“…Kuran’a Geçemedim Abi!!!” Size “Jules Verne’in Balonla Beş Hafta’sını okudunuz mu” diye sorsam bana ne cevap verirsiniz? “Evet okudum” ya da “hayır okumadım” dersiniz bu klasiği doğal olarak. Peki “Tevrat’ı okudunuz mu?” diye sorsam! Ona da “evet okudum” ya da “hayır okumadım” dersiniz. Peki İncil’i? Aynı cevap; okudum ya da okumadım. Peki ben size “Kuran’ı okudunuz mu?” diye sorsam!!! Ki
(daha&helliip;)
İnsanoğlu tarih boyunca, Allah ın indirdiği kitaplar ile yetinmeyip, adeta kendilerince bir din yaratıp, Allah`ın halis, katıksız, saf inancını, nefislerinin etkisi, şeytanın ve şeytanlaşmış beşerin vesvesesiyle, her zaman saptırmışlardır. İnsanın yapısı gereği tartışmaya meyilli oluşu, imtihanda olduklarının unutulması, daima üzücü sonlar hazırlamıştır kendilerine. Günümüz İslam anlayışını, şöyle bir hatırlayalım. Bizler Müslüman olmayan diğer kitap ehli tüm insanların, hiç ayrım
(daha&helliip;)
KÖTÜLÜK PROBLEMİ ÜZERİNE-1 Kökü çok derin, anlaşılması zor, daha çok duyguları ilgilendirdiğinden kabul edilmesi teslimiyete bağlı ince bir mesele… Ateizmin teizme karşı kullandığı en önemli argümanlardan biri “evrendeki kötülük problemi” argümanıdır. Bu konu sadece ateistlerin değil bazı teistlerin de zaman zaman akıllarına takılan ve izah etmekte zorlandıkları bir konudur. Konunun zorluğu yaratılışın amacı ve gizemi, kader, ceza-mükafat, cennet/cehennem, sorumluluk,
(daha&helliip;)
“Tövbe de!” diyerek ve yerinde titreyerek uyardı çocuğu “O o kadar ilim sahibi kıymetli bir zat, şeyh efendinin bir daha sakın elini öpmemezlik yapma!” Küçük delikanlı başını öne eğdi, biraz düşündükten sonra saçıyla kaşının arasını iki parmağıyla hafifçe sıvazlayıp “ama neden” dedi “Sen benim büyüğümsün. Senin elini öpünce mutlu oluyorum. Çünkü sen beni seviyorsun. Ama o adam neden elini
(daha&helliip;)
İnsanoğlunun avcılık ve toplayıcılık ile başlayan yaşamını sürdürme faaliyetleri zamanla ticaret hayatını ortaya çıkarmış. Sonuç olarak bugün kadın-erkek, eğitimli-eğitimsiz insanlar değişen yaşlarda kendini çalışma dünyasının içinde buluyor. Öncelikle temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için çalışıyoruz. Oturacak bir ev, mutfak masrafları, faturalar. Fakat ihtiyaçlar karşılandıkça yeni beklentiler oluşuyor. Satın alma ve biriktirme istekleri adeta Allah’la aramıza birer duvar çekiyor. Bugün insanlara uhrevi açıdan
(daha&helliip;)
“Buyrun Kartvizitim Diyenler!” Düşünelim… Bir öte dünya tasavvuru… Azap sadece cehennemden mi ibaret? Ya hayal kırıklığının azabı! Ya çok büyük bir ümitse! Başka bir ümide gerek bile bırakmayan! Ki bu kadar büyük olursa umut! Hadi bir yolculuk yapalım hep beraber, bir sanal gerçeklikte. Bakalım neler olacak? Hadi bakalım ne hissederiz, eğer böyle olursa!… 103-Asr 1,2,3 “Yemin ederim zamana: İnsanlar
(daha&helliip;)
Geçenlerde bir arkadaşım İskandinav ülkelerinin bulunduğu bölgenin intihar vakalarına en sık rastlanan bölge olduğunu, aynı zamanda bu bölgenin dini inançsızlığın da en yoğun görüldüğü yer olduğunu söyledi. Bu ikisi arasında bağ kurmak kaçınılmaz gibi geldi bize. Genelde insanlar hayatın anlamsızlığı, boşluğu, kişisel tercihle gelinmeyen bir hayatta yaşanan sıkıntıların üzüntülerin dayanılmazlığı üzerinde yoğunlaşarak, inanılmaz bir depresifliğin içine giriyor ve daha fazla
(daha&helliip;)
“Futbol Mezhepleri ve Köle Taraftarlık” Futbol… Bir oyun, bir eğlence, bir oyalanma… Oysa stadyumun dışında gerçek bir hayatımız var. Fakat bazen ortam öylesine geriliyor ki yeterli tedbirler alınamazsa taraftar hareketleri nedeniyle çok vahim olaylarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Peki, bu kadar önemli mi bu futbol! Ya da bizim için futbolu bu kadar önemli hale getiren başka etkenler mi var! Alt
(daha&helliip;)