Bakara 146-147. Ayetlerden Alacağımız Dersler…

Değerli din kardeşlerim. Kur’an ın her ayeti, bizlere öyle güzel dersler veriyor ki, biraz düşünen, hurafeden uzak kalan, tüm gerçeklerin farkında olacaktır.  Yaradan da zaten ne diyordu Kur’an ayetleri için? Casiye 20: [İşte] bu [vahiy,] insanlık için bir kavrayış aracıdır; tereddütsüz bir inanca ve emniyete ulaşanlar için de bir rahmet ve hidayettir.   Rabbimiz Kur’an ayetlerinin bizleri, nasıl gerçeklere götüreceğini (daha&helliip;)

SUÇ VE CEZA

Öncelikle, bir siteden alıntıladığım  bir soru ve cevabı sizinle paylaşmama izin verin. Soru: Nefsi müdafaa durumunda birini öldürmenin hükmü nedir? Cevap: Kur’an-ı Kerim’de, “hukuka uygun bir sebep olmadıkça” kasten adam öldürmek kesin bir dille yasaklanmıştır. Bir ayette şöyle buyurulmuştur: “Allah’ın dokunulmaz kıldığı kimseyi öldürmeyin, hukuka uygunsa başka…” (İsrâ, 17/33. Konu ilgili diğer ayetler için bkz. Âl-i İmran, 3/21, 112, 181; Nisâ, (daha&helliip;)

Rivayetler İnancımızı Yönlendirince…

Kur’an, akla ve düşünmeye önem verir. Ayetler üzerinde düşünerek iman etmemizi, asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, imanımızı yaşamamızı özellikle verdiği örneklerle anlatır ki, yanlışın ardından gitmeyelim. Peki, bizler Rabbin bu öğüdünü ne kadar dinliyoruz? Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın sözleri, bir kulağımızdan girmiş, diğerinden ne yazık ki çıkmıştır. Rivayetler günümüzde adeta Kur’an ın önüne (daha&helliip;)

Peygamber, Allah’a Karşı mı Geldi?

Bu saçma iddia bana ait değil. Peygamberimizi çok sevdiğini iddia eden geleneksel İslam’a inanan dostlarımıza ait. Elbette hiçbirisi doğrudan “Peygamberimiz Allah’a karşı geldi” demiyor, ancak hadislerle ilgili görüşlerinin doğal sonucu bu. Bu mantalitenin son örneğine Milat gazetesi yazarı Feyzullah Birışık’ın “Sünnet Kur’an dışı emir ve yasak koyar” isimli köşe yazısında rastlıyoruz. Söze Kuran’dan iki ayetle başlayalım: De ki: “Sizi ve (daha&helliip;)

Kur’an’da Buluşabilmek…

İslam toplumu olarak, ne yazık ki din ve iman adına bir noktada buluşmayı, anlaşmayı bırakın, birbirimizle kanlı bıçaklı kavga eder olduk. Peki, anlaşamadığımız nedir diye hiç düşündük mü? Aynı dinin mensuplarıyız. Aynı peygambere ve aynı kitaba iman ettiğimizi söylüyoruz. Bu durumda sorun nerede? Sanırım sorun, atalarımızdan rivayetler yoluyla, günümüze kadar gelen itikatların ve inançların, dine koyduğu hükümlerde. Peygamberimizin devrinde yaşayan, (daha&helliip;)

Kur’an`ın Tefsire ve Tevile İhtiyacı Var mı?

Günümüz İslam toplumlarında, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, bazı kaynaklardan istifade edilmesinin gerekli, zorunlu olduğu söylenir ve Kur’an ın tefsiri ve tevili dedikleri kaynaklara yönlendiriliriz. Kur’an`ın muhkem ayetlerinin, tek başına okunduğunda anlaşılamayacağı, bazı kişilerin ayetleri tefsir ve tevil etmesi gerektiği düşüncesi, çok yaygındır İslam toplumunda. Peki, bu düşünce doğru olabilir mi? Gelin birlikte, Kur’an ışığında araştıralım ve üzerinde düşünelim. Önce Kur’an (daha&helliip;)

KUR’AN’A SAYGIYI BİZE NASIL ANLATTILAR?

“Fakihler ve alimler, kendi anlayışlarına göre Kur`an`a daha büyük ve yüksek bir kutsallık vermek için onu okumak ve ona elle dokunmak için en ağır şartları ileri sürdüler. Böylece Kur`an`ı rafa kaldırdılar. Millet de Kur`an`a dokunmamak için güzel süslü kılıflar, keseler yaptı, bir muska gibi onu duvarlara astı, el erişmez dolaplarda sakladı. Bu suretle Kur`an okunamaz, tutulamaz, dokunulamaz hale getirildi. Kur`an`ı (daha&helliip;)

Samiri’nin Ruhu İslam’ın Üzerinde Dolaşıyor

Samiri, Kur’an-ı Kerim’in 20. Suresi olan Ta-Ha suresinde bahsi geçen ve son derece sembolik bir hüviyet taşıyan bir kişiliktir. Ta-Ha suresinin 85 ile 97. ayetleri aralığında aktarılan konunun baş aktörü olan Samiri, Hz. Musa’nın belli bir süre için kavminden ayrılmasının ardından, Hz. Musa’nın kavmine ALLAH’ın vaatlerini ve hükümlerini unutturarak tekrar geleneksel şirk dinine ait ritüellerin uygulanmasına yol açan isimdir. Kur’an’da (daha&helliip;)