Yeni bir Kur’an ve Arkeoloji yazısıyla tekrar merhaba.Birinci yazıma vermiş olduğunuz güzel tepkiler ikinci yazıyı yazmak ve görüşlerimi paylaşmak için cesaret verdi.Çünkü ilk yazımda bazı korkularım vardı.Acaba hakkında fikir sahibi olmadığım konularla mı uğraşıyordum,yoksa yaptığım sadece Gaybe taş atmaktan mı ibaretti? Fakat sonra nasıl ki Bilim,Fen ve diğer konularda Kur’an üzerine araştırma yapan kişiler varsa bende tercihimi Arkeolojiden yana koyduğumu
(daha&helliip;)
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. “Hayy ve kayyûm olan Allah’tan başka ilâh yoktur.” Ali İmran – 2 Hepimiz bu ayeti biliriz. Peki bunu yaşantımızla tasdik edebilir miyiz? Geçmiş ümmetlerin helak sebeplerinden biri, Allah’tan başka ilahlar edinmelerinden dolayıdır. Bunlar inkar etmezler, fakat inkar etmemiş olmaları yeterli değildir. “Allah ile beraber başka bir ilâh edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş
(daha&helliip;)
Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a Sığınırım. Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi. (Nahl 78) İslam indirdiği ilk emri itibariyle insanlara düşünmesini, kendinden başlayarak çevresini ve sahip olduklarını incelemesini, bununla birlikte akletmesini ve bunlardan da sorumlu olmasını söylemiştir. Kur-an okunup incelendiği zaman
(daha&helliip;)
Son yıllarda Müslüman ülkelerde yaşanan çatışmalar, kargaşa ve zulümler bizlere, Müslümanların birlik olması gerektiği konusunda daha aceleci olmamız gerektiğini göstermektedir. ‘’Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın….’’ (Al-i İmran Suresi,103) ayeti tüm Müslümanlar için yol gösterici bir ayettir. Bugün Suriye’de, Doğu Türkistan’da, Mısır’da, Keşmir’de, Filistin’de, Patani’de ve dünyanın pek çok bölgesinde Müslümanlar baskı ve zulüm altında yaşamakta, çocuklar da dahil
(daha&helliip;)
Bu yazımızın konusu “Kur’an insan ilişkilerinde ve toplumsal hayatta zulme ve şiddete dayalı bir anlayışı önermekte midir?” sorusuna cevap mahiyetinde olacak. Kur’an her halukarda adaleti emreder Aşağıdaki ayetler için yoruma gerek yoktur. Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semî’dir, çok
(daha&helliip;)
Bizler dinimizi öğrenmek ve onun öğretisinde yaşamak için, bizzat elde Kur’an çaba harcıyor muyuz? Eğer hiçbir çaba harcamıyor da, birilerinin sözleriyle yaşıyorsak imanımızı, doğru bir yol üzerinde olduğumuza, asla emin olamamayız. Bu çok büyük bir risk, değil mi sizce? Allah sizleri doğru yola ulaştıracak, FURKAN ı gönderdim diyorsa, onu anlayarak ve düşünerek mutlaka okumalı ve yalnız Kur’an ın hükümleri doğrultusunda
(daha&helliip;)
Bakınız size kütübi sitte denilen 6 sahih kabul edilen hadis kitabının beşinde geçen bir hadisi yazayım: Kur’an okudukları halde traş olanları öldürün. [4816-Buhâri-Müslim-Muvatta-Nesâî-Ebu Dâvud] Bkz. Kur’an-4/93 5/32 Kuran’a göre, haramı – helali Allah koyar. Sakalları kesmenin haram olduğunu kim söylemiş? Hadis kitapları mı? Aynı hadis kitapları bakın diğer yanda ne diyor; 5164-”Resûlullah buyurdular ki:”Helal, Allah’ın kitabında helal kıldığı şeydir. Haram
(daha&helliip;)
Sahip olduğumuz ilkelerden sadece biri kalacak deseler, ne kalacak diyorsanız o sizin inancınızdır. Diğer ilke ve inançları istisna edebilirken, istisna edemeyeceğiniz ilke inancınızdır, inancınızın temelidir. Bu ilke nedir? Kişilerin selameti mi? Kurumların selameti mi? Düşünce sistemlerinin-ideolojilerin- dinlerin selameti mi? Yoksa adalet mi? Böyle sorunca şıkların güncelliği anlaşılmayabilir. Çünkü insanoğlu süslemeye, bahanelere meraklıdır. Kişilerin selameti mi derken, ileride adalet-barış vadeden kişilerin
(daha&helliip;)