Tolstoy`un Kaleminden Hz. Muhammed ve Din

Tolstoy, 1828 yılında varlıklı ve asil bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Gençlik yıllarında bohem bir yaşamı olmuştur. 1863 yılında en büyük eseri sayılan  savaş ve barışıyazmaya başlamıştır. Bu kitabın yazımını 1869 yılında tamamlamıştır. Tolstoy, ortodoks mezhebine mensup bir Hıristiyandır. Ancak Çevresindeki insanların ve ruhban sınıfının dine karşı tutumu yüzünden dini inançlarından kopmuştur. Yaşamın sonunda ölümün mutlak olması onu  hayatın zorluklarına katlanmanın (daha&helliip;)

Bu Kadar Bilimsel Delile Rağmen Neden Birçok Bilim Adamı İnançsızdır?

Öncelikle unutulmaması gereken konu bir insanın inancının sadece rasyonel (akılcı) temellere dayanmadığıdır. İnsanlar, kişisel hırsları, kinleri, inatları vb. neticesinde akıllarının kabul edebileceği gerçekleri reddedebilirler. Enteresan bir örnek vereyim. Dini argümanlarla ikna olan ancak sırf bir ebeveyninin inançsız ölmesi nedeniyle bir türlü dine yönelemeyen bir yakınım oldu. Bu tür insanların ne denli eğitimli olduklarına odaklanmamız, sergiledikleri bu tavrı anlamamızı sağlamaz. Çünkü (daha&helliip;)

Müslümanlığı Anlamak

  Sorulduğunda 99%’u müslümanım diyen insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen neden müslüman olduğunu ve müslümanlığın ne demek olduğunu tarif edebilecek kişi sayısının bu oranın çok altında kaldığını tahmin ediyorum. Bunu söylediğim zaman yalnızca dini inancı zayıf insanları kastettiğim anlaşılmasın. Aynı zamanda kendini dindar olarak nitelendiren insanları da bu gruba dahil ediyorum. Kimi dini kültürel bir zenginlik olarak görüyor, (daha&helliip;)

Allah’ın Affetmeyeceği Günah

Dinin gelenekselleşmesi, kulaktan dolma aileden, büyüklerden öğrenilir olması çok açık bir biçim de gerçek dinden uzaklaştırıyor. Bunun en açık örneklerinden biri de Allah’ın affetmeyeceği günah konusudur. Halk arasında ve geleneksel yaklaşıma göre Allah sadece kul hakkını ahirette affetmez. Bunun dışındakileri affedebilir. Buna göre Allah’ın insanlara “Bana ne ile gelirseniz gelin de kul hakkı ile gelmeyin” buyurduğuna inanılır. Hâlbuki dinin tek (daha&helliip;)

Kainatı veya Zihninizi Put Edinmeyin

Son günlerde yine, insanlara düşünce gücüyle hayatlarını yönetebilecekleri ve kaderlerinin tanrıları olduğu gibi safsatalar bolca aşılanmaya başladı.İçine girdiğimiz 10 yıllık mistik periyodun da etkisiyle bu tür inançlara eğilim daha da artmaktadır maalesef. Sürekli olarak belirttiğimiz gibi, ruhçu öğretinin temellerinden olan, insanın tanrısal varlık olduğu hurafesi;  tıpkı panteizm, ruhbanlık, evrim, reenkarnasyon veya çilecilik gibi binlerce yıldır insanlığa benimsetilmeye çalışılmıştır. Çoğu zaman (daha&helliip;)

Dua Ederken ALLAH Demeliyiz

  ALLAH eşi benzeri olmayan kainatı yaradan Alemlerin Rab’binin  adıdır. Arapca her kelime bir kökten gelir ALLAH kelimesinin kökü yoktur yani Arapça değildir .ALLAH tektir birdir Tanrı kavramı kişi ve  kişlere göre değişir tek değil çokluk ifade eder.Önce insanların yarattığı tanrı(ateş put para) şu an paraya tapış çoktur para için her şeyi ruhlarını bile satarlar.İnsanları yaradan tanrı kitap ehli dinlerde herdine (daha&helliip;)

Hz. İbrahim’in Kutlu Anısı; Kurban

Kelime anlamı ‘yaklaşmak’ olan kurban, samimi olan kulu Rabb’ine yaklaştırır. Kurban, Allah adına, O’na yakınlaşmak amacıyla, O’nun dışındaki herşeyi kurban etmektir. Tüm dinlerde uygulanan bir ibadet şekli olan kurbanın geçmişi, insanlık tarihi ile başlar. Amacından farklı uygulanan kurban, Kur’an’da, “…Allah’tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı kesin olarak haram kıldı…” (Bakara Suresi, 173) ayetindeki buyrukla aslına dönmüştür; kurban yalnızca Allah adına kesilecektir. (daha&helliip;)

Kimsesiz ve Hiçbir Şeysiz Ahirete Gitmek

İnsan hayatında önemli anlar vardır, insanı uyandıran anlar…Aklımızın bir köşesinde hapsetmeye çalıştığımız bir fikrin hatırlanmasıylaaman Allah’ım dediğimiz, adeta silkinip kendimize geldiğimiz anlar… Geçenlerde okuduğum bir ayet sayesinde tam da böyle hissettim. 6 Enam Suresinin 94. ayeti bende tam da bu etkiyi yarattı. Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında (daha&helliip;)