Kuran’ın din adına gerekli her şeyi açıkladığını, her türlü detayı verdiğini görüyoruz ancak sanki Kuran’ın açıklamaları yetersizmiş, Kuran din adına her konuyu kapsamazmış gibi Kuran’da yer almayan birçok hükmün Kuran dışı kaynaklarca dinselleştirildiğini ve dinde en büyük tahribatın böyle yapıldığını daha önceki yazılarda kaleme aldık. Şu noktaya dikkatinizi çekmek istiyoruz. Dini her yasağın yapılmaması gerekir. Fakat her kötü gördüğümüz şey
(daha&helliip;)
“Oku!” İlk emrimiz. Allah tarafından bizden istenilen ilk şey.. Eskiden bilmezdim, ‘Oku!’nun ne anlama geldiğini. Bir şeyleri fiil olarak okumak sanırdım sadece.. Sonradan farkettim. Meğersem görerek, dokunarak, hissederek de okunuyormuş her şey.. Doğru ya bir insan çiçek kokusunu, yağmurun tendeki etkisini, bir kuşun kanat çırpışını, bir arının bal yapışını, rüzgarın dans edişini, bir annenin yavrusuna olan merhametini, bir filizin yeşermesini,
(daha&helliip;)
“Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacak.” (İbni Asakir) “Hadisi bırak, Kur’ana bak diyerek beni yalanlayanlar çıkacak.” (Ebu Ya’la) “Kur’andan başka, delil kabul etmem diyenler çıkacak.“ (Ebu Davud) “Bu makaleyi okuyan kabir azabından kurtulur; okuduktan sonra paylaştığı kişi sayısı kadar kertenkele öldürmüş olmanın sevabını kazanır“ (Ebu Yahya el-Norşinî) “İleride hadis-i şerifleri inkar eden zındıklar onlara habis-i şerif diyecekler ve okun yaydan
(daha&helliip;)
18 Ocak Cuma gününe kadar sitemize yollanan yazılar arasından seçtiğimiz 3 yazara, Prof.Dr.Caner Taslaman’ın “İslam ve Kadın” kitabı hediye edilecektir. Bir hafta içerisinde sitemize 175 yazı yollanmıştır. Yoğun ilginiz için çok teşekkür ederiz. Yollanan yazılarınız inşallah hayırlara vesile olur.
(daha&helliip;)
GERÇEKTEN anlamadan yapılacak her türlü anma, ne için yapıldığı bilinmeyen ama yerine getirilmesi gereken bir görev gibi görülür. Durum böyle olunca da bir gün, bir hafta ya da en fazla bir yıl ile sınırlandırılmış anma programları yapılır. Bazen bir gün, bazen de bir yıl birini anma yılı olarak ilan edilir. Tarihte iz bırakmış ya da tarihe yön vermiş kişiler anılmayı
(daha&helliip;)
HER yazı ya da mesaj kendi içinde bir anlam taşır ve anlaşılmak için yazılır. Allah tarafından insanlığa indirilmiş vahyin muhatabı bütün insanlar olmasına rağmen bu vahyin mesajlarının insanlar tarafından anlaşılmaz olduğunu düşünmek akla aykırıdır. Bazı kişiler “Biz Kuran’ı anlayamayız. Kuran anlaşılmaz”şeklinde cümleler ile gerçeğe uygun olmayan sözler sarf ederler. Bu türden bir iddia bir anlamda “Allah bu kitabı göndermiş ama ne anlatmak
(daha&helliip;)
SORUMLULUK bilincine sahip erdemli kullar, en güzel şekilde Allah’ın kurallarına uyarlar. Allah bize doğru olanı eğri olandan ayırmamız için gerçeği apaçık gösteren deliller indirmiştir. Allah, kötülükten sakınan ve erdemli olan kullarını rızası ve cennet mükâfatları ile müjdelemiş, zulmederek haksızlıklara sapan kullarını ise uyarıp tehdit etmiştir. Allah’ın bizi uyarması bile sonsuz rahmetinin bir neticesidir. Allah böylece bizi kötülüklerden alıkoymak istemektedir. Kurallar
(daha&helliip;)
“Allah’ın dosdoğru yoluna ileten tek kitap Kur’an-ı Kerim’dir…” Kur’an’ı okuyup anlamayan ve düşünüp aklını kullanmayan, sadece ‘iman ettim’ diyen Müslümanların en çok çarpıttığı konulardan birisidir “elçiye/peygambere itaat”… ‘İman ettik’ dediğimiz kitabımızın birçok ayetinde geçer bu “itaat” emri… Kur’anı’n genelinde “elçiye/resule itaat” olarak geçer. Ama ben yine de elçi/peygamber ayırımı yapmadan konuyu ele alacağım. Çoğu Müslümanın kitabımızdaki “elçiye/peygambere itaat” kavramından çıkardığı
(daha&helliip;)
-
- 1
- …
- 21
- 22
- 23
- 24
- 25
- …
- 137
-