Allah’ın Hoşnutluğu, Cennet ve Cehennem…

Kuran’a ve İslam’a getirilen eleştirilerden biri de Kuran’da anlatılan kulluğun ve ahlakın cennet ve cehenneme ve dolayısıyla cennet ve cehennemdeki menfaate, hazlara, faydalara dayandırıldığıdır. Bu eleştiriler sadece inanmayanlar tarafından yapılmamaktadır. İslam dini içinde değişik görüşler, ekoller tarafından da cennet ve cehennemdeki dünyadakine benzer hazlar tartışılmıştır. Özellikle tasavvuf ekolünde cennetteki nimetler için ve cehennemdeki azaptan kaçınmak için yapılan kulluğun samimi olmadığı, makbul olmadığı, çıkarcı olduğu ancak Allah sevgisi ile bir karşılık beklemeden yapılan kulluğun gerçek kulluk olduğu savunulmuştur.

Kuran’a baktığımızda ise pek çok ayette insanlara bu dünyadaki yaşantıları neticesinde ödül olarak cennet, ceza olarak cehennemden bahsedilir. Buna ek olarak cennetteki nimetlerin nasıl olduğu cehennemdeki azabın nasıl olduğu değişik ayetlerde tasvir edilir. İnsanların cehennemdeki azaptan kaçınmaları gerektiği vurgulanır. Ne yazık ki Kuran’ın iyice okunmaması ve irdelenmemesi nedeniyle insanlara sadece cennet ve cehennemden hareketle Allah’a kulluk etmeleri gerektiği anlatıldığı sanılmaktadır. Hâlbuki Kuran’da Allah’ın her şeye gücü yeten varlık olarak insanı, diğer varlıklarla beraber yarattığı, insanları bu dünyadaki hayatta kendisine nasıl bir kul olacağı noktasında sınamaya tabi tuttuğu ve insanların yaratılma amacının Allah’ kulluk olduğu ifade edilir. Ayrıca insanın ve her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın kulluk edilmeye layık tek varlık olduğu defalarca vurgulanır. Yani insanın Allah’a kulluk etmesinin gerekliliği Allah – evren – insan ilişkisi bağlamında ve insanın varlık amacının açıklanmasıyla da açıklanır.

 

9 – Tevbe Suresi
72. Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altından ırmaklar akan cennetler vaat etmiştir. Sürekli kalacaklardır orada. Adn cennetlerinde de tertemiz barınaklar vaat etmiştir. Allah’ın bir hoşnutluğu ise hepsinden büyüktür. İşte budur o büyük başarı/o büyük kurtuluş.

 

Ayrıca yukarıdaki ayette açıkça gördüğümüz gibi Allah’ın hoşnutluğu, sonsuz olduğu ifade edilen ve pek çok ayette övülen cennet nimetlerinden de üstün tutulmaktadır. Yani Allah’ın hoşnutluğu, Allah’ın sevgisini kazanmak inananlar için cenneti kazanmak cehennemdeki azaptan kaçınmaktan daha büyük bir motivasyon ve ödül olarak ortaya konmaktadır.

Sonuç olarak Kuran’da cennet ve cehennemin bu dünyadaki hayatımızın karşılığında ödül ve ceza olarak anlatıldığı ve bunun Allah’a kulluk için bir motivasyon kaynağı olarak ortaya konduğu açıktır. Ancak Kuran’ın ve İslam’ın sadece cennetteki hazlardan ve cehennemdeki azaptan hareketle çıkarcı, sonuççu bir kulluk ve ahlak anlayışı ortaya koyduğu düşüncesi ve eleştirisi yanlış ve haksızdır. Çünkü Kuran öncelikle Allah’a kulluk ve iyi ahlakı Allah’ın bizleri yaratmış olması, insanlara kendisine kulluğu emretmesi, Allah’ın mutlak güçlü ve adil olması gibi kavramlarla mantıksal olarak temellendirmektedir. Buna ek olarak yukarıdaki ayette ve başka ayetlerde de olduğu gibi Allah’ın hoşnutluğunun kazanılması cennet ve cehennemden daha öncelikli ve önemli bir hedef, Allah sevgisi ise önemli ve temel bir ödev olarak ortaya konmaktadır.


About the Author
Author

ferhat

Comments (4)
  • Avatar

    demirbey Sep 27 2012 - 18:13 Reply

    Ferhat kardeş fikrine kalemine sağlık, ”Çünkü Kuran öncelikle Allah’a kulluk ve iyi ahlakı Allah’ın bizleri yaratmış olması, …..” cümlesinde bir imla hatası mı var? lütfen ve selam.

    • Avatar

      ferhat Sep 29 2012 - 00:31 Reply

      evet var bence de. ”Çünkü Kuran, Allah’a kulluk ve iyi ahlakı öncelikle Allah’ın bizleri yaratmış olması, …..” bu sekilde duzgundur heralde.

  • Avatar

    ugur Sep 27 2012 - 21:48 Reply

    Selam bir ayettede tebrük savaşına katılanlar için onlar malları ve canlarıyla savaştılar cenneti kazandılar daha mühümü ALLAHIN rıza sını kazandılar demektedir .Ceza yasasını göz önüne al kırmızı ışıkta geçmek şu kadar ceza der pek çok insan o cezaya çaptırılmamak için geçmez bazıları geçer insan olan karşıdaki insanların hakkına tecavüz etmemek için geçmez.zümer 23-53 ayetlerini okursanız daha iyi anlarsınız müslümanlığın ilk başlarında çehennem ve cennetle ödül çeza yöntemiyle müslümanlığın yayılması sağlanmış.Bizlerin 1500 yıl sonra hala çeza yada ödül için müslüman olmamız düşünülemez kıyamete iman etmek meçburiyetindeyiz inkar edemeyiz çenneti çehennemide yanlız kuranda anlatılan o zamanın insanlarının kavraya bileçeği şekilde anlatılır.ama çennetii bazıları gibi anlatırsan gülünç duruma düşersin

  • Avatar

    Metin Sep 28 2012 - 12:16 Reply

    Selam.

    “İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendini Allah’ın rızasını-hoşnutluğunu kazanmaya adar.”(Bakara-207)

    İnsanın kendisinden hoşnut olması; kendi nefsi ile barışık olması, yaratılanları, hayatı sevmesi, mutlu olması, hamt ve şükür etmesi Yaratan’dan hoşnut olmasının ifadesidir. Ayni zamanda Yaratan’ın hoşnutluğunu da kazanması, nefsin-insan tekamülünün zirve noktasıdır. Tekamül etmiş nefse-insana melekler de saygı duyarlar. (Bakara-34) Yüce Yaratan Fecr suresi 27-30. ve Maide suresi 119. ayetlerinde onlara cenneti müjdeler. Bu ayetlerde nefsin üç sıfatı, niteliği belirtilmiştir.

    Mutmain: Tatmin olmuş huzura, mutluluğa ulaşmış nefs.
    Raziye : Allah’tan razı olan nefs.
    Marziye : Allah’ın razı olduğu nefs.

    “Ey huzur içinde olan-mutmain olmuş nefis.
    Dön Rabbine, sen O’dan, O’da senden hoşnut olarak!
    Benim iyi-seçkin kullarımla birlikte, gir cennetime..”

    İnşaallah mahşer günü hepimiz yüce Allah’ın bu çağrısına, lütfuna muhatap oluruz.

    Saygılar.

Leave a reply

Name (required)

Website