İllallah İçin “La” Diyebilmek

Ne de kolay söyleniyor dilde “lâ ilahe”. Öyle yormadan kolayca çıkıyor ağızdan. Sahi bu kadar kolay mı lâ diyebilmek. Müzikteki la sesini tutturmaktan daha mı kolay? Peki bizim “lâ” mız peygamberinkiyle aynı mı? O lâ dediğinde ortalığı bıçak kesen neydi? El Emin’lerini mecnuna, sihirbaza çeviren bu lâ değil miydi? Müslümanla, kafirin, müşriğin arasını ayıran bu lâ değil miydi? Lâ diyebilmek (daha&helliip;)

Allah İle Saptırma / Fatalizm / Mutlak Kadercilik

Allah ile Saptırmanın,  kökeninde yatan sebepleri çok farklı açılardan değerlendirmek mümkündür… İzin verirseniz, Kur’an okudukça ve kadim “düşünce çatılarını” araştırdıkça ve bu düşünce çatılarının altında yatan sebepleri irdeledikçe edindiğim, bakış açımı paylaşmak istiyorum. Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah’ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. O yaman aldatıcı, (daha&helliip;)

Artık “İblis” Çıplak!

Hiç düşünmediniz mi; “OKU!” diye emredenin, birgün “OKUDUN MU?” diye soracağını! Korkmayın korkmayın size değil; Siz nasılsa iman ettiniz bihaber, içinde ne yazdığını bilmeden, merak etmeden, anlamadan. Hem de hep huşu içinde okudunuz akustik tınıları tam ve mükemmel… Okudunuz hep türbelere, kabirlere, cenazeye. Sık sık da okuyup üflediniz evinize, işyerinize, çoluğunuza, çocuğunuza, kimi zaman da pirince, tuza, suya, şekere. Okudunuz (daha&helliip;)

Sağırlar Uyarıldıklarında Çağrıyı İşitmezler ki…

Bizler yaşadığımız inancımızı, hiç sorguluyor muyuz? Lütfen bu soruyu kendimize mutlaka soralım ve cevabını da arama çabası içinde olalım. Bunu yapmadığımız takdirde, Allah ın huzuruna çıktığımız gün, pişman olma riskimiz çok daha büyük olacaktır. Yazıma böyle bir girişi, niçin yaptığıma gelince. Bizler öyle bir din yaşıyoruz ki, ne akıl süzgecinden geçiyor, nede Kur’an ın süzgecinden. Bizlere öğretilenleri hiç düşünmeden kabul (daha&helliip;)

Kışa Hazırız! Peki Ahirete..?

Biberleri dizdik, güneşte kuruttuk. Yaprakları, salamura yaptık. Reçelleri, çeşit çeşit kaynattık. Konservelerin kapağını sıkıca kapattık. Bezelyeleri, barbunyaları ayıkladık, poşetledik, dondurucuya attık. Erişteleri kestik. Tarhanayı hazırladık. Turşuyu, sirkeli ya da limonlu yaptık. Ve nicelerini hazırladık. Kışa hazırız! Kışa hazırlanmanın hiç bir sakıncası yok, gayet doğal hakkımız. Kışa hazırlık yapmasak 1 kış boyunca aç mı kalırız? Hayır, kalmayız. Ama yine de gücümüz (daha&helliip;)

Kuran’ın Allah’tan Olduğunu Nereden Biliyorsun!?!

“İnançta Bir Fahiş Hata” İnsanları Allah’a ve Kuran’a davet ettiğimizde karşılaştığımız ortak sorulardan birisi de şudur. “Sen Kuran da Kuran diyorsun ama o elindeki Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu da peygamber söylemedi mi?” Bu soru ilk bakışta masum bir soru gibi görünse de bunu söyledikten sonra o sözlerinin içerdiği şirki fark ettiğinde, bu soruyu soranlar tevbe üstüne tevbeler edip secdelere kapansalar (daha&helliip;)

Allah, Rızasına Uyan Kullarını Kurtuluşa Ulaştırır…

Hayatının merkezine Allah’ın rızasını alan bir kişi, Allah’ın izniyle, hem dünyada hem de ahirette kurtuluşa ve sonsuz mutluluğa erişeceğini çokça umut eder. Gönülden, katıksızca, samimi bir imanla iman eden müminlerin, hayatlarının merkezinde sadece Allah’ın rızasını kazanmak vardır. Tüm güzelliklere ve sonsuz mutluluğa kavuşmanın yolunun Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak olduğunun bilincinde olan müminlerin hayatlarının yegane amacı, Allah’ı razı etmektir. Mümin, (daha&helliip;)

Gerçek Miras…

Aile toplumsal hayatın en önemli parçalarından biri olup, yaşantımızdaki temel bilgileri aldığımız yerdir. Okul çağının 5-6 yaşlarında başladığını düşünürsek ilk bilgilerimizi ailemizden alırız. Zamanla okul ve çevre gibi etkenler belki de ağırlıklı olarak gelişmemize katkı sağlasa da aile her zaman gelişimimizde rol oynar. İşte bu yüzden çok önemlidir anne ve babanın öğrettikleri, tavırları ve çocuklarına aşılamak istedikleri. Genelde anne ve (daha&helliip;)