Muhkem mi, Müteşabih mi?

Kuran Allah’ın eseridir ve ESER SAHİBİ Allah kitabının nasıl okunacağı ile ilgili KILAVUZ ayeti Ali imran 7 de açıklamış. Benim kitabımı okuyacaksanız bu kitabın ayetlerinin bir kısmı MUHKEM dir ( kelime kökü ile bakın HKM= hüküm ayetlerdir. İkinci anlamı yoktur, HÜKÜM verdiği için tek anlamlıdır.

Diğer kısım ayetlerde MÜTEAŞABİHlerdir. yine kelime köklerine bakarsanız TŞBH= teşbih yani benzetmelerle anlatılan, içinde mecaz ,ironi, kinaye gibi edebiyatın en üst seviyesi ile anlatılmış ayetlerdirki. Kuran ZAMAN üstüdür hem 14 asır evvelin cahil toplumuna hem bu yüzyıla hemde gelecek uzay teknoloji çağına hitap eder. Bunuda benzetme sanatı ile yapar.

Örneğin o yüzyılda şayet mikrop u anlatacaksanız daha icat edilmemiş MİKROP diye anlatamassınız benzetmelerle anlatılır sonra bir zaman gelir ve mikrop bulununca hımm bu ayetler aslında mikropu anlatıyormuş dersiniz. Yine bir örnek versem = Sıra sıra odalar biribirini kovalar desem bu gün ilkokul çağındaki bir çocuk dahi TREN der. peki zamanın gerisine 1000 yıl evveline gitseniz o yüzyılda bu sözü etseniz yada TREN i nasıl anlatırdınız. Şimdi soruyorum. Allah MUHKEM ve müteşabih ayırımı yapmışken bana hangi ayetler muhkem hangisi müteşabih söylermisiniz ? Yada böyle ayırım yaparak anlatan TEFSİR yada tefsirci gördünüzmü ?

ALİ İMRAN SURESİ
7. AYET : Ey Peygamber ! Allah sana bu Kur’an’ı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır / açık seçik herkes tarafından kolaylıkla anlaşılır ( muhkem ) – ki, bunlar kitabın anasıdır -. Diğer bazıları da çok anlamlıdır ( müteşabih ). Çok anlamlıları bilgi sahibi olmayanlar kavrayamaz. Kalpleri ve düşünceleri kötü niyetli olanlar, insanları şaşırtmak ve kafaları karıştırmak için, çok anlamlı olan kelimeleri bile bile yanlış anlamlandırırlar. Halbuki onların uygun anlamlarını bir Allah, bir de ” Ey Rabbimiz ! Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır ” diyen, gönülden Allah’a bağlanmış, derin bilgi ve bilince erişmiş bilim adamları bilir. Bu inceliği akıl,bilim ve düşünce sahiplerinden başkası kavrayamaz.


About the Author
Author

metafizik199

Comments (1)
  • Avatar

    vekuran Aug 27 2013 - 04:25 Reply

    Kuran’ın kullandığı iki ifade var. Ayetlerin bir kısmı “muhkem” bir kısmı ise “müteşabih”tir. (bkn: 3/7, 39/23)

    Genellikle muhkem ayetlerle müteşabih ayetler biribirine karıştırılıyor…

    Muhkem (Hikmet ile aynı kök) ayetler El-Hikmet’ten vahyedilmiş olan ayetlerdirki bunlar kitabın izlenecek kısmıdır. (bkn: 39/23)

    Bu ayetlerde “ümmül kitap” ifadesinin kullanılması ise oldukça güzel.“Ümmü” sözcüğü “imam” ile aynı kökten geliyor. Sözcüğün kök anlamı “izlemek”. Muhkem ayetler yani yaşadığımız koşullara hitap eden ayetler kitaptan izleyeceğimiz kısımlar. Müteşabih olan ayetler ise Allah indindeki gerçeklikleri anlattığı için onların ardına kapılıp bir de üstüneteviletmeye kalkışmak dağılmaya neden oluyor. Yeri gelmişken“tevil” sözcüğünün de “yorumlamak” anlamına gelmediğini söylemek gerek. “Tevil” sözcüğü “sonuçlandırmak” anlamına geliyor.

    3/81– Allah nebilerden şöyle söz almıştı: “Size Kitap ve Hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi geldiğinde ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.

    Dikkat edilirse “peygamberler” olarak çoğul bir hitabın karşılığında verilenler (Kitap ve Hikmet) tekildir. Allah tüm peygamberlere aynı kaynaktan, aynı bilgileri vermiştir.
    15/1– Elif, Lam, Ra. Bunlar, El-Kitap’ın ve apaçık olan Kur’an’ın ayetleridir.

    Yine bu ayetten görüleceği üzere El-Kitap ve Kuran biribirinden farklıdır. Kuran El-Kitap’ın küçücük bir parçası, açıklamasıdır.

