About the Author
Author

Dini Yazilar

(Kendine) Müslüman – (Kendine) Teslim Olan!

Adem yakıştırmaz kendini cehenneme. O ademdir, o özeldir. Dünyaya halife olarak gelmiştir ve sonsuza değin öyle kalacağını zanneder… Tuhaf değil mi? Ne yazık ki büyük bir bölümümüz cehennemin en dibini boylayacağız. Biz nasıl insanlara dönüştük böyle; Allah bizi affetsin. Ellerimizde tesbihler, dilimizde anlamını bilmeden söyleyip durduğumuz “eyvallah”lar, “inşallah”lar, “maşallah”lar… Allah’ı dillerden düşürmeyip düz bakan yan gözlüler… Kafalarda bilmem ne marka eşarp (more…)

Yobazizm

Yobaz: Dini bağlamda; bağnazlığı aşırılığa taşıyan, diğerlerini baskı altına alıp fikirlerini empoze eden. Mecazen; bir fikre, bir inanca aşırı derecede bağlı kalan. Halk ağzıyla; kaba saba, inceliksiz. Sözlüğün “yobaz” kelimesine yüklediği anlamlar böyle. Ben bu yazıda kavramın sadece dini bağlamını işlemeye çalışacağım. 28 Şubat süreciyle oluşturulan medya algısından olsa gerek “yobaz” denince bir çok kimsenin aklına sarıklı, sakallı, cübbeli, tesbihli (more…)

Düş…

Düşlüyorum. Bembeyaz bir yer. Sigara da yok. Çay da. Sonsuz bir sükut kaplamış yüreğini. Tedirginliğin emaresi yok. Kaygı kilometreleri sıfırlanmış. Zaman ölmüş. Öyle bir mefhum yok. Altından ırmaklar akan bir yer burası. Her bir meyve, her bir yerde. Burada zalim yok. Zulüm de yok. Hasedin cesedi çürüyeli, artırma hırsının köküne kibrit suyu döküleli bin yıl olmuş. Ama zaman yok. Karşılıksızca (more…)

Düşün!

“İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine, Kendi başıma zor sığıyorum bugün. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?” Sunay Akın   Her canlı için tohumun yaşamla buluşmasıyla başlayan süreçte olduğu gibi ben de büyüdüm.. Annemin gövdesinden ayrıldığım andan itibaren “ıngaa..”larla merhaba dediğim insanlarla aramıza mekânsal ayrılık girdiğinden, ailemden miras kalan kültürel nitelikleri, değerleri ve inançları sorgulamaya başladığımdan, arkadaşlarımla ortak paydalarda buluşacağımız (more…)

Politika Yapmak ve Politik Olmak…

Politika, insanların bir arada kolektif olarak yaşamalarını sağlamak amacıyla kurulan düzeni iyi yönetme sanatıdır. Aristoteles insanı “zoon politikon” (siyasal hayvan) olarak adlandırırken, insanın diğer hayvanlardan farklı olarak bir arada yaşayabilme kapasitesinin, konuşma ve düşünebilme (zoon logon echon-konuşan akıllı hayvan) yetilerine dayandığını vurgulamaktadır. Çünkü insan dışındaki hayvanların kendi aralarındaki ilişkilerde, birey-birey ya da birey-topluluk arasındaki ortaya çıkan çatışmalarda, sadece güce ve şiddete (more…)

İyi ki Ölüm Var !

Ölüm bir canlının hayati fonksiyonlarının kesin olarak sona ermesi… Yaşlılık, boğulma, yüksekten düşme, kan kaybı, kalp krizi, yanma, elektrik akımına kapılma, trafik kazaları, kanser ve türevi hastalıklar… ve sayamadığım bir çok sebep ölüm kapısının anahtarı olabiliyor çoğu kez. Ölüm, kimilerine göre bir başlangıç, kimilerine göre bir son. Gerçek şu ki insanoğlunun dünya üzerindeki tüm canlılarla en eşit olduğu an: “ölüm anı!” (more…)

Dinler Üzerine…

  Yeryüzü tarihini en çok işgal eden konulardan biri dindir. Bu, tarihsel bir gerçekliktir. Tarih, din savaşları ile doludur. En azından tarihin şahitliği dahi bu kavramın bir materyal olarak ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermeye yeter. Tarihte şimdiye kadar dinsiz bir kavim olmamıştır diyebiliriz. Tanrı-tanımazlık anlayışının 21. YY’a kadar bir kavime özgülendiği görülmüş bir olgu değildir. Tanrı-tanımazlık din karşısında (more…)

İman Etmek ve İnanmak…

Toplum nezdinde yine her konuda olduğu gibi inanmak ve iman etmek terimleri birbirine karıştırılmakta ve aslından saptırılmaktadır. Her şeyi saptırmaya meyilli insan bu konuda da boş durmamış ve işine geldiği gibi tasvir edip terimleri farklı amaçlara hizmet ettirmekten kaçınmamıştır. Özellikle din hususunda kullanılan kelimelerin anlamları zamanla öyle deforme edilmiştir ki bugün sözlük anlamları baştan aşağı yenilenmelidir. Örneğin; “inkâr” kelimesi… “İnkâr” (more…)