Kuran Araştırmaları Grubu’na sürekli sorulan bir soru var: SORU: Aklıma Allah’la, Peygamber’le ve Din’le ilgili kötü sözler ve görüntüler geliyor. Bunları düşünmemeye çalıştıkça zihnimi daha çok meşgul ediyorlar. Bu durum özellikle namazda oluyor. Acaba bunların zihnime gelmesi dinen sakıncalı ya da günah mıdır? Grup, bu soruyu mükemmel bir şekilde yanıtlamış. Allah razı olsun. CEVAP: Bu durumun birçok kişinin başına geldiğini
(daha&helliip;)
Bu yazıda kısaca gerek Allah’ın dinini inanmayanlara anlatırken gerekse inananların kendi aralarında yaptıkları fikir alış verişlerinde ve tartışmalarda nasıl bir tutum içinde olduklarını ve olmaları gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle Kuran’da gerek peygamberlerin gerekse inananların Allah’ın dinini anlatmakla yükümlü oldukları, bununla beraber Allah’ın dinini anlatan kişilerin diğer kişiler üzerinde bir zorlaması olamayacağı çok açık bir biçimde çeşitli ayetlerde ifade edilmektedir. 67.
(daha&helliip;)
İmam efendi vaazda Hz. Yusufun zindanda yatması Peygamber Efendimizin altı cocuğunu sağlığında kaybetmesini ALLAH’ın imtihanı olduğunu v.s bahsetti.Bazı ayetlerdede aclıkla yoksullukla imtihan edileceğimiz anlatılmaktadır. Aklıma birkaç olay geldi bu olayları paylaşmak istedim bunlara kimisi kader dedi kimisi ALLAH’ın imtihanı kimisi ALLAH’ın ilmi. Evli çiftte kan uyuşmazlığı var iğnesini vurulmassa büyük bir ihtimalle çocukları sakat doğaçak.Kadın veya erkek hepatit B taşıyıcısı
(daha&helliip;)
Van’da yaşanan depremde hayatını yitirenlere Allah’tan rahmet dilerim. Yakınlarına Allah sabır, yaralananlara şifa versin. Deprem sonrası insanları korku, panik ve depresyondan uzak tutacak, kalplerine şifa olacak tek şey, Allah’a sarılmaktır. O’na yakın olmak, O’na sığınmaktır. İnsanın en büyük destekçisi Allah’tır. İnsan için, Allah’a yakın olması ve O’na dayanmasından daha büyük destek yoktur. Nötr ve kalbe hitap etmeyen yöntemlerle psikolojik desteğin
(daha&helliip;)
Günlük hayatımızda en çok kullandığımız kelimelerdendir “zannetmek”. Emin olmadığımız, gözümüzle görmediğimiz her konu için zannedebiliriz. Çok masum olduğunu düşünerek arkadaş arası yaptığımız sohbetlerde kendimizi tutamayarak sürekli “zannederim” le başlayan cümleler kurarız. Sevdiğimiz insanları, ailemizi, eşimizi, arkadaşlarımızı sırf zanlarımız yüzünden suçlarız bazen. Çok masum olan sohbetler, zanlar yüzünden bazen ilişkilere zarar verir ya da ilişkileri bitirir. Zannın bu zararları tabi ki
(daha&helliip;)
İnsanlara öğüt,hatırlatıcı, yol gösterici (ali-imran 138, yunus 57), ayrıntılı (enam 114),eksiksiz (enam 38),şifa ve rahmet ( İsra 82, neml 77) olarak indirilen Kuran yüzyıllarca yeterince okunmamış, öğüt alınmamış 7 kat bohçalara sarılıp raflara kaldırılmıştır. Böylece din hurafelere, gelenek göreneklere, mezhepçi zihniyetlere terk edilmiştir. İnsanlar dinin tek kaynağı Kuran’ın yanına mezhepçi zihniyeti temsil eden hadis, icma, kıyas’ı koyarak dini hükümlerde bir
(daha&helliip;)
Kulların Tanrı’ya en çok yaklaştıkları anlardır dua ettikleri anlar. Namaz kılarken, bir işe başlarken, gece yatarken edilen dualar insanların Allah’a şükretmeleri, O’ndan yardım istemeleri için en önemli araçtır. Bu anlarda insanlar hem kendi güçsüzlüklerini hem de Allah’ın gücünü daha iyi anlarlar, Allah’a yakınlaşırlar. Ancak edilen dualar ile ilgili halk arasında yerleşmiş ve yayılmış önemli bir yanlış anlama vardır. “O kadar
(daha&helliip;)
Allah ‘ın kullarından istediği şeylerden biri de şükretmemizdir. Çünkü insana sayamayacağımız kadar çok nimet ve lütuf vermiştir. Bunlardan en büyüğü de hidayet rehberi, Rabbinin kelimesi, hikmet dolu, Rabbinizden gelen basiret, apaçık bir delil, tebliğ olan, Allah’ın ipi, âlemler için bir öğüt olan, bir hüküm olan, açıklama, hak olan, sizi ve eriştiği herkesi uyarıcı, sözün en güzeli, hiçbir eğriliği bulunmayan, şüphesiz doğru olan, Allah’a karşı gelmekten
(daha&helliip;)