Son günlerde televizyonda 2 ünlü ve genç insanın konuşmalarına rastladım. Daha toy ve yeni ünlü oldukları zamanda birçok hata yaptıklarından, dini hiç düşünmeden yaşadıklarından ancak sonrasında içlerindeki manevi boşluk sebebiyle arayışa geçip müslümanlığı öğrenmeye çalıştıklarından bahsettiler. Şu anda geçmişte sahip oldukları alkol,uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıkları bıraktıklarını, namazlarını kıldıklarını anlattıar. Kurdukları cümlelerden Kur’an’ı da gerçekten okudukları anlaşılıyordu. Toplumda tanınan ve
(daha&helliip;)
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla Fatiha (Açılış) Suresi 1. Ayet Bakara (Sığır) Suresinde Kuran’a Dair Ayetler Erdemliler için yol gösterici, kuşku içermeyen bir kitaptır bu. 2. Ayet Kulumuza indirdiğimizden kuşku içinde iseniz, buna benzer bir sure getirin. Allah’tan başka tüm tanıklarınızı da yardıma çağırın, doğru sözlü iseniz. 23. Ayet Ayetlerimizi yalanlayıp inkâr edenler ise ateşe mahkûmdur;
(daha&helliip;)
Son zamanlarda pek çoğumuzun bir şekilde duyduğu trajikomik bir olay gerçekleşti. Umreye giden bir Türk kafile, imamlarının tavsiyesi üzerine hadislerde geçiyor diye deve sütü ve idrarı içti. Bundan zehirlenen iki Türk, hastaneye kaldırıldı. “Umrecilerden bazıları ülkeye döndüklerinde yüksek ateş, kanama diatezi ve karaciğer enzimlerinde saptanan yükselmeler nedeniyle sağlık merkezlerine başvurdu. Sütün sağılması sırasında, devede bulunan Suudi Arabistan kökenli, insanlarda ciddi hastalıklara yol açabileceği belirtilen “alk
(daha&helliip;)
Hem ilahi kelam ile ilgili ayetlerin genel tahlilinden, hem de beyan, liyubeyyine, litubeyyine kelimelerinin kur’an’daki ve dildeki kullanımlarından; Kur’an vahyinin gizli / gizemli / açıklamaya muhtaç yetkisinin Allah Rasulüne verildiğini iddia etmek veya ilgili Ayetlerden böyle bir çıkarımda bulunmak, İMKANSIZI BAŞARMAK anlamına gelir. Bu düşünce şirktir. Her şeyden önce Kur’an kendisini, MÜBİN (apaçık), ” açıklanmış, açıklanmaya ihtiyacı olmayan ” indiği
(daha&helliip;)
İman, insanın sahip olabileceği en büyük nimet. Bu nimete sahip olan insan, “… sapasağlam bir kulba yapışmıştır…” (Bakara Suresi, 256) İnsanı ümitsizliğe, üzüntü, keder, sıkıntı, stres ve öfkeye kapılmaktan, gelecek kaygısı, korku ve tedirginlik gibi zarar veren etkenlerden uzak tutan imanıdır. Allah’ın rahmetinden umut kesmemek Allah’ın buyruğudur. Rahmetini umut etmek, Rabb’imizin her şeye güç yetiren olduğu gerçeğinin şuurunda
(daha&helliip;)
Bildiğiniz gibi her yıl Nisan ayının 14 ve20’si arasında kutlanan Kutlu Doğum, Peygamberimizin doğum gününün çeşitli etkinliklerle kutlandığı haftaya verilen isim. Aslında Mevlit kandiliyle aynı amaca hizmet ediyor. Yani hem mevlit kandilinde hem kutlu doğum haftasında Peygamberimizin doğum günü kutlanırken, onu tanımak ve tanıtmak, peygamber sevgisi ve ahlakı olan Kur’an ahlakını yaymak ve bu vesileyle dini bir atmosfer oluşturmak amaçlanmaktadır
(daha&helliip;)
ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLİYORMUYUZ? Gerçektende bizler ölümden bahsederken, korku ile karışık bir ürperti duyarız. Onun içinde aklımıza bile getirmek istemeyiz ölümü. Bu korkumuzun nedeni nedir diye hiç düşündük mü? Ölümden neden korkarız? Neden ölen bir kişinin ardından ağıtlar yakarız? Bazen de adeta isyana varan davranışlarımızla yakınlarımızın, sevdiklerimizin ölümünü kabullenemeyiz. Tüm bu aşırı davranışlarımızın ardındaki duygunun özünü, önce tespit etmeliyiz ki, yaptıklarımızın sınırını
(daha&helliip;)
Nahl (Arı) Suresinin 44. ayeti gerçekleri görebilmemiz, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kavrayabilmemiz için üzerinde düşünülmesi gereken bir ayettir. Çünkü bu ayet Peygamber Efendimize atfedilen hadislere de mucizelere de cevap verir niteliktedir. Ama şu da var ki geleneksel zihniyet hadisleri geçerli kılabilmek içinde bu ayeti öne sürmektedirler. Önce bu ayetin dört farklı çevirisini verelim: 16. Sure Nahl 44.
(daha&helliip;)
-
- 1
- …
- 78
- 79
- 80
- 81
- 82
- …
- 137
-