmeyin.” (Bakara Suresi, 152. Ayet)

Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya teşekkür edici olur ya da iyilikbilmez.” (İnsan Suresi, 3. Ayet)

“’Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?’ demeleri için onlardan bazısını bazısıyla denedik. Allah, teşekkür edenleri daha iyi bilen değil mi?” (Enam Suresi, 53. Ayet)

“Allah, sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az teşekkür ediyorsunuz!” (Mülk Suresi, 23. Ayet)

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve teşekkür edersiniz diye işitme, görme duyularını ve gönüller verdi.” (Nahl Suresi, 78. Ayet)

“Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve temiz olanlarını yiyin; eğer O’na kulluk ediyorsanız Allah’ın nimeti için teşekkür edin.” (Nahl Suresi, 114. Ayet)

Allah; Kendi emriyle gemiler akıp gitsin ve O’nun fazlından ararsınız diye, sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki teşekkür edersiniz.” (Casiye Suresi, 12. Ayet)

“Allah, insanlara karşı bol lütuf sahibidir; ancak onların çoğu teşekkür etmez.” (Yunus Suresi, 60. Ayet)

“Allah, insanlara karşı sonsuz lütuf sahibidir; ancak onların çoğu teşekkür etmez.” (Bakara Suresi, 243. Ayet)

“Allah, geceyi dinlenmeniz için yaratan ve gündüzü de apaydınlık yapandır. Allah insanlara büyük lütufta bulunur, fakat onların çoğu teşekkür etmez.” (Mümin Suresi, 61. Ayet)

“Görmezler mi, onlar için çiftlik hayvanlarını yarattık da onlara sahip olmaktadırlar? Onları kendilerine boyun eğdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler. Ayrıca onlar için bu hayvanlarda başka yararlar ve içecekler vardır. Teşekkür etmeyecekler mi?” (Yasin Suresi, 71-73. Ayetler)

Not 1: Bu yazı hazırlanırken “Kurzgesagt – In a Nutshell” youtube kanalının “An antidote to Dissatisfaction” videosundan yararlanılmıştır. Bahsettiğimiz bilimsel araştırmalara şu linkten ulaşılabilir: https://sites.google.com/view/sources-dissatisfaction/

Not 2: Minnettarlık günlüğünün, minnettarlık derecesini ne kadar yükseltebileceği ya da etkilerinin ne kadar süreceği henüz tam olarak belli değil. Minnettarlık ayrıca depresyona bir çözüm olarak veya profesyonel yardımın bir alternatifi olarak görülmemelidir. Sadece bulmacanın bir parçası olabilir. Bulmacanın kendisine çözüm değil.


About the Author
Author

sasameyuki

Leave a reply

Name (required)

Website