About the Author
Author

Editor 3

Evren ile Dünyanın Yaşı ve Altı Devirde (Günde) Yaratılma

Evren ile Dünyanın Yaşı ve Altı Devirde (Günde) Yaratılma

Evrim teorisinin ilk ortaya konulduğu dönemde bu teoriye karşı dirençlerin en önemli kaynaklarından birisi evren ve dünyanın yaşıyla ilgili görüşler oldu. İrlanda Başpiskoposu James Usher’in (1581-1656) yaptığı hesaplar, bu teorinin ortaya konulduğu yer olan İngiltere’de yaygın olarak kabul ediliyordu. Protestan Hıristiyanların büyük bir kısmı, Usher’in hesabına dayanarak dünyanın MÖ 4004 yılında yaratıldığını kabul ettiler. Cambridge Üniversitesi Rektör Yardımcısı Lightfoot, yaratılış (more…)
Kuran’a Göre Abdest Nasıl Alınır?

Kuran’a Göre Abdest Nasıl Alınır?

Kuran’da abdest, sadece ve sadece namazın bir şartı olarak anlatılır. Ayrıca camiye girerken, Kuran okurken, namaz dışındaki herhangi bir ibadet için abdestin, ve de boy abdestinin (gusül) alınmasına ihtiyaç yoktur. Kuran’da abdest ve boy abdesti birazdan vereceğimiz iki ayette geçer. Bu iki ayet dışında Kuran’da abdest ve boy abdesti ile ilgili hiçbir ayet yoktur. Yani abdest ve boy abdestinin ne (more…)
Depremin Gösterdikleri

Depremin Gösterdikleri

(Yazar bu yazısını, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra Eylül 1999’da kaleme almıştır.) Depremi bir cezalandırma olarak görenlere hep karşı çıktık. Ama bu, depremin bize hiçbir şey söylemediği anlamına gelmiyor. Deprem bir ceza değil, bir uyarı. Allah’ın tabiat ana diliyle konuşma şekillerinden biridir deprem. O dili anlamak için vahyin kitabından yararlanmak gerekiyor. O kitap Kuran’dır. Tabiat ana depremle konuşturuldu ve hem tüm insanlığa, (more…)
Tüm Dünya Din Tacirlerine

Tüm Dünya Din Tacirlerine

Ey tüm dinlerin tüccarları! Din, sizin tasallutunuz yüzünden insanı boğan ve süründüren bir kurum haline geldi. Siz asırlarca, dilinizle Allah’ı yüceltir, dini kutsarken fiillerinizle hep Allah’a ortaklık sergilediniz. Kraldan çok kralcı olduğunuz gibi Allah’tan önce Allah’lık etmeye kalktınız. Allah’ın tekelindeki dini yetersiz, yamuk bularak ona sürekli müdahale ettiniz. Allah’a saygı, dine bağlılık sloganlarıyla halkı sömürürken Allah yerine daima kendinizi hüküm (more…)
Bıyıksız İlahiyatçı mı Olur!

Bıyıksız İlahiyatçı mı Olur!

Bazı kimseler, ilahiyatçıların yaptığı açıklamalara değil, onların aksesuarlarına veya sakal bıyıklarının var olup olmadığına varsa şekline yoksa olmamasına işaret edip ilahiyatçıların açıklamalarının güvenilmez olduklarını iddia etmektedirler. Örneğin “Bıyıksız ilahiyatçı mı olur?” şeklindeki ifade bu kategorideki cümlelerden biridir. Bu kişilerin söylediklerini ciddiye alıp bu söylemi “Bıyık Argümanı” olarak isimlendirirsek aslında çok zayıf bir argüman olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Kütübi Sitte’de bıyığın kesilmesi (more…)
Bidatlar Dininde Çatırdama

Bidatlar Dininde Çatırdama

Bid’at, dine sonradan sokulan uydurmalar, türedilikler demek. Sokuşturmalar çok yoğunlaşınca dinin belirgin niteliğini artık dinin esası değil, bid’atlar temsil etmeye başlar. Ve öyle bir noktaya gelinir ki, dinin aslını gündeme getirenler ‘‘türedilik, sapıklık’’la itham edilir. Çünkü gerçek dinin adı altında yeni bir ‘‘bid’atlar dini’’ oluşmuş, gerçek din boğulmuştur. Günümüzde İslam dininin başına gelen işte budur. Bunun içindir ki bugün, gerçek İslam’a ulaşmak isteyenlerin ilk (more…)
Allah ile İskât

Allah ile İskât

Başlık, Mehmet Akif’in bir dizesinden alınmıştır. Arap alfabesindeki ‘‘Kâf’’ harfi ile, iskât, sükût kökünden bir kelimedir. Susturmak, suskun-konuşamaz hale getirmek anlamında kullanılır. Akif de aynı anlamda kullanmıştır. Allah ile iskât, Allah’ı paravan ve baskı aracı gibi kullanarak insanları susturup sindirmek şeklinde beliren ve faturası ‘‘kutsal’’a çıkarılan bir zulümdür. Bu zulmün tarih içinde en kahırlı ocağı engizisyon oldu. Zulme, karanlığa, bilgisizliğe, baskıya, miskinliğe karşı çıkmayı iman adamının varoluş (more…)
Kuran’da Çevre Kirliliği Konusu

Kuran’da Çevre Kirliliği Konusu

İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun çıktı. Yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır ki vazgeçsinler. (Rum Suresi, 41. Ayet) İnsanoğlu yüzyıllardır çevresine ve doğaya verdiği zararların bedelini ödemektedir. Kişisel hırslarla, daha çok kazanmak arzusuyla, tembellikle, sorumsuzlukla doğaya zarar verenler kendilerinin doğanın bir parçası olduklarını ve verdikleri zararın kendilerine döneceği gerçeğini gözardı etmişlerdir. Yüzlerce yıldır çevreye verdiği zarardan çok (more…)