ALLAH İYİLİĞİMİZİ İSTER

Allah öyle merhametlidir ki, durduk yere bizi yaratır. Öyle merhametlidir ki, Firavun kadar zalime bile elçi gönderir. Bize Kutsal Kitap yollar. Bize çayın tadını, dondurmanın tadını, çileğin tadını belletir. Nimetlendirir bizi. Allah emrimize teknolojiyi verir, bilgisayarlar, internetler, kameralar, fotoğraf makineleri verir. Uçaklar uçurtur, gemiler yüzdürür, bulutlar süzdürür, yağmur yağdırır, patates çıkarır, soğan çıkarır, karpuz çıkarır, kavun çıkarır. Bize her gün (daha&helliip;)

Allah’ın Sizin İçin Helal Kıldığı Güzel Şeyleri Haramlaştırmayın

Kuran’ın ayetleri yenilmesi haram olan yiyecekleri çok açık bir şekilde şöyle sıralar: O size ancak şunları haram kıldı: Leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olan. Fakat kim kaçınılmaz şekilde mecbur kalırsa; saldırmamak ve zorunluluk sınırını aşmamak şartıyla. Çünkü gerçekten Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 16- Nahl Suresi 115 De ki: Bana vahyolunanlar içinde bir kimsenin yiyeceği olarak leş, (daha&helliip;)

Düşünmeden Yüzeysel Yaşamak

Düşünebilmek, insan hayatındaki en önemli nimetlerden biridir. Düşünmek insanı, etrafında gördüğü, işittiği, hissettiği her şeyin, Allah’ın o muhteşem yaratma sanatı ile gerçekleştiği gerçeğine götürür. Düşünen insan, yaşamdaki amacının ne olduğunu, neden yaratıldığını, Allah’a karşı sorumluluklarını, ölümü, ahireti aklından çıkarmaz. Rabbimiz bir ayetinde, Kuran ayetleri üzerinde düşünüp öğüt alabileceklerin, yalnızca temiz akıl sahibi olan müminler olduğunu şu şekilde açıklamıştır: “(Bu Kur`an, (daha&helliip;)

Keçinin Yediği Kuran Ayeti

Zina yapan kişiyi, bilhassa da kadını recm (yani taşlayarak öldürme) yolu ile cezalandıran sözde İslam toplumları dinen çok büyük bir günah işlemenin yanında dinimizin dünya çapındaki imajını da onarılamaz şekilde zedelemektedirler. Bir çok uydurmaya sahip çıkmış, bunlara sünnet adını vererek bunları uygulamaya ve uygulatmaya çalışmış mezhepler ve onların takipçisi gelenekçi zihniyet bu kez işi iyice abartmış ve bu uydurma ile (daha&helliip;)

Bu Tatlı ve Ferahlatıcı, Bu Tuzlu ve Acıdır

19 İki denizi salmıştır, birbirleriyle birleşiyorlar. 20 Aralarında bir engel vardır, birbirlerinin sınırını aşmıyorlar. 55 Rahman Suresi 19-20 Denizaltı araştırmaları ile ünlü Fransız bilim adamı Kaptan Jacques Cousteau denizlerdeki su engelleri ile ilgili yaptığı araştırmaların sonucunu şöyle anlatmaktadır: “Bazı araştırmacıların farklı deniz kütlelerini birbirinden ayıran engellerin bulunduğuna dair ileri sürdükleri görüşleri inceliyorduk. çalışmalar sonucunda gördük ki, Akdeniz`in kendine has tuzluluğu (daha&helliip;)

Putları Kırmak

Ortak/şirk koşma, dinden uzak cahiliye toplumlarındaki kişiler için adeta bir ‘yaşam biçimi’dir. Bu toplumda doğan her çocuk, genellikle o toplumun Yüce Allah yerine benimsediği ilahları tanıyarak gaflet içinde büyür. Bu yüzden ortak koşmak, birçok insan için olağan bir şeydir. Ortak koşan kişi, yaptığının Allah`a karşı isyan ve iftira anlamına geldiğini, karşılığında kendisini büyük bir cezanın beklediğini aklına bile getirmez. Dahası, (daha&helliip;)

Hiç Kimseye Zerre Kadar Zulüm Edilmeyecek

Din hep çok korkutucu anlatılmıştır bizlere. Açıp Kuran okumayan kendisine anlatılanlara inanmakla yetinen pek çok kişi için de son derece inandırıcı olmuştur bu anlatımlar. Hep cehennemden, hep ateşten bahsederler… Evet doğru, cehenneme cehennemdeki azaba vurgu yapılır Kuran’da. Allah şimdiden uyarmaktadır kullarını. Ama cehennemle uyardığı kadar cennetle de müjdelemektedir Allah kullarını. İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar için hazırlanmış, insanların (daha&helliip;)

İnsan Kendisini Her Türlü İhtiyacın Üzerinde Görüp Azar

İzlanda’daki yanardağ patlaması ve havaya yaydığı küllerin dünya üzerinde yarattığı etkiyle karşılaştığımda verdiğim ilk tepki işte yaratıcının gücü demek oldu. 190 yıldır sessiz sakin yerinde duran yanardağ bir patlama olabileceği sinyallerini 21 Mart’ta vermeye başlamış. Bunu duymak aslında daha da çok şaşırttı beni. Düşünsenize bahsettiğimiz ülke hepimizin çok güvendiği, pek çok açıdan bizi güçlendirdiğine inandığımız maddi ve teknolojik imkanların en (daha&helliip;)