Nuh Suresinden İzdüşümleri İnsanları Allah’a ve ayetlerine davet etmenizin sebebi bunun farz oluşudur. Keyfi değildir. Bu tebliğ gayreti insanın fıtratı gereğidir, yaratılışı gereğidir. İster istemez paylaşır insan. Fark ettiği gerçekleri önce kendi yakınındakilere, sevdiklerine, çevresine ve ulaşabildiği herkese ulaştırmaya gayret eder. Bu kapsamda İbrahim’in de, Muhammed’in de, Musa’nın da, Nuh’un da yaptığı gibi Allah’ın ayetlerindeki gerçeklerin farkına varan tüm müminlerin
(daha&helliip;)
Sürekli cildimizle temas halinde olan giysilerle muhatabız. Ancak onları her an hissetmeyiz. Bunun önemli bir sebebi var. Derimizdeki alıcılar belli bir süre sonra, cildimize temas eden maddeye ilişkin duyu sinyallerini beynimize iletmeyi durdururlar. Bunun nedeni cildimizin, kendisine temas eden maddeye karşı alışkanlık kazanmasıdır. Bir an bedenimizdeki bu ‘alışma’ mekanizmasının olmadığını düşünelim; ne olurdu?.. Üzerimizdeki giysileri sürekli olarak hissetmek kuşkusuz bizim
(daha&helliip;)
TaHa Suresinden İzdüşümleri Altında bir şey aramayın satırlarımda. Öyle olduğumdan değil, öyle bir empatiyle tefekkür etmek istediğimden yazıyorum bunları. Tüm kalabalığa rağmen yapayalnız kaldığınızı düşünün. Milyonluk şehirlerde tek başınaymışsınız gibi hissettiğinizi. Bir sürü sorunla boğuşup durmuş ve öyle bir noktaya gelmişsiniz ki daha önceki tüm kıyamda’lığınıza rağmen artık yorgunluğunuzu ve çaresizliğinizi hissetmeye başlamışsınız. Öyle ki artık duygulanmak istiyorsunuz. Belki de
(daha&helliip;)
Hepimiz mutlaka bu cümleyi duymuşuzdur. Mesela bir arkadaşımızla hata olduğunu düşündüğümüz birşey yapmadan önce uyanık arkadaş bizi ikna etmek için bu cümleyi kullanır. Peki acaba gerçekten böyle olur mu? Kuran`da bu açıklanmış, Zümer suresi 7. ayette “… Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez…” şeklinde inanılmaz net bir biçimde açıklanmış. Eee peki şimdi bu arkadaş bizi kandırmadı
(daha&helliip;)
Islami yasayacaksak ne yapmaliyiz? Bu soruyu cozmek icin iki alternatifiniz var. Birincisi taklit, ikincisi arastirma. Birinci yol tabi ki daha kolay. Tek yapmamiz gereken soylenenleri uygulamak. Ama bu yolda saglam bir adanmislik gerekli, yani aklini bi yere koyup yaptiginin dogru olduguna iman gerekli. Ayrica bir de ornek alinacak veya sozunun dinlenilecegi bir araci, bir yardimci da gerekli olabilir. Iste burda
(daha&helliip;)
Biyoloji dersinden hatırladığım birşey var, eğer mineralsiz safsuyu çok içersek patlayarak ölürüz. Yağmur, su kaynaklarını oluşturmadan önce toprağı arasından süzülerek toprağın içindeki mineralleri kendi içine alır, böylece saf su olan yağmur içme suyuna dönüşür. Böylece kaynak suyunu içtiğimizde mineralleri olduğundan bizi patlatmaz, hatta çeşitli faydalar sağlar, kemiklerimize, dişlerimize, vs. Aynı bizim gibi bitkiler de saf suyu değil mineralli suyu kullanmak
(daha&helliip;)
Tatil için gittiğim Endonezya`da birkaç bölge dışında çoğunluk müslüman. Lombok adasında bir otele yerleştik. Kayıt işlemleri sırasında otelde sahur olduğunu farkettim. Gece saat 4`te kapım çalındı ve oda servisi daha önceden sipariş ettiğim özel sahur menüsünü getirdi. Bundan sonra kaldığım küçük büyük bütün otellerde sahur verildiğine şahit oldum. İftarda ise Endonezyaya özel iftar açılırken hurmanın yanında “tajii” denilen muhteşem tatlılarında
(daha&helliip;)
Bir restaurantta iftar yapiyorum. Cok lezzetli bir et yemeginin ardindan namaz icin bir yer bakmaya basladim. Ama zaten emindim ki Endonezyada her sosyal mekanda oldugu gibi bu restorantta da kesin mushola yani mescid var. Sormadan bulmamin ardindan basortusu olmayan bir kadinla yanyana abdest aldim. Sonrasında mushola ya girdim. İçerde iki tane genç kız vardı, ikisi de yeni abdest almış ve
(daha&helliip;)