About the Author
Author

wejedar

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim (2)

Şeriati bir aksiyon adamı, toplumsal sorumluluk bilinciyle yüklü bir aktivist, çağın sorunlarını görüp çareler arayan bir bilge, İran kültürel mirası ve İslam kültürel mirasına sahip çıkan bir düşünür ve Avrupa, Afrika, Uzakdoğu, Hindistan’ı tahlil eden bir filozoftur. Şeriati hiçbir kültüre, hiçbir inanca ve ideolojiye vs. peşinen karşı çıkmaz. O inançları, ideolojileri, felsefeleri bir eleştiri süzgecinden geçirir, olumlu yanlarını söylediği gibi (more…)

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim (1)

Ali Şeriati’ye göre Aydın, topluma mahkûmu olduğu uygunsuz durumdan kurtuluş yolu sunma, toplum için ortak çözüm yolları ve idealler belirleme ve halka coşkulu bir ortak aşk ve iman kazandırma sorumluluğu taşır. Böylece o toplumun çöküntü içindeki soğuk ve donuk geleneksel yapısında hareket meydana getirir, kendi fark ediş ve bilincini halkına aktarır ve tek kelimeyle toplumu için ‘peygamberlik’ eder. Ali Şeriati (more…)

“LA” Birlik Çağrısı

“Zalimden başka hiç kimseye düşmanlık yoktur.” (2:193)   Yeni bir oluşun, yeni bir doğuşun, filizlenmenin kök saldığı düşünce topraklarımızda toplum bilinci, aydın sorumluluğu ve hissiyatı içinde sömürünün, sömürgecinin, kapitalizmin, emperyalizmin karanlık dehlizlerinde bir ışık gibi doğan İslam’ın “La” kılıcıyla insanlık adına bir düzen inşa edilmelidir. İnsanlık ailesinin değerli üyesi olarak kendisini gören ve bir sorumluluk bilinciyle hayatına yön veren herkes (more…)

VAHYE/AKLA İHANET VE ÜMETTİN PARÇALANIŞI

Bugün İslam dünyası zihni bir kargaşa, kavramsal bir karmaşa, epistemolojik bir sorun yaşıyor. Dinin kaynağı ve uygulaması alanında felsefi olarak çözmesi gereken birçok sorunla karşı karşıya. Bu sorunlar çözülmedikçe İslam ümmetinin birliği hayal gibi duruyor. Tarihten beri itikadi, felsefi, mezhepsel bölünmeler kaygan bir zeminde yuvarlanan bir kartopu gibi bütün sorunları iç içe koymuş, girift bir hale getirmiş, içinden çıkılmaz bir (more…)

KUTLU DOĞUM MU, YOKSA KUTSANMIŞ DOĞUM MU?

Son günlerde yine her yerde gül dağıtılıyor ve “salavat-ı şerife” getirilmesi tavsiye ediliyor. Gül dağıtılması, Muhammed Nebi’nin hatırlanması güzel bir şeydir, ama ondan önce hatırlanması gereken Muhammed Nebi’nin getirdiği vahiy/öğretilerdir. Onu ağızla Arapça söylenen ve anlamı bilinmeyen birkaç kez tekrarlanarak, bazen hep bir ağızdan bağırılarak anılmasından önce onu anlamak, onun dünyaya, eşyaya, insana bakışını, Kur’an’ın onu nasıl inşa ettiğini anlamak (more…)

Kalem ve Satır Satır Yazdıklarına Andolsun…

“Bilmediğin bir şeye körü körüne inanıp ardına düşme; çünkü işitme, görme duyusu ve beyin, evet bunların hepsi ondan sorumludur.” (17/36) İslam dini, bilgi temelli bir inanç sistemidir. Onun için körü körüne bir inancı kabul etmez, müminlerin inançlarını sorgulamasını ister. Kuran, sürekli “Eğer söylediğinizde doğru kişiler iseniz getirin delilinizi. (2/111)” diyerek muhataplarına meydan okur ve muhataplarının (iddia sahiplerinin) iddialarını kanıtlamasını ister. (more…)

İslam Mücadeledir!

  İslam mücadeledir… İslam sürekli olarak mücadele, hareket, dinamizm, aşk, iman, kitap, risalet, ahiret, adalet, eşitlik, özgürlük, ekmek davasında olmadır. Vahyin ortaya koyduğu tevhidi dünya görüşü, barışa, paylaşıma ve sosyal adalete dayalı sınıfsız bir toplum oluşturma anlayışı, ezilenlerden, sömürülenlerden, halktan yana olan tavrı her çağda ve her coğrafyada insanlığın yoluna ışık tutmuş; insanlığı kör ideolojilerin, ırkçı söylemlerin girdabından çekip kurtarmıştır. (more…)

5 SORUYA 5 CEVAP

Sessiz ÇIĞLIK: Allah’ın selamı üzerinize olsun… Muhittin ve Servet Hocaların yazının genel anlamının dışında -öyle zannediyorum ki- daha dar bir alan üzerine tartışmak istemektedirler. Onun için münazara/tartışma/münakaşa şeklinde devam eden diyalogda bir kaç noktaya soru şeklinde katılmak durumundayım: 1- Necm süresinde geçen “o (yani resul) kendi hevasından konuşmaz” ayeti Resulullah şahsında nasıl değerlendirmeliyiz? 2- Eğer Resullullah aleyhisselam vahiy dışında bize (more…)