“Örnek Bir Müslüman” dediğimizde ne anlıyoruz? Dünya çapında, Medyanın gücü (!) sayesinde, Müslüman’ın kimliği günümüzde sadece olumsuz “kişiler-olaylar” üzerinden algılanılmaya ve tanıtılmaya çalışıldığı için, örnek bir Müslüman olmanın önemini tam olarak idrak etmezsek bizde tekelci-çıkarcı çevrelerin tuzağına düşmüş oluruz. Bilinçli bir şekilde, Müslüman kimliği, savaşçı/katil, kin/nefret dolu, merhametsiz, akılsız, cahil/ ne dediğini neye inandığını bilmeyen, atam- hocam-şeyhim vs. öyle diyor
(daha&helliip;)
İsa Peygamber’in tekrar Dünya’ya geleceğine dair bu inanç ne kadar zamandır var bilmiyorum ama, insanlar Kuran’daki şu ayetleri okuyup tekrar tekrar düşünmelidirler. Önce şu ayete bakalım ; Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (3 Al-i İmran / 185)
(daha&helliip;)
Sünnet,arapçası “hıtan”; günümüzün en büyük yanılgılarından biri.Ne yazık ki çok yaygın bir uygulama ve tarihi açıdan da köklü bir gelenek.Yani uygulanışı baya eskilere dayanıyor.Öncelikle sünnet uygulamasının tarihine kısaca bakalım. Çok eski tarihlere dayandığını söylemiştim.Yani bu uygulamanın İslamla geldiğini sananlar varsa bunu göz önünde bulundurmalılar.Kaldı ki bu resimde gördüğümüz mısır uygarlığındaki uygulama dışında Yahudilik’te de olan bir uygulama.Günümüzde de Yahudiler çocuklarını
(daha&helliip;)
Her Cuma günü, toplantı salâtına yani Cuma namazına giderken, içimde buruk bir duygu olur. Burukluğumun nedeni, Cuma namazına Allah’ın, hiç bir ayrım yapmadan, kadın erkek tüm iman edenleri bu toplantıya davet etmesine rağmen, edindiğimiz yanlış itikatların, apaçık ayetlerin önüne geçerek, üstünü örterek bizlere yön vermesi, beni ziyadesi ile üzmektedir. Bu yanlış toplumu da, sosyal açıdan kötü yönde etkilemektedir. Tüm Ehli
(daha&helliip;)
KURAN VE ŞİDDET-2 Bir önceki yazımda Kur’an ve şiddet arasındaki ilişkiye dair kısa bir giriş yapmış ve Kur’an’ın kesinlikle şiddeti bir yöntem ve metot olarak benimsemediğini, onaylamadığını, övmediğini bilakis toplumlarda şiddete maruz kalmış ve azgınlıkları ve taşkınlıkları ile fertleri ya da zümreleri zulme maruz bırakan zalimleri bu zulümlerinden vazgeçirmeye çalıştığını ve bunun için zalimlere karşı onların yaptıkları zulümlerine bedel olarak
(daha&helliip;)
Yüce Allah, “…Her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır” (Yusuf Suresi, 76) buyurur ve insanı ne denli bilgili olursa olsun, bir başkasının daha da bilgili ya da daha iyi bir görüşü olabileceği konusunda uyarır. Bu yüzden inanan insanlar karşı tarafın görüşlerini önemser ve önerilerini dikkate alırlar. Karar almaları gereken durumlarda, aklına ve vicdanına güven duyduğu samimi insanlara danışır;
(daha&helliip;)
Günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biri şüphesiz bireysel veya toplumsal şiddet sorunudur. Şiddet, baskı, zorlama, zulüm, gasp gibi kavramlar insan onurunu ayaklar altına alan ve insanlığa karşı işlenmiş olan en büyük suçlardandır. Maalesef islamın karşı karşıya kaldığı en büyük suçlamalardan biri eskiden beri süregelen ve günümüzde zirve noktasına ulaşan “islamın şiddet yanlısı/şiddete dayalı bir din olduğu” iddiasıdır. Bu iddia günümüzde
(daha&helliip;)
Bir yazıma cevap veren bir kardeşimiz, yazdığım yazımın ana fikrine katılmadığını anlatmak için, üzerinde çok düşünülmesi gereken bakın ne söylemiş. Bu sözler üzerinde lütfen, Kur’an ı referans alarak dikkatle düşünelim. (Müslümanlar her şeyi kuran-ı kerimden alacak olsalardı, peygambere gerek kalır mıydı? ) Değerli din kardeşlerim. Bu sözün anlamı, Kur’an da din ve iman adına her bilgi yoktur. Onun içindir ki
(daha&helliip;)
-
- 1
- …
- 50
- 51
- 52
- 53
- 54
- …
- 137
-