    10/37– Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve El-Kitab’ı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir.
    17/39– Bunlar, Rabbinin sana El-Hikmetten vahyettikleridir. Rabbin ile beraber başka ilahlar kılma, yoksa yerilmiş, kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

    Bu ayetten de görüleceği üzere Kuran’ın bir kısmı ise Hikmetten vahyedilmiştir. Yani Kuran’ın bir bölümü El-Kitap’tan bir bölümü El-Hikmet’ten oluşur.
    ***
    Hatırlatma:

    * Allah Yusuf’a rüyaların yorumunu öğretmedi. Bu çevirmenlerin uydurması. Yusuf’a öğretilen “tevili ehadis” hadislerin (olayların) sonuçlanması bilgisiydi.
    * Musa’nın yol arkadaşı üçün olaydan sonra Musa’ya; “Şimdi sabredemediğin o olayların sonucunu (tevil) bildireyim sana” demişti.
    * Yusuf ve Musa’nın olaylarına genel çerçevede baktığınızda da “tevil”in ne demek olduğu uygulamalı biçimde görülür… Yusuf bir şey görmüştü, gördüğü şey sürecin işleyip sonuçlanmasıydı. Musa’nın arkadaşı gemiyi delmişti, eğer süreç işleyip sonuçlansaydı zorbalar el koyacaklardı. Aynı şekilde süreç işleyip sonuçlansaydı öldürülen o çocuk ana babasına asi olacaktı.

    1-) EL HİKMET
    El-Hikmet yaşadığımız gezegenin koşullarına hitap eden ayetlerdir yani muhkemdir. Muhkem ayetler kesin bilgi içerir, zamana ve mekana göre göreceli olabilirler… Arabanın olmadığı zaman binek eşektir vb., günümüzde çeşitli endüstriyel araçlardır. Her ikisinin üzerine bindiğimizde bunu bizim emrimize veren Allah’a hamd olsun denmeli ve bunlara Allah izin vermeseydi bizim güç yetiremeyeceğimizin bilincinde olmalıyız.

    2-) EL-KİTAP
    Müteşabih ayetler ise El-Kitabın ayetleridir. Müteşabihi nedense herkes kaypak zeminli ayetler olarak düşünüyor ve algılıyor. Herkes müteşabih ayetlerden korkuyor. Oysa müteşabih ayetler zaten öyle olmak zorunda. Başka türlü olması beklenemez. Şöyle anlatayım; Müteşabih sözcüğü “teşbih edilmiş” yani “benzetilmiş” demektir. El-Kitap ise Allah indindeki gerçeklikleri anlatır.
    Allah indindeki gerçeklikleri bizim bu dilimizle, bu algılayışımızla kavramamız söz konusu değil. Bu nedenle Allah bu gerçeklikleri benzeterek yani müteşabih olarak anlatıyor.Örneğin; cennet, cehennem, geçmiş kavim kıssaları, insan yapı kavramları… Gerçek hallerini şuanda bilemeyeceğimiz için benzetme yollu bir anlatımla bir fikir sahibi olmamız sağlanıyor.

    El-Kitap ayetleri (yani müteşabihler), Allah indindeki gerçeklikleri anlattığı için onların gerçek anlamını Allah’tan başkası bilmez.(Bilemez) İlimde derinleşenler ise onların mahiyeti konusunda fikir sahibi olabilirler ancak buna rağmen “gerçek” hallerini algılayamayacakları için “İnandık hepsi rabbimizin katındadır” derler. (3/7) Eğer müteşabih ayetler, anlaşılmaz, bilinmez ayet gurupları olsa kitapta ne işi vardır. Kuran kendini apaçık olarak tanıtır.

    Yani müteşabihlerin sürecinin nasıl işleyip nasıl sonuçlanacağını (tevil) yalnızca Allah bilir.Örneğin benzetilmiş ayetlerin ardına düşüp işaretler arayarak kıyamet saatini hesaplamaya çalışan, göğü kaplayan duman ayetine bakıp ince hesaplar yapıp bir şeyler bulmaya çalışan, rakamlanmış kitap ayetine bakıp ince hesaplar yapıp bir şeyler bulmaya çalışan zevat muhkemi (bu yaşam açısını) izlemeyi indirgeyip, tevili Allah’a ait olan bu konularda zaman boşa zaman kaybediyorlar diyebiliriz.

    Özetle iki tür bilgi vardır.

    1-) İnsanların (yaratılmışların) katından bakıldığındaki bilgi (muhkemler)
    2-) Allah katındaki gerçek bilgi (müteşabihler)

    Bu iki farklı açı;
    1. madde için El-Hikmet,
    2. madde için El-Kitap şeklinde “[ayırt ediliyor]” ki bu da Furkandır.

Leave a reply

Name (required)

Website